|
Türkiye Muhasebe Standartları Kurulundan:
BORÇLANMA MALİYETLERİNE İLİŞKİN TÜRKİYE
MUHASEBE
STANDARDI (TMS 23) HAKKINDA
TEBLİĞ
SIRA NO: 46
Amaç
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı; “TMS 23 Borçlanma
Maliyetleri” (TMS 23) Standardının yürürlüğe konulmasıdır.
(2) Adı geçen Türkiye
Muhasebe Standardı bu Tebliğ ekinde yer almaktadır.
Kapsam
MADDE 2 – (1)
Bu Tebliğin kapsamı ekli TMS 23 metninde yer almaktadır.
Hukuki dayanak
MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 28/07/1981 tarih ve 2499
sayılı Sermaye Piyasası Kanununun Ek-1 inci maddesi ile 24/02/2004 tarihli
ve 2004/6924 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Türkiye
Muhasebe Standartları Kurulunun Çalışmalarına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin (b) bendine dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE
4 – (1) Bu Tebliğde geçen;
(a) TMSK ve Kurul: Türkiye
Muhasebe Standartları Kurulunu,
(b) TMS: Türkiye Muhasebe
Standartlarını,
(c) TFRS: Türkiye Finansal Raporlama Standartlarını,
ifade eder.
Yürürlük
MADDE
5 – (1) Bu Tebliğ, 31/12/2008 tarihinden sonra başlayan hesap
dönemlerinde uygulanmak üzere yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE
6- (1) Bu Tebliğ hükümlerini Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulu yürütür.
EK
Türkiye
Muhasebe Standardı
(TMS 23)
Borçlanma Maliyetleri
Temel İlke
1. Bir özellikli varlığın elde edilmesi, inşaası veya üretimi ile doğrudan ilişkilendirilebilen
borçlanma maliyetleri bu varlığın maliyetinin bir parçasını oluşturur.
Diğer borçlanma maliyetleri gider olarak muhasebeleştirilir.
Kapsam
2. İşletmeler, borçlanma
maliyetlerinin muhasebeleştirilmesinde bu Standardı uygularlar.
3. Borç olarak
sınıflandırılmayan, imtiyazlı hisseler dahil, özkaynakların
gerçekleşen veya tahmini maliyetleri ile ilgili konular bu Standardın
kapsamında değildir.
4. İşletmelerce aşağıdaki
varlıkların elde edilmesi, inşaası veya üretimi
ile doğrudan ilişkilendirilebilen borçlanma maliyetleri ile ilgili olarak
bu Standardın uygulanması gerekli değildir:
(a) Gerçeğe uygun değeri
üzerinden ölçülen bir özellikli varlık, örneğin bir canlı varlık,
(b) Çok miktarda ve
tekrarlanarak imal edilen veya üretilen stoklar.
Tanımlar
5. Bu Standartta geçen
terimlerin anlamları aşağıdaki gibidir:
Borçlanma maliyetleri: Bir işletme tarafından yapılan
borçlanmalarla ilgili olarak katlanılan faiz ve diğer giderlerdir.
Özellikli varlıklar: Amaçlanan kullanıma veya satışa hazır
duruma getirilebilmesi zorunlu olarak uzun bir süreyi gerektiren
varlıklardır.
6. Borçlanma maliyetleri
arasında aşağıdakiler sayılabilir:
(a) Banka kredileri (kredili
mevduat hesapları dahil) ile kısa ve uzun vadeli borçlanmalara uygulanan
faizler,
(b) Borçlanmalarla ilgili iskonto ve primlerin itfa payları,
(c) Borç sözleşmeleri ile ilgili olarak oluşan diğer maliyetlerin itfa
payları,
(d) "TMS 17 Kiralama İşlemleri" Standardı uyarınca finansal tablolara yansıtılan finansal kiralamalara ilişkin borçlanma maliyetleri ve
(e) Yabancı para ile borçlanmalarda, faiz maliyetleri ile ilgili
düzeltme olarak dikkate alındıkları ölçüde olmak üzere, kur
farkları.
7. Aşağıdakilerden herhangi
biri koşullara bağlı olarak, özellikli varlık olabilir:
(a) Stoklar,
(b) İmalat tesisleri,
(c) Enerji üretim tesisleri,
(d) Maddi olmayan duran
varlıklar,
(e) Yatırım amaçlı gayrimenkuller.
Finansal
varlıklar ve kısa süre içerisinde üretilen veya imal edilen stoklar
özellikli varlık değildir. Elde edildiklerinde amaçlanan kullanıma veya
satışa hazır hale gelen varlıklar da, özellikli varlık değildir.
Muhasebeleştirme
8. İşletmelerce, bir
özellikli varlığın elde edilmesi, inşaası veya
üretimi ile doğrudan ilişkilendirilebilen borçlanma maliyetleri, ilgili
özellikli varlığın maliyetinin bir parçası olarak aktifleştirilir.
İşletmeler, diğer borçlanma maliyetlerini oluştukları dönemde gider olarak
muhasebeleştirirler.
9. Bir özellikli varlığın
elde edilmesi, inşaası veya üretimi ile doğrudan
ilişkilendirilebilen borçlanma maliyetleri ilgili varlığın maliyetine dahil
edilir. Bu tür borçlanma maliyetleri, güvenilir bir biçimde ölçülebilmeleri
ve işletmeye gelecekte ekonomik fayda sağlamalarının muhtemel olması
durumunda, özellikli varlığın maliyetinin bir parçası olarak
aktifleştirilir. Bir işletmenin “TMS 29: Yüksek Enflasyonlu Ekonomilerde Finansal Raporlama” Standardını uygulaması durumunda;
borçlanma maliyetlerinin aynı dönem boyunca enflasyonun etkisine isabet
eden kısmı, TMS 29’ un 21 inci Paragrafı çerçevesinde gider olarak
muhasebeleştirilir.
Aktifleştirilebilir borçlanma maliyetleri
10. Bir özellikli varlığın
elde edilmesi, inşaası veya üretimi ile doğrudan
ilişkilendirilebilen borçlanma maliyetleri, özellikli varlıkla ilişkili
harcamaların hiç yapılmamış olması durumunda ortaya çıkmayacak borçlanma
maliyetleridir. Bir işletme, münhasıran bir özellikli varlığın elde
edilmesi amacı ile borçlanmışsa, o varlıkla ilgili olan borçlanma
maliyetleri kolaylıkla belirlenebilir.
11. Belirli bir borçlanma
ile bir özellikli varlık arasında doğrudan bir ilişki olup olmadığının
tespit edilmesi ve belirli bir harcamanın hiç yapılmaması halinde
kaçınılabilecek borçlanmaların belirlenmesi bazı durumlarda zor olabilir.
Örneğin; bu tür bir güçlük, finansman faaliyetlerinin tek bir merkezden
yürütüldüğü durumlarda meydana gelir. Bir şirketler topluluğunun, borçlanma
ihtiyaçları için çok sayıda değişik faiz oranlı borçlanma araçları
kullandığı ve bu fonları değişik esaslara göre grup şirketlerine
kullandırdığı durumlarda da güçlükler ortaya çıkar. Diğer zorluklar ise,
yüksek enflasyonlu ekonomilerde faaliyet gösteren bir grubun, döviz
üzerinden veya dövize endeksli olarak kullandığı krediler ile döviz
kurlarında dalgalanmalar olduğu durumlarda ortaya çıkar. Sonuç olarak,
özellikli varlıkların elde edilmesi ile doğrudan ilişkili borçlanma
maliyetlerinin tutarını belirlemek zordur, yorum yapılmasını gerektirir.
12. Bir işletme bir
özellikli varlığın edinilmesi amacıyla özellikle borçlanmış ise, bu durumda
aktifleştirilecek borçlanma maliyeti tutarı; ilgili dönem boyunca söz
konusu borçlanmaya ilişkin oluşan borçlanma maliyetlerinden, söz konusu
fonların geçici olarak nemalandırılması ile
sağlanan gelirlerin düşülmesi suretiyle belirler.
13. Bir işletme özellikli
bir varlığın finansmanına ilişkin yapılan işlemleri, fonların bir kısmının
veya tamamının söz konusu varlık için kullanımından belli bir süre önce
gerçekleştirebilir ve bu süre içinde borçlanma.maliyeti oluşabilir. Böyle
durumlarda özellikli varlıklara ilişkin harcama yapılana kadar bu fonlar
genellikle geçici olarak nemalandırılır. Bu
durumda belirli bir döneme ilişkin aktifleştirilebilecek borçlanma maliyeti
tutarının belirlenmesinde, bu tür borç alınmış fonlardan sağlanan gelirler,
katlanılan borçlanma maliyetlerinden indirilir.
14. Bir işletmenin genel
amaçlı olarak borçlandığı fonların bir kısmının, bir özellikli varlığın
finansmanı için kullanıldığı durumlarda; aktifleştirilebilecek borçlanma
maliyeti tutarı, ilgili varlığa ilişkin yapılan harcamalara uygulanacak bir
aktifleştirme oranı yardımı ile belirlenir. Bu aktifleştirme oranı,
özellikli varlık alımına yönelik yapılmış borçlanmalar hariç olmak üzere,
işletmenin ilgili dönem süresince mevcut tüm borçlarına ilişkin borçlanma
maliyetlerinin ağırlıklı ortalamasıdır. Bir dönem boyunca aktifleştirilen
borçlanma maliyetlerinin tutarı, ilgili dönem boyunca oluşan borçlanma
maliyetleri tutarını aşamaz.
15. Bazı durumlarda
borçlanma maliyetlerinin ağırlıklı ortalaması hesaplanırken hem ana
ortaklık hem de bağlı ortaklıkların borçlanma tutarları dikkate alınır.
Diğer durumlarda, bağlı ortaklıkların her birinin kendi borçlanmalarına
ilişkin ağırlıklı ortalama borçlanma maliyetini kullanmaları daha
uygundur.
Özellikli varlıkların defter değerinin geri kazanılabilir tutarını
aşan kısmı
16. Bir özellikli varlığın
defter değeri veya beklenen nihai maliyeti, geri kazanılabilir tutarını
veya net gerçekleşebilir değerini aşarsa; ilgili varlığın defter değeri,
diğer Türkiye Muhasebe Standartları’na uygun olarak azaltılır veya tamamen
kayıtlardan silinir. Belli durumlarda, azaltılan veya kayıttan silinen
tutarlar, diğer Türkiye Muhasebe Standartları’na uygun olarak yeniden
kayıtlara alınır.
Aktifleştirmenin başlaması
17. İşletmelerce borçlanma
maliyetlerinin bir özellikli varlığın maliyetinin parçası olarak
aktifleştirilmesine, aktifleştirme koşullarının sağlandığı tarihte
başlanır. Aktifleştirmenin başlama tarihi, işletmenin aşağıdaki koşulların
tümünü sağladığı tarihtir:
(a) İşletme, varlık için
harcama yaptığında;
(b) Borçlanma maliyetleri
oluştuğunda;
(c) İşletme, ilgili varlığın
amaçlanan kullanıma veya satışa hazır duruma getirilmesi için gerekli
işlemlere başladığında.
18. Bir özellikli varlığa
ilişkin harcamalar sadece; nakit ödeme, diğer varlıkların transferi veya
faiz içeren yükümlülüklerin üstlenilmesini kapsar. Söz konusu varlıkla
ilgili olarak tahsil edilen hakedişler ve devlet
teşvikleri, özellikli varlığa ilişkin harcamalardan düşülür (Bakınız: TMS
20 Devlet Teşviklerinin Muhasebeleştirilmesi ve Devlet Yardımlarının
Açıklanması). Bir varlığın, önceki dönemlerde aktifleştirilmiş olan
borçlanma maliyetleri de dâhil olmak üzere, bir dönem içerisindeki ortalama
defter değeri; normal şartlar altında aynı dönemde aktifleştirme oranının
uygulandığı yaklaşık harcama tutarıdır..
19. Bir varlığın amaçlanan
kullanıma veya satışa hazır duruma getirilmesi için gerekli işlemler;
ilgili varlığın fiziksel olarak inşa edilmesi ile sınırlı değildir. Bu
işlemler; söz konusu varlıkla ilgili fiziksel inşaatın başlamasından
önceki, gerekli izinlerin alınması gibi teknik ve idari faaliyetleri de
içerir. Ancak, bu tür işlemler, varlığın durumunu değiştiren herhangi bir
üretim veya gelişme olmaksızın varlığın elde tutulmasını kapsamaz. Örneğin;
bir arazinin inşaata hazır duruma getirilmesine ilişkin işlemler sırasında
oluşan borçlanma maliyetleri, arazinin geliştirilmesi ile ilgili
çalışmaların yapıldığı dönem boyunca aktifleştirilir. Ancak, bina yapma
amacıyla alınan bir arazinin, herhangi bir gelişme olmaksızın elde
tutulması sırasında oluşan borçlanma maliyetleri aktifleştirilemez.
Aktifleştirme işlemine ara verilmesi
20. İşletmelerce bir
özellikli varlığın amaçlanan kullanıma veya satışa hazır duruma
getirilmesine yönelik faaliyetlere uzun süreli ara verilen dönemler boyunca
oluşan borçlanma maliyetlerinin aktifleştirilmesine de ara verilir.
21. Borçlanma maliyetleri,
bir varlığın, amaçlanan kullanıma veya satışa hazır duruma getirilmesi için
gerekli işlemlerin yapılmasına uzun süreli ara verildiği bir dönemde
oluşabilir. Bu tür maliyetler kısmen tamamlanmış varlıkların elde
tutulmasından kaynaklanan maliyetler olup, aktifleştirilmeleri mümkün
değildir. Ancak, önemli teknik ve idari çalışmalara devam edildiği bir
dönemde normal olarak borçlanma maliyetlerinin aktifleştirilmesine ara verilmez.
İşlemlerdeki geçici gecikmenin, varlığın amaçlanan kullanıma veya satışa
hazır duruma getirilmesi için gerekli işlemlerin kaçınılmaz bir parçası
olduğu durumlarda da borçlanma maliyetlerinin aktifleştirilmesine ara
verilmez. Örneğin, bir stok kaleminin olgunlaşması için ihtiyaç duyulan ek
süre boyunca veya yüksek su seviyesinin alışılagelmiş bir olay olduğu
coğrafi bir bölgede yapılmakta olan bir köprünün inşaatının yüksek su
seviyesi nedeniyle gecikmeye uğradığı ek sürelerde borçlanma maliyetlerinin
aktifleştirilmesine devam edilir.
Aktifleştirmenin sona ermesi
22. Bir varlığın amaçlanan
kullanıma veya satışa hazır duruma getirilmesi için gerekli tüm işlemler
esas itibarıyla tamamlandığında, borçlanma maliyetlerinin
aktifleştirilmesine son verilir.
23. Normal şartlar altında,
bir varlığın fiziken inşaasının
tamamlanması; olağan idari işlemler devam etse dahi, ilgili varlığın
amaçlanan kullanıma veya satışa hazır olduğu anlamına gelir. Varlıkla
ilgili, müşterinin veya kullanıcının talebine göre, dekorasyon ve benzeri küçük işlemlere devam edilmesi tüm işlemlerin
esas itibarıyla tamamlanmadığı anlamına gelmez.
24. Bir özellikli varlığın
yapımının parçalar halinde tamamlandığı ve diğer parçaların yapımı devam
ederken her bir parçanın kullanılabildiği durumlarda; belli bir parçanın
amaçlanan kullanıma veya satışa hazır duruma getirilmesi için gerekli tüm
işlemler esas itibarıyla tamamlandığında, ilgili parçaya ilişkin borçlanma
maliyetlerinin aktifleştirilmesine son verilir.
25. Her biri bağımsız olarak
kullanılabilen birkaç binadan oluşan bir iş merkezi, diğer bölümlerde
inşaat devam ederken her bir bölümü ayrı olarak kullanılabilen bir
özellikli varlığa örnek teşkil eder. Çelik fabrikası gibi, aynı tesisin
farklı bölümlerinde birbirini takip eden çeşitli süreçler içeren bir
endüstriyel tesis de, herhangi bir parçasının kullanılabilmesi için
bütünüyle tamamlanması gereken bir özellikli varlığa örnektir.
Açıklama
26. İşletmeler;
(a) İlgili dönem boyunca
aktifleştirilen borçlanma maliyetlerinin tutarını ve
(b) Aktifleştirilebilecek
borçlanma maliyetleri tutarının belirlenmesinde kullanılan aktifleştirme
oranını
açıklarlar.
Geçiş hükümleri
27. Bu Standardın
uygulanmasının muhasebe politikasında değişiklik meydana getirmesi
durumunda; işletmelerce bu Standart, aktifleştirme koşullarının bu
Standardın yürürlük tarihi veya sonrasındaki bir tarihte sağlandığı
özellikli varlıklara ilişkin borçlanma maliyetlerine uygulanır.
28. Ancak işletmeler,
yürürlük tarihinden önceki bir tarihi belirleyerek bu Standart hükümlerini,
aktifleştirme koşulları işletmece belirlenen tarihte veya sonrasındaki bir
tarihte sağlanan tüm özellikli varlıklara ilişkin borçlanma maliyetlerine
uygulayabilirler
Yürürlük
29. ‘‘-’’
30. ‘‘-’’
|