Danıştay
Dördüncü Daire Başkanlığından : Esas No : 2006/2998 Karar No :
2006/2299 Kanun
Yararına Temyiz Eden : Danıştay Başsavcılığı Davacı :
Fahrettin Yalınbaş Ordu Cad. No:58 Sivrihisar/ESKİŞEHİR Karşı
Taraf :
Sivrihisar Vergi Dairesi Müdürlüğü-Sivrihisar/ESKİŞEHİR İstemin
Özeti : 2001 yılı işlemleri incelenen davacının bazı emtia
satışları için fatura düzenlemediği, eksik fatura düzenlediği ve faturasız
mal aldığı ileri sürülerek 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353 üncü
maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilmiştir.
Eskişehir 1. Vergi Mahkemesi 24.11.2004 günlü ve E:2003/605, K:2004/768
sayılı kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353 üncü maddesinin 1 inci
fıkrasında, verilmesi ve alınması gereken faturanın verilmemesi ve alınmaması
halinde bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların herbirine özel usulsüzlük cezası kesileceği, 231 inci
maddesinin 1 inci fıkrasının 5 inci bendinde ise, faturanın malın teslimi
veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami on gün içinde
düzenleneceğinin belirtildiği, davacının işlemlerinin incelenmesi sonucu, bir
kısım tarım aletlerini senet mukabili sattığı, vadesi geldiği halde ödenmeyen
senetlerin icra takibine konulduğu, ifadesine başvurulan senet borçlusu
alıcıların davacıdan zirai alet satın aldıkları halde faturasının
düzenlenmediğini ifade ettikleri, bu tespitlerin davacının emtia satışı için
fatura düzenlemediğini gösterdiği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Davacının
itirazı Eskişehir Bölge İdare Mahkemesinin 22.2.2005 günlü ve E:2005/20,
K:2005/80 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Bu kararın 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanunu'nun 51 nci maddesi uyarınca
kanun yararına bozulması istenilmektedir. Danıştay
Başsavcısı Zafer Kantarcıoğlu'nun Düşüncesi :
Uyuşmazlıkta, 1999 yılı hesap ve işlemlerinin zirai aletler alımı satımı işi
ile ilgili olarak incelenmesi sonucu, satışını yaptığı zirai aletler için
fatura düzenlemediği, noksan tutarlı belge düzenlendiği, belgesiz teslime
konu zirai aletlerden dolayı belge alınmadığı yolunda düzenlenen vergi
inceleme raporuna dayanılarak teklif yılı için kesilen özel usulsüzlük
cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı reddeden Eskişehir 1. Vergi
Mahkemesinin tek hakimle verdiği 24.11.2004 tarih ve E.No:2003/605,
K.No:2004/768 sayılı kararına yapılan itiraz üzerine Eskişehir Bölge İdare
Mahkemesince verilip kesinleşen kararın davacı tarafından yürürlükteki hukuka
aykırı olduğundan bahisle kanun yararına temyizen
incelenerek bozulması istenilmektedir. 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun değişik 51. maddesinde, Bölge idare
mahkemesi kararları ile idare ve vergi mahkemelerince ve Danıştayca
ilk derece mahkemesi olarak verilip temyiz incelemesinden geçmeden
kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka
aykırı sonucu ifade edenlerin, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine
veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabileceği
açıklanmıştır. 213
sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin birinci fıkrasında, verilmesi ve
alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil
makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya
düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi
halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların herbirine, her bir belge için özel usulsüzlük cezası
kesileceği öngörülmüştür. Bu
madde uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilebilmesinin, satılan emtianın veya
yapılan işin hem satıcısının hem de alıcısının birlikte tespitiyle mümkün
olduğu açık olup belgelerin alınmadığı ve verilmediği yolunda hukuken geçerli
bir tespitin yapılması gerekmektedir. Olayda
ise belirtilen hükme göre kesilen cezanın uygulanmasında böyle bir tespit
olmayıp inceleme elemanı tarafından zirai aletler için faturasız alış ve
satışları ile noksan belge düzenlendiği, mal bedellerinin belgelere noksan
intikal ettirilmesi nedeniyle muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge
kapsamında değerlendirilmesinin icabettiği tespit
edilerek matrah farkı bulunmuş ve alınmayan ve verilmeyen faturalardan söz
edilerek ceza kesilmiştir. Bu
durumda, özel usulsüzlük cezası kesilmesini öngören ve bu cezanın kesilmesine
dair koşulları düzenleyen maddede belirtilen unsurlar bir arada gerçekleşmemiş
bulunduğundan, idari cezalar için de geçerli olan "cezayı gerektiren
fiilin tüm unsurları tamam olmadan failin cezalandırılamayacağı"
yolundaki genel ceza hukuku ilkesinin varsayım ya
da kıyas yoluyla ceza tayinine olanak tanımaması yönünden, davacı adına
kesilen özel usulsüzlük cezasının usul ve kanuna uygun olmadığı sonucuna
ulaşılmaktadır. Bu
bakımdan yoruma ve varsayıma dayalı olarak kesilen özel usulsüzlük cezasına
karşı açılan davanın mahkemece reddedilmesinde isabet görülmemiştir. Açıklanan
nedenlerle, Eskişehir Bölge İdare Mahkemesinin 22.2.2005 tarih ve
E.No:2005/20; K.No:2005/80 sayılı kararının hukuka aykırılığı nedeniyle 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51. maddesi uyarınca kanun yararına
bozulması için temyizi gerekli görülmüştür. Konuyu
temyizen yüksek Daireniz takdir ve kararına saygı
ile sunarım. Tetkik
Hakimi H. Gül Yılmaz'ın Düşüncesi : 213 sayılı Vergi Usul
Kanunu'nun "Fatura ve benzeri evrak verilmemesi ve alınmaması ile diğer
şekil ve usul hükümlerine uyulmaması" halinde kesilecek özel usulsüzlük
cezasına ilişkin 353 üncü maddesinin 1 inci fıkrasındaki düzenleme dikkate alındığında,
maddede sayılan belgelerin verilmediği ve alınmadığına ilişkin hukuken geçerli
bir tespitin yapılması gerekmektedir. İnceleme elemanınca davacının fatura
düzenlemediği, eksik fatura düzenlendiği ve fatura almadığını ortaya koyacak
hukuken geçerli bir tespit yapılmamış olduğundan özel usulsüzlük cezasını
onayan Eskişehir Bölge İdare Mahkemesi kararının, kanun yararına bozulması
gerektiği düşünülmektedir. TÜRK
MİLLETİ ADINA Hüküm
veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü: Davacının
2001 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu bazı emtia satışları için fatura
düzenlenmediği, eksik fatura düzenlendiği ve faturasız mal alındığı ileri
sürülerek özel usulsüzlük cezası kesilmiştir. Özel usulsüzlük cezasının
kaldırılması istemiyle açılan dava Eskişehir 1. Vergi Mahkemesince, karara
karşı yapılan itiraz ise Eskişehir Bölge İdare Mahkemesince reddedilmiştir. 213
sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 232 nci maddesinde;
birinci ve ikinci sınıf tüccarlar kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter
tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin, birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla,
serbest meslek erbabına, kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara,defter
tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere ve vergiden muaf esnafa sattıkları
emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunların da fatura almak
zorunda oldukları, ayrıca sayılan kişiler dışında kalan ve belli bir bedeli
aşan emtia satışı ve yaptıkları iş karşılığında ya
da istenmesi halinde bu miktarın altındaki satış ve işler için de fatura vermek
zorunda oldukları öngörülmüştür. Aynı Kanunun 353 üncü maddesinin 1 nci fıkrasında, verilmesi ve alınması icabeden
fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının
verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı
meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda
olanların herbirine, herbir
belge için 10.000.000 liradan aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması
gereken meblağın veya meblağ farkının %10'u nisbetinde
özel usulsüzlük cezası kesileceği öngörülmüştür. Bu
madde uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi için öncelikle maddede
sayılan belgelerin düzenlenmediğinin, kullanılmadığının ve
bulundurulmadığının saptandığına ilişkin hukuken geçerli bir tespitin mevcut
olması gerekmektedir. Davacının
işlemlerinin incelenmesi sonucu davacının fatura düzenlemediği, eksik fatura
düzenlediği ve faturasız satılan emtia için fatura alınmadığı ileri sürülerek
özel usulsüzlük cezası kesilmiştir. Özel usulsüzlük cezası kesilmesine
dayanak oluşturan inceleme raporunda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353
üncü maddesinin 1 inci fıkrasında öngörülen nitelikte bir tespit yapılmamıştır.
İnceleme raporunda davacının zirai alet satışında bulunduğu kişilerden
bazılarının ifadelerine başvurulmuş olup, bu ifadelerde satın alınan emtianın
yılı, fiyatı konusunda kesin bilgilere rastlanılmamıştır. İnceleme elemanınca
bazı satışlarla ilgili olarak ise sadece Sivrihisar İcra Müdürlüğü'nden
alınan bilgiler doğrultusunda yapılan icra takiplerine konu senetlerdeki
rakamlar dikkate alınmıştır. Bu tespitler davacının satışları dolayısıyla
fatura düzenlemediği, eksik fatura düzenlediğini ve emtia alımında fatura
almadığını gösterecek nitelikte değildir. Bu durumda idari cezalar için de
geçerli olan cezayı gerektiren fiilin tüm unsurları tamam olmadan failin
cezalandırılamayacağı yolundaki ceza hukuku ilkesi gereğince varsayım ya da kıyas yoluyla ceza uygulanması olanağı
bulunmadığından davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında isabet
görülmemiştir. Bu
nedenle, Danıştay Başsavcılığının kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile
Eskişehir Bölge İdare Mahkemesinin 22.2.2005 günlü ve E:2005/20, K:2005/80
sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51 nci maddesi uyarınca kanun yararına ve hükmün hukuki sonuçlarına
etkili olmamak koşulu ile bozulmasına, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığı
ile Danıştay Başsavcılığı'na gönderilmesine ve Resmi Gazete'de yayımlanmasına
22.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi. —— • —— Danıştay
Dördüncü Daire Başkanlığından : Esas No : 2006/2999 Karar No :
2006/2298 Kanun
Yararına Temyiz Eden : Danıştay Başsavcılığı Davacı : Fahrettin Yalınbaş Ordu Cad. No:58 Sivrihisar/ESKİŞEHİR Karşı
Taraf :
Sivrihisar Vergi Dairesi Müdürlüğü-Sivrihisar/ESKİŞEHİR İstemin Özeti : 2000 yılı işlemleri
incelenen davacının bazı emtia satışları için fatura düzenlemediği, eksik
fatura düzenlediği ve faturasız mal aldığı ileri sürülerek 213 sayılı Vergi
Usul Kanunu'nun 353 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca özel usulsüzlük
cezası kesilmiştir. Eskişehir 1. Vergi Mahkemesi 24.11.2004 günlü ve
E:2003/604, K:2004/767 sayılı kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353
üncü maddesinin 1 inci fıkrasında, verilmesi ve alınması gereken faturanın
verilmemesi ve alınmaması halinde bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda
olanların herbirine özel usulsüzlük cezası
kesileceği, 231 inci maddesinin 1 inci fıkrasının 5 inci bendinde ise,
faturanın malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami on
gün içinde düzenleneceğinin belirtildiği, davacının işlemlerinin incelenmesi
sonucu, bir kısım tarım aletlerini senet mukabili sattığı, vadesi geldiği
halde ödenmeyen senetlerin icra takibine konulduğu, ifadesine başvurulan
senet borçlusu alıcıların davacıdan zirai alet satın aldıkları halde
faturasının düzenlenmediğini ifade ettikleri, bu tespitlerin davacının emtia
satışı için fatura düzenlemediğini gösterdiği gerekçesiyle davayı
reddetmiştir. Davacının itirazı Eskişehir Bölge İdare Mahkemesinin 22.2.2005
günlü ve E:2005/19, K:2005/79 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Bu kararın
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51 nci
maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istenilmektedir. Danıştay
Başsavcısı Zafer Kantarcıoğlu'nun Düşüncesi :
Uyuşmazlıkta, 1999 yılı hesap ve işlemlerinin zirai aletler alımı satımı işi
ile ilgili olarak incelenmesi sonucu, satışını yaptığı zirai aletler için
fatura düzenlemediği, noksan tutarlı belge düzenlendiği, belgesiz teslime
konu zirai aletlerden dolayı belge alınmadığı yolunda düzenlenen vergi
inceleme raporuna dayanılarak teklif yılı için kesilen özel usulsüzlük
cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı reddeden Eskişehir 1. Vergi
Mahkemesinin tek hakimle verdiği 24.11.2004 tarih ve E.No:2003/604,
K.No:2004/767 sayılı kararına yapılan itiraz üzerine Eskişehir Bölge İdare
Mahkemesince verilip kesinleşen kararın davacı tarafından yürürlükteki hukuka
aykırı olduğundan bahisle kanun yararına temyizen
incelenerek bozulması istenilmektedir. 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun değişik 51. maddesinde, Bölge idare
mahkemesi kararları ile idare ve vergi mahkemelerince ve Danıştayca
ilk derece mahkemesi olarak verilip temyiz incelemesinden geçmeden
kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka
aykırı sonucu ifade edenlerin, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine
veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabileceği
açıklanmıştır. 213 sayılı
Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin birinci fıkrasında, verilmesi ve
alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil
makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya
düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi
halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların herbirine, herbir belge için
özel usulsüzlük cezası kesileceği öngörülmüştür. Bu
madde uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilebilmesinin, satılan emtianın veya
yapılan işin hem satıcısının hem de alıcısının birlikte tespitiyle mümkün
olduğu açık olup belgelerin alınmadığı ve verilmediği yolunda hukuken geçerli
bir tespitin yapılması gerekmektedir. Olayda
ise belirtilen hükme göre kesilen cezanın uygulanmasında böyle bir tespit
olmayıp inceleme elemanı tarafından zirai aletler için faturasız alış ve
satışları ile noksan belge düzenlendiği, mal bedellerinin belgelere noksan
intikal ettirilmesi nedeniyle muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge
kapsamında değerlendirilmesinin icabettiği tespit
edilerek matrah farkı bulunmuş ve alınmayan ve verilmeyen faturalardan söz
edilerek ceza kesilmiştir. Bu
durumda, özel usulsüzlük cezası kesilmesini öngören ve bu cezanın kesilmesine
dair koşulları düzenleyen maddede belirtilen unsurlar bir arada gerçekleşmemiş
bulunduğundan, idari cezalar için de geçerli olan "cezayı gerektiren
fiilin tüm unsurları tamam olmadan failin cezalandırılamayacağı"
yolundaki genel ceza hukuku ilkesinin varsayım ya
da kıyas yoluyla ceza tayinine olanak tanımaması yönünden, davacı adına
kesilen özel usulsüzlük cezasının usul ve kanuna uygun olmadığı sonucuna
ulaşılmaktadır. Bu
bakımdan yoruma ve varsayıma dayalı olarak kesilen özel usulsüzlük cezasına
karşı açılan davanın mahkemece reddedilmesinde isabet görülmemiştir. Açıklanan
nedenlerle, Eskişehir Bölge İdare Mahkemesinin 22.2.2005 tarih ve
E.No:2005/19; K.No:2005/79 sayılı kararının hukuka aykırılığı nedeniyle 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51. maddesi uyarınca kanun yararına
bozulması için temyizi gerekli görülmüştür. Konuyu
temyizen yüksek Daireniz takdir ve kararına saygı
ile sunarım. Tetkik
Hakimi H. Gül Yılmaz'ın Düşüncesi : 213 sayılı Vergi Usul
Kanunu'nun "Fatura ve benzeri evrak verilmemesi ve alınmaması ile diğer
şekil ve usul hükümlerine uyulmaması" halinde kesilecek özel usulsüzlük
cezasına ilişkin 353 üncü maddesinin 1 inci fıkrasındaki düzenleme dikkate alındığında,
maddede sayılan belgelerin verilmediği ve alınmadığına lişkin
hukuken geçerli bir tespitin yapılması gerekmektedir. İnceleme elemanınca
davacının fatura düzenlemediği, eksik fatura düzenlendiği ve fatura
almadığını ortaya koyacak hukuken geçerli bir tespit yapılmamış olduğundan
özel usulsüzlük cezasını onayan Eskişehir Bölge İdare Mahkemesi kararının,
kanun yararına bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK
MİLLETİ ADINA Hüküm
veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü: Davacının
2000 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu bazı emtia satışları için fatura
düzenlenmediği, eksik fatura düzenlendiği ve faturasız mal alındığı ileri
sürülerek özel usulsüzlük cezası kesilmiştir. Özel usulsüzlük cezasının
kaldırılması istemiyle açılan dava Eskişehir 1. Vergi Mahkemesince, karara
karşı yapılan itiraz ise Eskişehir Bölge İdare Mahkemesince reddedilmiştir. 213
sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 232 nci maddesinde;
birinci ve ikinci sınıf tüccarlar kazancı basit usulde tespit edilenlerle
defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin, birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla,
serbest meslek erbabına, kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara,defter
tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere ve vergiden muaf esnafa sattıkları
emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunların da fatura almak
zorunda oldukları, ayrıca sayılan kişiler dışında kalan ve belli bir bedeli
aşan emtia satışı ve yaptıkları iş karşılığında ya
da istenmesi halinde bu miktarın altındaki satış ve işler için de fatura vermek
zorunda oldukları öngörülmüştür. Aynı Kanunun 353 üncü maddesinin 1 nci fıkrasında, verilmesi ve alınması icabeden
fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının
verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı
meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda
olanların herbirine, herbir
belge için 10.000.000 liradan aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması
gereken meblağın veya meblağ farkının % 10'u nisbetinde
özel usulsüzlük cezası kesileceği öngörülmüştür. Bu
madde uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi için öncelikle maddede
sayılan belgelerin düzenlenmediğinin, kullanılmadığının ve
bulundurulmadığının saptandığına ilişkin hukuken geçerli bir tespitin mevcut
olması gerekmektedir. Davacının
işlemlerinin incelenmesi sonucu davacının fatura düzenlemediği, eksik fatura
düzenlediği ve faturasız satılan emtia için fatura alınmadığı ileri sürülerek
özel usulsüzlük cezası kesilmiştir. Özel usulsüzlük cezası kesilmesine
dayanak oluşturan inceleme raporunda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353
üncü maddesinin 1 inci fıkrasında öngörülen nitelikte bir tespit yapılmamıştır.
İnceleme raporunda davacının zirai alet satışında bulunduğu kişilerden
bazılarının ifadelerine başvurulmuş olup, bu ifadelerde satın alınan emtianın
yılı, fiyatı konusunda kesin bilgilere rastlanılmamıştır. İnceleme elemanınca
bazı satışlarla ilgili olarak ise sadece Sivrihisar İcra Müdürlüğü'nden
alınan bilgiler doğrultusunda yapılan icra takiplerine konu senetlerdeki
rakamlar dikkate alınmıştır. Bu tespitler davacının satışları dolayısıyla
fatura düzenlemediği, eksik fatura düzenlediğini ve emtia alımında fatura
almadığını gösterecek nitelikte değildir. Bu durumda idari cezalar için de
geçerli olan cezayı gerektiren fiilin tüm unsurları tamam olmadan failin
cezalandırılamayacağı yolundaki ceza hukuku ilkesi gereğince varsayım ya da kıyas yoluyla ceza uygulanması olanağı
bulunmadığından davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında isabet
görülmemiştir. Bu nedenle,
Danıştay Başsavcılığının kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile Eskişehir
Bölge İdare Mahkemesinin 22.2.2005 günlü ve E:2005/19, K:2005/79 sayılı
kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51 nci
maddesi uyarınca kanun yararına ve hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak
koşulu ile bozulmasına, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığı ile Danıştay
Başsavcılığı'na gönderilmesine ve Resmi Gazete'de yayımlanmasına 22.11.2006
gününde oybirliğiyle karar verildi. —— • —— Danıştay
Dördüncü Daire Başkanlığından : Esas No : 2006/3000 Karar No :
2006/2297 Kanun
Yararına Temyiz Eden : Danıştay Başsavcılığı Davacı : Fahrettin Yalınbaş Ordu Cad. No:58 Sivrihisar/ESKİŞEHİR Karşı
Taraf :
Sivrihisar Vergi Dairesi Müdürlüğü-Sivrihisar/ESKİŞEHİR İstemin Özeti : 1999 yılı işlemleri
incelenen davacının bazı emtia satışları için fatura düzenlemediği, eksik
fatura düzenlediği ve faturasız mal aldığı ileri sürülerek 213 sayılı Vergi
Usul Kanunu'nun 353 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca özel usulsüzlük
cezası kesilmiştir. Eskişehir 1. Vergi Mahkemesi 24.11.2004 günlü ve
E:2003/603, K:2004/766 sayılı kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353
üncü maddesinin 1 inci fıkrasında, verilmesi ve alınması gereken faturanın
verilmemesi ve alınmaması halinde bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda
olanların herbirine özel usulsüzlük cezası
kesileceği, 231 inci maddesinin 1 inci fıkrasının 5 inci bendinde ise,
faturanın malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami on
gün içinde düzenleneceğinin belirtildiği, davacının işlemlerinin incelenmesi
sonucu, bir kısım tarım aletlerini senet mukabili sattığı, vadesi geldiği
halde ödenmeyen senetlerin icra takibine konulduğu, ifadesine başvurulan
senet borçlusu alıcıların davacıdan zirai alet satın aldıkları halde
faturasının düzenlenmediğini ifade ettikleri, bu tespitlerin davacının emtia
satışı için fatura düzenlemediğini gösterdiği gerekçesiyle davayı
reddetmiştir. Davacının itirazı Eskişehir Bölge İdare Mahkemesinin 22.2.2005
günlü ve E:2005/18, K:2005/78 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Bu kararın
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51 nci
maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istenilmektedir. Danıştay
Başsavcısı Zafer Kantarcıoğlu'nun Düşüncesi :
Uyuşmazlıkta, 1999 yılı hesap ve işlemlerinin zirai aletler alımı satımı işi
ile ilgili olarak incelenmesi sonucu, satışını yaptığı zirai aletler için
fatura düzenlemediği, noksan tutarlı belge düzenlendiği, belgesiz teslime
konu zirai aletlerden dolayı belge alınmadığı yolunda düzenlenen vergi
inceleme raporuna dayanılarak teklif yılı için kesilen özel usulsüzlük
cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı reddeden Eskişehir 1. Vergi
Mahkemesinin tek hakimle verdiği 24.11.2004 tarih ve E.No:2003/603,
K.No:2004/766 sayılı kararına yapılan itiraz üzerine Eskişehir Bölge İdare
Mahkemesince verilip kesinleşen kararın davacı tarafından yürürlükteki hukuka
aykırı olduğundan bahisle kanun yararına temyizen
incelenerek bozulması istenilmektedir. 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun değişik 51. maddesinde, Bölge idare
mahkemesi kararları ile idare ve vergi mahkemelerince ve Danıştayca
ilk derece mahkemesi olarak verilip temyiz incelemesinden geçmeden
kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka
aykırı sonucu ifade edenlerin, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine
veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabileceği
açıklanmıştır. 213 sayılı
Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin birinci fıkrasında, verilmesi ve
alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil
makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya
düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi
halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların herbirine, her bir belge için özel usulsüzlük cezası
kesileceği öngörülmüştür. Bu
madde uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilebilmesinin, satılan emtianın veya
yapılan işin hem satıcısının hem de alıcısının birlikte tespitiyle mümkün
olduğu açık olup belgelerin alınmadığı ve verilmediği yolunda hukuken geçerli
bir tespitin yapılması gerekmektedir. Olayda
ise belirtilen hükme göre kesilen cezanın uygulanmasında böyle bir tespit olmayıp
inceleme elemanı tarafından zirai aletler için faturasız alış ve satışları
ile noksan belge düzenlendiği, mal bedellerinin belgelere noksan intikal
ettirilmesi nedeniyle muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kapsamında
değerlendirilmesinin icabettiği tespit edilerek
matrah farkı bulunmuş ve alınmayan ve verilmeyen faturalardan söz edilerek
ceza kesilmiştir. Bu
durumda, özel usulsüzlük cezası kesilmesini öngören ve bu cezanın kesilmesine
dair koşulları düzenleyen maddede belirtilen unsurlar bir arada
gerçekleşmemiş bulunduğundan, idari cezalar için de geçerli olan "cezayı
gerektiren fiilin tüm unsurları tamam olmadan failin
cezalandırılamayacağı" yolundaki genel ceza hukuku ilkesinin varsayım ya da kıyas yoluyla ceza tayinine olanak tanımaması
yönünden, davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasının usul ve kanuna uygun
olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Bu
bakımdan yoruma ve varsayıma dayalı olarak kesilen özel usulsüzlük cezasına
karşı açılan davanın mahkemece reddedilmesinde isabet görülmemiştir. Açıklanan
nedenlerle, Eskişehir Bölge İdare Mahkemesinin 22.2.2005 tarih ve
E.No:2005/18, K.No:2005/78 sayılı kararının hukuka aykırılığı nedeniyle 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51. maddesi uyarınca kanun yararına
bozulması için temyizi gerekli görülmüştür. Konuyu
temyizen yüksek Daireniz takdir ve kararına saygı
ile sunarım. Tetkik
Hakimi H. Gül Yılmaz'ın Düşüncesi : 213 sayılı Vergi Usul
Kanunu'nun "Fatura ve benzeri evrak verilmemesi ve alınmaması ile diğer
şekil ve usul hükümlerine uyulmaması" halinde kesilecek özel usulsüzlük
cezasına ilişkin 353 üncü maddesinin 1 inci fıkrasındaki düzenleme dikkate alındığında,
maddede sayılan belgelerin verilmediği ve alınmadığına ilişkin hukuken geçerli
bir tespitin yapılması gerekmektedir. İnceleme elemanınca davacının fatura
düzenlemediği, eksik fatura düzenlendiği ve fatura almadığını ortaya koyacak
hukuken geçerli bir tespit yapılmamış olduğundan özel usulsüzlük cezasını
onayan Eskişehir Bölge İdare Mahkemesi kararının, kanun yararına bozulması gerektiği
düşünülmektedir. TÜRK
MİLLETİ ADINA Hüküm
veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü: Davacının
1999 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu bazı emtia satışları için fatura
düzenlenmediği, eksik fatura düzenlendiği ve faturasız mal alındığı ileri
sürülerek özel usulsüzlük cezası kesilmiştir. Özel usulsüzlük cezasının
kaldırılması istemiyle açılan dava Eskişehir 1. Vergi Mahkemesince, karara
karşı yapılan itiraz ise Eskişehir Bölge İdare Mahkemesince reddedilmiştir. 213
sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 232 nci maddesinde;
birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle
defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin, birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla,
serbest meslek erbabına, kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara,defter
tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere ve vergiden muaf esnafa sattıkları
emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunların da fatura almak
zorunda oldukları, ayrıca sayılan kişiler dışında kalan ve belli bir bedeli
aşan emtia satışı ve yaptıkları iş karşılığında ya
da istenmesi halinde bu miktarın altındaki satış ve işler için de fatura vermek
zorunda oldukları öngörülmüştür. Aynı Kanunun 353 üncü maddesinin 1 nci fıkrasında, verilmesi ve alınması icabeden
fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının
verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı
meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda
olanların herbirine, herbir
belge için 10.000.000 liradan aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması
gereken meblağın veya meblağ farkının % 10'u nisbetinde
özel usulsüzlük cezası kesileceği öngörülmüştür. Bu
madde uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi için öncelikle maddede
sayılan belgelerin düzenlenmediğinin, kullanılmadığının ve
bulundurulmadığının saptandığına ilişkin hukuken geçerli bir tespitin mevcut
olması gerekmektedir. Davacının
işlemlerinin incelenmesi sonucu davacının fatura düzenlemediği, eksik fatura
düzenlediği ve faturasız satılan emtia için fatura alınmadığı ileri sürülerek
özel usulsüzlük cezası kesilmiştir. Özel usulsüzlük cezası kesilmesine
dayanak oluşturan inceleme raporunda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353
üncü maddesinin 1 inci fıkrasında öngörülen nitelikte bir tespit yapılmamıştır.
İnceleme raporunda davacının zirai alet satışında bulunduğu kişilerden
bazılarının ifadelerine başvurulmuş olup, bu ifadelerde satın alınan emtianın
yılı, fiyatı konusunda kesin bilgilere rastlanılmamıştır. İnceleme elemanınca
bazı satışlarla ilgili olarak ise sadece Sivrihisar İcra Müdürlüğü'nden
alınan bilgiler doğrultusunda yapılan icra takiplerine konu senetlerdeki
rakamlar dikkate alınmıştır. Bu tespitler davacının satışları dolayısıyla
fatura düzenlemediği, eksik fatura düzenlediğini ve emtia alımında fatura
almadığını gösterecek nitelikte değildir. Bu durumda idari cezalar için de
geçerli olan cezayı gerektiren fiilin tüm unsurları tamam olmadan failin
cezalandırılamayacağı yolundaki ceza hukuku ilkesi gereğince varsayım ya da kıyas yoluyla ceza uygulanması olanağı
bulunmadığından davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında isabet
görülmemiştir. Bu nedenle,
Danıştay Başsavcılığının kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile Eskişehir
Bölge İdare Mahkemesinin 22.2.2005 günlü ve E:2005/18, K:2005/78 sayılı
kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51 nci
maddesi uyarınca kanun yararına ve hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak
koşulu ile bozulmasına, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığı ile Danıştay
Başsavcılığı'na gönderilmesine ve Resmi Gazete'de yayımlanmasına 22.11.2006
gününde oybirliğiyle karar verildi. |
||||||