Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden: Esas No : 2008/1425 Karar No : 2008/2763 Mahkemesi : Kozluk Asliye Hukuk Mahkemesi Tarihi : 17/8/2005 Numarası : 2005/59-2005/196 Davacı : MEHMET SAİT BULUT VD Davalı : TAPU SİCİL MÜDÜRLÜĞÜ Davacılar
vekili tarafından, davalı Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine 2/5/2005 gününde
verilen dilekçe ile mesaha tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda;
davanın kabulüne dair verilen 17/8/2005 günlü temyiz edilmeden kesinleşen
hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16/1/2008 tarih 282661 sayılı tebliğnamesiyle HUMK.nun 427/6. maddesi gereğince kanun yararına
bozulması istenilmiş olmakla, dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar
incelenerek gereği düşünüldü: KARAR Davacı,
Haziran 1288 yoklama tarihli 1, 2, 3, 4, 5, 10 ve 11 sıra numarası ile tapuda
kayıtlı taşınmazların yüzölçümü miktarının düzeltilmesi isteminde bulunmuş,
mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar temyiz edilmeden kesinleşmiş
hükmün Yargıtay'ca incelenmesi yazılı emir yoluyla talep edilmiştir. Dava,
5520 sayılı Kanunla değişik Tapu Kanununun 31. Maddesi uyarınca, tapu
kaydındaki yüzölçümü miktarının düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Anılan
maddeye göre, taşınmaz malların yüzölçümü tapu sicilinde yazılı miktardan
fazla olduğu hallerde bu fazlalığın bitişik araziye elatmaktan
ileri gelmediği ve sınırlarında bir değişiklik olmadığı mahkemece tesbit edildiği takdirde, taşınmazın gerçek yüzölçümünün
tapu siciline yazılmasına karar verilir. Yüzölçümü
miktarı daha önce hükmen değiştirilmemiş tapulu taşınmazlar için miktar
düzeltimi istenebileceğinden, mahkeme taşınmazın tapu kaydını dayanakları ile
birlikte uygulayarak taşınmazın sınırlarını belirlemelidir. Bu belirleme
sırasında Türk Medeni Kanununun 719. maddesi uyarınca fenni esaslara uygun
olarak düzenlenen, gerçek duruma ters düşmeyen bir haritanın varlığının saptanması
halinde öncelikle taşınmazın yüzölçümünün belirtilmesinde sınırlara değil
haritaya itibar edilmesi gerektiği göz ardı edilmemelidir. Ayrıca,
yukarıda da değinildiği gibi komşu taşınmazlara elatmanın
mevcut olup olmadığının saptanması için; Komşu
taşınmaz kayıtlarının uygulanması ve komşu taşınmaz maliklerinin dinlenmesi,
dinlenme olanağının bulunmadığı durumlarda davanın niteliğini açıklayan ve
yargılamaya katılmadıkları takdirde, davacı ile aralarında sınır çekişmesi
olmadığını kabul ettiklerini belirtir şekilde açıklamalı davetiye çıkarılması
ve dava konusu taşınmaz ile sınır uyuşmazlığının bulunup bulunmadığının bu
şekilde saptanmalıdır. Tüm
bunlardan ayrı ve öncelikle bakılması gereken husus ise tapu kaydında okunan
sınırların, değişken nitelikte olmaması gerektiğidir. Sınırların dağ, tepe
gibi istikamet gösteren nitelikte olması veya dere, yol gibi değişken nitelik
arzetmesi halinde artık kayıtta yazılı miktara
değer verileceğinden, bu nitelikteki kayıtlarda miktar düzeltme olanağı
bulunmamaktadır. Somut
olayda; isteme konu taşınmaz kayıtlarının sınırlarına baktığımızda dere,
derili kariyesi, yol gibi değişken nitelikte ve
ayrıca dağ meşe gibi istikamet gösteren sınırları okuduğu görülmektedir. Bu
durumda artık davacıların kayda dayanarak kullanımlarında olan arazinin
sınırlarına değil kaydın miktarına değer verilmelidir. Mahkemenin
öncelikle taşınmazın sınırlarının değişken ve genişletilmeye müsait olduğu
hususunu gözetmemesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir. Kabule
göre de; mesaha tashihi davalarında dikkate alınması gereken yukarıda
açıklanan yöntemlerin uygulanmamış olması da usul ve yasaya aykırı
bulunmuştur. SONUÇ:
Yukarıda yazılı nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin
kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA ve gereği yapılmak
üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na
gönderilmesine, 6/3/2008 gününde oybirliği ile karar
verildi. |
||||||