|
Danıştay Dokuzuncu Daire Başkanlığından:
Esas No : 2005/2222
Karar
No : 2006/4411
Kanun Yararına Temyiz Eden
: Danıştay Başsavcılığı
Davacı : Hasan Gökgöz
Atatürk
Cad. Koruyucu İşhanı K:2 No:162 Osmangazi/BURSA
Karşı Taraf : Mudanya
Belediye Başkanlığı - BURSA
Vekili : Av. Necati Yaşbey
Gazcılar
Cad. Petek Bozkaya İş Merkezi A-Blok K:1 No:112
Osmangazi/BURSA
İstemin
Özeti : Davacının Bursa İli, Mudanya İlçesi, Kumyaka Köyü'nde bulunan arsası için 1998, 1999 ve 2000
yılları için tahakkuk ettirilerek tahsil edilen emlak (arsa) vergisinin ret
ve iadesi istemiyle yaptığı düzeltme şikayet başvurusunun reddine ilişkin 14/6/2002 tarih ve 2002/197 sayılı işlemin iptali
istemiyle açılan davayı; uyuşmazlığın, davacının taşınmazının 1319 sayılı
Emlak Vergisi Kanunu'nun 14. maddesine 3239 sayılı Kanunun 104. maddesiyle
eklenen (g) fıkrasında belirtilen emlak vergisi daimi muafiyetinden
yararlanıp yararlanamayacağına ilişkin olduğu, vergisi ihtilaf konusu
arsanın belediye ve mücavir alan sınırları dışında kaldığı hususunda
ihtilaf bulunmadığı, bu durumda, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun 12.
maddesi hükmü uyarınca, aynı Kanunun 14. maddesinde yer alan arazi tabiri,
arsaları da kapsayacağından ve 17 seri no'lu
Emlak Vergisi Genel Tebliği'nde, belediye ve mücavir alan sınırları dışında
bulunan arsaların, ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılmadığı
takdirde araziler için getirilen muafiyetten yararlanabileceği
belirtildiğinden ve olayda, davacıya ait belediye ve mücavir alan sınırları
dışında bulunan taşınmazın, ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde
kullanıldığı ya da kiraya verildiği hususlarında idarece yapılmış bir
tespit bulunmadığından, sözkonusu taşınmazın
Emlak Vergisi Kanunu'nun 14. maddesinin (g) fıkrasında açıklanan
muafiyetten yararlandırılmasının icap ettiği sonucuna varıldığı ve tahakkuk
ettirilerek tahsil edilen emlak (arsa) vergisinde isabet görülmediği,
davacının ödediği vergilerin iadesi isteminin reddine ilişkin işlemin yasal
olmadığı gerekçesiyle kabul eden Bursa Vergi Mahkemesi'nin 11/6/2003 tarih
ve E:2002/983, K:2003/2332 sayılı kararına karşı davalı idarenin yaptığı
itiraz üzerine Mahkeme kararını; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun 14.
maddesine 3239 sayılı Kanunun 104. maddesiyle eklenen (g) fıkrasının
parantez içi hükmünün yorumunun uyuşmazlığı çözeceği, bu parantez içinde belirtilen
"ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılma" ibaresinin
arsalar ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazi için de geçerli olup
olmadığının açıklığa kavuşturulmasının gerektiği, belediye ve mücavir alan
sınırları dışında bulunan arazi, vergiden muaftır ibaresinin aynı zamanda
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca arsaları da
kapsayacağı, ancak aynı Kanun'un 14. maddesinin (g) fıkrasının parentez içi hükmü ile ayrı bir düzenleme getirildiği,
bu parantez içi hükmünde yer alan ticari, sınai, turistik amaçla kullanılma
sıfatının sadece araziye ait olduğu, arsaların ve arsa sayılacak
parsellenmemiş arazinin bu sıfatın içinde düşünülemeyeceği, anılan
faaliyetlerde kullanılmasa dahi arsaların emlak vergisi daimi muafiyetinden
yararlanamayacağı, 17 seri no'lu Emlak Vergisi
Genel Tebliği'nde vergi hukukunda idareye tanınmayan bir takdir hakkı ile
Yasa hükmünü genişleten bir yorum getirildiği, kanun koyucu belediye ve
mücavir alan sınırları dışında bulunan arsa ve arsa sayılacak parsellenmemiş
araziyi muafiyet kapsamına almadığından, tahsil edilen emlak (arsa)
vergisinin iadesi isteminin reddine ilişkin işlemde isabetsizlik
bulunmadığı gerekçesiyle bozan Bursa Bölge İdare Mahkemesi'nin 15/4/2004
tarih ve E.2003/1200, K:2004/376 sayılı kararı ile bu kararın düzeltilmesi
isteminin reddine ilişkin 5/10/2004 tarih ve E:2004/785, K:2004/683 sayılı
kararının, kanun yararına bozulması istenilmektedir.
Danıştay Başsavcılığı'nın Kanun Yararına Bozma İstemi:
Davacının Bursa İli, Mudanya İlçesi, Kumyaka
köyünde bulunan gayrimenkulü nedeniyle adına 1998,1999 ve 2000 yılları için
tahakkuk ettirilen emlak (arsa) vergisinin kaldırılması istemiyle açılan
davayı kabul ederek tahakkuku terkin eden Bursa Vergi Mahkemesinin 11/6/2003 tarih ve E:2002/983, K:2003/2332 sayılı
kararını bozarak davayı reddeden Bursa Bölge İdare Mahkemesinin 15/4/2004
tarih ve E:2003/1200, K:2004/376 sayılı kararı ile bu kararın düzeltilmesi
isteminin reddine ilişkin 5/10/2004 tarih ve E:2004/785, K:2004/683 sayılı
kararının; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek davacı tarafından kanun
yararına bozulması istemi üzerine konu incelendi;
2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanununun 51 inci maddesinde, bölge idare mahkemesi kararlarından
niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenlerin
kanun yararına temyiz olunabileceği belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden,
davacının Bursa ili, Mudanya ilçesi, Kumyaka
köyünde bulunan gayrimenkulü nedeniyle adına 1998,1999 ve 2000 yılları için
emlak (arsa) vergisi tahakkuk ettirildiği, davacı tarafından söz konusu
vergiye karşı arsa vasfındaki taşınmazın belediye ve mücavir alan sınırları
dışında bulunduğu, kiraya verilmediği, ticari, sınai
ve turistik faaliyetlerde kullanılmadığı dolayısıyla Emlak Vergisi
Kanununun 14/g maddesi uyarınca gayrimenkulün emlak vergisinden daimi muaf
olduğu iddialarıyla dava açıldığı, ileri sürülen iddialar yerinde görülerek
Bursa Vergi Mahkemesince davanın kabulüne, tahakkukun terkinine karar
verildiği, bu kararın Bursa Bölge İdare Mahkemesince kanun yararına
bozulması istenilen söz konusu kararlarla bozulduğu ve davanın reddedildiği
anlaşılmaktadır.
1319 sayılı
Emlak Vergisi Kanununun 1610 sayılı Kanunun 7 nci
maddesiyle değişik "Arazi Vergisinin Mevzuu" başlıklı 12 nci maddesinde; Türkiye sınırları içinde bulunan arazi
ve arsaların bu Kanun hükümlerine göre arazi vergisine tabi olduğu,
belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazilerin arsa
sayılacağı, belediye sınırları içinde veya dışında bulunan parsellenmemiş
araziden hangilerinin bu Kanuna göre arsa sayılacağının Bakanlar Kurulu
Kararı ile belli edileceği, aksine hüküm olmadıkça bu Kanunun diğer
maddelerinde yer alan arazi tabirinin arsaları da kapsayacağı
belirtilmiştir.
Aynı Kanunun 14 üncü maddesine
3239 sayılı Kanunun 104 üncü maddesiyle eklenen (g) fıkrasında, belediye ve
mücavir alan sınırları dışında bulunan arazilerin kiraya verilmemek
şartıyla arazi vergisinden daimi olarak muaf tutulacağı, gelir vergisinden
muaf esnaf ile basit usulde gelir vergisine tabi mükellefler tarafından
bizzat işyeri olarak kullanılan arsa ve arazi hariç olmak üzere, ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılan arazi ile
arsalar ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazi için bu muafiyetin
uygulanmayacağı hükme bağlanmış olup, bu fıkranın uygulanmasına da 17 seri nolu Emlak Vergisi Genel Tebliğin "Arazi Vergisi
ile İlgili Değişiklikler" başlıklı III/1. Bölümünde "Emlak
Vergisi Kanununun 14 üncü maddesine eklenen (g) fıkrası ile belediye ve
mücavir alan sınırları dışında bulunan arazi, Arazi Vergisinden daimi muaf
tutulmuştur. Ancak anılan yerlerde bulunan arazi, arsa ve arsa sayılacak
parsellenmemiş arazilerden ticari, sınai ve
turistik faaliyetlerde kullanılanlar için bu muafiyet
uygulanmayacaktır." şeklinde açıklık getirilmiştir.
Bu düzenlemeler karşısında,
arsa vasfındaki bir taşınmazın emlak vergisi daimi muafiyetinden
yararlanabilmesi için belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunması,
kiraya verilmemesi, ticari, sınai ve turistik
faaliyette kullanılmaması gerekmektedir.
Olayda, belediye ve mücavir
alan sınırları dışında bulunduğu tartışmasız olan taşınmazın, ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanıldığı ya da
kiraya verildiği hususlarında idarece yapılmış bir tespit bulunmadığından,
söz konusu taşınmazın Emlak Vergisi Kanununun 14/g maddesinde yer alan
muafiyetten yararlandırılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle hukuka
aykırı olduğu sonucuna ulaşılan Bursa Bölge İdare Mahkemesinin 15/4/2004 tarih ve E:2003/1200, K:2004/376 sayılı kararı
ile bu kararın düzeltilmesi isteminin reddine ilişkin 5/10/2004 tarih ve
E:2004/785, K:2004/683 sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanununun 51 inci maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının uygun
olacağı düşünülmektedir.
Konuyu temyizen
Yüksek Dairenizin takdir ve kararına saygı ile sunarım.
Tetkik
Hakimi Güneş Kurtoğlu Karacık'ın
Düşüncesi : Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucu davacının
taşınmazının belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunduğu
anlaşılmış olup, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun 12. maddesi hükmü
uyarınca aynı Kanunun 14. maddesinde yer alan arazi tabiri, arsaları da
kapsayacağından ve ayrıca sözkonusu arsanın
kiraya verildiği, ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanıldığı
yolunda idarece yapılmış herhangi bir tespit bulunmadığından, bu taşınmazın
Emlak Vergisi Kanunu'nun 14. maddesinin (g) fıkrasında belirtilen vergi
muafiyetinden yararlandırılmasının icap ettiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle Danıştay
Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma isteminin kabulü gerektiği
düşünülmektedir.
TÜRK
MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu
Dairesi'nce Bursa Bölge İdare Mahkemesi'nin 15/4/2004
tarih ve E:2003/1200, K:2004/376 sayılı kararının Danıştay Başsavcılığı
tarafından kanun yararına temyiz edilerek bozulmasının istenilmesi üzerine
işin gereği görüşüldü:
İstem; davacı adına 1998,1999
ve 2000 yılları için tahakkuk ettirilerek tahsil edilen emlak (arsa)
vergisinin ret ve iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun
reddine ilişkin 14/06/2002 tarih ve 2002/197
sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davayı kabul eden Bursa Vergi
Mahkemesi'nin 11/6/2003 tarih ve E:2002/983, K:2003/2332 sayılı kararının
bozulmasına ilişkin Bursa Bölge İdare Mahkemesi'nin 15/4/2004 tarih ve
E:2003/1200, K:2004/376 sayılı kararı ile bu kararın düzeltilmesi isteminin
reddine ilişkin 5/10/2004 tarih ve E:2004/785, K:2004/683 sayılı kararının
kanun yararına bozulmasına ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinden,
davacının Bursa İli, Mudanya İlçesi, Kumyaka
Köyü'nde bulunan gayrimenkulü nedeniyle adına 1998, 1999 ve 2000 yılları
için arsa vergisi salındığı ve sözkonusu vergiye
karşı "taşınmazın arazi vasfında, belediye ve mücavir alan sınırları
dışında bulunduğu, herhangi bir şekilde ticari, sınai
ve turistik faaliyetlerde kullanılmadığı, kiraya da verilmediği, 1319
sayılı Emlak Vergisi Kanununun 12. maddesi hükmü gereğince, arazi deyimi,
arsalar ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazileri de kapsadığından, aynı
Kanunun 14. maddesinin (g) fıkrası uyarınca gayrimenkulün vergiden daimi
olarak muaf tutulmasının icap ettiği" iddialarıyla düzeltme şikayet
başvurusunda bulunulduğu, bu başvurunun reddi üzerine ret işlemininin iptali istemiyle Vergi Mahkemesine dava
açıldığı anlaşılmıştır.
1319 sayılı
Emlak Vergisi Kanunu'nun 1610 sayılı Kanun'un 7. maddesiyle değişik
"Arazi Vergisinin Mevzuu" başlıklı 12. maddesinde; Türkiye
sınırları içinde bulunan arazi ve arsaların bu Kanun hükümlerine göre arazi
vergisine tabi olduğu, belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazilerin
arsa sayılacağı, belediye sınırları içinde veya dışında bulunan
parsellenmemiş araziden hangilerinin bu Kanuna göre arsa sayılacağının
Bakanlar Kurulu Kararı ile belli edileceği, aksine hüküm olmadıkça bu
Kanunun diğer maddelerinde yer alan arazi tabirinin arsaları da kapsayacağı
belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un 14. maddesine
3239 sayılı Kanun'un 104. maddesiyle eklenen (g) fıkrasında; belediye ve
mücavir alan sınırları dışında bulunan arazilerin kiraya verilmemek
şartıyla arazi vergisinden daimi olarak muaf tutulacağı, gelir vergisinden
muaf esnaf ile basit usulde gelir vergisine tabi mükellefler tarafından
bizzat işyeri olarak kullanılan arsa ve arazi hariç olmak üzere, ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılan arazi ile
arsalar ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazi için bu muafiyetin
uygulanmayacağı hükmü yer almakta, bu fıkranın uygulanması ile ilgili 17
seri no'lu Emlak Vergisi Genel Tebliği'nin
"Arazi Vergisi İle İlgili Değişiklikler" başlıklı III/1 Bölümünde
de; "Emlak Vergisi Kanunu'nun 14'üncü maddesine eklenen (g) fıkrası
ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan arazi, Arazi
Vergisinden daimi olarak muaf tutulmuştur. Ancak, anılan yerlerde bulunan
arazi, arsa ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazilerden ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılanlar için bu
muafiyet uygulanmayacaktır." açıklaması bulunmaktadır.
Anılan 14. maddenin (g) fıkrası
hükmüne göre bir arazinin emlak vergisi daimi muafiyetinden
yararlanabilmesi için; belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunması,
kiraya verilmemesi, ticari, sınai ve turistik
faaliyette kullanılmaması gerekmektedir.
Öte yandan, anılan Kanunun 12.
maddesinde Kanunun diğer maddelerinde geçen arazi tabirinin arsaları da
kapsayacağı belirtildiğinden ve 14. maddenin (g) fıkrasının parantez içi
hükmünde de gelir vergisinden muaf esnaf ile basit usulde gelir vergisine
tabi mükellefler tarafından bizzat işyeri olarak kullanılan arsa ve arazi
hariç ibaresi yer aldığından, sözü edilen maddedeki ticari, sınai ve turistik faaliyette kullanmama şartının sadece
araziler için geçerli olmayıp, arsa ve arsa sayılacak parsellenmemiş
araziler için de geçerli olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut bilgi ve
belgelerden, vergisi ihtilaflı arsanın belediye ve mücavir alan sınırları
dışında bulunduğu görülmektedir.
Olayda, davacıya ait belediye
ve mücavir alan sınırları dışında bulunduğu tartışmasız olan sözkonusu arsanın kiraya verildiği veya ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanıldığı yolunda
herhangi bir iddia ve tespit bulunmaması karşısında, taşınmazın mevcut
haliyle Yasa'da daimi muafiyet için öngörülen şartları taşıdığı, bu nedenle
de, emlak vergisinden daimi muaf tutulması gerektiği sonucuna
varıldığından, tahakkuk ettirilerek tahsil edilen emlak vergisinin reddine
ilişkin işlemde isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle Danıştay
Başsavcısı tarafından yapılan temyiz isteminin kabulü ve Bursa Bölge İdare
Mahkemesi'nin 15/4/2004 tarih ve E:2003/1200,
K:2004/376 sayılı kararı ile bu kararın düzeltilmesi isteminin reddine
ilişkin 5/10/2004 tarih ve E:2004/785, K:2004/683 sayılı kararının 2577
sayılı İdari Yargılama Usülü Kanunu'nun 51.
maddesi uyarınca kanun yararına ve hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak
koşulu ile bozulmasına, kararın bir örneğinin Maliye Bakanlığı ile Danıştay
Başsavcılığı'na gönderilmesine ve Resmi Gazete'de yayımlanmasına 15/11/2006
tarihinde oybirliği ile karar verildi.
——
• ——
Danıştay Dokuzuncu Daire
Başkanlığından:
Esas No : 2005/1556
Karar
No : 2006/4412
Kanun Yararına Temyiz Eden : Danıştay Başsavcılığı
Davacı : Emine Sezen Saraçoğlu
Vekili : Av. Tuna Saraçoğlu
İnönü
Cad. Hüzmen Plaza K:4 No: 422 Osmangazi - BURSA
Karşı Taraf : Mudanya Belediye Başkanlığı - BURSA
Vekili : Av. Necati Yaşbey
Gazcılar
Cad. Petek Bozkaya İş Merkezi A-Blok K:1 No:112
Osmangazi/BURSA
İstemin
Özeti : Davacının Bursa İli,
Mudanya İlçesi, Kumyaka Köyü'nde bulunan arsası
için 2002 yılına ilişkin olarak salınan emlak (arsa) vergisinin
kaldırılması istemiyle açılan davayı; uyuşmazlığın, davacının taşınmazının
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun 14. maddesine 3239 sayılı Kanunun 104.
maddesiyle eklenen (g) fıkrasında belirtilen emlak vergisi daimi
muafiyetinden yararlanıp yararlanamayacağına ilişkin olduğu, vergisi
ihtilaf konusu arsanın belediye ve mücavir alan sınırları dışında kaldığı
hususunda ihtilaf bulunmadığı, bu durumda, 1319 sayılı Emlak Vergisi
Kanunu'nun 12. maddesi hükmü uyarınca, aynı Kanunun 14. maddesinde yer alan
arazi tabiri, arsaları da kapsayacağından ve 17 seri no'lu
Emlak Vergisi Genel Tebliği'nde, belediye ve mücavir alan sınırları dışında
bulunan arsaların, ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılmadığı
takdirde araziler için getirilen muafiyetten yararlanabileceği
belirtildiğinden ve olayda, davacıya ait belediye ve mücavir alan sınırları
dışında bulunan taşınmazın, ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde
kullanıldığı ya da kiraya verildiği hususlarında idarece yapılmış bir
tespit bulunmadığından, sözkonusu taşınmazın
Emlak Vergisi Kanunu'nun 14. maddesinin (g) fıkrasında açıklanan
muafiyetten yararlandırılmasının icap ettiği sonucuna varıldığı ve salınan
emlak (arsa) vergisinde isabet görülmediği gerekçesiyle kabul eden Bursa
Vergi Mahkemesi'nin 11/6/2003 tarih ve E:2002/981,
K:2003/2330 sayılı kararına karşı davalı idarenin yaptığı itiraz üzerine
Mahkeme kararını; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun 14. maddesine 3239
sayılı Kanunun 104. maddesiyle eklenen (g) fıkrasının parantez içi hükmünün
yorumunun uyuşmazlığı çözeceği, bu parantez içinde belirtilen "ticari,
sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılma" ibaresinin arsalar ve arsa
sayılacak parsellenmemiş arazi için de geçerli olup olmadığının açıklığa
kavuşturulmasının gerektiği, belediye ve mücavir alan sınırları dışında
bulunan arazi, vergiden muaftır ibaresinin aynı zamanda 1319 sayılı Emlak
Vergisi Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca arsaları da kapsayacağı, ancak aynı
Kanun'un 14. maddesinin (g) fıkrasının parentez
içi hükmü ile ayrı bir düzenleme getirildiği, bu parantez içi hükmünde yer
alan ticari, sınai, turistik amaçla kullanılma sıfatının sadece araziye ait
olduğu, arsaların ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazinin bu sıfatın
içinde düşünülemeyeceği, anılan faaliyetlerde kullanılmasa dahi arsaların
emlak vergisi daimi muafiyetinden yararlanamayacağı, 17 seri no'lu Emlak Vergisi Genel Tebliği'nde vergi hukukunda
idareye tanınmayan bir takdir hakkı ile Yasa hükmünü genişleten bir yorum
getirildiği, kanun koyucu belediye ve mücavir alan sınırları dışında
bulunan arsa ve arsa sayılacak parsellenmemiş araziyi muafiyet kapsamına
almadığından salınan emlak (arsa) vergisinde isabetsizlik bulunmadığı
gerekçesiyle bozan Bursa Bölge İdare Mahkemesi'nin 1/4/2004 tarih ve
E:2003/1189, K:2004/351 sayılı kararı ile bu kararın düzeltilmesi isteminin
reddine ilişkin 7/10/2004 tarih ve E:2004/791, K:2004/695 sayılı kararının,
kanun yararına bozulması istenilmektedir.
Danıştay Başsavcılığı'nın Kanun Yararına Bozma İstemi:
Davacının Bursa İli Mudanya İlçesi Kumyaka
köyünde bulunan gayrimenkulü nedeniyle adına 2002 yılı için tahakkuk
ettirilen emlak (arsa) vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davayı
kabul ederek tahakkuku terkin eden Bursa Vergi Mahkemesi'nin 11/6/2003 tarih ve E:2002/981, K:2003/2330 sayılı
kararını bozarak davayı reddeden Bursa Bölge İdare Mahkemesi'nin 1/4/2004
tarih ve E:2003/1189, K:2004/351 sayılı kararı ile bu kararın düzeltilmesi
isteminin reddine ilişkin 7/10/2004 tarih ve E:2004/791, K:2004/695 sayılı
kararının; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek davacı tarafından kanun
yararına bozulması istemi üzerine konu incelendi;
2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunu'nun 51 inci maddesinde, bölge idare mahkemesi kararlarından
niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenlerin
kanun yararına temyiz olunabileceği belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden,
davacının Bursa ili, Mudanya ilçesi, Kumyaka
köyünde bulunan gayrimenkulü nedeniyle adına 2002 yılı için emlak (arsa)
vergisi tahakkuk ettirildiği, davacı tarafından söz konusu vergiye karşı
arsa vasfındaki taşınmazın belediye ve mücavir alan sınırları dışında
bulunduğu, kiraya verilmediği, ticari, sınai ve
turistik faaliyetlerde kullanılmadığı, dolayısıyla Emlak Vergisi Kanunu'nun
14/g maddesi uyarınca gayrimenkulün emlak vergisinden daimi muaf olduğu
iddialarıyla dava açıldığı, ileri sürülen iddialar yerinde görülerek Bursa
Vergi Mahkemesince davanın kabulüne, tahakkukun terkinine karar verildiği,
bu kararın Bursa Bölge İdare Mahkemesince kanun yararına bozulması
istenilen söz konusu kararlarla bozulduğu ve davanın reddedildiği
anlaşılmaktadır.
1319 sayılı
Emlak Vergisi Kanunu'nun 1610 sayılı Kanunun 7 nci
maddesiyle değişik "Arazi Vergisinin Mevzuu" başlıklı 12 nci maddesinde; Türkiye sınırları içinde bulunan arazi
ve arsaların bu Kanun hükümlerine göre arazi vergisine tabi olduğu,
belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazilerin arsa
sayılacağı, belediye sınırları içinde veya dışında bulunan parsellenmemiş
araziden hangilerinin bu Kanuna göre arsa sayılacağının Bakanlar Kurulu
Kararı ile belli edileceği, aksine hüküm olmadıkça bu Kanunun diğer
maddelerinde yer alan arazi tabirinin arsaları da kapsayacağı
belirtilmiştir.
Aynı Kanunun 14 üncü maddesine
3239 sayılı Kanunun 104 üncü maddesiyle eklenen (g) fıkrasında, belediye ve
mücavir alan sınırları dışında bulunan arazilerin kiraya verilmemek
şartıyla arazi vergisinden daimi olarak muaf tutulacağı, gelir vergisinden
muaf esnaf ile basit usulde gelir vergisine tabi mükellefler tarafından
bizzat işyeri olarak kullanılan arsa ve arazi hariç olmak üzere, ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılan arazi ile
arsalar ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazi için bu muafiyetin
uygulanmayacağı hükme bağlanmış olup, bu fıkranın uygulanmasına da 17 seri nolu Emlak Vergisi Genel Tebliğin "Arazi Vergisi
ile İlgili Değişiklikler" başlıklı III/1. Bölümünde "Emlak Vergisi
Kanununun 14 üncü maddesine eklenen (g) fıkrası ile belediye ve mücavir
alan sınırları dışında bulunan arazi, Arazi Vergisinden daimi muaf
tutulmuştur. Ancak anılan yerlerde bulunan arazi, arsa ve arsa sayılacak
parsellenmemiş arazilerden ticari, sınai ve
turistik faaliyetlerde kullanılanlar için bu muafiyet
uygulanmayacaktır." şeklinde açıklık getirilmiştir.
Bu düzenlemeler karşısında,
arsa vasfındaki bir taşınmazın emlak vergisi daimi muafiyetinden
yararlanabilmesi için belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunması,
kiraya verilmemesi, ticari, sınai ve turistik
faaliyette kullanılmaması gerekmektedir.
Olayda, belediye ve mücavir
alan sınırları dışında bulunduğu tartışmasız olan taşınmazın, ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanıldığı ya da
kiraya verildiği hususlarında idarece yapılmış bir tespit bulunmadığından,
söz konusu taşınmazın Emlak Vergisi Kanununun 14/g maddesinde yer alan
muafiyetten yararlandırılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle hukuka
aykırı olduğu sonucuna ulaşılan Bursa Bölge İdare Mahkemesinin 1/4/2004 tarih ve E:2003/1189, K:2004/351 sayılı kararı
ile bu kararın düzeltilmesi isteminin reddine ilişkin 7/10/2004 tarih ve
E:2004/791, K:2004/695 sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanununun 51 inci maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının uygun
olacağı düşünülmektedir.
Konuyu temyizen
Yüksek Dairenizin takdir ve kararına saygı ile sunarım.
Tetkik Hakimi Güneş Kurtoğlu
Karacık'ın Düşüncesi: Dosyadaki bilgi ve
belgelerin incelenmesi sonucu davacının taşınmazının belediye ve mücavir
alan sınırları dışında bulunduğu anlaşılmış olup, 1319 sayılı Emlak Vergisi
Kanunu'nun 12. maddesi hükmü uyarınca aynı Kanunun 14. maddesinde yer alan
arazi tabiri, arsaları da kapsayacağından ve ayrıca sözkonusu
arsanın kiraya verildiği, ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde
kullanıldığı yolunda idarece yapılmış herhangi bir tespit bulunmadığından,
bu taşınmazın Emlak Vergisi Kanunu'nun 14. maddesinin (g) fıkrasında
belirtilen vergi muafiyetinden yararlandırılmasının icap ettiği sonucuna
varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle Danıştay
Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma isteminin kabulü gerektiği
düşünülmektedir.
TÜRK
MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu
Dairesi'nce Bursa Bölge İdare Mahkemesi'nin 1/4/2004
tarih ve E:2003/1189, K:2004/351 sayılı kararının Danıştay Başsavcılığı
tarafından kanun yararına temyiz edilerek bozulmasının istenilmesi üzerine
işin gereği görüşüldü:
İstem; davacı adına 2002 yılına
ilişkin olarak salınan emlak (arsa) vergisinin kaldırılması istemiyle
açılan davayı kabul eden Bursa Vergi Mahkemesi'nin 11/6/2003
tarih ve E:2002/981, K:2003/2330 sayılı kararının bozulmasına ilişkin Bursa
Bölge İdare Mahkemesi'nin 1/4/2004 tarih ve E:2003/1189, K:2004/351 sayılı
kararı ile bu kararın düzeltilmesi isteminin reddine ilişkin 7/10/2004
tarih ve E:2004/791, K:2004/695 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına
ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinden,
davacının Bursa İli, Mudanya İlçesi, Kumyaka
Köyü'nde bulunan gayrimenkulü nedeniyle adına 2002 yılı için arsa vergisi
salındığı ve sözkonusu vergiye karşı
"taşınmazın arazi vasfında, belediye ve mücavir alan sınırları dışında
bulunduğu, herhangi bir şekilde ticari, sınai ve
turistik faaliyetlerde kullanılmadığı, kiraya da verilmediği, 1319 sayılı
Emlak Vergisi Kanununun 12. maddesi hükmü gereğince, arazi deyimi, arsalar
ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazileri de kapsadığından, aynı Kanunun
14.maddesinin (g) fıkrası uyarınca gayrimenkulün vergiden daimi olarak muaf
tutulmasının icap ettiği" iddialarıyla Vergi Mahkemesine dava açıldığı
anlaşılmıştır.
1319 sayılı
Emlak Vergisi Kanunu'nun 1610 sayılı Kanun'un 7. maddesiyle değişik
"Arazi Vergisinin Mevzuu" başlıklı 12. maddesinde; Türkiye
sınırları içinde bulunan arazi ve arsaların bu Kanun hükümlerine göre arazi
vergisine tabi olduğu, belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş
arazilerin arsa sayılacağı, belediye sınırları içinde veya dışında bulunan
parsellenmemiş araziden hangilerinin bu Kanuna göre arsa sayılacağının
Bakanlar Kurulu Kararı ile belli edileceği, aksine hüküm olmadıkça bu
Kanunun diğer maddelerinde yer alan arazi tabirinin arsaları da kapsayacağı
belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un 14. maddesine
3239 sayılı Kanun'un 104. maddesiyle eklenen (g) fıkrasında; belediye ve
mücavir alan sınırları dışında bulunan arazilerin kiraya verilmemek
şartıyla arazi vergisinden daimi olarak muaf tutulacağı, gelir vergisinden
muaf esnaf ile basit usulde gelir vergisine tabi mükellefler tarafından
bizzat işyeri olarak kullanılan arsa ve arazi hariç olmak üzere, ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılan arazi ile
arsalar ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazi için bu muafiyetin
uygulanmayacağı hükmü yer almakta, bu fıkranın uygulanması ile ilgili 17
seri no'lu Emlak Vergisi Genel Tebliği'nin
"Arazi Vergisi İle İlgili Değişiklikler" başlıklı III/1 Bölümünde
de; "Emlak Vergisi Kanunu'nun 14'üncü maddesine eklenen (g) fıkrası
ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan arazi, Arazi
Vergisinden daimi olarak muaf tutulmuştur. Ancak, anılan yerlerde bulunan
arazi, arsa ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazilerden ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılanlar için bu
muafiyet uygulanmayacaktır." açıklaması bulunmaktadır.
Anılan 14. maddenin (g) fıkrası
hükmüne göre bir arazinin emlak vergisi daimi muafiyetinden
yararlanabilmesi için; belediye ve mücavir alan sınırları dışında
bulunması, kiraya verilmemesi, ticari, sınai ve
turistik faaliyette kullanılmaması gerekmektedir.
Öte yandan, anılan Kanunun 12.
maddesinde Kanunun diğer maddelerinde geçen arazi tabirinin arsaları da
kapsayacağı belirtildiğinden ve 14. maddenin (g) fıkrasının parantez içi
hükmünde de gelir vergisinden muaf esnaf ile basit usulde gelir vergisine
tabi mükellefler tarafından bizzat işyeri olarak kullanılan arsa ve arazi
hariç ibaresi yer aldığından, sözü edilen maddedeki ticari, sınai ve turistik faaliyette kullanmama şartının sadece
araziler için geçerli olmayıp, arsa ve arsa sayılacak parsellenmemiş
araziler için de geçerli olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut bilgi ve
belgelerden, vergisi ihtilaflı arsanın belediye ve mücavir alan sınırları
dışında bulunduğu görülmektedir.
Olayda, davacıya ait belediye
ve mücavir alan sınırları dışında bulunduğu tartışmasız olan sözkonusu arsanın kiraya verildiği veya ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanıldığı yolunda
herhangi bir iddia ve tespit bulunmaması karşısında, taşınmazın mevcut
haliyle Yasa'da daimi muafiyet için öngörülen şartları taşıdığı, bu nedenle
de, emlak vergisinden daimi muaf tutulması gerektiği sonucuna
varıldığından, salınan emlak vergisinde isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle Danıştay
Başsavcısı tarafından yapılan temyiz isteminin kabulü ve Bursa Bölge İdare
Mahkemesi'nin 1/4/2004 tarih ve E:2003/1189,
K:2004/351 sayılı kararı ile bu kararın düzeltilmesi isteminin reddine
ilişkin 7/10/2004 tarih ve E:2004/791, K:2004/695 sayılı kararının 2577
sayılı İdari Yargılama Usülü Kanunu'nun 51.
maddesi uyarınca kanun yararına ve hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak
koşulu ile bozulmasına, kararın bir örneğinin Maliye Bakanlığı ile Danıştay
Başsavcılığı'na gönderilmesine ve Resmî Gazete'de yayımlanmasına 15/11/2006
tarihinde oybirliği ile karar verildi.
——
• ——
Danıştay Dokuzuncu Daire
Başkanlığından:
Esas No : 2005/1593
Karar
No : 2006/4413
Kanun
Yararına Temyiz Eden : Danıştay Başsavcılığı
Davacı : Hasan Gökgöz
Atatürk
Cad. Koruyucu İşhanı K:2 No:162 Osmangazi/BURSA
Karşı
Taraf : Mudanya
Belediye Başkanlığı - BURSA
Vekili : Av. Necati Yaşbey
Gazcılar
Cad. Petek Bozkaya İş Merkezi A-Blok K:1 No:112
Osmangazi/BURSA
İstemin
Özeti : Davacının Bursa İli,
Mudanya İlçesi, Kumyaka Köyü'nde bulunan arsası
için 2002 yılına ilişkin olarak salınan emlak (arsa) vergisinin
kaldırılması istemiyle açılan davayı; uyuşmazlığın, davacının taşınmazının
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun 14. maddesine 3239 sayılı Kanunun 104.
maddesiyle eklenen (g) fıkrasında belirtilen emlak vergisi daimi
muafiyetinden yararlanıp yararlanamayacağına ilişkin olduğu, vergisi
ihtilaf konusu arsanın belediye ve mücavir alan sınırları dışında kaldığı
hususunda ihtilaf bulunmadığı, bu durumda, 1319 sayılı Emlak Vergisi
Kanunu'nun 12. maddesi hükmü uyarınca, aynı Kanunun 14. maddesinde yer alan
arazi tabiri, arsaları da kapsayacağından ve 17 seri no'lu
Emlak Vergisi Genel Tebliği'nde, belediye ve mücavir alan sınırları dışında
bulunan arsaların, ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılmadığı
takdirde araziler için getirilen muafiyetten yararlanabileceği
belirtildiğinden ve olayda, davacıya ait belediye ve mücavir alan sınırları
dışında bulunan taşınmazın, ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde
kullanıldığı ya da kiraya verildiği hususlarında idarece yapılmış bir
tespit bulunmadığından, sözkonusu taşınmazın
Emlak Vergisi Kanunu'nun 14. maddesinin (g) fıkrasında açıklanan
muafiyetten yararlandırılmasının icap ettiği sonucuna varıldığı ve salınan
emlak (arsa) vergisinde isabet görülmediği gerekçesiyle kabul eden Bursa
Vergi Mahkemesi'nin 11/6/2003 tarih ve E:2002/982,
K:2003/2331 sayılı kararına karşı davalı idarenin yaptığı itiraz üzerine
Mahkeme kararını; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun 14. maddesine 3239
sayılı Kanunun 104. maddesiyle eklenen (g) fıkrasının parantez içi hükmünün
yorumunun uyuşmazlığı çözeceği, bu parantez içinde belirtilen "ticari,
sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılma" ibaresinin arsalar ve arsa
sayılacak parsellenmemiş arazi için de geçerli olup olmadığının açıklığa
kavuşturulmasının gerektiği, belediye ve mücavir alan sınırları dışında
bulunan arazi, vergiden muaftır ibaresinin aynı zamanda 1319 sayılı Emlak
Vergisi Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca arsaları da kapsayacağı, ancak aynı
Kanun'un 14. maddesinin (g) fıkrasının parentez
içi hükmü ile ayrı bir düzenleme getirildiği, bu parantez içi hükmünde yer
alan ticari, sınai, turistik amaçla kullanılma sıfatının sadece araziye ait
olduğu, arsaların ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazinin bu sıfatın
içinde düşünülemeyeceği, anılan faaliyetlerde kullanılmasa dahi arsaların
emlak vergisi daimi muafiyetinden yararlanamayacağı, 17 seri no'lu Emlak Vergisi Genel Tebliği'nde vergi hukukunda
idareye tanınmayan bir takdir hakkı ile Yasa hükmünü genişleten bir yorum
getirildiği, kanun koyucu belediye ve mücavir alan sınırları dışında
bulunan arsa ve arsa sayılacak parsellenmemiş araziyi muafiyet kapsamına
almadığından salınan emlak (arsa) vergisinde isabetsizlik bulunmadığı
gerekçesiyle bozan Bursa Bölge İdare Mahkemesi'nin 1/4/2004 tarih ve
E:2003/1188, K:2004/352 sayılı kararı ile bu kararın düzeltilmesi isteminin
reddine ilişkin 7/10/2004 tarih ve E:2004/788, K:2004/701 sayılı kararının,
kanun yararına bozulması istenilmektedir.
Danıştay Başsavcılığı'nın Kanun Yararına Bozma İstemi:
Davacının Bursa İli Mudanya İlçesi Kumyaka
köyünde bulunan gayrimenkulü nedeniyle adına 2002 yılı için tahakkuk ettirilen
emlak (arsa) vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davayı kabul ederek
tahakkuku terkin eden Bursa Vergi Mahkemesi'nin 11/6/2003
tarih ve E:2002/982, K:2003/2331 sayılı kararını bozarak davayı reddeden
Bursa Bölge İdare Mahkemesi'nin 1/4/2004 tarih ve E:2003/1188, K:2004/352
sayılı kararı ile bu kararın düzeltilmesi isteminin reddine ilişkin
7/10/2004 tarih ve E:2004/788, K:2004/701 sayılı kararının; hukuka aykırı
olduğu ileri sürülerek davacı tarafından kanun yararına bozulması istemi
üzerine konu incelendi;
2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunu'nun 51 inci maddesinde, bölge idare mahkemesi kararlarından
niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenlerin
kanun yararına temyiz olunabileceği belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden,
davacının Bursa ili, Mudanya ilçesi, Kumyaka
köyünde bulunan gayrimenkulü nedeniyle adına 2002 yılı için emlak (arsa)
vergisi tahakkuk ettirildiği, davacı tarafından söz konusu vergiye karşı
arsa vasfındaki taşınmazın belediye ve mücavir alan sınırları dışında
bulunduğu, kiraya verilmediği, ticari, sınai ve
turistik faaliyetlerde kullanılmadığı, dolayısıyla Emlak Vergisi Kanunu'nun
14/g maddesi uyarınca gayrimenkulün emlak vergisinden daimi muaf olduğu
iddialarıyla dava açıldığı, ileri sürülen iddialar yerinde görülerek Bursa
Vergi Mahkemesince davanın kabulüne, tahakkukun terkinine karar verildiği,
bu kararın Bursa Bölge İdare Mahkemesince kanun yararına bozulması
istenilen söz konusu kararlarla bozulduğu ve davanın reddedildiği
anlaşılmaktadır.
1319 sayılı
Emlak Vergisi Kanunu'nun 1610 sayılı Kanunun 7 nci
maddesiyle değişik "Arazi Vergisinin Mevzuu" başlıklı 12 nci maddesinde; Türkiye sınırları içinde bulunan arazi
ve arsaların bu Kanun hükümlerine göre arazi vergisine tabi olduğu,
belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazilerin arsa
sayılacağı, belediye sınırları içinde veya dışında bulunan parsellenmemiş
araziden hangilerinin bu Kanuna göre arsa sayılacağının Bakanlar Kurulu
Kararı ile belli edileceği, aksine hüküm olmadıkça bu Kanunun diğer
maddelerinde yer alan arazi tabirinin arsaları da kapsayacağı
belirtilmiştir.
Aynı Kanunun 14 üncü maddesine
3239 sayılı Kanunun 104 üncü maddesiyle eklenen (g) fıkrasında, belediye ve
mücavir alan sınırları dışında bulunan arazilerin kiraya verilmemek
şartıyla arazi vergisinden daimi olarak muaf tutulacağı, gelir vergisinden
muaf esnaf ile basit usulde gelir vergisine tabi mükellefler tarafından
bizzat işyeri olarak kullanılan arsa ve arazi hariç olmak üzere, ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılan arazi ile
arsalar ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazi için bu muafiyetin
uygulanmayacağı hükme bağlanmış olup, bu fıkranın uygulanmasına da 17 seri nolu Emlak Vergisi Genel Tebliğinin "Arazi Vergisi
ile İlgili Değişiklikler" başlıklı III/1. Bölümünde "Emlak
Vergisi Kanununun 14 üncü maddesine eklenen (g) fıkrası ile belediye ve
mücavir alan sınırları dışında bulunan arazi, Arazi Vergisinden daimi muaf
tutulmuştur. Ancak anılan yerlerde bulunan arazi, arsa ve arsa sayılacak
parsellenmemiş arazilerden ticari, sınai ve
turistik faaliyetlerde kullanılanlar için bu muafiyet
uygulanmayacaktır." şeklinde açıklık getirilmiştir.
Bu düzenlemeler karşısında,
arsa vasfındaki bir taşınmazın emlak vergisi daimi muafiyetinden
yararlanabilmesi için belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunması,
kiraya verilmemesi, ticari, sınai ve turistik
faaliyette kullanılmaması gerekmektedir.
Olayda, belediye ve mücavir
alan sınırları dışında bulunduğu tartışmasız olan taşınmazın, ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanıldığı ya da
kiraya verildiği hususlarında idarece yapılmış bir tespit bulunmadığından,
söz konusu taşınmazın Emlak Vergisi Kanununun 14/g maddesinde yer alan
muafiyetten yararlandırılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle hukuka
aykırı olduğu sonucuna ulaşılan Bursa Bölge İdare Mahkemesinin 1/4/2004 tarih ve E:2003/1188, K:2004/352 sayılı kararı
ile bu kararın düzeltilmesi isteminin reddine ilişkin 7/10/2004 tarih ve
E:2004/788, K:2004/701 sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanununun 51 inci maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının uygun
olacağı düşünülmektedir.
Konuyu temyizen
Yüksek Dairenizin takdir ve kararına saygı ile sunarım.
Tetkik
Hakimi Güneş Kurtoğlu Karacık'ın Düşüncesi: Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucu davacının
taşınmazının belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunduğu
anlaşılmış olup, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun 12. maddesi hükmü
uyarınca aynı Kanunun 14. maddesinde yer alan arazi tabiri, arsaları da kapsayacağından
ve ayrıca sözkonusu arsanın kiraya verildiği,
ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanıldığı yolunda idarece
yapılmış herhangi bir tespit bulunmadığından, bu taşınmazın Emlak Vergisi
Kanunu'nun 14. maddesinin (g) fıkrasında belirtilen vergi muafiyetinden
yararlandırılmasının icap ettiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle Danıştay
Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma isteminin kabulü gerektiği
düşünülmektedir.
TÜRK
MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu
Dairesi'nce Bursa Bölge İdare Mahkemesi'nin 1/4/2004
tarih ve E:2003/1188, K:2004/352 sayılı kararının Danıştay Başsavcılığı
tarafından kanun yararına temyiz edilerek bozulmasının istenilmesi üzerine
işin gereği görüşüldü:
İstem; davacı adına 2002 yılına
ilişkin olarak salınan emlak (arsa) vergisinin kaldırılması istemiyle
açılan davayı kabul eden Bursa Vergi Mahkemesi'nin 11/6/2003
tarih ve E:2002/982, K:2003/2331 sayılı kararının bozulmasına ilişkin Bursa
Bölge İdare Mahkemesi'nin 1/4/2004 tarih ve E:2003/1188, K:2004/352 sayılı
kararı ile bu kararın düzeltilmesi isteminin reddine ilişkin 7/10/2004
tarih ve E:2004/788, K:2004/701 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına
ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinden,
davacının Bursa İli, Mudanya İlçesi, Kumyaka
Köyü'nde bulunan gayrimenkulü nedeniyle adına 2002 yılı için arsa vergisi
salındığı ve sözkonusu vergiye karşı
"taşınmazın arazi vasfında, belediye ve mücavir alan sınırları dışında
bulunduğu, herhangi bir şekilde ticari, sınai ve
turistik faaliyetlerde kullanılmadığı, kiraya da verilmediği, 1319 sayılı
Emlak Vergisi Kanununun 12. maddesi hükmü gereğince, arazi deyimi, arsalar
ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazileri de kapsadığından, aynı Kanunun
14.maddesinin (g) fıkrası uyarınca gayrimenkulün vergiden daimi olarak muaf
tutulmasının icap ettiği" iddialarıyla Vergi Mahkemesine dava açıldığı
anlaşılmıştır.
1319 sayılı
Emlak Vergisi Kanunu'nun 1610 sayılı Kanun'un 7. maddesiyle değişik
"Arazi Vergisinin Mevzuu" başlıklı 12. maddesinde; Türkiye
sınırları içinde bulunan arazi ve arsaların bu Kanun hükümlerine göre arazi
vergisine tabi olduğu, belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş
arazilerin arsa sayılacağı, belediye sınırları içinde veya dışında bulunan
parsellenmemiş araziden hangilerinin bu Kanuna göre arsa sayılacağının
Bakanlar Kurulu Kararı ile belli edileceği, aksine hüküm olmadıkça bu
Kanunun diğer maddelerinde yer alan arazi tabirinin arsaları da kapsayacağı
belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un 14. maddesine
3239 sayılı Kanun'un 104. maddesiyle eklenen (g) fıkrasında; belediye ve
mücavir alan sınırları dışında bulunan arazilerin kiraya verilmemek
şartıyla arazi vergisinden daimi olarak muaf tutulacağı, gelir vergisinden
muaf esnaf ile basit usulde gelir vergisine tabi mükellefler tarafından
bizzat işyeri olarak kullanılan arsa ve arazi hariç olmak üzere, ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılan arazi ile
arsalar ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazi için bu muafiyetin
uygulanmayacağı hükmü yer almakta, bu fıkranın uygulanması ile ilgili 17
seri no'lu Emlak Vergisi Genel Tebliği'nin
"Arazi Vergisi İle İlgili Değişiklikler" başlıklı III/1 Bölümünde
de; "Emlak Vergisi Kanunu'nun 14'üncü maddesine eklenen (g) fıkrası
ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan arazi, Arazi
Vergisinden daimi olarak muaf tutulmuştur. Ancak, anılan yerlerde bulunan
arazi, arsa ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazilerden ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılanlar için bu
muafiyet uygulanmayacaktır." açıklaması bulunmaktadır.
Anılan 14. maddenin (g) fıkrası
hükmüne göre bir arazinin emlak vergisi daimi muafiyetinden
yararlanabilmesi için; belediye ve mücavir alan sınırları dışında
bulunması, kiraya verilmemesi, ticari, sınai ve
turistik faaliyette kullanılmaması gerekmektedir.
Öte yandan ,
anılan Kanunun 12. maddesinde Kanunun diğer maddelerinde geçen arazi
tabirinin arsaları da kapsayacağı belirtildiğinden ve 14. maddenin (g)
fıkrasının parantez içi hükmünde de gelir vergisinden muaf esnaf ile basit
usulde gelir vergisine tabi mükellefler tarafından bizzat işyeri olarak
kullanılan arsa ve arazi hariç ibaresi yer aldığından, sözü edilen
maddedeki ticari, sınai ve turistik faaliyette kullanmama şartının sadece
araziler için geçerli olmayıp, arsa ve arsa sayılacak parsellenmemiş
araziler için de geçerli olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut bilgi ve
belgelerden, vergisi ihtilaflı arsanın belediye ve mücavir alan sınırları
dışında bulunduğu görülmektedir.
Olayda, davacıya ait belediye
ve mücavir alan sınırları dışında bulunduğu tartışmasız olan sözkonusu arsanın kiraya verildiği veya ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanıldığı yolunda
herhangi bir iddia ve tespit bulunmaması karşısında, taşınmazın mevcut
haliyle Yasa'da daimi muafiyet için
öngörülen şartları taşıdığı, bu nedenle de, emlak vergisinden daimi
muaf tutulması gerektiği sonucuna varıldığından, salınan emlak vergisinde
isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle
Danıştay Başsavcısı tarafından yapılan temyiz isteminin kabulü ve Bursa
Bölge İdare Mahkemesi'nin 1/4/2004 tarih ve
E:2003/1188, K:2004/352 sayılı kararı ile bu kararın düzeltilmesi isteminin
reddine ilişkin 7/10/2004 tarih ve E:2004/788, K:2004/701 sayılı kararının
2577 sayılı İdari Yargılama Usülü Kanunu'nun 51.
maddesi uyarınca kanun yararına ve hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak
koşulu ile bozulmasına, kararın bir örneğinin Maliye Bakanlığı ile Danıştay
Başsavcılığı'na gönderilmesine ve Resmî Gazete'de yayımlanmasına 15/11/2006
tarihinde oybirliği ile karar verildi.
|