Anayasa Mahkemesi
Başkanlığından: Esas Sayısı : 2005/44 Karar
Sayısı : 2007/31 Karar
Günü : 21.3.2007
İPTAL DAVASINI AÇAN : Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleri Ali TOPUZ, Haluk KOÇ ve 112 milletvekili İPTAL DAVASININ KONUSU
: 2.3.2005 günlü, 5310 sayılı Denizcilik Müsteşarlığının
Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun’un 2. maddesiyle 10.8.1993
günlü, 491 sayılı Denizcilik Müsteşarlığının Kuruluş
ve Görevleri Hakkında Kanun
Hükmünde Kararname’ye
eklenen; 1- Ek madde 9’un (b) bendinin, 2- Ek madde 10’un; a- Birinci fıkrasının ilk
tümcesinin b- Üçüncü fıkrasının c- Dördüncü fıkrasının (b)
bendinin,
3- Ek madde 11’in; a- Birinci fıkrasının, b- Beşinci fıkrasının, c- Altıncı fıkrasının, “…ile özel
öğretim kurumlarının, Milli Eğitim Bakanlığı
ve Denizcilik Müsteşarlığınca ilgili
oldukları Mevzuat hükümlerine göre
denetimine…” bölümünün, Anayasa’nın 2., 6.,7.,
8.,10.,11.,130., 131.,132. ve 138. maddelerine aykırılığı
ileri sürülerek iptallerine
ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi istemidir. I -
İPTAL VE YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMLERİNİN GEREKÇESİ Dava dilekçesinin gerekçe bölümü aynen
şöyledir: “I.
OLAY 5310 sayılı Denizcilik
Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 02.03.2005 tarihinde Türkiye Büyük Millet
Meclisince kabul edilmiş ve Cumhurbaşkanınca 15.03.2005 tarih ve 25756 sayılı
Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu kanunda, gemi adamlarının
eğitimine ilişkin hususlar düzenlenmiştir. Yapılan düzenlemeler ile Yükseköğretim
Kurumlarında verilenler de dahil olmak üzere her
düzeydeki belge ve yeterliğe yönelik denizcilik eğitiminin, özel ve tüzel
kişilerce açılmış özel öğretim kurumlarınca da verilebilmesine imkan
tanınmıştır. Bu düzenleme aslında bundan
önce Denizcilik Müsteşarlığı tarafından çıkarılan Gemi Adamları
Yönetmeliklerinde de bir çok defa yer almış fakat
her seferinde yürütmesi yargı organlarınca durdurulmuştur. Denizcilik
Müsteşarlığınca son olarak 28.02.2002 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan
yönetmelikte de yer verilen bu düzenlemeye karşı İstanbul Teknik Üniversitesi
Denizcilik Fakültesi tarafından iptal davası açılmış ve Danıştay 10. Daire bu
düzenlemeyi oy birliği ile ve “örgün eğitimde yer alan ve Fakülte ile
Yüksekokul düzeyinde verilen bir eğitimin, kurs düzeyindeki bir eğitime
dönüştürülerek verilmesinin 4915 sayılı Yüksek Denizcilik Okulu ve Denizcilik
Meslek Okul ve Kursları Hakkındaki Kanuna, Anayasaya ve 1739 sayılı Milli
Eğitim Temel Kanunu ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa aykırı olduğu”
gerekçesine dayanarak 23.06.2003 tarihli kararı ile iptal etmiştir. (Bkz. 2003/1226 sayılı dosya) Bu kez, Danıştay 10 uncu
maddesinin iptal ettiği yönetmelik hükmü 5310 sayılı Kanuna taşınarak, okul
düzeyinde verilen bir eğitimin, özel kurs düzeyinde verilmesinin önü
açılmıştır. Ancak yapılan düzenleme,
yasama erkinin kullanılması yoluyla mahkeme kararının değiştirilmesi
niteliğini taşıdığı gibi, 5310 sayılı kanunda yer alan diğer bazı hükümlerle
birlikte Anayasaya da aykırı düşmektedir. Bu nedenle söz konusu
Anayasaya aykırı düzenlemelerin iptali için Anayasa Mahkemesinde dava
açılması gereği doğmuştur. Aşağıda önce 5310 sayılı
Kanunun iptali istenen hükümlerine yer verildikten sonra, Anayasaya aykırılık
gerekçeleri açıklanacaktır. II.
İPTALİ İSTENEN HÜKÜMLER 1) 02.03.2005 Tarih ve 5310 Sayılı Kanununun 2
nci Maddesinin 491 Sayılı Kanun Hükmünde
Kararnameye Eklediği Ek Madde 9’un Birinci Fıkrasının (b) Bendi 02.03.2005
tarih ve 5310 sayılı Kanununun 2 nci Maddesinin 491
sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye Eklediği Ek Madde 9’un Birinci Fıkrasının
(b) bendi hükmü aynen şöyledir: “b) Kuruluş amaçları gemiadamlarına eğitim vermek olan ve Denizcilik
Müsteşarlığının uygun görüşü üzerine Millî Eğitim Bakanlığının izni ile
gerçek ve tüzel kişiler tarafından açılan özel öğretim kurumları,” 2) 02.03.2005 Tarih ve 5310 Sayılı Kanununun 2 nci
Maddesinin 491 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye Eklediği Ek Madde 10’un Birinci Fıkrasının Birinci Cümlesi 02.03.2005 tarih ve 5310 sayılı
Kanununun 2 nci Maddesinin 491 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnameye Eklediği Ek Madde 10’un Birinci Fıkrasının birinci
cümlesi hükmü aynen şöyledir: “Gemiadamlarının
eğitimi, sınavları ve belgelendirilmelerine ilişkin usûl
ve esaslar, Millî Eğitim Bakanlığının görüşü alınarak Denizcilik Müsteşarlığı
tarafından hazırlanacak yönetmelikle belirlenir”. 3) 02.03.2005 Tarih ve 5310 Sayılı Kanununun 2
nci Maddesinin 491 Sayılı Kanun Hükmünde
Kararnameye Eklediği Ek Madde 10’un Üçüncü Fıkrası 02.03.2005 tarih ve 5310 sayılı Kanununun 2 nci Maddesinin 491 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye
Eklediği Ek Madde 10’un üçüncü fıkrası hükmü aynen şöyledir: “Gemiadamları
Sınavları Merkezinin oluşturulması, görevleri ve merkezle ilgili her türlü
faaliyet, sınavda görev alacak kişiler ile alınacak ücretler ve diğer malî
konulara ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığının
görüşü alınarak Denizcilik Müsteşarlığı tarafından hazırlanacak yönetmelikle
belirlenir”. 4) 02.03.2005
Tarih ve 5310 Sayılı Kanununun 2 nci Maddesinin 491
Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye Eklediği Ek Madde 10’un Dördüncü Fıkrasının
(b) Bendi 02.03.2005 tarih ve 5310 sayılı Kanununun 2 nci Maddesinin 491 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye
Eklediği Ek Madde 10’un dördüncü Fıkrasının (b) bendi hükmü aynen şöyledir: b) “Özel öğretim kurumları
tarafından her seviyedeki yeterlik belgesine yönelik verilen eğitimler,
Denizcilik Müsteşarlığının uygun görüşü alınarak Millî Eğitim Bakanlığınca
onaylanan öğretim programına”, 5) 02.03.2005
Tarih ve 5310 Sayılı Kanununun 2 nci Maddesinin 491
Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye Eklediği Ek Madde 11’in Birinci Fıkrası 02.03.2005
tarih ve 5310 sayılı Kanununun 2 nci Maddesinin 491
sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye Eklediği Ek Madde 11’in Birinci Fıkrası aynen
şöyledir: “Gemiadamlarına
ilişkin eğitim, öğretim, sınav ve belgelendirme yapan kamu veya özel kurum ve
kuruluşları denetlemek; denetleme faaliyetlerinin planlanması, yürütülmesi ve
değerlendirilmesi işlemlerini gerçekleştirmek üzere
Denizcilik Müsteşarlığında
Denizcilik Eğitimi Denetleme Kurulu oluşturulmuştur” 6) 02.03.2005 Tarih ve 5310 Sayılı Kanununun 2
nci Maddesinin 491 Sayılı Kanun Hükmünde
Kararnameye Eklediği Ek Madde 11’in Beşinci Fıkrası 02.03.2005 tarih
ve 5310 Kanununun 2 nci Maddesinin 491 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnameye Eklediği Ek Madde 11’in Beşinci Fıkrası aynen şöyledir: “Kurul başkan ve üyelerinin
seçimi, görev süreleri ve görevlerinin sona ermesi, denetleme görevini yerine
getireceklerin seçimi, görev ve yetkileri, denetlemenin esas ve usûlleri, denetleme ücretleri ve diğer giderler, malî
hususlarda Maliye Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle Denizcilik
Müsteşarlığınca hazırlanarak yürürlüğe konulacak yönetmelikle belirlenir.” 7) 02.03.2005
Tarih ve 5310 Sayılı Kanununun 2 nci Maddesinin 491
Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye Eklediği Ek Madde 11’in Altıncı
Fıkrasındaki “İle
Özel Öğretim Kurumlarının Milli
Eğitim Bakanlığı ve
Denizcilik Müsteşarlığınca İlgili Oldukları Mevzuat Hükümlerine Göre
Denetimi” İbaresi 02.03.2005 tarih ve 5310 sayılı Kanununun 2 nci Maddesinin 491 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye
Eklediği Ek Madde 11’in Altıncı Fıkrası aynen şöyledir: “Üniversitelere bağlı
fakülte ve yüksek okullar ile Millî Eğitim Bakanlığına bağlı orta öğretim
okulları ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı öğretim kurumlarının tâbi
oldukları mevzuata göre denetimi ile özel öğretim kurumlarının, Millî Eğitim
Bakanlığı ve Denizcilik Müsteşarlığınca ilgili oldukları mevzuat hükümlerine
göre denetimine ilişkin hükümler saklıdır.” İptali istenen, söz konusu
fıkradaki “ile özel öğretim kurumlarının Milli Eğitim Bakanlığı ve Denizcilik
Müsteşarlığınca ilgili oldukları mevzuat hükümlerine göre denetimi”
ibaresidir. III.
GEREKÇE 1) 02.03.2005 Tarih ve 5310 Sayılı Kanununun 2 nci
Maddesinin 491 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye Eklediği Ek Madde 9’un
Birinci Fıkrasının (b) Bendinin Anayasaya Aykırılığı Söz konusu (b) bendine göre, gemi
adamları eğitimi, üniversitelere bağlı fakülte ve yüksekokullar, Milli Eğitim
Bakanlığına bağlı ortaöğretim kurumları, Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı
öğretim kurumları yanında, “kuruluş amaçları gemi adamlarına eğitim vermek
olan ve Denizcilik Müsteşarlığının uygun görüşü ve Milli Eğitim Bakanlığının
izni ile özel ve tüzel kişilerce açılacak özel öğretim kurumları” tarafından
da verilebilecektir. Söz konusu (b) bendi,
yükseköğretim düzeyini ayrık tutmadığı için, yükseköğretim düzeyindeki gemi
adamı eğitiminin de özel ve tüzel kişilerce açılacak özel öğretim kurumları
tarafından yapılabilmesine imkan tanımaktadır. Özel kurs yoluyla lisans
düzeyinde eğitim verilemeyeceği yukarıda belirtilen Danıştay kararı ile hükme
bağlanmış iken yapılan böyle bir düzenlemenin, verilmiş bir yargı kararını
yasama erki kullanarak değiştirmek anlamını taşıdığı açıktır. Böyle bir durum
ise, Anayasanın 138 inci maddesinin son fıkrasına aykırıdır. Diğer yandan 5310 sayılı
Kanunla, özel kurslarla veya özel öğretim kurumlarınca yükseköğretim dahil her düzeyde denizci yetiştirilmesine imkan tanınması,
Anayasanın 10 uncu maddesinde ifade edilen eşitlik ilkesi ile de
çelişmektedir. Çünkü bu düzenleme yoluyla, Yüksek Öğretim Kurumu kapsamında
kurulan ve eğitim veren bir yüksek okul veya üniversiteden mezun olanlarla,
idareden izin almak suretiyle açılan bir özel kurstan veya öğretim kurumundan
mezun olanlar yeterlilik ve ehliyet bakımından aynı konuma yerleştirilmiş
olacaklardır. Halbuki bunların, müktesebat
bakımından farklı durumda bulunduğu ve bulunacağı ortadadır. Anayasamızın 10 uncu
maddesinde ifade edilen eşitlik ilkesi, farklı durumda bulunanların farklı
hükümlere tabi tutulmasını öngörür. Söz konusu düzenleme, yeterlik ve ehliyet
bakımından farklı durumda bulunanları, yeterlik ve ehliyet bakımından aynı
konuma yerleştirdiği için Anayasanın 10 uncu maddesine aykırıdır. Türkiye’de denizcilik
eğitimi 2809 sayılı Yükseköğretim Teşkilatı Kanunu kapsamındaki Denizcilik
Yüksekokulu ile diğer fakülte ve yüksekokullarca verilmektedir. Anayasamız, yükseköğretim
verecek yükseköğretim kurumlarının hangileri olduğunu, bu kurumların kuruluş
ve yönetimlerine ilişkin esasları 130 ve 132 nci
maddelerinde göstermiştir. Anayasanın 130 ve 132 nci maddelerinde belirtilen nitelikleri taşımayan, ve bu maddelerde gösterilen usullerle
kurulmayan gerçek veya tüzel kişiler tarafından açılacak özel öğretim
kurumlarında yükseköğretim düzeyinde eğitim verilmesi, kuşkusuz Anayasanın
130 ve 132 nci maddelerine aykırıdır. Denizcilik eğitimi ve
öğretimi, her geçen gün artan bilimsel ve teknolojik gelişmeler, nitelikli
işgücüne artan ihtiyaçlar gözönüne alındığında
titizlikle üzerinde durulması gereken bir alandır. Ülkemizde lisans düzeyinde
dört yıllık eğitim veren İTÜ Denizcilik Fakültesi, Karadeniz Teknik
Üniversitesi, İzmir 9 Eylül Üniversitesi ve pek çok ön lisans düzeyinde
yüksekokul bulunmakta; bu kurumlardan her yıl 800’ün üzerinde Uzakyol Güverte ve Makine zabiti mezun olmaktadır. Türk
Deniz Ticaret Filosu 2004 sonu itibariyle 7.288.034 DWT olup 1200 adet gemi
bulunmaktadır. Lisans düzeyinde mezun olanların çalışabileceği 300 Grosstonun üzerinde gemi sayısı 2004 yılında 284 adete düşmüştür. Bir gemide zabit sayısı en fazla 6
kişidir. Bu nedenle sektörde ihtiyaç duyulan zabit sayısı 1705 kişi
olmaktadır. Denizcilik Müsteşarlığı tarafından bugüne kadar 40.000 kişiye
yeterlik verilmiştir ve bu rakamın 15.000 ini lisan düzeyindeki mezunlar
oluşturmaktadır. Tüm bu fazlalığa rağmen Türk armatörleri 1994 yılından beri
gemi personel sayısının % 49 una kadar yabancı uyruklu gemi adamı çalıştırma
hakkını elde etmişlerdir. 5310 sayılı Kanunun
yasalaşma sürecinde Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu
Raporundaki muhalefet şerhlerinde yer alan bu bilgiler, en fazla 1700 kişi
civarında personel ihtiyacı olan sektör için ülkemizde örgün öğretim kurumları
her yıl 800 ün üzerinde mezun vermektedir. Bu gerçek karşısında, sanki
eğitilmiş personel açığı varmışçasına özel öğretim kurumlarınca da eğitim
verilmesine yönelik bir düzenleme yapılması, ülke ihtiyaçlarına aykırı olup,
istihdam ve eşgüdüm sorunlarına yol açacaktır. Durum böyle iken yapılan söz
konusu düzenlemenin bir kamu yararını karşılamak amacından ziyade mahkeme
kararlarını etkisizleştirmek amacına yönelik olduğu ortadadır. Halbuki bir hukuk devletinde tüm devlet erklerinin nihai
amacı kamu yararıdır ve kamu yararı olmak durumundadır. Bu nedenle söz konusu
düzenleme Anayasanın hukuk devleti ilkesini ifade eden 2 nci
maddesine de aykırıdır. Anayasanın herhangi bir
hükmüne aykırı bir düzenleme, Anayasanın 11 inci maddesindeki Anayasanın
üstünlüğü ve bağlayıcılığı ilkeleriyle de bağdaşmaz. Anayasanın 2, 10, 11, 130,
132 ve 138 inci maddelerine aykırı olan söz konusu düzenlemenin iptal
edilmesi gerekmektedir. 2)
02.03.2005 Tarih ve 5310 Sayılı Kanununun 2 nci
Maddesinin 491 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye Eklediği Ek Madde 10’un
Birinci Fıkrasının Birinci Cümlesinin Anayasaya Aykırılığı Söz konusu Ek Madde 10’un
birinci fıkrasının birinci cümlesinde, gemi adamlarının eğitimi, sınavları ve
belgelendirilmelerine ilişkin usul ve esasların Milli Eğitim Bakanlığının
görüşü alınarak Denizcilik Müsteşarlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle
belirleneceği ifade edilmiş; ancak maddede yönetmelikle belirleneceği
belirtilen hususlara ilişkin esas ve ilkeleri gösteren asli bir düzenleme
yapılmamıştır. Bu durum, söz konusu
hususlarda asli düzenlemenin yönetmelikle yapılacağını göstermektedir. Halbuki Anayasanın 8 ve 123 üncü maddelerinden yürütmenin
Anayasada gösterilen ayrık haller dışında asli düzenleme yetkisinin olmadığı
anlaşılmaktadır. Bu yetki Anayasanın 7 nci
maddesine göre yasamanındır ve devredilemez. Devredildiği taktirde
bu yetki Anayasadan kökenlenmediği için Anayasanın 6 nci
maddesine aykırı bir nitelik taşır. İptali istenen söz konusu
birinci cümlede de Anayasanın 6, 7, 8 inci maddelerine aykırı şekilde, asli
bir düzenleme yetkisinin Denizcilik Müsteşarlığına devredildiği
görülmektedir. Diğer yandan Anayasanın 130
uncu maddesi yükseköğretime girişin ve devamın kanunla düzenleneceğini
bildirmektedir. Yükseköğretim kurumlarının öğretiminin ve eğitiminin
planlanması, düzenlenmesi, yönlendirilmesi gibi hususlar ise Anayasanın 131
inci maddesine göre Yükseköğretim Kurulunun yetkilerindendir. Yükseköğretim
düzeyinde eğitim alacak gemi adamlarının eğitimine ilişkin usul ve esasların
belirlenmesinin Denizcilik Müsteşarlığınca çıkarılacak yönetmeliğe
bırakılması, bu bakımdan da Anayasanın 130 ve 131 inci maddelerine aykırıdır. Anayasanın herhangi bir
hükmüne aykırı bir düzenlemenin Anayasanın 2 ve 11 inci maddelerinde ifade
edilmiş olan hukuk devleti, Anayasanın üstünlüğü ve bağlayıcılığı ilkelerine
de aykırı düşeceği açıktır. Yukarıda açıklanan
gerekçelerle Anayasanın 2, 6, 7, 8, 11, 130 ve 131 inci maddelerine aykırı
olan söz konusu birinci cümlenin iptal edilmesi gerekmektedir. 3)
02.03.2005 Tarih ve 5310 Sayılı Kanununun 2 nci
Maddesinin 491 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye Eklediği Ek Madde 10’un
Üçüncü Fıkrasının Anayasaya Aykırılığı Söz konusu üçüncü fıkrada Gemiadamları Sınavları Merkezinin oluşturulmasının,
görevlerinin, merkezle ilgili her türlü faaliyetin, sınavda görev alacak
kişiler ile alınacak ücretlerin ve diğer mali konulara ilişkin usul ve
esasların Maliye Bakanlığının görüşü alınarak Denizcilik Müsteşarlığı
tarafından hazırlanacak yönetmelikle belirleneceği bildirilmiştir. Üçüncü fıkradan,
yönetmelikle yapılacak düzenlemenin asli bir düzenleme olacağı
anlaşılmaktadır; çünkü yönetmeliğe bırakılan hususlarla ilgili esaslar,
üçüncü fıkrada veya 5310 sayılı Kanunun diğer hükümlerinde belirlenmemiştir. Anayasanın 8 inci maddesi
yürütmenin Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılıp, yerine
getirileceği bir yetki ve görev olduğunu ifade etmekte; 123 üncü maddesi ise,
idarenin kuruluş ve görevlerinin kanunla düzenleneceğini açıklamaktadır. Bu
hükümler, yürütmenin ve idarenin Anayasada gösterilen ayrık haller dışında
asli bir düzenleme yetkisi olmadığını ortaya koymaktadır. Asli düzenleme
yetkisi yasamanındır ve Anayasanın 7 nci maddesine
göre devredilemez. Halbuki söz konusu üçüncü fıkrada
yürütmeye asli düzenleme yetkisi verilmektedir. Böylesi bir yetkilendirmenin
Anayasanın 7 ve 8 inci maddelerine aykırı bir yetki devri oluşturduğu; bu
yetkinin Anayasadan kökenlenmediği için Anayasanın 6 ncı
maddesine de aykırı düşeceği açıktır. Anayasanın herhangi bir
hükmüne aykırı bir düzenleme Anayasanın 2 nci ve 11
inci maddelerinde ifade edilen hukuk devleti, Anayasanın üstünlüğü ve
bağlayıcılığı ilkeleriyle de bağdaşmaz. Anayasanın 2, 6, 7, 8 ve 11
inci maddelerine aykırı olan söz konusu üçüncü fıkranın iptal edilmesi
gerekmektedir. 4)
02.03.2005 Tarih ve 5310 Sayılı Kanununun 2 nci
Maddesinin 491 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye Eklediği Ek Madde 10’un
Dördüncü Fıkrasının (b) Bendinin Anayasaya Aykırılığı Söz konusu (b) bendinde,
özel öğretim kurumları tarafından her seviyedeki yeterlik belgesine yönelik
verilen eğitimlerin, Denizcilik Müsteşarlığının uygun görüşü alınarak Milli
Eğitim Bakanlığınca onaylanan öğretim programına göre gerçekleştirileceği
bildirilmiştir. Bu ifadede yer alan “her
seviyedeki yeterlik belgesine yönelik verilen eğitimler” ibaresinin,
yükseköğretimi de içerdiği açıktır. Bu ifade, özel öğretim
kurumları-kurslar tarafından, Denizcilik Müsteşarlığının uygun gördüğü ve
Milli Eğitim Bakanlığınca onaylanan öğretim programları çerçevesinde,
yükseköğretim düzeyinde gemi adamı eğitimi yapılmasına imkan
tanımaktadır. Bunun, Anayasanın 131 inci maddesi ile çelişeceği açıktır. Çünkü yükseköğretimi
programlamak, Yüksek Öğretim Kurumuna Anayasanın 131 inci maddesinin verdiği
bir yetki ve görevdir. Diğer yandan özel öğretim
kurumlarına her seviyedeki yeterlik belgesine yönelik eğitim verme yetkisinin
tanınması, yükseköğretim kurumlarından eğitim alanlarla özel kurslardan
eğitim alanları yeterlik belgesi almak bakımından aynı konuma getirecek bir
düzenlemedir. Halbuki yükseköğretim kurumlarında
eğitim alanlarla özel öğretim düzeyinde eğitim alanların müktesebatlarının
aynı olamıyacağı ortadır. Bu durumun Ek Madde 9’un
birinci fıkrasının (b) bendi ile ilgili Anayasaya aykırılık gerekçesinde
açıklanan nedenlerle Anayasanın 10 uncu maddesine aykırı düşeceğinde kuşku
yoktur. Kaldı ki,
yükseköğretim düzeyinde eğitim verme olanağının Ek Madde 9’un birinci
fıkrasının (b) bendinde gösterilen nitelikteki özel öğretim kurumlarına hem
de Ek Madde 10’un dördüncü fıkrasının (b) bendindeki eğitim ilkeleri
çerçevesinde verilmesi, daha önce Ek Madde 9’un birinci fıkrasının (b)
bendinin Anayasaya aykırılık gerekçesinde belirtilen nedenlerle Anayasanın
130 ve 132 nci maddesi ile de çelişmektedir. Anayasanın herhangi bir
hükmüne aykırı bir düzenleme Anayasanın 2 ve 11 inci maddelerinde belirtilen
hukuk devleti, Anayasanın üstünlüğü ve bağlayıcılığı ilkeleriyle de
bağdaşmaz. Yukarıda açıklanan
nedenlerle Anayasanın 2, 10, 11, 130, 131 ve 132 nci
maddelerine aykırı olan söz konusu (b) bendinin iptal edilmesi gerekmektedir. 5)
02.03.2005 Tarih ve 5310 Sayılı Kanununun 2 nci
Maddesinin 491 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye Eklediği Ek Madde 11’in
Birinci Fıkrasının Anayasaya Aykırılığı Anayasanın 131 inci maddesi
yükseköğretim kurumlarının öğretim ve eğitimini planlamak, düzenlemek,
yönetmek, denetlemek görev ve yetkilerini Yükseköğretim kuruluna vermiştir.
5310 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin 491 sayılı
kanuna eklediği Ek Madde 9 ve Ek Madde 10’da yer alan hükümler, her düzeyde
yeterlik belgesine yönelik eğitimin gerçek eğitim ve tüzel kişiler tarafından
açılacak özel eğitim kurumlarınca verilebilmesine imkan
tanımaktadır. “Her düzeyde yeterlik
belgesine yönelik eğitim” kavramının yükseköğretim düzeyini de içereceği
açıktır. Anayasanın 130 uncu ve 132 nci maddelerindeki koşullara uygun olmayan kurumların
yükseköğretim düzeyinde yeterlik belgesine yönelik eğitim vermelerine imkan tanımanın Anayasanın 130 ve 132 nci
maddelerine aykırı düşeceği yukarıda iptali istenen diğer hükümlerin
Anayasaya aykırılık gerekçelerinde ifade edilmiştir. Aynı aykırılık
gerekçelerinde yükseköğrenim düzeyinde yeterlik belgesine yönelik eğitimi
üniversitelerin ve yükseköğretim kurumlarının yanısıra
özel öğretim kurumlarının da vermesinin Anayasanın 10 uncu maddesinde ifade
edilen eşitlik ilkesiyle çelişeceği de belirtilmiştir. Bu tür yükseköğretim
düzeyinde yeterlik belgesine yönelik eğitim veren kurumların denetiminin
Anayasanın 131 inci maddesine uygun ayrık bir düzenleme yapılmaksızın
Denizcilik Eğitimi Denetleme Kuruluna verilmesi de, Anayasanın 131 inci
maddesine açıkça aykırıdır. Anayasanın herhangi bir
hükmüne aykırı bir düzenleme Anayasanın 2 ve 11 inci maddelerinde ifade
edilmiş olan hukuk devleti, Anayasanın üstünlüğü ve bağlayıcılığı ilkeleriyle
de bağdaşmaz. Yukarıda açıklanan
nedenlerle Anayasanın 2, 10, 11, 130, 131 ve 132 nci
maddelerine aykırı olan söz konusu birinci fıkranın iptali gerekmektedir. 6)
02.03.2005 Tarih ve 5310 Sayılı Kanununun 2 nci
Maddesinin 491 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye Eklediği Ek Madde 11’in
Beşinci Fıkrasının Anayasaya Aykırılığı Ek Madde
11’in Beşinci Fıkrasında, Denizcilik Eğitimi Denetleme Kurulunun üyelerinin
görev süreleri, görevlerinin sona ermesi, denetleme görevi yerine
getireceklerin seçimi, görev ve yetkileri, denetlemenin esas ve usulleri,
denetleme ücretleri ve diğer giderlerinin, mali hususlarda Maliye
Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle Denizcilik Müsteşarlığınca hazırlanacak
yönetmelikle belirleneceği ifade edilmiş; ancak yönetmelikle belirlenecek
hususlara ilişkin herhangi bir ilke ve esas gösterilmemiş yani asli düzenleme
yapılmamıştır. Anayasanın 8 inci maddesi
yürütmenin Anayasa ve kanunlara uygun olarak yerine getirilecek bir görev ve
yetki olduğunu göstermektedir. Anayasanın 123 üncü maddesinde de ibarenin
görev ve yetkilerinin kanunla gösterileceği belirtilmiştir. Bu hükümler
Anayasada gösterilen ayrık haller dışında yürütmenin - idarenin asli
düzenleme yetkisinin olmadığını ortaya koymaktadır. Asli düzenleme yetkisi
Anayasanın 7 nci maddesine göre yasamanındır ve
devredilemez. Devredildiği taktirde Anayasadan
kökenlenmeyen bir yetki görünümüne girer ve Anayasanın 6 ncı
maddesine aykırı bir nitelik taşır. İptali istenen düzenlemede
yönetmelikle düzenlenecek alanla ilgili temel unsur, ilke ve esasları
gösterilmeden yürütmeye düzenleme yetkisi verildiği için, bu yetki asli
düzenleme yetkisi niteliği taşımaktadır ve Anayasanın 7 ve 8 inci
maddelerinin yanısıra 6 ncı
maddesine de aykırı bir yetki devri yapılmış olmaktadır. Anayasanın herhangi bir
hükmüne aykırı bir düzenlemenin Anayasanın 2 ve 11 inci maddelerinde
belirtilmiş olan hukuk devleti, Anayasanın üstünlüğü ve bağlayıcılığı
ilkeleriyle bağdaşması da mümkün değildir. Yukarıda açıklanan
nedenlerle Anayasanın 2, 6, 7, 8, ve 11 inci
maddelerine aykırı olan söz konusu beşinci fıkranın iptal edilmesi gerekmektedir. 7)
02.03.2005 Tarih ve 5310 Sayılı Kanununun 2 nci
Maddesinin 491 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye Eklediği Ek Madde 11’in
Altıncı Fıkrasındaki “özel öğretim kurumlarının Milli Eğitim Bakanlığı ve
Denizcilik Müsteşarlığınca ilgili oldukları mevzuat hükümlerine göre
denetimine” İbaresinin Anayasaya Aykırılığı Ek Madde 11’in altıncı
fıkrasında üniversitelere bağlı fakülte ve yüksekokulların denetiminde tabi
oldukları mevzuatın geçerli olacağı ve yine her düzeyde yeterliğe yönelik
gemi adamı eğitimi veren özel öğretim kurumlarının da Milli Eğitim Bakanlığı
ve Denizcilik Müsteşarlığınca ilgili mevzuat hükümlerine göre denetleneceği
ifade edilmiştir. Söz konusu Ek Madde 9 ve 10
hükümlerine göre özel öğretim kurumlarına her düzeyde yeterliğe yönelik gemi adamı
eğitimi vermek imkanı tanındığı için, bu kurumlar yükseköğretim düzeyinde
ehliyete yönelik eğitim de verebileceklerdir. Yükseköğretim düzeyinde
eğitim verilmesine imkan tanınan özel eğitim
kurumlarının Anayasanın 130 ve 132 nci maddelerindeki
esaslar dışında kurulabilmesine imkan tanınması kadar, bu düzeyde eğitim
yerlerinin denetiminin yukarıda belirtilen Anayasanın 131 inci maddesine
rağmen Milli Eğitim Bakanlığı ve Denizcilik Müsteşarlığı tarafından
yapılmasına izin verilmesi de Anayasaya ve Anayasanın 131 inci maddesine
aykırıdır. Hatta bu durumun, Anayasanın 130 uncu maddesinde belirtilen
üniversite özerkliğine müdahale niteliği taşıyacağı ve bu nedenle Anayasanın
130 uncu maddesiyle çelişeceği de belirtilmelidir. Anayasanın herhangi bir
hükmüne aykırı bir düzenleme Anayasanın 2 ve 11 inci maddelerinde ifade
edilen hukuk devleti, Anayasanın üstünlüğü ve bağlayıcılığı ilkeleriyle de
bağdaşmaz. Yukarıda belirtilen
gerekçelerle Anayasanın 2, 11, 130 ve 131 inci maddelerine aykırı olan Ek
Madde 11’in altıncı fıkrasındaki söz konusu ibarenin iptal edilmesi
gerekmektedir. IV.
YÜRÜRLÜĞÜ DURDURMA İSTEMİNİN GEREKÇESİ İptali istenen Ek Madde 9’un
birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanması halinde Anayasanın 130 ve 132 nci maddelerine aykırı biçimde, özel öğretim kurumları da
yükseköğretim düzeyinde yeterliğe yönelik eğitim verebileceklerdir.
Yükseköğretim özel yapısal nitelikte öğretim kurumları tarafından verilmesi
gereken bir eğitimdir. Bu nitelikte olmayan eğitim kurumların yükseköğretim düzeyinde
yeterliğe yönelik eğitim vermeleri Anayasaya aykırı bir durumdur. Bu tür bir
uygulamaya imkan tanınması aynı zamanda daha önce
verilmiş mahkeme kararlarını da değiştirme sonucu vermektedir. Anayasanın 2,
10, 11, 130, 132 ve 138 inci maddelerine aykırı bu düzenlemenin uygulanması
halinde giderilmesi olanaksız hukuki durum ve zararlar ortaya çıkacaktır. Ek Madde 10’un birinci
fıkrasının birinci cümlesi Anayasanın 2, 6, 7, 8, 11, 130 ve 131 inci
maddelerine aykırı olarak yetki devri yapmaktadır. Bu yetkinin
kullanılmasına, maddenin uygulanmasına engel olunmayarak imkan
tanınması halinde, giderilmesi olanaksız hukuki durum ve zararlar doğacaktır.
Aynı durum Anayasanın 2, 6, 7, 8 ve 11 inci maddelerine aykırı yetki devri
yapmış olan Ek 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ve Ek 11 inci maddenin beşinci
fıkrası için de söz konusudur. Ek 10 uncu maddenin dördüncü
fıkrasının (b) bendi, yükseköğretim düzeyindeki yeterliğe yönelik eğitim
veren özel öğretim kurumlarının eğitim programlarını da Milli Eğitim
Bakanlığının onayına tabi tutarak Anayasanın 2, 10, 11, 130, 131, 132 ve 138
inci maddelerine aykırı bir durum yaratmıştır. Maddenin yürürlüğü halinde,
giderilmesi olanaksız zarar ve durumlar doğacak; yükseköğretim düzeyinde gemi
adamlığı eğitimi Anayasa çizgisi dışında yürütülecektir. Ek Madde 11’in birinci
fıkrası Anayasanın 2, 10, 11, 130, 131 ve 132 nci
maddelerine aykırı biçimde, yükseköğretim düzeyinde yeterliğe yönelik eğitim
veren özel öğretim kurumlarını Denizcilik Eğitimi Denetleme Kurulunun
denetimine tabi tutmuştur. Aynı durum Ek Madde
11’in altıncı fıkrasındaki “ile özel öğretim kurumlarının, Milli Eğitim
bakanlığı ve Denizcilik Müsteşarlığınca ilgili oldukları mevzuat hükümlerine
göre denetimi” ibaresi için de söz konusudur. Bu ibare ile de Anayasanın 2,
11, 130 ve 131 inci maddelerine aykırı biçimde yükseköğretim düzeyinde
yeterliğe yönelik eğitim veren özel öğretim kurumları, verdikleri eğitimin
niteliğine bakılmaksızın Milli Eğitim Bakanlığı ve Denizcilik Müsteşarlığının
denetimine tabi kılınmıştır. Bu hükümlerin yürürlüğü halinde Anayasaya aykırı
durumlar, sonradan giderilemeyecek durum ve zararlar doğacaktır. V.
SONUÇ VE İSTEM Yukarıda açıklanan
gerekçelerle 02.03.2005 tarih ve 5310 sayılı Kanunun 2 nci
maddesinin 491 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye Eklediği; 1) Ek Madde 9’un birinci fıkrasının Anayasanın
2, 10, 11, 130, 132 ve 138 inci maddesine aykırı olan (b) bendinin, 2) Ek Madde 10’un birinci fıkrasının
Anayasanın 2, 6, 7, 8, 11, 130 ve 131 inci maddelerine aykırı olan birinci
cümlesinin, 3) Ek Madde 10’un üçüncü
fıkrasının Anayasanın 2, 6, 7, 8 ve 11 inci maddelerine aykırı olan üçüncü
fıkrasının, 4) Ek Madde 10’un dördüncü
fıkrasının Anayasanın 2, 10, 11, 130, 131 ve 132 nci
maddelerine aykırı olan (b) bendinin, 5) Ek Madde 11’in Anayasanın
2, 10, 11, 130, 131 ve 132 nci maddelerine aykırı
olan birinci fıkrasının, 6) Ek 11 inci maddesinin Anayasanın 2, 6, 7, 8
ve 11 inci maddelerine aykırı olan beşinci fıkrasının, 7) Ek 11 inci maddesinin altıncı
fıkrasındaki Anayasanın 2, 11, 130 ve 131 inci maddelerine aykırı olan “ile özel
öğretim kurumlarının, Milli Eğitim Bakanlığı ve Denizcilik Müsteşarlığınca
ilgili olduğu mevzuat hükümlerine göre denetimi” ibaresinin iptallerine ve
iptal kararı verilinceye kadar yürürlüklerinin durdurulmasına ilişkin
istemimizi saygı ile arz ederiz.” II - YASA METİNLERİ A - İptali İstenilen Yasa Kuralları 2.3.2005 günlü, 5310 sayılı Yasa’nın iptali istenilen kural ve bölümlerini
içeren maddeleri şöyledir: 91Açıklamalı
Kanun-İçtihat Programından 91. 1 - Ek
Madde 9 Gemiadamlarının eğitimi; a)
Üniversitelere bağlı fakülte ve yüksekokullar ile Millî Eğitim Bakanlığına
bağlı ortaöğretim okulları ve yaygın eğitim kurumları ile Deniz Kuvvetleri
Komutanlığına bağlı öğretim kurumları, b) Kuruluş amaçları gemiadamlarına
eğitim vermek olan ve Denizcilik Müsteşarlığının uygun görüşü üzerine Millî
Eğitim Bakanlığının izni ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından açılan özel
öğretim kurumları, Tarafından
verilir.92Açıklamalı
Kanun-İçtihat Programından 92alınmıştır. lamalı
Kanun-İçtihat Programından 93(. 2 - Ek
Madde 10 Gemiadamlarının
eğitimi, sınavları ve belgelendirilmelerine ilişkin usûl
ve esaslar, Millî Eğitim Bakanlığının görüşü alınarak Denizcilik Müsteşarlığı
tarafından hazırlanacak yönetmelikle belirlenir. Gemiadamları
sınavları, Gemiadamları Sınavları Merkezi
tarafından yapılır. Sınava gireceklerden alınacak ücret, Denizcilik Müsteşarlığı ve
Maliye Bakanlığınca belirlenir. Her yıl belirlenecek bu ücret bütçeye gelir
yazılmak üzere Denizcilik Müsteşarlığının saymanlık hizmetini yapan saymanlık
hesabına yatırılır. Gemiadamları Sınavları Merkezi tarafından yapılacak harcamalar bu amaçla
bütçeye konulan ödenekten karşılanır. Gemiadamları
Sınavları Merkezinin oluşturulması, görevleri ve merkezle ilgili her türlü
faaliyet, sınavda görev alacak kişiler ile alınacak ücretler ve diğer malî
konulara ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığının
görüşü alınarak Denizcilik Müsteşarlığı tarafından hazırlanacak yönetmelikle
belirlenir. Eğitim ve
öğretim programları ile staj süreleri, Denizcilik Müsteşarlığının belirlediği
asgarî programlar ve staj sürelerini karşılamak ve belgelendirmek kaydıyla; a)
Üniversitelere bağlı fakülte ve yüksek okullar ile Millî Eğitim Bakanlığına
bağlı orta öğretim okulları ve yaygın eğitim kurumları ile Deniz Kuvvetleri
Komutanlığına bağlı öğretim kurumlarında kendi mevzuatlarına, b) Özel öğretim kurumları tarafından her
seviyedeki yeterlik belgesine yönelik verilen eğitimler, Denizcilik
Müsteşarlığının uygun görüşü alınarak Millî Eğitim Bakanlığınca onaylanan
öğretim programına, Göre
gerçekleştirilir.94Açıklamalı
Kanun-İçtihat Programından 94 95Açıklamalı
Kanun-İçtihat Programından 95(. 3 - Ek
Madde 11 Gemiadamlarına
ilişkin eğitim, öğretim, sınav ve belgelendirme yapan kamu veya özel kurum ve
kuruluşları denetlemek; denetleme faaliyetlerinin plânlanması, yürütülmesi ve
değerlendirilmesi işlemlerini gerçekleştirmek üzere Denizcilik
Müsteşarlığında Denizcilik Eğitimi Denetleme Kurulu oluşturulmuştur. Kurul;
bir başkan ve altı üyeden oluşur. Kurul başkan ve üyeleri; Millî Eğitim
Bakanlığı, Denizcilik Müsteşarlığı ve deniz ticaret odaları ile denizcilik
eğitimi veren kamu ve özel öğretim kurumlarının hukuk veya denizcilik
alanlarında tecrübeli, en az lisans düzeyinde eğitim almış mensuplarından
Denizcilik Müsteşarı tarafından önerilen adaylar arasından Denizcilik
Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan tarafından seçilir. Kurul
tarafından denetlenecek özel kuruluşlar ile kamu kurum ve kuruluşlarınca,
denetim için denetimin niteliğine göre belirlenecek ücret bütçeye gelir
yazılmak üzere Denizcilik Müsteşarlığının saymanlık hizmetini yapan saymanlık
hesabına yatırılır. Kurul tarafından yapılacak harcamalar ile kurul üyeleri
ve denetçilerin ücretleri bu amaçla bütçeye konulan ödenekten karşılanır. Başkan ve
kurul üyelerine, ayda dörtten fazla olmamak üzere her toplantı günü için (3000) gösterge rakamının memur aylık
katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar üzerinden toplantı ücreti
ödenir. Kurul başkan ve üyelerinin seçimi, görev
süreleri ve görevlerinin sona ermesi, denetleme görevini yerine
getireceklerin seçimi, görev ve yetkileri, denetlemenin esas ve usûlleri, denetleme ücretleri ve diğer giderler, malî
hususlarda Maliye Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle Denizcilik
Müsteşarlığınca hazırlanarak yürürlüğe konulacak yönetmelikle belirlenir. Üniversitelere
bağlı fakülte ve yüksek okullar ile Millî Eğitim Bakanlığına bağlı orta
öğretim okulları ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı öğretim kurumlarının
tâbi oldukları mevzuata göre denetimi ile
özel öğretim kurumlarının, Millî Eğitim Bakanlığı ve Denizcilik
Müsteşarlığınca ilgili oldukları mevzuat hükümlerine göre denetimine ilişkin
hükümler saklıdır. B - Dayanılan Anayasa Kuralları Anayasa’nın 2.,6.,7., 8.,10., 11.,130.,131.,132. ve 138. maddelerine
dayanılmıştır. III -
İLK İNCELEME Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi
gereğince, Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ,, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet
ERTEN, Mustafa YILDIRIM, Cafer ŞAT, A.Necmi ÖZLER, Fettah OTO ve Serdar ÖZGÜLDÜR’ün katılmalarıyla 18.5.2005 günü yapılan ilk
inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasına
geçilmesine, yürürlüğü durdurma talebinin bu konudaki raporun
hazırlanmasından sonra karara bağlanmasına oybirliğiyle karar verilmiştir. IV -
ESASIN İNCELENMESİ Dava dilekçesi ve ekleri, işin esasına
ilişkin rapor, iptali istenilen yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları
ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten
sonra gereği görüşülüp düşünüldü: 1 - Ek Madde Dava dilekçesinde, Anayasanın, yükseköğretim kurumlarının hangileri
olduğunun, bu kurumların kuruluş ve yöntemlerine ilişkin esasların 130. ve
132. maddelerinde gösterildiği, iptali istenilen kuralda yüksek öğretim
düzeyi ayrık tutulmadığı için, yüksek öğretim düzeyindeki gemi adamları
eğitiminin de özel ve tüzel kişilerce
açılacak özel öğretim kurumları tarafından verilebilmesine olanak tanındığı;
yargı kararı ile özel kurs yoluyla lisans düzeyinde eğitim verilemeyeceği hüküm altına alınmış
olduğu halde yeniden düzenleme yapılmasının
verilmiş bir yargı kararını yasama erki kullanarak değiştirmek
anlamını taşıdığı; Yüksek Öğretim
Kurumu Kapsamında kurulan ve
eğitim veren bir yüksekokul veya
üniversiteden mezun olanlarla,
idareden izin almak suretiyle açılan bir özel kurstan veya
öğretim kurumundan mezun
olanların yeterlik ve
ehliyet bakımından aynı
konuma yerleştirilmiş olacakları;
ülkemizde örgün öğretim
kurumlarının her yıl
800 ün üzerinde
mezun verdiği, özel öğretim
kurumlarınca da eğitim verilmesine yönelik
bu düzenlemenin ülke
ihtiyaçlarına aykırı
olduğu, istihdam ve
eşgüdüm sorunlarına yol
açacağı, söz konusu düzenlemenin bir kamu
yararını karşılamak amacından
ziyade mahkeme kararlarını etkisizleştirmek amacına
yönelik olduğu; hukuk
devletinde tüm devlet
erkinin nihai amacının
kamu yararı olduğu
belirtilerek söz konusu düzenlemenin Anayasa’nın 2.,10,
11.,130.,132. ve 138. maddelerine
aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Gemiadamlarının eğitimi, Ek madde 9’un (a)
bendinde, üniversitelere bağlı fakülte ve yüksek okullar, Milli Eğitim
Bakanlığına bağlı orta öğretim okulları ve yaygın öğretim kurumları, Deniz
Kuvvetleri Komutanlığına bağlı öğretim kurumları; maddenin (b) bendinde de
“kuruluş amaçları gemiadamlarına eğitim vermek olan
ve Denizcilik Müsteşarlığının uygun görüşü üzerine Milli Eğitim Bakanlığının
izni ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından açılan özel öğretim kurumları”
aracılığı ile yapılabileceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa’nın 130. maddesinde öngörülen ilkelerle, üniversite kurulurken
yasa koyucuya kesin
buyruklar verilmesine karşın, her türlü eğitim ve öğretiminin, üniversite ve
yükseköğretim kurumları
tarafından verileceğine ilişkin
herhangi bir Anayasa hükmü
bulunmamaktadır. Anayasa’nın 138.maddesinin son fıkrasında “Yasama ve yürütme organları
ile idare, mahkeme kararlarını hiçbir surette değiştiremez ve bunların yerine
getirilmesini geciktiremez”; madde gerekçesinde de “mahkeme kararlarına
uyulmak zorunludur” denilmektedir. Yasa koyucu, Anayasa’ya ve hukukun genel ilkelerine aykırı olmamak kaydıyla her türlü
düzenlemeyi yapmak yetkisine sahip olup, düzenlemenin kamu yararına, başka bir anlatımla ülke
koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi ve takdiri de yasa koyucuyu
aittir. Hukuk devletinde yasaların kamu yararı gözetilerek çıkarılması
zorunludur. Yasa koyucunun bir ihtiyaç olarak gördüğü gemiadamlarının
yetiştirilmesi ve eğitimi için Milli Eğitim Bakanlığı’nın izniyle gerçek ve
tüzel kişiler tarafından özel öğretim kurumları açılması için yapılan bu
düzenlemenin kamu yararı amacıyla çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan Anayasa’nın 138.maddesinde öngörülen mahkeme kararlarının
bağlayıcılığı ilkesi, yasa koyucunun Anayasa’ya ve hukukun genel ilkelerine
uygun olması koşuluyla genel düzenleme yetkisini ortadan kaldırmaz. Ek madde 9’un (b) fıkrasında yer alan “özel öğretim kurumları”
Anayasa’nın 130. ve 131. maddelerinde yer alan ve 1547 sayılı Yasa ile
düzenlenen yükseköğretimden farklı eğitim veren kurumlardır. Gemiadamları yetiştiren, üniversitelere bağlı fakülte ve
yüksek okullar, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı orta öğretim kurumları ile
Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı öğretim kurumları kendi mevzuatına
göre eğitim vermeye devam edeceklerinden iptali istenilen düzenleme
Anayasa’nın 130. ve 132. maddesinde yer alan “yüksek öğretim faaliyeti”
ile ilgili değildir. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 2., ve
138. maddelerine aykırı değildir.
İptal isteminin reddi gerekir. Kural’ın Anayasa’nın 10.,11.,130 ve 132.maddeleriyle ilgisi görülmemiştir. Fulya
KANTARCIOĞLU, Mehmet
ERTEN, A. Necmi ÖZLER ile Şevket APALAK bu
görüşlere katılmamışlardır. 2 - Ek Madde 10’un İncelenmesi a- Birinci Fıkranın İlk
Tümcesi Dava dilekçesinde, gemiadamlarının eğitimi,
sınavları ve belgelendirilmeleri hususlarına ilişkin esas ve
ilkeleri gösteren asli bir
düzenleme yapılmadığı, yürütmenin
Anayasada gösterilen ayrık haller dışında asli düzenleme yetkisinin olmadığı, bu yetkinin Anayasa’nın 7. maddesine göre yasama organına ait olduğu ve
devredilemeyeceği; yüksek öğretime girişin ve devamın kanunla düzenleneceği,
yükseköğretim kurumlarının öğretim ve
eğitiminin planlanması, düzenlenmesi, yönlendirilmesi gibi hususların
Yüksek Öğretim Kurulunun yetkilerinden
olduğu, iptali istenilen hükümle bu hususların idareye bırakılmasının
Anayasa’nın 2.,6.,7.,8.,11., 130. ve 131.
maddelerine aykırı olduğu
ileri sürülmüştür. Gemiadamlarının
eğitimine ilişkin Ek madde 10’un birinci fıkrasının ilk
tümcesinde, gemiadamlarının eğitimi,
sınavları ve belgelendirilmelerine
ilişkin usul ve esasların, Denizcilik Müsteşarlığının hazırlayacağı
yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmıştır. 5310 sayılı Yasanın genel gerekçesinde de belirtildiği gibi gemiadamlarının eğitiminin, esas itibarıyla
üniversitelere bağlı fakülte ve yüksek
okullar, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı orta öğretim kurumları ile Deniz
Kuvvetleri Komutanlığına bağlı öğretim kurumlarının kendi mevzuatına göre
gerçekleştirileceği, iptali istenilen maddede sözü edilen eğitimin, Ek madde
9’un (b) bendinde yer alan özel öğretim kurumları ile ilgili olduğu açıktır. Öte yandan, Gemiadamlarının eğitim, staj ve
sınav aşamalarını başarıyla geçmelerinden sonra hak ettikleri yeterlik
seviyesinde belgelendirilmeleri gerekmektedir. Yasa’nın Ek madde 10’un birinci fıkrasının 2. tümcesi
hükmüne göre sınavlar, Gemiadamları Sınavları Merkezi (GASM) tarafından yapılacak,
Gemiadamları Yönetmeliğinin 48.,49. ve 51.
maddelerine göre de sınavlarda başarılı olanlara, GASM tarafından “GASM sınav
başarı belgesi” düzenlenerek, GASM kütük defterine kayıt edilecek ve “Gemiadamı Yeterlik Belgesi” ile “Gemiadamı
Cüzdanı” verilecektir. İptali istenilen
kuralda sözü edilen “sınav” ibaresinden GASM tarafından yapılan
sınavı, “belgelendirilmeleri”
ibaresinden de sınav sonunda hak
edenlere, idare tarafından
düzenlenen belgelerin verilmesinin anlaşılması gerekmektedir. Dava konusu düzenleme ile özel öğretim kurumlarınca verilecek eğitim standartları
ile gemiadamı olabilmek için Gemiadamları
Sınavları Merkezi tarafından yapılan
sınavlar ve bu sınavlar sonunda verilecek belgelerle ilgili düzenlemeler
yönetmelik hükümlerine bırakılmıştır. Türkiye’nin de taraf olduğu Gemiadamlarının
Eğitim, Belgelendirme ve Vardiya Standartları Hakkında Uluslararası Sözleşme (STCW )’nin 1. maddesinde, tarafların Sözleşme ile onun
tamamlayıcı bir parçası olan ekinin
hükümlerini uygulamak zorunda oldukları, Sözleşmeye yapılan her
yollamanın aynı zamanda ekine yapılmış sayılacağı, tarafların denizde
can ve mal
güvenliği ile deniz
çevresinin korunması bakımından, gemiadamlarının görevlerine uygun nitelikte
olmalarını temin için
sözleşmenin tüm olarak
uygulanmasını sağlamak üzere
bütün kanun, kararname,
emir ve yönetmelikleri çıkarmak ve gereken tüm önlemleri
almak ile yükümlü oldukları hüküm altına alınmıştır. 5310 sayılı Yasa’nın
genel gerekçesinde, Sözleşmede, “ eğitimlerin kurslar yoluyla
da verilmesi öngörüldüğü için…” denilmekte ise de, Sözleşme Hükümlerinde gemiadamlarının
hangi eğitim sistemi içinde
eğitileceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Her devlet kendi
eğitim sistemi içinde kurslar, özel ya da resmi öğretim kurumları vasıtasıyla gemiadamı yetiştirebilir. Ancak verilecek eğitimin standartları en az
Sözleşmede gösterilen düzeylerde olacaktır. Anayasa’nın 7. maddesinde “Yasama
yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki
devredilemez” denilmektedir. Buna göre, yasa koyucunun temel ilkeleri
koymadan, çerçeveyi çizmeden yürütmeye yetki vermemesi, sınırsız, belirsiz
bir alanı yönetimin düzenlemesine bırakmaması gerekir. Yasa ile yetkilendirme
Anayasa’nın öngördüğü biçimde yasa ile düzenleme anlamına gelmez. Yasa koyucu
gerektiğinde sınırlarını belirlemek koşuluyla bazı konuların düzenlenmesini
idareye bırakabilir. Bu bağlamda, sık sık değişik
önlemler alınmasına veya bunların kaldırılmasına gerek görülen, teknik veya
benzeri alanlarda temel kurallar saptandıktan sonra ayrıntıların
düzenlenmesinin idareye verilmesi, yasama yetkisinin devri olarak
nitelendirilemez. Anayasa’nın 90.maddesinin beşinci fıkrasında, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası
antlaşmaların kanun hükmünde olduğu
kabul edilmiştir. 5310 sayılı Yasayla değişik 491 sayılı
KHK’ de düzenleme
olmamakla birlikte, yönetmeliğe
dayanak olarak alınan ve taraf olduğumuz STCW-95 Sözleşmesi yasa hükmünde
olduğundan ve gemiadamlarının eğitimi, sınavları ve
belgelendirilmelerine ilişkin temel
kuralları da içerdiğinden bu konuda
yasama yetkisinin devredildiğinden söz edilemez. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 2., 7. ve 8.
maddelerine aykırı değildir. İptal
isteminin reddi gerekir. Kuralın Anayasa’nın 6.,11.,130. ve 131.
maddeleriyle ilgisi görülmemiştir. Fulya
KANTARCIOĞLU, Mehmet
ERTEN, A. Necmi ÖZLER ile Şevket APALAK bu
görüşlere katılmamışlardır. b- Üçüncü Fıkra Dava dilekçesinde, idarenin Anayasada gösterilen ayrık haller dışında
asli bir düzenleme yetkisinin olmadığı, asli düzenleme yetkisinin yasama organına ait olduğu ve devredilemeyeceği ; oysa söz konusu üçüncü
fıkra ile yürütme organına asli düzenleme yetkisi verildiği, böyle bir
yetkilendirmenin Anayasa’nın 2.,6.,7.,8. ve 11.
maddelerine aykırı olduğu ileri
sürülmüştür. Yasa’nın Ek madde 10’un
üçüncü fıkrasında, Gemiadamları
Sınavları Merkezi’nin oluşturulması, görevleri ve
merkezle ilgili her türlü
faaliyet, sınavda görev
alacak kişiler ile alınacak ücretler ve diğer mali konulara ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığının görüşü
alınarak Denizcilik Müsteşarlığı
tarafından hazırlanacak yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Taraf olduğumuz STCW
Sözleşmesinde, sınav ve belgelendirmede Sözleşmeye taraf devletler serbest bırakılmış olmakla
birlikte, bu alandaki asgari standardların
neler olacağı öneriler şeklinde tarafların bilgisine sunmuştur. Ancak Sözleşmede Gemiadamları
Sınav Merkezinin oluşturulması, görevleri, görev süreleri, sınavda görev
alacak kişiler ve diğer konularda yönetmeliğe esas teşkil edecek çerçeve
hükümlere yer verilmemiştir. Öte yandan mali konulara ilişkin usul ve esasların çerçevesi
çizilmeden bu hususların düzenlenmesi ilgili kuruluşlarca çıkarılacak
yönetmeliğe bırakılmıştır. Anayasa’nın 7. maddesinde, “ Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye
Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez” denilmektedir. Buna göre , yasa koyucunun temel ilkeleri koymadan, çerçeveyi
çizmeden yürütmeye yetki vermemesi, sınırsız, belirsiz bir alanı, yönetimin
düzenlemesine bırakmaması gerekir. Yürütmenin tüzük ve yönetmelik çıkarmak gibi klasik düzenleme yetkisi,
yönetimin yasallığı ilkesi çerçevesinde sınırlı ve tamamlayıcı bir yetki durumundadır.
Bu bakımdan Anayasada öngörülen ayrık durumlar dışında yasa ile yetkili kılınsa bile
çerçevesi ve sınırları yasada belirtilmeden yürütme organına düzenleme
yetkisi verilemez. Açıklanan nedenlerle kural,
Anayasa’nın 2.,7. ve 8. maddelerine
aykırıdır. İptali gerekir. Kural, Anayasa’nın 2., 7. ve 8. maddelerine aykırılığı
nedeniyle iptal edildiğinden, Anayasanın 6. ve 11 maddeleri
yönünden inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir. c- Dördüncü Fıkranın (b) Bendi Dava dilekçesinde, “ her
seviyedeki yeterlik belgesine
yönelik verilen eğitimler ” ibaresinin, yükseköğretimi de içerdiği;
özel öğretim kurumları-kurslar tarafından, Denizcilik Müsteşarlığının uygun
gördüğü ve Milli Eğitim Bakanlığınca onaylanan öğretim programları
çerçevesinde, yüksek öğretim düzeyinde gemiadamı eğitimi yapılmasına imkan tanındığı, özel öğretim kurumlarına her seviyedeki
yeterlik belgesine yönelik eğitim verme yetkisi tanınmasının,
yükseköğretim kurumlarından eğitim
alanlarla özel kurslardan eğitim alanları yeterlik belgesi almak bakımından
aynı konuma getirdiği, bu durumun
Anayasa’nın 2.,
10., 11., 130. ve 132. maddelerine
aykırı olduğu ileri sürülmüştür Yasa’nın Ek madde 10’un dördüncü fıkrasının (b) bendinde, özel öğretim
kurumları tarafından her seviyedeki
yeterlik belgesine yönelik
verilen eğitimlerin, Denizcilik
Müsteşarlığının uygun görüşü
alınarak Milli Eğitim
Bakanlığınca onaylanan öğretim
programına göre gerçekleştirileceği hüküm
altına alınmıştır. Madde hükmü ile herhangi bir ayrım yapılmadan özel öğretim kurumlarına
her seviyede
yeterlik belgesi alınabilmesine yönelik
eğitim verme olanağı
tanınmaktadır. Her seviyedeki yeterlik belgesi ibaresi, Yönetmeliğin 5. maddesinde
gösterilen tüm yeterlik
derecelerini örneğin, uzakyol kaptanı, uzakyol
vardiya mühendisi/makinisti yada baş mühendisi/makinisti kapsamakta olup,
kurs eğitimi almış olan kişi ile lisans
eğitimi almış olan kişiye aynı belge verilecektir. 28.3.1983 gün ve 2809
sayılı Yüksek Öğretim Kurumları
Teşkilatı Kanunu’nun amacının, yükseköğretim kurumlarının teşkilatlanmasını
düzenlemek olduğu (m.1); bu kanunun
yükseköğretim kurumlarının teşkilatlanması ile ilgili kurum ve kuruluşları
kapsadığı (m.2); üniversitenin, fakülte, enstitü, yüksekokul…meslek
yüksek okulu gibi birimlerden oluştuğu ve bu maddede belirtilen fakülte,
yüksekokul ve diğerlerinin işleyişinin, 2547 sayılı Kanunun 7. maddesi
uyarıca Yüksek Öğretim Kurulunca düzenleneceği (m.3) hüküm altına alınmıştır. Anayasa’nın 130. maddesinde,
“Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve
ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile;
orta öğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma,
yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli
birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip
üniversiteler Devlet tarafından kurulur. Kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç amacına yönelik
olmamak şartı ili vakıflar tarafından, Devletin gözetim ve denetimine tabi
yükseköğretim kurumları kurulabilir.” denilmekte; Anayasa’nın 131. maddesinde de, “Yüksek öğretim kurumlarının
öğretimini planlamak, düzenlemek, yönetmek, denetlemek, yükseköğretim
kurumlarındaki eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek bu
kurumların kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda kurulmasını,
geliştirilmesini ve üniversitelere tahsis edilen kaynakların etkili bir
biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanlarının yetiştirilmesi için
planlama yapmak maksadı ile Yüksek Öğretim Kurulu kurulur” hükmü yer almaktadır. Anayasa’nın 130. ve 131. maddelerinde yer alan bu düzenlemelere uygun
olarak, lisans düzeyinde denizcilik
eğitimlerinin fakülte ve yüksekokul düzeyinde belli üniversitelerde
verilebileceğine dair
yasal düzenlemeler bulunmasına karşın özel kurslarla
aynı düzeyde yeterlilik belgesi verilebilecek denizci yetiştirilmesi
yolunun açılması örgün eğitim sistemi
içinde verilen bir mesleki yeterliliği,
fakülte ve yüksek okullar dışında özel kurs seviyesine indirgemek ve aynı düzeyde eğitim verilmiş gibi belgelendirmek
sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Her seviyedeki yeterlik belgesine yönelik
eğitim verilmesi
yolunun açılması, lisans düzeyinde eğitimin
üniversite dışında da verilebileceği ve yüksek öğretimin gerekli olmadığı gibi bir
sonucu doğuracağından yükseköğretimin özüne
aykırıdır. Yüksek öğretimi planlamak, düzenlemek yönetmek maksadı ile kurulan, Yükseköğretim
Kurulu’nu dışarıda bırakarak , yüksek öğretim düzeyinde eğitim verilmesi
yolunun açılmasına olanak sağlayan düzenleme, Anayasa’nın 130. ve 131.
maddesine aykırıdır.. Belirtilen nedenlerle, dava konusu kural, Anayasa’nın 2., 130. ve 131 maddelerine aykırıdır. İptali gerekir. Anayasa’nın 2., 130. ve 131. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilen
kuralın Anayasa’nın 10. ve 11. maddeleri yönünden ayrıca incelenmesine gerek
görülmemiştir. Konunun, Anayasa’nın 132. maddesiyle ilgisi görülmemiştir. 3 - Ek Madde 11’in İncelenmesi a- Birinci Fıkra Dava dilekçesinde, Anayasa’nın 131.
maddesiyle yükseköğretim kurumlarının öğretim ve eğitimini planlamak,
düzenlemek, yönetmek, denetlemek görev ve yetkilerinin Yükseköğretim
Kurulu’na verildiği, 5310 sayılı Kanun ile
her düzeyde yeterlik belgesine yönelik eğitimin özel eğitim
kurumlarınca verilebilmesine imkan tanındığı, her düzeyde yeterlik belgesine
yönelik eğitim kavramının yükseköğretim düzeyini de içereceği, yükseköğretim
düzeyinde yeterlik belgesine yönelik eğitim verilmesine imkan tanınmasının, Anayasa’nın 130.,132. ve 10. maddelerine aykırılık oluşturacağı, bu tür
yükseköğretim düzeyinde yeterlik belgesine yönelik eğitim veren kurumların
denetiminin Anayasa’nın 131. maddesine
uygun ayrık bir düzenleme yapılmaksızın Denizcilik Eğitimi Denetleme Kuruluna
verilmesinin Anayasaya aykırı olduğu
ileri sürülmüştür. Yasa’nın Ek madde 11’in birinci fıkrasıyla
Denizcilik Müsteşarlığı bünyesinde, gemiadamlarına
ilişkin eğitim, öğretim, sınav ve belgelendirme yapan kamu veya özel kurum ve kuruluşları denetlemek; denetleme
faaliyetlerinin planlanması, yürütülmesi ve değerlendirilmesi işlemlerini gerçekleştirmek üzere
Denizcilik Eğitimi Denetleme Kurulu
oluşturulmuştur. Söz konusu düzenlemeyle, Ek madde 9 daki farklı eğitim sistemi dikkate alınmadan Denizcilik
Müsteşarlığı bünyesinde oluşturulan Denizcilik Eğitimi Denetleme Kurulu’ na, üniversitelere
bağlı fakülte ve yüksek okullar ile Milli Eğitim Bakanlığına bağlı orta öğretim
okulları ve yaygın eğitim kurumları ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı
öğretim kurumlarında yapılan
eğitim ve öğretimi de denetlemek
görevi verilmiş; böylelikle
anılan Kurul hem eğitim ve öğretim hem de sınav ve belgelendirme konularında
yetkili kılınmıştır. Anayasa’nın 130.maddesine göre,
üniversiteler, kamu tüzel kişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip olup, kamu
yararı için bilgi üreten, bilgiyi ileten ve yayan özerk öğretim ve araştırma
kurumlarıdır. Anayasa’nın 131. maddesinin birinci fıkrasında, “Yükseköğretim
kurumlarının öğretimini planlamak,düzenlemek,yönetmek,denetlemek,yükseköğretim
kurumlarındaki eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini
yönlendirmek bu kurumların kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda
kurulmasını, geliştirilmesini ve üniversitelere tahsis edilen kaynakların
etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanlarının
yetiştirilmesi için planlama yapmak maksadı ile Yükseköğretim Kurulu
kurulur.” ; Anayasa’nın 132.maddesinde, “ Türk
Silahlı Kuvvetleri ve emniyet teşkilatına bağlı yükseköğretim kurumları özel
kanunlarının hükümlerine tabidir” denilmektedir. Buna göre Yüksek Öğretim Kurulunun görev
ve yetkisi içinde olan bir denetim ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin özel
kanunları gereğince öngörülen denetimin dışında Denizcilik Eğitimi Denetleme
Kurulu’na ayrıca bir denetim yetkisi verilmesi Anayasa’nın 131. ve 132.
maddelerine aykırılık oluşturur. Bu nedenle kuralda yer alan “kamu veya”
sözcüğünün iptali gerekir. Ek madde 9’un (b) bendinde düzenlenen
özel öğretim kurumları tarafından verilen eğitim ve öğretimi denetlemek ile sınav ve belgelendirmeye ilişkin denetleme
görevinin, Denizcilik Eğitimi
Denetleme Kurulu’na verilmesi, sistem
içinde olağan olup Anayasa’ya aykırı değildir. Kuralın “kamu veya” sözcüğü dışında
kalan kısmına ilişkin bu görüşe Tülay TUĞCU, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN
ve A.Necmi ÖZLER katılmamıştır. Anayasa’nın 131. ve 132. maddelerine aykırı bulunarak
iptal edilen kuralın Anayasa’nın 2., 11. ve 130.
maddeleri yönünden ayrıca incelenmesine gerek görülmemiştir. Konunun, Anayasa’nın 10. maddesiyle ilgisi görülmemiştir. b- Beşinci Fıkra Dava dilekçesinde, yönetmelikle düzenlenecek alanla ilgili temel
unsur, ilke ve esasları gösterilmeden yürütmeye düzenleme
yetkisi verilmesinin Anayasa’nın 2.,6.,7.,8. ve 11.
maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür. İptali istenilen Ek madde 11’in beşinci fıkrasında, Kurul başkan ve
üyelerinin seçimi, görev süreleri ve görevlerinin sona ermesi, denetleme
görevini yerine getireceklerin seçimi, görev ve yetkileri, denetlemenin esas
ve usulleri, denetleme ücretleri ve diğer giderlerle, mali hususların Maliye
Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle Denizcilik Müsteşarlığınca hazırlanarak
yürürlüğe konulacak yönetmelikle belirleneceği öngörülmüştür. Maddenin ikinci fıkrasında , Kurulun bir başkan ve altı üyeden oluşacağı, kurul
üyelerinin Milli eğitim Bakanlığı, Denizcilik Müsteşarlığı ve deniz ticaret
odaları ile denizcilik eğitimi veren kamu ve özel öğretim kurumlarının hukuk
veya denizcilik alanlarında tecrübeli, en az lisans düzeyinde eğitim almış
mensuplarından Denizcilik Müsteşarı tarafından önerilen adaylar
arasından Denizcilik Müsteşarlığının
bağlı olduğu bakan tarafından seçileceği; üçüncü fıkrasında, denetim için denetimin
niteliğine göre belirlenecek ücretin bütçeye gelir yazılmak üzere saymanlık hesabına yatırılacağı, kurul
tarafından yapılacak harcamalar ile kurul üyeleri ve denetçilerin
ücretlerinin bu amaçla bütçeye konulan ödenekten karşılanacağı; dördüncü fıkrasında
ise, başkan ve kurul üyelerine , ayda dörtten fazla olmamak üzere her
toplantı günü için toplantı ücreti ödeneceği
belirlenmiştir. İkinci fıkrada başkan ve üyelerin seçilmesine ilişkin düzenleme
olmasına karşın başkanın nasıl seçileceği veya atanacağı, hangi kurumdan kaç
üye seçileceği, başkan ve üyelerinin görev süreleri ve görevlerinin sona
ermesi konusunda düzenleme olmadığı gibi ek 11. maddede sözü edilen denetleme
görevini yerine getireceklerin yani denetçilerin seçimi,
görev ve yetkileri, denetlemenin esas ve usulleri, denetleme ücretleri ve
diğer giderlere ilişkin bir düzenleme yapılmamış, tüm bu hususlar iptali istenilen beşinci fıkra hükmü
ile yönetmeliğe bırakılmıştır. Öte yandan,İptali isteminin konusu olmayan
üçüncü fıkrada sözü edilen ve
kimlerden nasıl alınacağı açıkça belirtilmemiş olan ücretin bütçeye gelir
kaydedileceği , kurul tarafından
yapılan harcamalar ile kurul üyeleri ile denetçilerin ücretlerinin bu iş için ayrılan ödenekten
karşılanacağı belirtilmiştir. Buna göre,
Denizcilik Müsteşarlığı bütçesinden ödenecek denetleme ücretinin hangi ölçüt esas
alınarak ne miktarda ödeneceği yasa ile belirlenmeden, bütçeye gelir
kaydedilen bir tutar üzerinden
ödenmesi; yine kurul tarafından yapılacak harcamalar
yada diğer giderlerin ödenmesine ilişkin usul ve yöntemler, ödenecek
ücretin esasları yasa ile belirlenmesi gerekirken kuralla yönetmeliğe
bırakılmıştır. Bu durumda hiçbir sınırlamaya bağlı olmaksızın idareye geniş yetkiler
verilerek, yasama yetkisinin devrine yol açan düzenleme Anayasa’nın 2., 7. ve 8. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir. Anayasa’nın 2.,7.
ve 8. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilen kuralın Anayasa’nın 6. ve 11.
maddeleri yönünden ayrıca incelenmesine gerek görülmemiştir. c- Altıncı Fıkranın, “…ile özel öğretim kurumlarının,
Milli Eğitim Bakanlığı ve Denizcilik Müsteşarlığınca ilgili oldukları mevzuat hükümlerine
göre denetimine…” bölümü Dava dilekçesinde, Ek maddeler 9 ve 10’un hükümleriyle yükseköğretim düzeyinde eğitim verilmesine imkan tanınan özel öğretim
kurumlarının Anayasa’nın 130. ve 132. maddelerindeki esaslar dışında
kurulabilmesine olanak tanınması
kadar, bu düzeyde eğitim yerlerinin denetiminin, Anayasa’nın 131. maddesine
rağmen Milli Eğitim Bakanlığı ve Denizcilik Müsteşarlığı tarafından
yapılmasına izin verilmesinin Anayasa’nın 131. maddesine aykırı olduğu;
üniversite özerkliğine müdahale niteliğini taşıyacağı için 130. maddesiyle
çelişeceği; Anayasa’nın herhangi bir maddesine aykırı olan düzenlemenin
Anayasa’nın 2. ve 11. maddelerine de aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Yasa’nın Ek madde 9’un (b)
bendiyle, gemiadamlarının
eğitiminin “özel öğretim kurumları” tarafından da verilebileceği, Ek madde 11’in birinci fıkrası kuralıyla da
bu kurum ve kuruluşların denetlenmesi, denetleme faaliyetinin planlanması,
yürütülmesi ve değerlendirilmesi görevi, Denizcilik Eğitimi Denetleme Kurulu’na
verilmiş, aynı maddenin altıncı
fıkrasının ikinci tümcesi ile de, özel
öğretim kurumlarının, Milli Eğitim Bakanlığı ve Denizcilik Müsteşarlığınca
ilgili oldukları mevzuat hükümlerine göre denetimine ilişkin hükümler saklı tutulmuştur. Bu durumda gemiadamı
yetiştiren özel öğretim kurumları, Milli Eğitim Bakanlığı ve Denizcilik
Müsteşarlığınca denetlenebilecektir. Gemiadamlarının yetiştirilmesine ilişkin Ek madde 9 ile öngörülen
eğitim türleri arasında, eğitime
başlama, eğitim süresi, eğitimin nitelikleri ve eğitim sonunda elde edinilen
kazanımlar (diploma ve belgeler) açısından farklar bulunduğu gibi bu iki tür
eğitim veren kurumların eğitim sistemi içindeki konumları da farklıdır. Açıklanan nedenlerle söz konusu
denetimler işin niteliğinden kaynaklanmakta olup, Anayasa’nın 2.,
11.,130. ve 131. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir. V -
KARARIN YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU Anayasa’nın 153.maddesi ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin
Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 53. maddesi uyarınca, yasa,
kanun hükmünde kararname veya TBMM İçtüzüğü ya da bunların belirli madde veya
hükümleri iptal kararının Resmi Gazete’de yayımlandığı gün yürürlükten
kalkar. Ancak, Anayasa Mahkemesi iptal
kararı ile meydana
gelecek hukuksal boşluğu kamu düzenini tehdit veya kamu yararını ihlal edici
nitelikte görürse, boşluğun doldurulması için iptal kararının yürürlüğe
gireceği günü ayrıca kararlaştırabilir.
İptal edilen fıkralar ile bent ve ibare
nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını olumsuz yönde etkileyecek nitelikte
görüldüğünden yeni düzenleme yapması için yasama organına süre tanımak
amacıyla iptal kararının Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak üç ay
sonra yürürlüğe girmesi uygun bulunmuştur. VI -
YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ 2.3.2005 günlü, 5310 sayılı Denizcilik
Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede
değişiklik yapılmasına Dair Kanun’un 2. maddesiyle 10.8.1993 günlü, 491
sayılı Denizcilik Müsteşarlığının kuruluş ve görevleri Hakkında Kanun
Hükmünde Kararname’ye eklenen: A-1- Ek madde 10’un, üçüncü fıkrasına ve dördüncü
fıkrasının (b) bendine, 2-Ek madde 11’in, birinci fıkrasında yer alan
“… kamu
veya…” ibaresine ve beşinci fıkrasına, İlişkin iptal hükümlerinin süre verilerek
yürürlüğe girmesinin ertelenmesi nedeniyle bu fıkralar ile bent ve sözcüklere
yönelik yürürlüğün
durdurulması isteminin REDDİNE, B-1- Ek madde 9’un (b) bendine, 2- Ek madde 10’un birinci fıkrasının ilk
tümcesine, 3- Ek madde 11’in; a- Birinci fıkrasının “… kamu
veya…” sözcükleri dışında kalan bölümüne, b- Altıncı fıkrasının “…ile özel öğretim kurumlarının,
Milli Eğitim Bakanlığı ve Denizcilik Müsteşarlığınca ilgili oldukları mevzuat
hükümlerine göre denetimine…” bölümüne, yönelik iptal istemleri, 21.3.2007 günlü, E.2005/44,
K.2007/31 sayılı kararla reddedildiğinden, bu bend,
tümce ve bölümlere ilişkin yürürlüğün durdurulması isteminin REDDİNE, 21.3.2007 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. VII -
SONUÇ 2.3.2005 günlü, 5310 sayılı Denizcilik
Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 2. maddesiyle 10.8.1993 günlü, 491
sayılı Denizcilik Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun
Hükmünde Kararname’ye eklenen: A- Ek madde 9’un (b) bendinin Anayasa’ya
aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,
Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, A. Necmi ÖZLER
ile Şevket APALAK’ın karşıoyları
ve OYÇOKLUĞUYLA, B- Ek madde 10’un; 1- Birinci fıkrasının ilk tümcesinin
Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, A. Necmi ÖZLER ile Şevket APALAK’ın
karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 2- Üçüncü fıkrasının Anayasa’ya aykırı
olduğuna ve İPTALİNE, OYBİRLİĞİYLE,
3- Dördüncü fıkrasının (b) bendinin
Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
OYBİRLİĞİYLE, C- Ek madde 11’in; 1- Birinci fıkrasının, a- “... kamu veya ...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, OYBİRLİĞİYLE, b- Kalan bölümünün
Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Tülay TUĞCU, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN ile A. Necmi ÖZLER’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
2- Beşinci fıkrasının Anayasa’ya aykırı
olduğuna ve İPTALİNE, OYBİRLİĞİYLE,
3- Altıncı fıkrasının “... ile özel öğretim kurumlarının, Millî Eğitim Bakanlığı ve
Denizcilik Müsteşarlığınca ilgili oldukları mevzuat hükümlerine göre
denetimine ...” bölümünün Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE, D- İptal edilen fıkralar ile bent ve ibare
nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici nitelikte
görüldüğünden, Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 2949 sayılı
Yasa’nın 53. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları gereğince İPTAL HÜKÜMLERİNİN, KARARIN RESMİ GAZETEDE
YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ÜÇ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE, OYBİRLİĞİYLE,
21.3.2007 gününde karar verildi.
KARŞIOY
YAZISI 491 sayılı KHK’ye 5310
sayılı Yasa’yla eklenen EK 11. maddenin iptali istenilen ilk fıkrası ile, “Gemi adamlarına ilişkin eğitim, öğretim, sınav ve belgelendirme
yapan kamu veya özel kurum ve kuruluşları denetlemek; denetleme
faaliyetlerinin planlanması, yürütülmesi ve değerlendirilmesi işlemlerini
gerçekleştirmek üzere Denizcilik Müsteşarlığında Denizcilik Eğitimi Denetleme
Kurulu oluşturulmuştur”. Bu maddede de yükseköğretim düzeyi ayrık tutulmamış
ve oluşturulan denetleme kuruluna her seviyedeki kurum ve kuruluşları
denetlemek yetkisi verilmiştir. Verilen bu yetki, kamuya ait yüksek öğretim
kurumları yanında 5310 sayılı yasa kapsamında olup yüksek öğretim seviyesinde
eğitim veren özel kuruluşları da kapsamaktadır Anayasa’nın 131. maddesi uyarınca yüksek öğretim
kurumlarının denetlenmesi görev ve yetkisi Yükseköğretim Kurulu’na
verildiğinden, bu düzeyde eğitim veren
kurumların denetiminin Yükseköğretim Kurulu dışında bir kurula verilmesi
Anayasanın 131. maddesine aykırılık oluşturmaktadır. Fıkradaki “… kamu veya…”
ibaresinin iptali ile yüksek öğretim seviyesinde eğitim veren özel kuruluşlar
konusundaki Anayasa’ya aykırılık giderilmemiş olduğundan fıkranın kalan
bölümünün de iptali gerekmektedir. Açıklanan gerekçelerle, yukarıda belirtilen
kuralların Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin reddine ilişkin
çoğunluk kararına katılmadım. Başkan
Tülay
TUĞCU KARŞIOY GEREKÇESİ
1- 5310 Sayılı Denizcilik Müşteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Ek 9. maddesinin
(a) bendinde, gemiadamlarının eğitiminin,
üniversitelere bağlı fakülte ve yüksek okullar ile Millî Eğitim Bakanlığına
bağlı orta öğretim okulları ve yaygın eğitim kurumları ile Deniz Kuvvetleri
Komutanlığına bağlı öğretim kurumları; dava konusu (b) bendinde de kuruluş
amaçları gemiadamlarına eğitim vermek olan ve
Denizcilik Müsteşarlığının uygun görüşü üzerine Millî Eğitim Bakanlığının
izni ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından açılan özel öğretim kurumları
tarafından verileceği hükme bağlanmıştır. Görüldüğü gibi, Madde’nin (a) bendinde gemiadamlarına eğitim verecek öğretim kurumları sayılarak
belirtildiği halde (b) bendindeki özel öğretim kurumlarının hangileri olduğu
gösterilmemiştir. Anayasa’nın 2. maddesinde
sözü edilen hukuk devletinde, idarenin tüm işlem ve eylemlerinin hukuka uygun
olması ve yargı denetimine bağlı tutulabilmesi, etkili bir yargı denetiminin
sağlanabilmesi için de yasaların açık, anlaşılabilir hükümler içermesi
belirsizliklere yol açmaması gerekir. Dava konusu Kural’ın gemiadamları eğitimi verecek özel öğretim kurumlarının
türüne yer vermeyerek neden olduğu belirsizliğin yanı sıra eğitimin
derecesini de göstermeyerek her seviyede, bu bağlamda fakülte ve yüksek okul
mezunlarının alabildiği yeterlik belgesine yönelik eğitim verebilecek
kurumlar açılmasına da olanak sağladığı açıktır. Nitekim Ek Madde 10’un
dördüncü fıkrasının (b) bendinde “özel öğretim kurumları tarafından her
seviyedeki yeterlik belgesine yönelik verilen eğitimler”den
söz edilerek bu husus doğrulanmaktadır. Oysa,
fakülte ve yüksek okulların verebileceği eğitimin sağlayabileceği belgelere
yönelik eğitimin özel eğitim kurumu adı altında kurslar ve benzeri eğitim
kurumlarında verilmesi olanaklı değildir. Bu tür eğitimin, Anayasa’nın 130.
maddesinde belirtilen esaslara göre ancak yükseköğretim kurumları tarafından
verilebileceği kuşkusuzdur. Bu nedenlerle Kural,
Anayasa’nın 2 ve 130. maddelerine aykırıdır. 2- 5310 sayılı Yasa’nın Ek
10. maddesinin birinci fıkrasında, gemiadamlarının
eğitimi, sınavları ve belgelendirilmelerine ilişkin usul ve esasların, Millî
Eğitim Bakanlığının görüşü alınarak Denizcilik Müsteşarlığı tarafından
hazırlanacak yönetmelikle belirleneceği öngörülmekte, ancak yönetmelikle
düzenlenecek hususlara ilişkin ana ilkeler belirlenmeyerek bu konudaki yasama
yetkisi yürütmeye devredilmektedir. Anayasa’nın 7. maddesine
göre, yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisine ait
olup, bu yetki devredilemeyeceğinden yasa koyucunun düzenleme yaptığı bir
alanda çerçeveyi çizip ilkeleri belirlemeden idareyi yetkilendirmesi olanaklı
değildir. Bu nedenle Kural, Anayasa’nın 7. maddesiyle uyum içinde değildir. Öte yandan, Anayasa’nın 90.
maddesinin beşinci fıkrasında usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmaların kanun hükmünde olduğunun ve bunlar hakkında
Anayasa’ya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamayacağının öngörülmesi,
yasa koyucuyu uluslar arası anlaşmaları yaşama geçirme yükümlüğünden
kurtarmayacağından yasa koyucunun yürürlüğe konulan andlaşmalara
uygun düzenlemeler yaparak bu konuda idarenin görev alanını belirlemesi
gerekir. İdarenin kanuniliği
ilkesi de böyle bir düzenlemeyi zorunlu kılmaktadır. 3- 5310 sayılı Yasa’nın Ek
11. maddesinin ilk fıkrası ile, gemiadamlarına
ilişkin eğitim, öğretim, sınav ve belgelendirme yapan kamu veya özel kurum ve
kuruluşları denetlemek; denetleme faaliyetlerinin plânlanması, yürütülmesi ve
değerlendirilmesi işlemlerini gerçekleştirmek üzere Denizcilik
Müsteşarlığında Denizcilik Eğitimi Denetleme Kurulu oluşturulması
öngörülmektedir. Bu Kural’ın “kamu veya” sözcüklerinin iptaline karar
verilmiş ise de kalan bölümü yönünden de Denetleme Kurulu’nun yetki
sınırlarının özellikle denetimi yapılacak kurum ve kuruluşlar yönünden
belirtilmemiş ve denetime esas olacak ölçütlerin gösterilmemiş olması, yasa
ile düzenlenmesi gereken bu hususlarda Denetleme Kurulu’nun yetkili kılınması
sonucunu doğurmaktadır. Bu durumda, Kural, Anayasa’nın 7. maddesi ile
bağdaşmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, 5310
sayılı Yasa ile 491 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen yukarıda
belirtilen kuralların iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne
katılmıyorum. Üye Fulya
KANTARCIOĞLU KARŞIOY
YAZISI 1- 491 sayılı KHK’ye
5310 sayılı Yasa ile eklenen EK 9. maddenin (a) bendinde, gemi adamlarının
eğitiminin “Üniversitelere bağlı fakülte ve yüksek okullar ile Milli Eğitim
Bakanlığına bağlı orta öğretim okulları ve yaygın eğitim kurumları”, (b)
bendinde “Kuruluş amaçları gemi
adamlarına eğitim vermek olan ve Denizcilik Müsteşarlığının uygun görüşü
üzerine Milli Eğitim Bakanlığının izni ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından
açılan özel öğretim kurumları” tarafından verileceği belirtilmiştir. Maddenin (a) bendinde yüksek öğretim kurumları yer
aldığı ve (b) bendinde de yüksek öğretim düzeyi ayrık tutulmadığı için bu
düzenleme ile yüksek öğretim düzeyindeki gemi adamı eğitiminin de özel ve tüzel
kişilerce açılacak özel eğitim kurumları tarafından verilebilmesine olanak
tanındığı anlaşılmaktadır. Çoğunluk kararında, iptali istenilen (b) bendinin
genel nitelikte bir düzenleme olduğu ve yüksek öğretim düzeyini kapsamadığı
kabul edilmiş ise de, 5310 sayılı yasa bütün olarak incelendiğinde gerçek ve
tüzel kişiler tarafından verilecek eğitimin yüksek öğretim düzeyini de
kapsadığı görülmektedir. Nitekim, anılan KHK’ye aynı yasa ile eklenen EK 10. maddenin oybirliği
ile iptal edilen (b) bendindeki “…her seviyedeki yeterlik belgesine…” ibaresi
de bu yorumu doğrulamaktadır. Anayasa’nın 130. maddesinde yüksek öğretim
kurumlarının kuruluşu ve tabi olacağı esaslar düzenlenmiş, 132. maddesinde de
yüksek öğretim kurumlarından özel hükümlere tabi olanlar gösterilmiştir. Bu
sisteme göre, 130. maddede belirtilen vakıflar dışında gerçek ve tüzel
kişiler tarafından açılacak özel öğretim kurumlarında yüksek öğretim
düzeyinde eğitim verilmesinin Anayasa’nın 130. maddesine aykırı olacağı
açıktır. Bu nedenle, EK 9. maddenin (b) bendinin iptali gerekir. 2- EK 10. maddenin birinci fıkrasının iptali
istenilen ilk tümcesinde, “Gemi adamlarının eğitimi, sınavları ve
belgelendirilmelerine ilişkin usul ve esaslar, Milli Eğitim Bakanlığının
görüşü alınarak Denizcilik Müsteşarlığı tarafından hazırlanacak yönetmelikle
belirlenir.” denilmektedir. Yönetmelikle belirlenecek hususlar, doğal olarak
EK 9. madde çerçevesinde verilecek eğitimi kapsayacaktır. Burada da yüksek öğretim
düzeyi ayrık tutulmadığı için yönetmelikle düzenlenecek konular yüksek
öğretim düzeyi ile de ilgili olacaktır. Yüksek öğretim kurumlarının
öğretiminin ve eğitiminin planlanması, düzenlenmesi ve yönetilmesi
Anayasa’nın 131. maddesine göre Yükseköğretim Kurulu’nun yetkisinde
olduğundan iptali istenilen cümle ile yüksek öğretim düzeyinde eğitim alacak
gemi adamlarının eğitimine ilişkin usul ve esasların belirlenmesinin
Denizcilik Müsteşarlığınca çıkarılacak yönetmeliğe bırakılması Anayasa’nın
131. maddesine aykırıdır. Bu nedenle
kuralın iptali gerekir. 3- 491 sayılı KHK’ye 5310
sayılı Yasa’yla eklenen EK 11. maddenin iptali istenilen ilk fıkrası ile, “Gemi adamlarına ilişkin eğitim, öğretim, sınav ve
belgelendirme yapan kamu veya özel kurum ve kuruluşları denetlemek; denetleme
faaliyetlerinin planlanması, yürütülmesi ve değerlendirilmesi işlemlerini
gerçekleştirmek üzere Denizcilik Müsteşarlığında Denizcilik Eğitimi Denetleme
Kurulu oluşturulmuştur”. Bu maddede de yükseköğretim düzeyi ayrık tutulmamış
ve oluşturulan denetleme kuruluna her seviyedeki kurum ve kuruluşları
denetlemek yetkisi verilmiştir. Verilen bu yetki, kamuya ait yüksek öğretim
kurumları yanında 5310 sayılı yasa kapsamında olup yüksek öğretim seviyesinde
eğitim veren özel kuruluşları da kapsamaktadır Anayasa’nın 131. maddesi uyarınca yüksek öğretim
kurumlarının denetlenmesi görev ve yetkisi Yükseköğretim Kurulu’na
verildiğinden, bu düzeyde eğitim veren
kurumların denetiminin Yükseköğretim Kurulu dışında bir kurula verilmesi
Anayasanın 131. maddesine aykırılık oluşturmaktadır. Fıkradaki “… kamu veya…”
ibaresinin iptali ile yüksek öğretim seviyesinde eğitim veren özel kuruluşlar
konusundaki Anayasa’ya aykırılık giderilmemiş olduğundan fıkranın kalan
bölümünün de iptali gerekmektedir. Açıklanan gerekçelerle, yukarıda belirtilen
kuralların Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin reddine ilişkin
çoğunluk kararına katılmadık. Üye Üye Mehmet ERTEN A. Necmi ÖZLER AZLIK OYU A- 5310
sayılı Yasa ile 491 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen 9. maddenin (b)
bendi yönünden: Anayasa’nın 2. maddesinde vurgulanan hukuk
devleti’nin açıklık ve belirginlik ilkeleriyle somutluk ve yaşamsallık
kazanacağında duraksama yoktur. Öte yandan Anayasa’nın 130. maddesinde, ortaöğretime
dayalı çeşitli düzeylerdeki eğitim-öğretim kurumlarının üniversiteler olduğu
vurgulanmaktadır. Bir bölümü uyuşmazlığa konu ek 9. maddenin (a)
bendinde gemi adamlarını eğitecek kurumlar fakülte ve yüksekokullar,
ortaöğretim okulları ve yaygın eğitim kurumları ile Deniz Kuvvetleri
Komutanlığına bağlı öğretim kurumları olarak sayılmıştır. Maddenin (b) bendi ise gemi adamlarına eğitim verecek
olan özel öğretim kurumlarından söz edilmektedir. Yasal kuralın bu düzenleniş biçimi karşısında, (a)
bendinde resmi okulların derece ve düzeysel nitelikleri belirli bir biçimde
sayılırken, (b) bendinde ise hangi öğretim okulu oldukları ve düzeyi belirtilmeden
özel öğretim kurumlarından söz edilmiştir. Böylece bir yandan belirsizliğe
neden olunurken, bir yandan da üniversite dışında lisans eğitimini
amaçlayacak özel öğretim kurumu açılabilmesi sonucuna etken olunmuştur.
Kuralın bu durumuyla Anayasa’nın sözü edilen maddeleriyle uyuşması
olanaksızdır. B - Anılan
Yasa’nın Ek 10. maddesinin birinci fıkrasının ilk tümcesi: Ek 9. maddenin ortaöğretim ve lisans eğitimini
kapsayan niteliği kuralın anlamının belirlenmesinde göz önünde tutulmalıdır. Bu açıdan Anayasa’nın 130 ve 131. maddelerinde
değinilen yükseköğretimle ilgili ilkeler ve bu konuların yasayla
düzenleneceği ve Yükseköğretim Kurulu’nca yürütüleceği yolundaki vurgular
karşısında, gemi adamlarının eğitimi, sınavları ve belgelendirilmelerine
ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirlenmesi ve yükseköğretim üst
kurulları dışında genel idareye bırakılması yoluna gidilmesine Anayasa’ya
uyarlık yoktur. Açıklanan
nedenlere yukarıda belirtilen kuralların iptalleri gerekeceği oyuyla karara
karşıyım. Üye Şevket APALAK |
|||||||||||||||||