Kamu
İhale Kurumundan: KAMU İHALE GENEL TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ MADDE 1 – 25/7/2005
tarihli ve 25886 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kamu İhale Genel
Tebliğinin Birinci Bölümünün VII nci maddesinin
"Yerli Malı Belgesi" başlıklı (C) alt maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. "C. Yerli Malı Belgesi 4734
sayılı Kanunun 63 üncü maddesinde "…..yaklaşık
maliyeti eşik değerlerin üzerindeki ihalelerde; hizmet alımları ve yapım
işlerinde bütün yerli istekliler lehine, mal alımlarında ise Sanayi ve
Ticaret Bakanlığı ile diğer ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınarak
Kurum tarafından yerli malı olarak belirlenen malları teklif eden yerli
istekliler lehine, %15 oranına kadar fiyat avantajı sağlanması hususlarında
idarelerce ihale dokümanına hükümler konulabilir.…..." hükmü yer
aldığından; yerli istekliler lehine fiyat avantajı uygulanacak mal alım
ihalelerinde ihale konusu malın yerli malı olarak değerlendirilebilmesinde
aşağıdaki belirlemeler dikkate alınacaktır: Tamamen
Türkiye’de üretilen veya elde edilen ürünler ile üretim sürecinin önemli bir
aşaması ve ekonomik yönden gerekli görülen en son esaslı işçilik ve eylemi Türkiye’de yapılan
ürünler, yerli malı olarak kabul edilir. Bir
malın yerli malı olarak değerlendirilebilmesi için Türkiye Ticaret, Sanayi,
Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliğine bağlı ilgili Oda
tarafından, aşağıda özel olarak belirtilen durumlarda ise esnaf ve sanatkarlar odaları tarafından "Yerli Malı
Belgesi" ile belgelendirilmesi şarttır. Belgelendirme işlemi ilgili Oda
tarafından aşağıda belirtilen kriterler çerçevesinde
yerine getirilir: 1-
Sanayi ürünlerinin yerli malı kabul edilebilmesi için; a)
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından düzenlenen Sanayi Sicil Belgesine
sahip firmalar tarafından üretilmesi, b)
Üretim sürecinin önemli bir aşamasının ve ekonomik yönden gerekli görülen en
son esaslı işçilik ve eylemin Türkiye’de yapılmış olması, şartları aranır. Bu
iki şartın bulunması halinde "Yerli Malı Belgesi", sanayi ürününün
üretildiği yer Sanayi Odası veya Sanayi ve Ticaret Odası tarafından esnaf ve sanatkarlar odalarına kayıtlı olanlar tarafından
üretilenler için ise ürünün üretildiği yer esnaf ve sanatkarlar odalarınca
düzenlenir. 2-
Gıda ve tarımsal ürünlerin Yerli Malı olarak kabul edilebilmesi için; a)
İlgili mevzuatı uyarınca düzenlenen Gıda Sicil Belgesi ile Gıda Üretim
Sertifikasına sahip üretici tarafından üretilmesi, b)
Üretim sürecinin önemli bir aşamasının ve ekonomik yönden gerekli görülen en
son esaslı işçilik ve eylemin Türkiye’de yapılmış olması, şartları aranır. Bu
iki şartın bulunması halinde "Yerli Malı Belgesi", gıda ve tarımsal
ürünü üreten üreticinin bulunduğu yer Sanayi Odası veya Sanayi ve Ticaret
Odası tarafından esnaf ve sanatkarlar odalarına kayıtlı olanlar tarafından
üretilenler için ise ürünü üreten üreticinin bulunduğu yer esnaf ve sanatkarlar odalarınca
düzenlenir. 3-
Türkiye’de toplanan bitkisel ürünler, Türkiye’de doğan ve yetiştirilen canlı
hayvanlar ve bunlardan elde edilen ürünler, Türkiye’de yetiştirilen ve
avlanan su ürünleri yerli malı kabul edilir. Bunların dışındaki ham tarım ve
hayvancılık ürünleri tümüyle Türkiye’de üretilmesi veya üretim sürecinin
önemli bir aşamasının ve ekonomik yönden gerekli görülen en son esaslı
işçilik ve eylemin Türkiye’de yapılmış olması şartıyla yerli malı kabul
edilir. Tarım
ve hayvancılık ürünlerine ilişkin "Yerli Malı Belgesi", ürünün elde
edildiği yerin Ticaret Borsası tarafından Ticaret Borsasının bulunmadığı
yerlerde ise; Ticaret Odası veya Ticaret ve Sanayi Odaları tarafından esnaf
ve sanatkarlar odalarına kayıtlı olanlar tarafından
üretilenler için ise esnaf ve sanatkarlar odalarınca düzenlenir. 4-
Türkiye’de çıkarılan madenler ve madencilik ürünleri ile yukarıda belirtilen
ürünler dışında kalan ve bu kategorilerin hiçbirine girmeyen diğer ürünler;
tümüyle Türkiye’de üretilmesi veya üretim sürecinin önemli bir aşamasının ve
ekonomik yönden gerekli görülen en son esaslı işçilik ve eylemin Türkiye’de
yapılmış olması şartıyla yerli malı kabul edilir. Bu
ürünlere ilişkin "Yerli Malı Belgesi", üretildiği yerin Sanayi
Odası veya Ticaret ve Sanayi Odası tarafından esnaf ve sanatkarlar
odalarına kayıtlı olanlar tarafından üretilenler için ise üretildiği yerin
esnaf ve sanatkarlar odalarınca düzenlenir. Yukarıdaki
esaslar dikkate alınarak TOBB tarafından da "Yerli Malı Belgesi
Düzenleme Esasları" yayımlanmıştır. Bu Esaslara göre Yerli Malı Belgesi
talep eden firmalar/isteklilerin Oda/Borsa’ya yazılı olarak başvurarak
gerekli belgelerini ibraz etmeleri gerekmektedir. Esnaf
ve sanatkarlar odalarına kayıtlı olanlar tarafından
üretilenler için ise; yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda Türkiye Esnaf ve
Sanatkarları Konfederasyonu’nun ilgili mevzuat uyarınca belirleyeceği ilkeler
çerçevesinde, ilgili esnaf ve sanatkarlar odalarına başvurulması ve gerekli
belgelerin ibraz edilmesi gerekmektedir." MADDE 2 – Aynı Tebliğin Birinci
Bölümünün VII nci maddesinin "Serbest Bölgede
Yerli İstekli ve Yerli Malı" başlıklı (D) alt maddesinin "Serbest
bölgelerde faaliyet gösteren kullanıcıların ürettikleri mallara "Yerli
Malı Belgesi" düzenlenip düzenlenemeyeceği" başlıklı (b) bendi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "b)
Serbest bölgelerde faaliyet gösteren kullanıcıların ürettikleri mallara
"Yerli Malı Belgesi" düzenlenip düzenlenemeyeceği: Yerli
malı konusu 4734 sayılı Kanunun 63 üncü maddesi uyarınca Kamu İhale
Kurulu’nca değerlendirilmiş olup, bu Tebliğin "VII-C Yerli Malı
Belgesi" bölümünde düzenlenmiştir. Buna göre; "tamamen Türkiye’de
üretilen veya elde edilen ürünler ile üretim sürecinin önemli bir aşaması ve
ekonomik yönden gerekli görülen en son esaslı işçilik ve eylemi Türkiye’de yapılan ürünler
yerli malı olarak" kabul edilmiştir. Bir malın yerli malı olarak
değerlendirilebilmesi için Kurumca belirlenen ilkeler çerçevesinde ilgili Oda
tarafından "Yerli Malı Belgesi" ile belgelendirilmesi gerekmektedir.
Serbest
bölgede faaliyet gösteren yerli istekli niteliğine haiz kullanıcıların bir
ihalede "yerli malı teklif eden yerli istekliler lehine fiyat
avantajından" yararlanabildiği iki
durum söz konusu olabilir. Bunlardan ilki serbest bölgelerde imalatçı
durumunda bulunan kullanıcının ürettiği mala ilişkin "yerli malı
belgesi" verilmesi durumu; diğeri ise kullanıcıların başka bir üretici
tarafından üretilen ve yerli malı kabul edilen malı teklif etmesi durumudur. Serbest
bölgelerde üretilen mallara "Yerli Malı Belgesi" düzenlenip
düzenlenmeyeceği konusunun değerlendirilebilmesi için bölgede üretilen malların menşeini
düzenleyen hukuki düzenlemeler son derece önemlidir. Serbest Bölgeler
Uygulama Yönetmeliğinin 30 uncu maddesinde;
"Serbest Bölgelerdeki malların menşei ve bu mallar için A.TR
Dolaşım Belgeleri ve EUR.1 Sertifikası düzenlenmesiyle ilgili olarak; Serbest Bölgeler, Gümrük Kanunu'nun
15'inci maddesi uyarınca, Türkiye siyasi sınırları içinde yer almakla
beraber, vergi ödeme mükellefiyeti açısından gümrük hattı dışındadır.
Bölgelerde üretilen mallar, Gümrük Kanunu'nda belirtilen menşe kriterleri; Türkiye'de elde edilen Türkiye menşeli ürünler
-tümüyle üretilme kriteri- veya tümüyle Türkiye'de elde edilmemiş yabancı
menşeli veya menşei belirsiz girdiler ihtiva eden eşyanın, Türkiye'de gördüğü
değişiklik ve işlem dolayısıyla Türkiye menşeli sayılması -Esaslı değişim
kriteri- çerçevesinde, "Türkiye Menşeli" hüviyetine
haizdir." düzenlemesine yer
verilmiştir. İlgili
odalar tarafından Kamu İhale Kurulu Kararı çerçevesinde serbest bölgeler ve
gümrük mevzuatlarının göz önünde bulundurulması ve gerekli şartların sağlanması
kaydıyla, serbest bölgede faaliyet gösteren yerli istekli niteliğine haiz
kullanıcıların ürettikleri mallara "Yerli Malı Belgesi"
düzenlenmesinde bir sakınca bulunmamaktadır. Bu kullanıcıların 4734 sayılı
Kamu İhale Kanunu kapsamında yapılan ihalelerde kendi imalatları olmayan
Yerli Malı Belgesine sahip malları teklif etmesi durumunda ise yine gümrük ve serbest
bölge mevzuatlarının göz önünde bulundurulması ve gerekli şartların taşınması
gerekmektedir." MADDE 3 – Aynı Tebliğin Birinci
Bölümünün XIX uncu maddesinin "İlaç, Tıbbi Sarf Malzemeleri ile Test ve
Tetkik Sarf Malzemesi Alımları" başlıklı (G) alt maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir. "G. İlaç, Tıbbi Sarf Malzemeleri ile Test
ve Tetkik Sarf Malzemesi Alımları Kanunun
22 nci maddesinin (f) bendinde yer alan hüküm
çerçevesinde; özelliğinden dolayı stoklama imkanı
bulunmayan ve acil durumlarda kullanılacak olan ilaç, tıbbi sarf malzemeleri
ile test ve tetkik sarf malzemesi alımlarının doğrudan temin yoluyla
karşılanması mümkün bulunmaktadır. Ancak idarelerin ilaç, tıbbi sarf
malzemeleri ile test ve tetkik sarf malzemesi gibi ihtiyaçlarını önceden
planlayarak (geçmiş yıllardaki ihtiyaç miktarı ile ihaleye konu dönemdeki
gelişmelere göre öngörülecek ihtiyaç miktarları vb. yararlanılarak) Kanunda sayılan temel ihale usulleri ile
temin etmeleri esastır. Ancak kural olarak açık ihale usulüne göre veya
Kanundaki şartları varsa diğer ihale usullerine göre çıkılmakla birlikte
öngörülemeyen durumlar nedeniyle o an için ihtiyacın karşılanamadığı hallerde
hastanın mağduriyetine neden olmamak için "özelliğinden dolayı stoklama imkanı bulunmayan ve acil durumlarda kullanılacak olan
ilaç, tıbbi sarf malzemeleri ile test ve tetkik sarf malzemesi alımları"
4734 sayılı Kanun ve bu Tebliğdeki diğer şartları da sağlamak kaydıyla
Kanunun 22 nci maddesinin (f) bendine göre alıma
konu olabilecektir. Anılan
Kanun maddesinin gerekçesinde; özellikle hayati önemi haiz olan ve acil
müdahale gerektiren kalp ve ortopedi ameliyatlarında kullanılan ilaç ve
malzemelerin özellikleri, boyutları ve nitelikleri kullanılacak hastaya göre
değiştiğinden ya da belli bir kullanım süresi bulunmasından dolayı bu süre
içinde kullanılmaları zorunlu olduğundan; hem idarenin yararı, hem de
hastaların mağdur edilmemesi açısından bu gibi ilaç ve malzemelerin ihale
yoluyla önceden temin edilip stoklanması yerine, ihtiyaç duyulduğunda
doğrudan temin edilmesinin öngörüldüğü belirtilmektedir. Buna göre, hastaya
özgü olup özelliğinden dolayı stoklama imkanı
bulunmayan mal ve malzemelerin de bu madde çerçevesinde temini mümkün
bulunmaktadır." MADDE 4 – Aynı Tebliğin Birinci
Bölümünün VIII inci maddesinin "Akaryakıt Alım İhalelerinde Dikkat
Edilecek Hususlar" başlıklı (R) alt maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. "R. Akaryakıt Alım İhalelerinde Dikkat
Edilecek Hususlar 4734
sayılı Kanun kapsamındaki idarelerin yapacakları ihalelerde, ilgili mevzuatı
çerçevesinde öngörülen kurallara ve yetkili kuruluşlarca yapılan
düzenlemelere uymaları gerektiği hususu tabiidir. Buna
göre, Petrol Piyasası Kanununun bazı hükümlerinin etkin ve yaygın
uygulanmasını teminen, 4734 sayılı Kanun
kapsamındaki idarelerce yapılacak akaryakıt ihalelerinde; a)
Şartnamelerde fuel-oil
türlerinde ağırlık ölçüsü (ton-kg), diğer akaryakıtlarda ise hacim ölçüsü
birimlerinin (m3, litre) kullanılması gerekmektedir. b)
Motorin, fuel oil ve
kalorifer yakıtı alımlarıyla ilgili olarak, ilgili mevzuatı uyarınca alım
yapılabilecekler yönüyle getirilen kurallara (alım yapacak idarenin, serbest
kullanıma konu olabilecek ürünlerle ilgili olarak serbest kullanıcı lisansına
sahip bulunma veya bulunmama durumlarına göre vb.) uygun olarak ihaleye
çıkılması gerekmektedir. Bu çerçevede idareler alım yapılabilecekler yönüyle
ilgili mevzuatında getirilen sınırlamalara uymak amacıyla anılan ürünleri
ayrı ihale konusu yapabilecekleri gibi, ilgili mevzuatı uyarınca alım
yapılabilecekler yönüyle gerekli açıklamalarda bulunmak ve bu ayırımı da
dikkate alacak grup/kısımlara ayırmak suretiyle birim fiyat teklif/sözleşme
türü üzerinden kısmi
teklife açık bir ihaleye de çıkabileceklerdir. Öte
yandan Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun 7/2/2007 tarih ve 1088/1 sayılı
kararı ile; ‘Petrol Piyasası Dairesi Başkanlığının 1/2/2007 tarihli ve
PPD\13.870.2\1479 sayılı Başkanlık Makamına Müzekkeresi çerçevesinde; dağıtım
şirketlerinin elektronik sistemlerle, 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel
Tüketim Vergisi Kanunu kapsamındaki müstesnalıklardan yararlanan kişiler de
dahil olmak üzere, kullanıcılara bayileri aracılığı ile akaryakıt
satabilmelerine,’ karar verildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca
idarelerin gerek Petrol Piyasası Kanunu, gerekse ilgili diğer mevzuatta
(yukarıda belirtilen hususlar da dahil) değişiklik
olması durumunda "şartname hazırlıklarında" ortaya çıkan yeni
düzenlemeleri de dikkate almaları gerekmektedir." MADDE 5 – Aynı Tebliğin İkinci
Bölümünün "Mal Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak
Esaslara İlişkin Hususlar" başlıklı XIII üncü maddesinin "Esaslarda
petrol ürünleri arasında sayılan marine diesel’e ilişkin açıklamalar" başlıklı 3 üncü alt maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "3 – Esaslarda petrol ürünleri arasında
sayılan marine diesel’e
ilişkin açıklamalar 5015
sayılı Petrol Piyasası Kanununda ihrakiye
teslim lisansı sahipleri veya bu faaliyet lisansına işli kişilere fiyat
bildirim yükümlülüğü getirilmemesi ve genel kullanımlı 7, özel kullanım
amaçlı 14 akaryakıtın doğrudan veya birbirleri ile karıştırılarak denizcilik
amaçlı ihrakiye olarak kullanılması nedeniyle,
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından yapılan ikincil
düzenlemeler kapsamında da ilgililere bir yükümlülük ihdas edilmemiştir. Anılan
Esasların "Tanımlar" başlıklı 5 inci maddesinin (j) bendinde; bayi
satış fiyatının "ihalesi yapılan petrol ürününün fiyatı" olarak
tanımlandığı ve uygulama esasları başlıklı 6 ıncı
maddesinin (j) bendinde de ihale konusu petrol ürününün ihale tarihinde ve sözleşmenin
uygulanma sürecinde geçerli bayi satış fiyatlarının esas alınacağının
belirlendiği, ayrıca EPDK tarafından mevcut uygulamalar dahilinde
ihrakiyelere ilişkin fiyat düzeyi oluşturulmasının
uygulanabilir görülmediğinin belirtildiği dikkate alındığında, fiyat farkı
uygulamasında anılan Esaslarda değişiklik yapılmadan ihale konusu ürüne
ilişkin fiyat farkı ödenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Bu
itibarla, marine diesel
ihalesi yapacak idarelerin ihale dokümanı hazırlarken bu hususu da dikkate
almaları gerekmektedir." MADDE 6 – Aynı Tebliğin İkinci Bölümünün "Mal Alımlarına
İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esaslara İlişkin Hususlar"
başlıklı XIII üncü maddesinin "Petrol ürünlerinin isimlerine ilişkin
açıklamalar" başlıklı 4 üncü alt maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "4 – Petrol ürünlerinin isimlerine ilişkin
açıklamalar Enerji
Piyasası Düzenleme Kurumunca her yıl alınan "Ham petrol, Akaryakıt, İhrakiye, Madeni Yağ, Baz Yağ ve Petrolle İlişkili
Maddelere Dair Karar" yayımlandığı yılın başından itibaren geçerli olacak
şekilde Resmî Gazete’de yayınlanmaktadır. Anılan
Kararda; Petrol Piyasası Kanununun uygulanmasında ihrakiye
amaçlı yakıtlar dışındaki akaryakıtlar ile ihrakiye
sayılan akaryakıtlar kapsamında hangi ürünlerin yer aldığı ve hangi GTİP
numaralı maddelerin bu ürünlere tekabül ettiği ve GTİP numaraları belirtilen
maddelerin yurt içinde hangi isimle akaryakıt olarak piyasaya sunulabileceği
belirtilmektedir. Ayrıca,
sözkonusu kararlarda yer almayan sıvı maddelerin,
akaryakıt ve ihrakiye olarak piyasaya sunulamayacağı
da düzenlenmekte ve EPDK'nın resmi web sayfasındaki
akaryakıt işlemleri otomasyon sisteminde bayi satış fiyatları anılan kararda
sayılan akaryakıt isimleri ile duyurulmaktadır. Bu nedenle; idarelerce, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi
Yapılacak Olan Mal Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak
Esaslarda petrol ürünleri tanımı içerisinde sayılan benzin türleri, gazyağı,
motorin türleri, marine diesel,
kalorifer yakıtı ve fuel-oil
türleri için EPDK’nın yukarıda belirtilen ve ilgili
dönemler itibariyle değişiklikler yapılan Kararlarından yürürlükte ve geçerli
olanlarında sayılan akaryakıt isimlerinin (örneğin kalorifer yakıtı yerine fuel oil 4 (kalorifer yakıtı)
gibi) kullanılması gerekmektedir. Anılan Esaslarda sayılan petrol
ürünlerinin resmi olarak farklı isimleri taşıdığı, bu farklılığın teknik
özellikleri yönüyle de olduğu ve farklı fiyatlardan piyasaya sunulduğu
hususları göz önünde bulundurularak ihale dokümanlarının hazırlanması ve
fiyat farkı uygulamalarında anılan akaryakıtların resmi isimlerine de dikkat
edilmesi gerekmektedir." MADDE 7 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 8 – Bu Tebliğ hükümlerini Kamu
İhale Kurumu Başkanı yürütür. |
||||||