Yargıtay 20. Hukuk Dairesinden: Esas No :
2007/5457 KararNo : 2007/6245 İncelenen
Kararın Mahkemesi : Sultanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesi Tarihi : 16/3/2006 Numarası : 2006/24-161 Davacı : Hazine Davalı : Hasımsız Taraflar
arasında görülen tescil davasının yapılan yargılaması sonunda davanın
kabulüne karar verilip, temyiz edilmeden kesinleşen hükmün H.Y.U.Y’nın 427. maddesi gereğince yasa yararına bozulması
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 9/4/2007 tarih
ve 2007/54971 sayılı yazıları ile istenilmekle, dosya içerisindeki tüm
belgeler incelenerek, gereği düşünüldü: KARAR Davacı
Hazine hasımsız olarak açtığı davada, NECİP FAZIL ve AKŞEMSETTİN MAHALLELERİ
ARASINDA KALAN, 6831
sayılı Yasanın 11. maddesinin 4. fıkrasında "Kadastrosu yapılıp kesinleşen
devlete ait ormanlar, tapu dairelerince hiçbir harç, vergi ve resim
alınmaksızın hazine adına tapuya tescil olunur." 2. maddesinin 2.
fıkrasında "Orman sınırları dışına çıkartılan bu yerler, devlete ait ise
Hazine adına, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ise bu müesseseler
adına, hususi orman ise sahipleri adına orman sınırları dışına çıkartılır.
Uygulama kesinleştikten sonra tapuda kesin tashih ve tescil işlemi
yapılır." hükümleri bulunmaktadır. 2924
sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkındaki Yasanın 3.
maddesi, (Orman kadastro komisyonlarınca, orman
sınırı dışına çıkarılan yerler, Orman Bakanlığının talebi üzerine Hazine
adına tescil edilir. Bu yerler, bu Kanunun hükümleri uygulanmak kaydıyla
Orman Bakanlığı emrine geçer.) hükmünü içermektedir 3402
sayılı Kadastro Kanununun 22 nci maddesinin 2 nci fıkrası, "Tapulama veya kadastro çalışmalarında
tespit dışı bırakılan tapuda kayıtlı taşınmaz mallar ile kamu kurum ve
kuruluşlarına ait yerlerin bu Kanun hükümleri gereğince kadastrosu
yapılır." hükmü 22/2/2005 gün ve 5304 sayılı
Yasanın 6 ncı maddesi ile "Tapulama ve
kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan kamu kurum ve kuruluşlarına ait
yerlerin tescili yapılır." şeklinde değiştirilmiş, böylece daha önce
tapulama veya kadastro çalışmaları yapılan yerlerde bu çalışmalar sırasında
tespit dışı bırakılan gerçek ve tüzel kişiler ile kamu kurum ve kuruluşlarına
ait tapulu ya da tapusuz tüm taşınmazların, kadastroya tabi tutulma olanağı
ortadan kaldırılmış, bu yerlerden sadece kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan
yerlerin idari yoldan tapuya tesciline imkan sağlanmıştır. Milli
Emlak Genel Müdürlüğünün Hazine adına idari yoldan yapılacak tesciller
hakkındaki 307 sayılı Genel Tebliğinde, Hazine adına idari yoldan yapılacak
tescil işlemlerinin, Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca (Tapu Kadastro Genel
Müdürlüğü) yayımlanan, 12/4/2006 tarihli ve 2006/8
(1624) numaralı genelgede belirtilen esas ve usuller çerçevesinde yapılması öngörülmüştür. Sözü edilen genelgelerde, Devlet
Ormanları ile 6831 sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince orman sınırı
dışına çıkarılan yerler hakkında 30/12/2005 tarih ve
1616 (2005/22) sayılı genelgede açıklandığı şekilde işlem yapılacağı
belirtilmiştir. Tapu
ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 30/12/2005 tarih ve 1616 (2005/22) sayılı
genelgesinde; Orman kadastro komisyonlarınca, 6831 sayılı Orman Yasası
uyarınca ormanların sınırlandırması ve aynı Yasanın 2 nci
maddesinin (A) veya (B) bentleri ile de "orman sınırları dışına çıkartma
işlemi tamamlanıp ilan sonucu kesinleştirilmek suretiyle, harita ve
tutanaklarının idareye gönderilerek tescil talebinde bulunulması" hali
düzenlenmiş ve bu genelgenin I. Bölümünün A bendinde; ormanların tescilinin,
(Orman idaresinin talebine istinaden, kadastro müdürlüğünce tescil bildirimi
düzenlenmek suretiyle işlem dosyası tapu sicil müdürlüğüne gönderilip, tapu
sicil müdürlüğünce talep yevmiyeye alınarak Devlet Ormanları
"Orman" vasfı ile Hazine adına, Hükmi Şahsiyeti Haiz Amme Müesseselerine
ait ormanlar bu müesseseler adına, hususi ormanlar ise sahipleri adlarına
"Özel Orman" vasfı ile tescil edileceği), B bendinin 1. fıkrasında
ise, 6831 sayılı Kanunun 2/A veya 2/B Maddelerine göre Orman Sınırı Dışına
Çıkarılan Yerlerin Tescili ve Bu Yerler içerisinde Kalan Gerçek ve Tüzel Kişiler Adına Kayıtlı Taşınmazların tescilinin,
(6831 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin (A)
veya (B) bentlerine göre orman sınırları dışına çıkarılan kısımlar; Orman
tapuda tescilli ise; düzenlenecek tescil bildirimine istinaden ormanın
kayıtlı yüzölçümünden düşülerek tashihen; orman
tapuda tescilli değilse; düzenlenecek tescil bildirimine istinaden Orman
idaresinin talebine dayanılarak ihdasen; Orman tahdit tutanaklarında belirtilen (muhdesat
dışındaki) vasfı ile talep yevmiyeye alınarak tapu kütüğünde Hazine adına
tescilinin yapılacağı) öngörülmüştür. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre, kesinleşen orman
sınırı içinde kalması ya da kesinleşen orman sınırı içinde kalan ancak tapuya
tescil edilmemiş olması nedeniyle ya da orman niteliğini yitirmesi nedeniyle
orman sınırı dışına çıkarılan taşınmazların, kadastro sırasında tespit harici
bırakılması halinde veya orman kadastrosu kesinleşerek 6831 sayılı Yasanın
11. maddesinin 4. fıkrası gereğince, tapu siciline tescil edilmiş, ancak
kadastro sırasında 3402 sayılı Yasanın 22/4. maddesi gereğince tapu kütüğüne
olduğu gibi aktarılmamış devlet ormanlarının idari yoldan Hazine adına tapuya
tescil edilebileceği anlaşılmaktadır. Ancak, kadastro sırasında tespit
harici bırakılan bir taşınmazın, Hazine tarafından idari yoldan tapuya tescil
ettirme olanağının bulunması, Hazinenin bu tür yerleri, mahkemede açacağı
tescil davası ile tescil ettirme olanağını ortadan kaldırmaz. Çünkü, Hazinenin tescil davası açmasını engelleyen bir
yasa hükmü bulunmadığından tespit harici bırakılmış bir yerin ya da kadastro
yapılmayan yerde bulunan devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlar
hakkında Hazine tarafından ilgilisine husumet yöneltilerek her zaman tescil
davası açabilir. Somut
olayda; dava kadastro sırasında tespit harici bırakılmış taşınmazın tapuya
tescili istemine ilişkin olup, M.Y.'nın 713.
maddesi gereğince bu tür davalar dava sonunda hakkı etkilenecek olan kişi ve
kurumlar ile, taşınmazın sınırları içinde bulunduğu
köy ya da beldeye husumet yöneltilerek açılması zorunludur. Hasımsız açılan
dava sonucu alınan tapu kaydı, ilgili kamu kuruluşu veya taşınmazın sınırları
içinde bulunduğu köy ya da belde, tarafından açılacak bir davada aksi
kanıtlanmak suretiyle iptal ettirebilir. Bu tür davalar, çekişmeli yargı
davaları olup, hasımsız görülemez. O
halde, hasımsız olarak açılmış bulunan tescil davasının reddine karar
verilmesi gerekirken, davanın esası incelenerek, kabulüne karar verilmesi
usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle; H.Y.U.Y.'nın 427/6.
maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının
kabulüne, SULTANBEYLİ ASLİYE HUKUK Mahkemesince verilen ve temyiz edilmemek
suretiyle kesinleşen, 16/3/2006 tarih ve 2006/24-161
sayılı hükmün hukuki neticesi saklı kalmak kaydı ile YASA YARARINA
BOZULMASINA, gereği yapılmak üzere kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına
gönderilmesine 11/5/2007 günü oybirliği ile karar verildi. |
||||||