|
Yüksek Planlama
Kurulundan:
Tarih : 1/7/2008
Karar No : 2008/31
Konu : Orta Vadeli
Mali Plan.
Yüksek
Planlama Kurulu’nca;
Maliye
Bakanlığının 27/6/2008 tarih ve 8885 sayılı yazısı dikkate alınarak; Maliye
Bakanlığı tarafından hazırlanan ekli “Orta Vadeli Mali Plan (2009-2011)’ın
kabulüne, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 16 ncı
maddesine göre karar verilmiştir.
ORTA VADELİ MALİ PLAN
(2009 - 2011)
GİRİŞ
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun
öngördüğü çok yıllı bütçe hazırlık süreci Bakanlar Kurulunun temel politika
öncelikleri ile hedef ve gösterge niteliğindeki temel ekonomik büyüklükleri
içeren Orta Vadeli Programı kabul etmesiyle başlamaktadır. Bu çerçevede,
2009-2011 Orta Vadeli Programı Bakanlar Kurulu tarafından kabul edilerek
28/6/2008 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Çok yıllı bütçe hazırlık sürecini yönlendiren
ikinci önemli belge ise, Orta Vadeli Programla uyumlu olmak üzere, gelecek
üç yıla ilişkin toplam gelir ve gider tahminleriyle birlikte hedef açık ve
borçlanma durumu ile kamu idarelerinin ödenek teklif tavanlarını içeren ve
Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanarak Yüksek Planlama Kurulu tarafından
karara bağlanan Orta Vadeli Mali Plandır. Bu çerçevede, 2009-2011 Orta
Vadeli Mali Planı Maliye Bakanlığınca hazırlanarak Yüksek Planlama Kurulu tarafından
karara bağlanmıştır.
Bilindiği üzere, 2008-2012 dönemini kapsayan Orta
Vadeli Mali Çerçeve ile bu döneme ilişkin bütçe açığı, faiz dışı fazla ve
kamu borç stoku hedefleri belirlenerek kamuoyu ile paylaşılmıştır. Bu
çerçevede, ekonominin rekabet gücünün artırılması, kamu harcamalarında
verimliliğin sağlanması ve bölgeler arasındaki gelişmişlik farklarının
azaltılması temel öncelikler olarak belirlenmiştir. Diğer taraftan, kamu borç stokundaki düşüş eğilimini
devam ettirecek bir faiz dışı fazla politikasının sürdürüleceği de
açıklanmıştır.
Ekonomik
programların kararlı bir şekilde uygulanması, kamu gelir, harcama ve
borçlanma politikalarının birbirleriyle uyumlu bir bütünlük oluşturması,
mali disipline titizlikle riayet edilmesi ve yapısal önlemlerin alınması
neticesinde Türkiye’de ekonomik ve mali istikrar ortamı oluşmuştur.
Bütçe
politikasının uygulamasında sağlanan etkinlik sayesinde, merkezi yönetim
bütçe giderlerinin gayri safi yurtiçi hasılaya (GSYH) oranı ile faiz
giderlerinin bütçe içindeki oranı azaltılmış; bütçe açığı belirgin bir
şekilde düşürülmüş ve her yıl istikrarlı bir şekilde elde edilen faiz dışı
fazla neticesinde kamu kesimi borçlanma gereği ve kamu borç stokunun
GSYH’ye oranında önemli düşüşler sağlanmıştır.
Küresel ekonomide ortaya
çıkan gelişmeler karşısında ekonomide ve kamu maliyesinde kaydedilen bu
başarıların sürdürülebilmesi, bir taraftan makro ve mikro seviyede yapısal
reformlara devam edilmesine, diğer taraftan tesis edilen mali disiplinin
kararlılıkla yürütülmesine bağlıdır.
Mali Plan döneminde, ekonomide sürdürülebilir
büyüme ortamının devam ettirilmesi ve ekonomik istikrarın güçlendirilmesi
hedeflenmektedir. Bu hedef doğrultusunda maliye politikasının, belirlenecek mali kurallar çerçevesinde
yürütülmesi sağlanacaktır. Ayrıca, Avrupa Birliği ile yapılan tam
üyeliğe ilişkin müzakere sürecinde Birlik müktesebatına uyum çalışmalarında
önemli bir mesafenin alınması ve buna bağlı olarak doğrudan yabancı sermaye
yatırımlarında artış eğiliminin devam etmesi beklenmektedir.
Orta Vadeli
Program ve Orta Vadeli Mali Plana dayalı olarak hazırlanacak 2009-2011
yılları merkezi yönetim bütçesi, mali disiplin anlayışına uygun olarak
kaynakların belirlenmiş temel politika öncelikleri doğrultusunda tahsisini,
kamu harcamalarının kalitesinin artırılmasını ve bu suretle halkımızın
hayat standardının yükseltilmesini sağlayacaktır.
Etkin
bir kamu mali yönetimi, giderlerin rasyonel bir şekilde
önceliklendirilmesini ve kaynakların bu önceliklere göre tahsisini esas
almalıdır. Bu çerçevede plan döneminde kamu gider mevzuatının
rasyonelleştirilmesine yönelik çalışmalar sürdürülecektir. 2009-2011
yıllarını kapsayan dönemde, çok yıllı bütçeleme anlayışının uygulanmasında
elde edilen tecrübeler de göz önüne alınarak kaynak tahsisinde etkinliğin
artırılması hususu, temel önceliklerden birisi olmaya devam edecektir. Bu
çerçevede, kamu idareleri ödenek tavanlarını dikkate alarak, belirlenen
öncelikler çerçevesinde kendi kaynak tahsislerini gözden geçirecekler ve
önceliğini yitirmiş faaliyetler ile projeleri tasfiye edeceklerdir.
2009-2011
dönemi merkezi yönetim bütçesinin hazırlığına esas teşkil edecek temel
makroekonomik göstergeler, gelir ve gider tahminleri, hedef açık ve
borçlanma durumu ile genel ve özel bütçeli idarelerin ödenek teklif
tavanlarına Mali Planın izleyen bölümlerinde yer verilmiştir.
Kamu
idareleri Orta Vadeli Program ile Orta Vadeli Mali Planda yer alan politika
önceliklerini, makroekonomik göstergeleri ve ödenek tavanlarını esas almak
suretiyle, çok yıllı bütçeleme anlayışına uygun olarak kendi kurumsal
önceliklerini belirleyecek ve 2009, 2010 ve 2011 yılları için bütçe
tekliflerini hazırlayacaklardır.
I.
MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİNİN DAYANDIĞI TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER VE
POLİTİKALAR
A. Temel Makroekonomik Göstergeler
2009-2011 dönemi
merkezi yönetim bütçesi gelir ve gider tahminlerinin belirlenmesinde, Orta
Vadeli Programda öngörülen ve Tablo 1’de yer alan makroekonomik göstergeler
esas alınmıştır. Kamu idareleri 2009, 2010 ve 2011 yıllarına ilişkin bütçe
ödenek tekliflerini hazırlarken söz konusu göstergeleri dikkate
alacaklardır.
Tablo
1- Temel Makroekonomik Göstergeler
|
|
2009
|
2010
|
2011
|
|
GSYH Büyümesi (%)
|
5,0
|
5,5
|
6,0
|
|
GSYH (Milyon YTL, Cari
Fiyatlarla)
|
1.109.351
|
1.245.269
|
1.395.158
|
|
GSYH (Milyon Dolar, Cari
Fiyatlarla)
|
772.690
|
830.179
|
900.567
|
|
TÜFE Yılsonu (%)
|
7,5
|
6,5
|
5,5
|
Kaynak: Orta Vadeli Program (2009-2011)
B. Bütçe Giderlerine İlişkin Temel
Politikalar
2009-2011
döneminde bütçe giderlerine ilişkin
esas alınacak temel önceliklerden birisi, 5018 sayılı Kanunun etkin bir
şekilde uygulanmasının sağlanmasıdır. Kamu idarelerinin, mali yönetim ve
kontrol alanında yeni görev ve sorumluluklarını gereğince yerine
getirebilmelerini sağlamak amacıyla, yeterli idari kapasiteye
kavuşturulmalarına yönelik olarak başlatılan faaliyetler
yoğunlaştırılacaktır. Mali yönetim ve kontrol ile iç denetim
faaliyetlerinin genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinde etkin bir
şekilde uygulanması için gerekli çalışmalar sürdürülecektir. Ayrıca, kamu idarelerinin karar verme
süreçlerini güçlendirmek, mali saydamlık ve hesap verilebilirliği artırmak
amacıyla uygulamaya konulan stratejik planlama ve performans esaslı
bütçeleme yaygınlaştırılacaktır.
Mali
Plan döneminde, eğitim, sağlık ve sosyal nitelikli harcamalar ile bölgesel
gelişmişlik farklarının azaltılmasına yönelik harcamalara daha fazla önem
verilerek, toplumun yaşam kalitesinin yükseltilmesi, beşeri sermayenin
niteliklerinin geliştirilmesi, gelir dağılımının düzeltilmesi yönünde
politikalar uygulanmaya devam edilecektir.
Genel
sağlık sigortasının uygulamada olacağı Mali Plan döneminde; koruyucu sağlık
hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve sağlık hizmetlerine erişimin
kolaylaştırılarak kalitesinin artırılması öncelikli hedefleri
oluşturmaktadır. Ayrıca, sağlık giderlerinde verimliliğin sağlanması için
etkin kontrol ve denetim mekanizmalarının tesis edilmesi de
öngörülmektedir.
Mali
Plan döneminde, 5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin
Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında Ar-Ge harcamalarına önem verilecek
ve teknogirişim sermayesi desteği sağlanacaktır.
Orta ve
uzun vadede ekonominin verimliliğini ve üretken yapısını destekleyen
altyapı yatırımlarına ağırlık verilecektir. Ayrıca, Güneydoğu Anadolu Projesi
Eylem Planında yer alan projeler için gerekli kaynak sağlanacaktır.
Güneydoğu Anadolu Projesinin yanı sıra diğer bölgesel kalkınma projelerine
de destek sağlanacaktır.
Mali
Plan döneminde, Ulusal Tarım Stratejisi Belgesi (2006-2010) ile 5488 sayılı
Tarım Kanunu çerçevesinde, alan ve ürün temelinde farklılaştırılarak
üretimde etkinliğin sağlanması amacıyla tarımsal desteklemeler devam
edecektir.
C. Bütçe Gelirlerine İlişkin Temel Politikalar
2009-2011 döneminde; vergi kanunlarında yer alan
istisna, muafiyet ve vergi indirimi hükümleri, ekonomik ve sosyal
politikalar çerçevesinde yeniden değerlendirilerek vergi mevzuatı
sadeleştirilecektir.
Özel girişimcilerin uzun vadeli planlama
yapmalarını sağlamak ve öngörülebilirliği artırmak amacıyla vergi politikalarında
istikrar esas olacaktır.
Mali Plan döneminde; doğrudan yabancı sermaye
yatırımlarının özendirilmesi, istihdam ve ihracatın teşvik edilmesi, yüksek
katma değerli ürün üretme kapasitesinin geliştirilerek ülke ekonomisinin
uluslararası düzeyde rekabet edebilir bir yapıya kavuşturulması vergi
politikasının temel öncelikleri arasında yer almaktadır.
Türk
vergi sisteminin Avrupa Birliği müktesebatına uyumuna ilişkin çalışmalar
tamamlanacak; ülkemizle dış
ticareti bulunan ve henüz çifte vergiyi önleme anlaşması imzalanmamış olan
ülkelerle çifte vergiyi önleme anlaşmalarının imzalanması çalışmaları
sürdürülecektir.
Herkesin vergi yükümlülüğünü yerine getirmesini
ve böylece vergi yükünün adil dağılımını sağlamak amacıyla kayıt dışı
ekonomi ile mücadele çalışmaları kurumsal bilgi paylaşımı ve koordinasyon
içinde, teknolojik altyapı da güçlendirilmek suretiyle yoğun bir biçimde
sürdürülecektir. Bu kapsamda, vergi kayıp ve kaçağının boyutu ile niteliği
düzenli olarak analize tabi tutulacak ve kayıp ve kaçağı önlemeye yönelik
denetimler artırılacaktır. Bu doğrultuda, önümüzdeki süreçte bir eylem
planı uygulamaya konulacaktır.
Büyük mükelleflere yönelik hizmetlerin tek bir
merkezden sunulması amacıyla kurulan Büyük Mükellefler Vergi Dairesi
Başkanlığının geliştirilmesi sağlanacaktır. Ayrıca, gelir idaresinin
kurumsal kapasitesinin ve etkinliğinin artırılması amacıyla, merkez
teşkilatı ile vergi dairesi başkanlıkları ve vergi dairelerinin yeniden
yapılandırmasına yönelik çalışmalara devam edilecektir. Ayrıca, mükellefleri bilgilendirmeye ve vergi
bilincini artırmaya yönelik broşürlerin çeşitliliğinin ve dağıtım
noktalarının artırılması hedeflenmektedir.
Vergisini tam olarak ve zamanında ödemeyenleri
tespit etmek, süresinde ödenmeyen vergi ve cezaların cebren takip ve
tahsilini sağlamak amacıyla kurulmuş olan Borç Takip ve Değerlendirme
Sisteminin geliştirilmesi için gerekli teknolojik yatırımlar
sürdürülecektir.
Hazineye
ait ve bir kamu hizmetine tahsisli olmayan taşınmazların, uygulanan ekonomi
politikası çerçevesinde ekonomiye kazandırılması ve bütçeye kaynak sağlamak
üzere etkin bir şekilde değerlendirilmesine kararlılıkla devam edilecektir.
II.
MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE BÜYÜKLÜKLERİ
A.
Merkezi Yönetim Bütçe Dengesi
Mali
Plan dönemi merkezi yönetim bütçe dengesi ve faiz dışı fazla hedefleri
Tablo 2’de yer almaktadır.
Tablo
2- Merkezi Yönetim Bütçe Dengesi ve Faiz Dışı Fazlası
|
|
2009
|
2010
|
2011
|
|
Merkezi Yönetim Bütçe
Dengesi (Milyon YTL)
|
-15.548
|
-15.920
|
-23.042
|
|
Merkezi Yönetim Bütçe Dengesi / GSYH (%)
|
-1,4
|
-1,3
|
-1,7
|
|
Faiz Dışı Fazla (Milyon
YTL)
|
41.202
|
38.872
|
36.949
|
|
Faiz Dışı Fazla / GSYH
(%)
|
3,7
|
3,1
|
2,6
|
2009 yılı merkezi yönetim bütçe açığının GSYH’ye oranının
yüzde 1,4 olarak gerçekleşeceği, 2010 yılında yüzde 1,3’e düşeceği, 2011
yılında ise yüzde 1,7 oranında gerçekleşeceği tahmin edilmektedir.
Mali
Plan döneminde, GSYH’ye oranı açısından 2009 yılında yüzde 3,7, 2010
yılında yüzde 3,1, 2011 yılında ise yüzde 2,6 oranında faiz dışı fazla
hedeflenmiştir. Belirlenen faiz dışı fazla hedefi, kamu borç stokunun düşüş
eğiliminin sürdürülmesini ve AB tanımlı brüt kamu borç stokunun GSYH’ye
oranının Mali Plan dönemi sonunda yüzde 31 seviyesine düşürülmesini sağlayacaktır.
Bu durum, borçlanma faizlerinin aşağıya çekilmesine de yardımcı olacaktır.
Merkezi
yönetim bütçesinin program tanımlı gelir ve giderleri ile faiz dışı fazlası
Tablo 3’de yer almaktadır.
Tablo 3-
Program Tanımlı Bütçe Büyüklüklerinin GSYH’ye Oranı (%)
|
|
2009
|
2010
|
2011
|
|
Merkezi Yönetim Bütçesi
Gelirleri
|
20,4
|
20,3
|
20,2
|
|
Merkezi Yönetim Bütçesi
Faiz Dışı Harcamaları
|
18,1
|
18,3
|
18,5
|
|
Merkezi Yönetim Bütçesi
Faiz Dışı Fazlası
|
2,3
|
2,0
|
1,7
|
B. Merkezi Yönetim
Bütçe Giderleri
2009-2011 döneminde merkezi yönetim bütçe
giderleri; makroekonomik göstergeler, temel politika belgelerinde ortaya
konulan öncelikler ve kamu idarelerinin ihtiyaçları esas alınarak tahmin
edilmiştir. Bu çerçevede, bütçe giderlerinin ekonomik tasnif bazında
tahmininde kullanılan ve öne çıkan temel unsurlar aşağıda belirtilmiştir.
Personel giderleri tahmin edilirken, kamu personeline mali imkanlar ve hedeflerle
uyumlu maaş ve ücret artışı sağlanacağı varsayılmıştır. Sosyal
güvenlik devlet prim giderleri tahmininde 5754 sayılı Kanunla değişik 5510
sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun getirdiği
sağlık primi giderleri dikkate alınmıştır.
Mal ve hizmet alım giderlerinin tahmininde, kamu
idarelerinin Mali Plan döneminde uygulamaya
koyacakları yeni programlar, hizmet genişlemesine bağlı olarak ortaya
çıkacak ihtiyaçlar ve bu giderleri etkileyecek makroekonomik göstergeler
esas alınmıştır. Ayrıca, Devlet memurları ile bakmakla yükümlü
oldukları kişilerin sağlık giderleri ve sosyal güvenliği olmayanların
sağlık giderleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağından, Mali
Plan döneminde bu tür giderler için mal ve hizmet alım gideri
öngörülmemiştir.
Cari
transfer harcamalarının tahmininde; 5510 sayılı Kanunun uygulamaya
girmesinin sosyal güvenlik dengesine etkileri, 5763 sayılı İş Kanunu ve
Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun çerçevesinde merkezi
yönetim bütçesinden karşılanacak işveren sigorta prim indirimi ve diğer
giderler ile mahalli idarelerin genel bütçeden aldığı payın artırılmasına
ilişkin düzenlemeler dikkate alınmıştır.
Sermaye giderlerinin tahmininde, Mali Plan
döneminde kamu yatırımlarına ilişkin belirlenen hedefler ile GAP Eylem
Planı kapsamında yapılacak yatırımlar dikkate alınmıştır.
Sermaye transferlerinin tahmininde, KÖYDES
Projesinin Mali Plan döneminde devam ettirileceği, Ar-Ge projelerine
bütçeden ayrılan payın artırılacağı varsayılmıştır.
Borç verme giderlerinde ise KİT’lerin mali yapısı
ile harç ve öğrenim kredilerine ilişkin öngörüler dikkate alınmıştır.
Diğer taraftan, faiz giderlerinin tahmininde borç
stokunun yapısı ve seyri, ulusal ve uluslararası piyasalardaki
dalgalanmaların faiz giderlerine olan muhtemel etkileri de dikkate
alınmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde 2009-2011 dönemi
merkezi yönetim bütçe giderleri Tablo 4’de yer aldığı şekilde tahmin
edilmiştir.
Tablo
4- Ekonomik Sınıflandırma Bazında Merkezi Yönetim Bütçe Giderleri
|
(Milyon YTL)
|
2009
|
2010
|
2011
|
|
Merkezi Yönetim Bütçe Giderleri
|
259.140
|
284.229
|
319.520
|
|
Faiz Dışı Giderler
|
202.390
|
229.437
|
259.529
|
|
- Personel Giderleri
|
56.389
|
61.691
|
67.591
|
|
- Sosyal Güvenlik
Kurumlarına Devlet Primi Giderleri
|
10.610
|
11.563
|
12.509
|
|
- Mal ve Hizmet Alım Giderleri
|
18.856
|
21.389
|
25.076
|
|
- Cari Transferler
|
93.003
|
107.956
|
122.492
|
|
- Sermaye Giderleri
|
15.483
|
17.675
|
21.212
|
|
- Sermaye Transferleri
|
2.321
|
2.848
|
3.621
|
|
- Borç Verme
|
4.276
|
4.600
|
4.993
|
|
- Yedek Ödenek
|
1.451
|
1.714
|
2.036
|
|
Faiz Giderleri
|
56.750
|
54.792
|
59.992
|
Mali
Plan döneminde cari transfer giderleri, faiz hariç bütçe giderlerinin
yaklaşık yarısını oluşturmaktadır. Bu durum, büyük ölçüde 5510 sayılı
Kanunun ve mahalli idarelere genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan payın
artırılmasına ilişkin düzenlemelerden kaynaklanmaktadır. Yukarıda yer alan
merkezi yönetim bütçe giderlerinin GSYH’ye oranları ise Tablo 5’de
gösterilmiştir.
Tablo
5- Merkezi Yönetim Bütçe Giderlerinin GSYH’ye Oranı (%)
|
|
2009
|
2010
|
2011
|
|
Merkezi Yönetim Bütçe Giderleri
|
23,4
|
22,8
|
22,9
|
|
Faiz Dışı Giderler
|
18,2
|
18,4
|
18,6
|
|
- Personel Giderleri
|
5,1
|
5,0
|
4,8
|
|
- Sosyal Güvenlik
Kurumlarına Devlet Primi Giderleri
|
1,0
|
0,9
|
0,9
|
|
- Mal ve Hizmet Alım Giderleri
|
1,7
|
1,7
|
1,8
|
|
- Cari Transferler
|
8,4
|
8,7
|
8,8
|
|
- Sermaye Giderleri
|
1,4
|
1,4
|
1,5
|
|
- Sermaye Transferleri
|
0,2
|
0,2
|
0,3
|
|
- Borç Verme
|
0,4
|
0,4
|
0,4
|
|
- Yedek Ödenek
|
0,1
|
0,1
|
0,1
|
|
Faiz Giderleri
|
5,1
|
4,4
|
4,3
|
2009-2011
döneminde, merkezi yönetim bütçe giderlerinin GSYH’ye oranının sırasıyla
yüzde 23,4, yüzde 22,8 ve yüzde 22,9 olarak gerçekleşmesi öngörülmüştür.
C. Merkezi Yönetim Bütçe Gelirleri
Merkezi yönetim
bütçe gelirleri, Orta Vadeli Programda yer alan makroekonomik göstergeler
ile gelir politikalarının bütçe gelirlerine etkileri, ulusal ve
uluslararası piyasalardaki gelişmeler ve gelirlerin geçmiş yıllarda
gösterdiği eğilim dikkate alınarak tahmin edilmiştir.
Tablo 6- Merkezi Yönetim Bütçe Gelirleri
|
(Milyon YTL)
|
2009
|
2010
|
2011
|
|
Merkezi Yönetim Bütçe
Gelirleri (Net)
|
243.592
|
268.309
|
296.478
|
|
Merkezi Yönetim Bütçesi Vergi Gelirleri (Net)
|
198.601
|
221.239
|
246.268
|
2009-2011 yıllarını kapsayan dönemde, vergi
gelirlerinin merkezi yönetim bütçe gelirleri içerisindeki payının yıllar
itibarıyla artacağı tahmin edilmektedir. 2009 yılında yüzde 81,5 olan bu
oran, 2011 yılında yüzde 83,1 olarak öngörülmektedir.
Tablo 7- Merkezi Yönetim Bütçe
Gelirlerinin GSYH’ye Oranı (%)
|
|
2009
|
2010
|
2011
|
|
Merkezi Yönetim Bütçe
Gelirleri (Net)/GSYH (%)
|
22,0
|
21,5
|
21,3
|
|
Merkezi Yönetim Bütçesi Vergi Gelirleri (Net)/GSYH (%)
|
17,9
|
17,8
|
17,7
|
2009-2011
Mali Planı dönemi sonunda merkezi yönetim bütçe gelirlerinin GSYH’ye
oranının yüzde 21,3, vergi gelirlerinin
GSYH’ye oranının ise yüzde 17,7 olarak gerçekleşeceği
beklenmektedir.
III. MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE AÇIĞININ FİNANSMANI
Kamu borç ve risk yönetiminin
temel ilkeleri;
·
Makroekonomik dengelerin
gözetilerek para ve maliye politikaları ile uyumlu sürdürülebilir, saydam
ve hesap verilebilir bir borçlanma politikasının izlenmesi,
·
Finansman ihtiyaçlarının, iç ve
dış piyasa koşulları ve maliyet unsurları göz önüne alınarak belirlenen
risk düzeyi çerçevesinde, orta ve uzun vadede mümkün olan en düşük
maliyetle karşılanması,
olarak
belirlenmiştir.
Bu
kapsamda yürütülmekte olan “stratejik
ölçütlere dayalı borçlanma politikası” çerçevesinde 2009-2011
döneminde;
·
Nakit iç borçlanmanın ağırlıklı olarak YTL cinsinden yapılması,
·
YTL cinsi borçlanmanın ağırlıklı olarak sabit faizli enstrümanlarla
yapılarak gelecek 12 ayda faizi yenilenecek senetlerin payının azaltılması,
·
Ortalama vadenin piyasa
koşullarının elverdiği ölçüde uzatılarak vadesine 12 aydan az kalmış senetlerin
payının azaltılması,
·
Nakit ve borç yönetiminde
oluşabilecek likidite riskinin azaltılması amacıyla güçlü rezerv tutulması,
hedeflenmektedir.
Diğer taraftan, AB tanımlı
kamu brüt borç stoku ve kamu net borç stokuna ilişkin tahminler aşağıdaki
tabloda yer almaktadır:
Tablo
8 - Kamu Borç Stoku Tahminlerinin GSYH’ye Oranı (%)
|