|
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinden:
Esas No :
4352
Karar
No : 6967
Mahkemesi : Bozova Asliye Hukuk Mahkemesi
Esas No : 2002/15
Karar No : 2002/112
Karar Tarihi : 8.3.2002
Davacı : Bozan
Demir ve ark.
Davalı : Gani
Bilgen ve ark.
Üçüncü Şahıs :
Mahalli mahkemesinden verilmiş
bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı iştirak halindeki mülkiyetin
müşterek mülkiyete çevrilmesi davasına dair karar kanun yararına Adalet
Bakanlığı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün
kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı tarafından 18.1.2002
tarihinde açılan elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesine
ilişkin davanın mahkemece kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz
edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık elbirliği
mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine ilişkin olup bu tür davaların
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 644. maddesi hükmü uyarınca Sulh Hukuk
Mahkemesinde görülmesi gerekir. Mahkemenin görevi kamu düzeniyle ilgili
olup yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması
gerekmektedir. Mahkemece Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu nazara
alınarak dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar vermek gerekirken
esasa girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının HUMK. nun 427/6. maddesine dayalı
kanun yararına bozma isteğinin açıklanan nedenle kabulüyle hükmün sonuca
etkili olmamak üzere BOZULMASINA, 4.6.2007 tarihinde oybirliğiyle karar
verildi.
—— • ——
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinden:
Esas No :
6300
Karar
No : 7486
Mahkemesi : İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
Esas No : 2005/212
Karar No : 2005/482
Karar Tarihi : 18.10.2005
Davacı : Tülin
Kücet
Davalı : Hülya
Skotarczak-Selçuk Kücet
ve ark.
Üçüncü Şahıs :
Taraflar arasındaki davanın
yargılaması sonunda Balıkesir l. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen hükmün
kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcısı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp
düşünüldü:
Davacı tarafından 4.5.2005
tarihinde açılan elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesine
ilişkin davanın mahkemece kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz
edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık elbirliği
mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi istemine ilişkindir. HUMK. nun 388/son maddesi gereğince mahkemece elbirliği
mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesine karar verilirken hüküm fıkrasında
her bir paydaşın payının ayrı ayrı gösterilmesi
gerekmekte olup bu husus yerine getirilmeden hüküm kurulması doğru
değildir.
SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının HUMK. nun 427/6. maddesine dayalı
kanun yararına bozma isteğinin açıklanan nedenle kabulüyle hükmün sonuca
etkili olmamak üzere BOZULMASINA, 12.6.2007 tarihinde oybirliğiyle karar
verildi.
—— • ——
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas No :
2007/5475
Karar
No : 2007/5856
Davacı Murat Demircan ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada
Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca
incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 29.12.2006 günlü ve 2006/358-597 sayılı
kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının Hukuk-2007/101106 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz
edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği
düşünüldü:
YARGITAY
KARARI
Davacı Murat Demircan'ın 11.8.1977 olan doğum tarihi 11.8.1980
olarak düzeltilmişse de, adı gecen kişi nüfusa 11.9.1978 tarihinde
kaydedilmiştir. Bir kişinin doğmadan nüfusa kaydı hayatın olağan akışına
aykırıdır.
Hakim, nüfus kayıtlarında
düzeltme yapılmasına karar verirken bu kayıtlar arasında çelişki yaratmamak
ya da yaşamın olağan akışına ters düşecek
durumlara yol açmamaya özen göstermek durumundadır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan
nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü
ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince
sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği
yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığına gönderilmesine, 21.6.2007 gününde oybirliğiyle karar
verildi.
—— • ——
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas No :
2007/5474
Karar
No : 2007/5857
Davacı Esra Ediz'e
velayeten babası Süleyman Ediz
ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Ermenek Asliye Hukuk Mahkemesince
verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 5.10.2006 günlü
ve 2006/277-245 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk-2007/98028 sayılı yazısıyla kanun
yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm
kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Dava, evliliğin devamı
sırasında eşlerden birisi tarafından, nüfus kaydının düzeltilmesi istenilen
küçüğe velayeten açılmış, mahkemece, diğer eşin
katılması veya icazeti aranmadan davaya bakılıp kabulüne karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 336 ncı maddesinde, (eşlerden herhangi birisine öncelik
veya üstünlük tanınmadan) evlilik devam ettiği sürece ana ve babanın,
velayeti birlikte kullanacağı öngörülmüş ve 342 nci
maddesinde de anne ve babanın çocuğu velayetleri çerçevesinde temsil
edecekleri ilkesi yine ayırım yapılmadan getirilmiştir.
Emredici nitelikteki bu yasa
kuralı evlilik birliği içerisinde velayetin kullanılması kapsamında ana ve
baba tarafından çocuk adına açılacak tüm davalar yönünden de geçerlidir.
Buna göre, asıl olan eşlerin birlikte dava açmaları ise de, bunlardan
birisi tarafından açılacak davaya diğer eşin sonradan icazetini bildirip
olumlu iradesini ortaya koyması ile velayetin birlikte kullanılması
gerçekleşmiş olacağından yeterlidir. Diğer eşin katılımının veya rızasının
sağlanamadığı davanın ise reddi gerekir.
Bu bakımdan mahkemece davacıya,
eşinin davaya katılmak ya da duruşmada hazır
bulunmak suretiyle icazetini bildirmesi veya icazetini gösteren imzası
noterden onaylı belge ibraz etmesi için mehil verilip, bunun sonucuna göre
karar verilmesi gerekirken, eşlerden birisinin istemi yeterli bulunarak
davanın esası hakkında hüküm kurulmuş olması usül
ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan
nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü
ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince
sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği
yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığına gönderilmesine, 21.6.2007 gününde oybirliğiyle karar
verildi.
—— • ——
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas No :
2007/5473
KararNo :
2007/5858
Davacı Seher Kurupınar'a velayeten babası
Cuma Kurupınar vd. ile
davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Zile Asliye Hukuk Mahkemesince
verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 20.12.2004 günlü
ve 2004/557-696 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.5.2007 gün ve Hukuk-2007/96835
sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş
olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar dava dilekçeleri ve
duruşmadaki beyanları ile velayetleri altında bulunan kızları Seher’in
20.3.1989 olan doğum tarihinin yılının 1986 olarak düzeltilmesini
istemişlerdir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Doğum tarihinin düzeltilmesine
karar verilen Seher ile aynı anneden doğduğu anlaşılan kardeşi 19.10.1985
doğumlu Seyfettin arasında düzeltilen doğum tarihine göre sadece 5 ay 1
günlük bir zaman farkı bulunmaktadır.
Bir kadının bu süre içerisinde
iki kez doğum yapmasının tıbben mümkün olmadığı açık olup, hakim, nüfus
kayıtlarında düzeltme yaparken bu kayıtların yek diğeri ile çelişik
olmamasına özen göstermeli, böyle bir sonucu doğuracak kararlar
vermemelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan
nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü
ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince
sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği
yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığına gönderilmesine, 21.6.2007 gününde oybirliğiyle karar
verildi.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas No :
2007/5472
Karar
No : 2007/5859
Davacı Zübeyde
Polat ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki
davada Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca
incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 25.9.2001 günlü ve 2001/924-744 sayılı
kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının 21.5.2007 gün ve Hukuk-2007/96832 sayılı yazısıyla kanun
yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm
kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, dava dilekçesinde
10.6.1985 olan doğum tarihinin yılının 1983 olarak düzeltilmesini istemiş,
mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Doğum tarihinin düzeltilmesine
karar verilen Zübeyde ile aynı anneden doğduğu
anlaşılan kardeşi 10.10.1983 doğumlu Şengül
arasında düzeltilen doğum tarihine göre sadece 4 aylık bir zaman farkı
bulunmaktadır.
Bir kadının bu süre içerisinde
iki kez doğum yapmasının tıbben mümkün olmadığı açık olup, hakim, nüfus
kayıtlarında düzeltme yaparken bu kayıtların yek diğeri ile çelişik
olmamasına özen göstermeli, böyle bir sonucu doğuracak kararlar
vermemelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan
nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü
ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince
sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği
yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığına gönderilmesine, 21.6.2007 gününde oybirliğiyle karar
verildi.
—— • ——
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas No :
2007/5471
Karar
No : 2007/5860
Davacı Arzu Bilgili ile davalı
Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesince
verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 9.11.2006 günlü
ve 2006/276-274 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.5.2007 gün ve Hukuk-2007/85445
sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş
olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dava dilekçesinde
davacı Arzu Bilgili'nin 5.5.1991 olan doğum
tarihinin yılının 1990 olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın
kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki nüfus kayıt
tablosu içeriğinden yaşının düzeltilmesi istenilenle Arzu Bilgili'nin kayden 5.5.1991
doğumlu olup, davanın açıldığı 30.10.2006 günü itibariyle ergin ve medeni
hakları kullanmaya yetkili bulunmadığı ve kayden
sağ olan anne ve babasının velayeti altında olduğu anlaşılmaktadır. Türk
Medeni Kanununun 336. maddesinde "Evlilik birliği devam ettiği sürece
ana ve baba velayeti birlikte kullanırlar" hükmü mevcuttur. Emredici
nitelikteki bu yasa kuralı, evlilik birliği içinde velayetin kullanılması
kapsamında, ana ve baba tarafından çocuk adına açılacak tüm davalar
yönünden de geçerlidir.
Dosyaya ibraz edilen vekaletname
incelendiğinde, adı geçen avukat, davacı Arzu Bilgili'nin
yasal temsilcileri tarafından tayin edilmemiştir.
Mahkemece doğum tarihinin
düzeltilmesi davası yönünden dava ehliyetine sahip olmayan küçüğün yasal
temsilcileri olan anne ve babası tarafından temsil edilmesi gerektiği
hususu dikkate alınmaksızın, davacı küçük tarafından verilen vekaletnameye
dayanılarak açılan davanın esasına girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya
aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan
nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü
ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince
sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği
yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığına gönderilmesine, 21.6.2007 gününde oybirliğiyle karar
verildi.
—— • ——
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas No :
2007/5157
Karar
No : 2007/5903
Davacı Circis
Güneş ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Midyat Asliye Hukuk
Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan
20.12.2006 günlü ve 2006/290-439 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı
olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.5.2007 gün ve
Hukuk-2007/85446 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması
istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı Circis
Güneş vekilinin davalı Nüfus Müdürlüğü aleyhine açtığı davada, davacının
1.3.1958 olan doğum tarihinin ay ve gün baki kalmak kaydıyla 1954 olarak
düzeltilmesini talep ettiği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve
hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut nüfus kayıt
örneğinden, davacının 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 20. maddesi
uyarınca Bakanlar Kurulunun 31.1.1991 gün ve 91/1446 sayılı kararı ile Türk
vatandaşlığından çıkmasına izin verilmesi üzerine Türk vatandaşlığını
kaybettiği ve bu sebeple nüfus kaydının kapatıldığı anlaşılmaktadır.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri
Yasasının 14. maddesinde; "Nüfus kaydının kapatılması; ölüm, gaiplik,
Türk vatandaşlığının kaybı, evlenme, boşanma, evlat edinilme, soybağının düzeltilmesi veya reddi gibi olaylar
nedeniyle bir kaydın üzerinde işlem yapılamaz hale getirilmesidir.
Kaydın kapatılmasına ilişkin
sebep ortadan kalktığında veya kaydın yeniden açılmasını gerektirecek yeni
bir sebep ortaya çıktığında kayıt yeniden açılır. Kaydın açılmasından sonra
kişisel durumda meydana gelmiş olan olaylar kişinin kaydına işlenir."
hükmü yer almaktadır.
Mahkemece davacının Türk
vatandaşlığından çıkması nedeniyle nüfus kaydının kapalı olduğu, bu nedenle
nüfus kayıtları üzerinde herhangi bir işlem yapılmayacağı gözetilmeksizin
yaş tashihine ilişkin davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi usul ve
yasaya aykırı bulunmuştur.
Bu itibarla yukarıda açıklanan
nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü
ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince
sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği
yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığına gönderilmesine, 21.6.2007 gününde oybirliğiyle karar
verildi.
|