|
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinden:
Esas No :
2007/4257
Karar
No : 2007/4542
İncelenen Kararın
Mahkemesi : Ankara 5. Sulh Hukuk
Mahkemesi
Tarihi : 13/7/2006
Numarası : 2006/850-1208
Davacı : Nezihe GÖZÜBÜYÜK-Av. C. TAŞTAN
Davalı : Eyüp GÖK-Av. Ş. AKKAYA
Dava dilekçesinde 25,00 YTL'nin istirdaden faiz ve
masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece
davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm kanun yararına bozulması için
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Davacı vekili 1/5/2006 tarihli
dava dilekçesinde; Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/790-2004/385
sayılı kararında taktir edilen 300,00 YTL vekalet ücreti alacağının tahsili
için ilamlı takip talebinde bulunan davalı, Ankara 17. İcra Müdürlüğünün
2005/31 sayılı dosyasında %38 faiz yürüterek alacağı tahsil etmiş ise de,
yasaya göre %38,12 ve 9 olmak üzere değişen oranlarda faiz yürütülmesi
gerektiğini, bu nedenle haksız ve sebepsiz olarak fazla tahsil edilen 25,00
YTL'nin yasal faizi ile birlikte tahsilini talep
ve dava etmiştir.
Mahkemece; davanın reddine
karar verilmiştir.
Kesin olan hükümde "yasa
uyarınca değişen oranda faiz uygulanması gerekirken, %38 üzerinden hesap
yapılmış olması, faize faiz yürütülmesi suretiyle davacıdan fazla para
tahsil edilmesi gözetilerek davanın taleple bağlı olarak kabulü gerekirken,
şikayet yoluna başvurulmadığı gerekçesiyle davanın reddine" karar
verilmiş olması yönleri kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle, hükmün kanun
yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından
istenilmiştir.
Taraflar arasında faizle ilgili
bir sözleşme bulunmadıkça, faiz oranları 3095 sayılı Kanuni Faiz ve
Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 1. maddesi hükmüne göre belirlenmektedir.
Anılan yasa hükmü uyarınca yıllık yasal faiz oranları 1/7/2004-1/5/2005
arası %38, 1/5/2005-1/1/2006 arası %12, 1/1/2006 tarihinden itibaren ise %
9 olarak belirlenmiştir.
Bu nedenle icra takibinde
faizin tamamının %38 oranı üzerinden hesap edilmesinin davalı lehine
sebepsiz zenginleşme teşkil ettiği, şikayet yoluna başvurulmadan da genel
hükümlere göre talep ve dava edilebileceği nazara alınmadan, yazılı gerekçe
ile davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun
görülmemiştir.
Ayrıca, BK.nun
104/3 maddesi uyarınca, faize faiz yürütülemeyeceği düşünülmeden, toplam
alacağa yeniden faiz yürütülmesi de doğru değildir.
Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6 maddesine dayalı
kanun yararına bozma isteğinin açıklanan, sebeplerle kabulü ile hükmün
BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 29/3/2007 tarihinde
oybirliğiyle karar verildi.
——• ——
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinden:
Esas No :
2007/1833
Karar
No : 2007/6058
Mahkemesi :Ordu 2. Asliye Hukuk
Mahkemesi
Esas No : 2002/lll
Karar No : 2002/177
Karar Tarihi : 5.6.2002
Davacı : Yaşar Cengiz
AYTEKİN
Davalı : Ayşe KILIÇKAYA ve ark.
Üçüncü Şahıs :
Taraflar arasındaki davanın
yargılaması sonunda Ordu 2. Asliye Hukuk mahkemesince verilen hükmün kanun
yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcısı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı tarafından 4/3/2002
tarihinde açılan elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesine
ilişkin davanın mahkemece kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz
edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık elbirliği mülkiyetinin
paylı mülkiyete dönüştürülmesine ilişkin olup bu tür davaların 4721 sayılı
Türk Medeni Kanununun 644. maddesi hükmü uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesinde
görülmesi gerekir. Mahkemenin görevi kamu düzeniyle ilgili olup
yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
Mahkemece Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu nazara alınarak dava
dilekçesinin görev yönünden reddine karar vermek gerekirken esasa girilerek
hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının
HUMK.nun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına
bozma isteğinin açıklanan nedenle kabulüyle hükmün sonuca etkili olmamak
üzere BOZULMASINA, 15/5/2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
|