|
Yargıtay 13. Hukuk Dairesinden:
Esas No :
2007/1166
Karar
No : 2007/4787
Mahkemesi : Altınekin Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi : 30/12/1998
Numarası : 1998/113-190
Davacı : İbrahim
Tanoğlu vekili avukat Adem Çeka
Davalı : 1-
Aynur Güleç 2- Y. Ziya Altınekinli vekili avukat
Fahri Ercan
3-
A. Kemal Yalçın 4- Nevin Bilge vs
Taraflar arasındaki trafik
kaydının terkini davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı
nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi
içinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz
edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların murisi
Yusuf Altınekinli adına trafikte kayıtlı 42 SL
567 plakalı traktörün murisin sağlığında kendisine satıldığını bildirip,
traktörün trafikteki davalılar murisi adına olan kaydın terkin edilerek
kendi adına tescilini istemiştir.
Davalılardan Yusuf Ziya Altınekinli davayı kabul ettiğini bildirmiş, diğer
davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece davanın kabulü ile
davaya konu aracın müteveffa Yusuf Altınekinli
adına olan trafik kaydının terkini ile davacı adına trafikte tesciline
karar verilmiş; taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleşen hüküm Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik
Kanununun 20/D maddesi hükmüne göre trafikte tescilli araçların satışı
resmi şekilde yapılması gerekir. Davalıların murisi olan Yusuf Altınekinli’nin sağlığında davacı ile aralarında adi
şekilde düzenlenen ve trafikte 42 SL 567 plaka ile adına kayıtlı traktörün
davacıya satışına ilişkin sözleşme, yasanın öngördüğü üzere resmi şekilde
düzenlenmediğinden geçersiz olup, traktörün mülkiyetini davacıya intikal
ettirmez. Böyle bir sözleşmeye dayanarak mülkiyetinin kendisine ait
olduğunun tespitini davacı isteyemez. Bu nedenle davanın reddi gerekir. Öte
yandan Adli yargı mahkemelerince idareyi zorlayıcı nitelikte karar verilemeyeceği
ilkesi gözardı edilerek, aracın mülkiyetinin
davacıya ait olduğunun tespiti ile yetinilmesi
gerekirken, aracın trafikteki
davalılar murisi adına olan kaydın iptali ile davacı adına tesciline
şeklinde, idareyi zorlayıcı nitelikte karar verilmesi de, kabul şekli
bakımından doğru değildir.Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlara aykırı
olarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün
bozulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan
nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının HUMK’nun
427/6 maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin kabulü ile hükmün
sonucuna etkili olmamak üzere BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek
halinde temyiz edene iadesine, 6/4/2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.
|