|
Sosyal Güvenlik Kurumundan:
SOSYAL SİGORTA İŞLEMLERİ YÖNETMELİĞİ
BİRİNCİ KISIM
Genel Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç
MADDE
1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı;
31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık
Sigortası Kanununun sosyal sigorta hükümleri ile getirilen hak ve
yükümlülükleri ve sosyal sigorta işlemlerine ilişkin usul ve esasları
düzenlemektir.
Kapsam
MADDE
2 – (1) Bu Yönetmelik, 31/5/2006
tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa
tabi işyeri, işverenler, sigortalı, hak sahipleri ile diğer ilgili kişi ve
kuruluşlar açısından, sosyal sigorta işlemlerinin uygulanmasına ilişkin
usul ve esasları kapsar.
Dayanak
MADDE
3 – (1) Bu Yönetmelik, 5510 sayılı
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 107 nci maddesi
hükmüne dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE
4 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;
a) Alt işveren: Bir işverenden,
işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir
işin bölüm veya eklentilerinde, iş alan ve bu iş için görevlendirdiği
sigortalıları çalıştıran üçüncü kişiyi,
b) Araştırma: Kamu idareleri,
döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar ile
19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşlar tarafından
ihale mevzuatına göre yaptırılan işlerden ve özel nitelikteki inşaat
işlerinden dolayı bu işleri yapan işveren tarafından yeterli işçilik bildirilmiş
olup olmadığı hususunda Kurumca yapılan değerlendirmeyi,
c) Bakanlık: Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığını,
ç) Durum tespiti: Sigortalılık
niteliğini, tescil işlemlerini, sigorta olaylarını, asgari işçiliğin
tespiti amacıyla yapılan denetim ve kontrolleri,
d) e-sigorta: İşveren, alt
işveren, sigortalı, genel sağlık sigortalısı, hak sahibi ve diğer ilgili
kişi ve kuruluşlarca bu Yönetmelikte belirtilen belgelerde yer alan
bilgileri internet, elektronik ve benzeri ortamda Kurumun veri tabanına aktarılmasını
ve bu şekilde aktarılan bilgiler ve talepler ile Kurumca yürütülen sosyal
sigorta işlemleri sonuçlarından uygun görülenlerin işveren, sigortalı, hak
sahibi ve diğer ilgili kişi ve kuruluşlara verilmesini sağlayan elektronik
portalı,
e) Geçici iş ilişkisi kurulan
işveren: 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 7 nci maddesinde yer
alan sigortalıyı devralan işverenler ile kamu işyerlerinde geçici
görevlendirilen sigortalıların işverenlerini,
f) Genel Müdürlük: Sosyal
Sigortalar Genel Müdürlüğünü,
g) Genel sağlık sigortası
primi: Kanunda genel sağlık sigortalısı için alınması öngörülen prim
tutarını,
ğ) İsteğe bağlı sigorta:
Kişilerin isteğe bağlı olarak prim ödemek suretiyle uzun vadeli sigorta
kollarına ve genel sağlık sigortasına tabi olmalarını sağlayan sigortayı,
h) İşkolu kodu: Yapılan işin,
iş kazası ve meslek hastalığı bakımından tehlikenin ağırlığını gösteren ve
kısa vadeli sigorta kolları prim tarife cetveline göre hangi işkoluna tabi
olduğunu belirleyen numarayı,
ı) İşveren: Sigortalı sayılan
kişileri çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan
kurum ve kuruluşları,
i) İşveren vekili: İşveren
adına ve hesabına, işin veya görülen hizmetin bütününün yönetim görevini
yapan kişiyi,
j) İşyeri: Sigortalı
sayılanların maddi olan ve olmayan unsurları ile birlikte işlerini
yaptıkları yerler ile bu yerlerde üretilen mal veya verilen hizmet ile
nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen
yerler ile bağlı yerler, dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma,
muayene ve bakım, beden veya meslek eğitimi yerleri, avlu ve büro gibi
diğer eklentiler ile araçları,
k) İşyeri sahibi: Kanuna göre
sigortalı olanların işlerini yaptıkları işyerlerinin sahibi veya
kullanıcısı olan gerçek ya da tüzel kişilikler ile tüzel kişiliği olmayan
kurum ve kuruluşları,
l) İşyeri sicil numarası:
İşyerinin Kanun kapsamına alınması üzerine Kurumca verilen numarayı,
m) Kanun: 31/5/2006 tarihli ve
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununu,
n) Kurum: Sosyal Güvenlik
Kurumu Başkanlığını,
o) Muafiyet;
1) Kendi adına ve hesabına
bağımsız çalışanlardan gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkâr
siciline kayıt olanlar için aylık faaliyet gelirinden bu faaliyetine
ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın prime esas günlük kazanç
alt sınırının otuz katından az olma hâlini,
2) Tarımda kendi adına ve
hesabına bağımsız çalışanlardan tarımsal faaliyette bulunan ve yıllık
tarımsal faaliyet gelirlerinden bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten
sonra kalan tutarın aylık ortalamasının prime esas günlük kazanç alt
sınırının otuz katından az olma hâlini,
ö) Prime esas kazanç: Kanunun
80 inci maddesine göre belirlenecek tutarı,
p) Sigorta primi: Sigortalılar
için 5510, 5434 ve 2925 sayılı Kanunlarda belirtilen prime esas kazançlar
ve oranlar üzerinden alınacak tutarı,
r) Ünite: Merkezde daire
başkanlığını, taşrada sosyal güvenlik il müdürlükleri ile sosyal güvenlik
merkezlerini,
ifade eder.
(2) Birinci fıkrada yer almayan
ancak Kanunun 3 üncü maddesinde yer alan diğer tanımlar bu Yönetmelik için
de yapılmış sayılır.
İKİNCİ
BÖLÜM
Sosyal
Sigorta Kayıt ve İşlemlerinin Genel Esasları
Bilgi
ve belgelerin Kuruma verilme usulü
MADDE
5 – (1) Kurum, Kanun veya bu
Yönetmelik gereği verilecek her türlü belge veya bilginin e-sigorta
ortamında gönderilmesi hususunda gerçek ve tüzel kişiler ile tüzel kişiliği
olmayan idareleri, kurum ve kuruluşları zorunlu tutmaya veya zorunluluk
esasını kaldırmaya yetkilidir. Kanun veya bu Yönetmelikte belirtilen bilgi
ve belgelerin e-sigorta ortamında Kuruma gönderme zorunluluğu getirilmesine
rağmen bu yükümlülüğün yasal süresi içinde veya yasal süresi dışında kâğıt
ortamında yerine getirilmesi hâlinde de bu belgeler işleme konulur.
(2) Belge veya bilgileri
e-sigorta ortamında göndermekle zorunlu tutulan kurum ve kuruluşlar ile
gerçek ve tüzel kişiler, Kurumun bilgi işlem sistemlerinin aşağıdaki
fıkrada belirtilen nedenlerle hizmet dışı kalması sonucu belge ve bilgiyi,
öngörülen sürenin son gününde Kuruma gönderememesi ve muhteviyatı primleri
de yasal süresi içinde ödeyememesi hâlinde, sorunların ortadan kalktığı
tarihi takip eden beşinci işgününün sonuna kadar belge veya bilgiyi
gönderir ve muhteviyatı primleri de aynı sürede Kuruma öder ise bu
yükümlülükleri Kanunda öngörülen sürede yerine getirmiş kabul edilir.
(3) Hizmet Sunumu Genel
Müdürlüğü yetkililerince imzalanacak bir tutanak ile tevsik edilmesi
kaydıyla;
a) Kurum bilgisayar sisteminde,
e-sigorta uygulamasının çalışmasını engelleyecek şekilde;
1) Donanım ve yazılımdan
kaynaklanan arızalar,
2) Elektrik ve iletişim alt
yapısında meydana gelen arızalar,
3) Yangın, yıldırım, infilak ve
benzeri olaylar sonucu meydana gelen ve işlem yapmayı engelleyici durumlar,
4) Sel veya su baskını,
fırtına, yer kayması, deprem gibi tabi afetler ile grev, lokavt, sabotaj,
terör saldırıları,
b) Kurumun hizmet satın aldığı
internet servis sağlayıcılarında meydana gelen arızalar,
c) (a) ve (b) bentleri dışında
Kurumca belirlenecek benzeri durumlar,
bu Yönetmelikte belirtilen
belgelerin Kanunda öngörülen sürenin son gününde Kurumca alınmasını
engelleyici sebep olarak kabul edilir.
Merkezi
veri tabanının oluşturulması
MADDE
6 – (1) Sosyal sigorta işlemlerine
ilişkin kayıtların elektronik ortamda tutulması esastır. Bu amaçla,
Kurumca;
a) Sigortalı tescil,
b) Sigortalı hizmet,
c) Gelir veya aylık ödeme,
ç) İşyeri tescil,
d) İşveren veya sigortalı prim
tahakkuk ve tahsilat,
e) Geçici işgöremezlik
ödenekleri,
f) Genel sağlık sigortası
tescil,
kayıtlarının elektronik ortamda
tutulduğu merkezi bir veri tabanı oluşturulur.
(2) Sosyal sigorta kayıtlarının
tutulmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye, birinci fıkrada
belirtilen ana kayıtların alt veya yedek kayıtlarını oluşturmaya, mevzuat
ve iletişim teknolojisindeki gelişmelere bağlı olarak değiştirmeye ve kâğıt
ortamında tutulan kayıtların elektronik ortamda veya elektronik ortamda
tutulan kayıtların kâğıt ortamında tutulmasına karar vermeye Kurum
yetkilidir.
Sosyal
sigorta kayıtlarının tutulması ve düzeltilmesine ilişkin esaslar
MADDE
7 – (1) Bu Yönetmeliğin 6 ncı
maddesinde belirtilen sosyal sigorta kayıtlarının, bu Yönetmelikte
belirtilen ve usulüne göre düzenlenmiş belgelere dayandırılması zorunludur.
(2) Usulüne göre düzenlenmiş
belgeye dayandırılarak oluşturulan sosyal sigorta kayıtları;
a) Dayanak belgesinde bulunduğu
hâlde kayıtlara hatalı veya eksik olarak tescil edilen ya da hiç yazılmayan
bilgilerin veya mükerrer kayıtların bulunduğunun Kurumca tespitine,
b) Kamu idareleri denetim
elemanları ile Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurları tarafından
yapılan inceleme ve soruşturma raporlarına,
c) Mahkeme kararlarına,
ç)
Kamu idareleri ile döner sermayeli kuruluşlar, 5411 sayılı Kanun
kapsamındaki kuruluşlar, kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan temin
edilen bilgi ve belgelere istinaden Kurumca yapılacak incelemeye,
göre
düzeltilir, silinir veya yeni kayıt eklenir.
Kayıtların paylaşımı
MADDE 8 – (1) Kurum, sosyal sigorta kayıtlarında tutulan bilgileri
işveren, sigortalı, hak sahibi ve diğer ilgili kişi ve kuruluşların
kullanımına açabilir.
(2)
Kurum, internet ve her türlü elektronik ortam ile benzeri elektronik
iletişim araçları üzerinden bilgi alışverişinin yapılmasına ilişkin
koşulları belirlemek, Kurum ve işveren ile diğer ilgili kişi ve kuruluşlar
arasındaki ilişkiler ile tarafların birbirlerine karşı olan hak ve
yükümlülüklerini düzenlemek için protokol veya sözleşmeler yapabilir.
(3)
Sosyal sigorta kayıtlarından alınan bilgilerin iş ve işlemlerde
kullanılmasının hukuki sonuçları, bilgiyi alan işveren ve diğer ilgili kişi
ve kuruluşların sorumluluğundadır.
İKİNCİ KISIM
Sigortalıların
Tescili ve Hizmet Kayıtları
BİRİNCİ
BÖLÜM
Sigortalılara İlişkin Hükümler
Sigortalı sayılanlar
MADDE 9 – (1) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren
tarafından çalıştırılanlar Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (a)
bendine göre sigortalı sayılırlar.
(2)
Aşağıda belirtilenler de Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrası (a) bendi
kapsamında sigortalı sayılırlar.
a)
İşçi sendikaları ve konfederasyonları ile sendika şubelerinin
başkanlıklarına ve yönetim kurullarına seçilenler.
b)
Bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan ve Kültür ve Turizm
Bakanlığı tarafından belirlenen Ek-1’de yer alan tabloda sayılan; film,
tiyatro, sahne, gösteri, ses ve saz sanatçıları ile müzik, resim, heykel,
dekoratif ve benzeri diğer uğraşları içine alan bütün güzel sanat
kollarında çalışanlar ile düşünürler ve yazarlar.
c)
Mütekabiliyet esasına dayalı olarak sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış
ülkelerin uyruğunda olanlar hariç, yabancı uyruklu, uyruksuz, göçmenler ve
sığınmacı kişiler ile uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış
ülke sigortalılarından, sözleşmede belirlenen istisna hâlleri dışında
çalışmalarını hizmet akdine tabi sürdürenler.
ç)
Büyükelçilik, konsolosluk mensuplarının özel hizmetlerinde
çalıştırılanlardan gönderen devlette veya üçüncü bir devlette
sigortalılıklarını belgeleyemeyenler ile Türkiye’de ikamet etmekte iken
buralarda çalıştırılan Türk vatandaşları.
d)
2/7/1941 tarihli ve 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanuna
göre, çiftçi malları koruma başkanlıkları veya meclisleri tarafından
çalıştırılan koruma bekçileri.
e)
24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununda belirtilen
umumi kadınlar.
f)
Millî Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen kurslarda usta öğretici olarak
çalıştırılanlar, kamu idarelerinde ders ücreti karşılığı görev verilenler
ile 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü
maddesinin (C) bendi kapsamında çalıştırılanlar.
(3)
Haklarında bazı sigorta kolları uygulanacak sigortalılar ve sigorta
kolları;
a)
Hizmet akdi ile çalışmamakla birlikte, ceza infaz kurumları ile tutukevleri
bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerde çalıştırılan
hükümlü ve tutuklular hakkında, Kanunun iş kazası ve meslek hastalığı ile
analık hükümleri,
b) 5/6/1986 tarihli ve 3308
sayılı Meslekî Eğitim Kanununda belirtilen aday çırak, çırak ve
işletmelerde meslekî eğitim gören öğrenciler hakkında iş kazası ve meslek
hastalığı ile hastalık sigortası, meslek liselerinde okumakta iken veya
yüksek öğrenimleri sırasında zorunlu staja tabi tutulan öğrenciler hakkında
ise iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri,
c) Vazife malullerinden;
1) Harp malulleri ile 12/4/1991
tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 3/11/1980 tarihli ve 2330
sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre vazife
malullüğü aylığı bağlanmış malullerden, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında sigortalı olarak çalışmaya
başlayanlar hakkında iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri
uygulanır, ancak uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmayı istemeleri
hâlinde bu isteklerini Kuruma bildirdikleri tarihi takip eden ay başından
itibaren, haklarında uzun vadeli sigorta kolları uygulanır.
2) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında bir göreve başlayan tüm vazife
malulleri hakkında uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanır.
3) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamında sigortalı olarak
çalışmaya başladıkları hâlde, aylıkları kesilmeyen harp ve vazife
malullerinden genel sağlık sigortası primi alınmaz.
ç) Türkiye İş Kurumu tarafından
düzenlenen meslek edindirme, geliştirme ve değiştirme eğitimine katılan
kursiyerler hakkında Kanunun iş kazası ve meslek hastalığı hükümleri,
d) Ülkemiz ile uluslararası
sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce
yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri
hakkında kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası hükümleri,
bu sigortalıların uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmak istemeleri
hâlinde ise Kanunun 50 nci maddesinin ikinci fıkrasının Türkiye’de yasal
olarak ikamet etme şartı ile aynı fıkranın (a) bendinde belirtilen şartlar
aranmaksızın haklarında genel sağlık sigortası primi hariç isteğe bağlı
sigorta hükümleri,
uygulanır.
(4) Kanunun 4 üncü maddesi
birinci fıkrasının (b) bendine göre, köy veya mahalle muhtarı seçilenler
ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız
çalışanlardan;
a) Ticari kazanç veya serbest
meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi
olanlar,
b) Gelir vergisinden muaf olup
esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olanlar,
c) Kollektif şirketlerin
ortakları,
ç) Limited şirketlerin
ortakları,
d) Sermayesi paylara bölünmüş
komandit şirketlerin komandite ortakları,
e) Adi komandit şirketlerin komandite
ve komanditer ortakları,
f) Donatma iştirakleri
ortakları,
g) Anonim şirketlerin yönetim
kurulu üyesi olan ortakları,
ğ) Tarımsal faaliyette
bulunanlar,
sigortalı sayılırlar.
(5) Kanunun 4 üncü maddesi
birinci fıkrasının (b) bendi hükümleri 10/7/1953 tarihli ve 6132 sayılı At
Yarışları Hakkında Kanuna tabi jokey ve antrenörler hakkında da uygulanır.
(6) Kamu idarelerinde;
a) Kanunun 4 üncü maddesi
birinci fıkrasının (a) bendine tabi olmayanlardan, kadro ve pozisyonlarda
sürekli olarak çalışıp, ilgili mevzuatında (a) bendi kapsamına girenler
gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar,
b) Kanunun 4 üncü maddesi
birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olmayanlardan, sözleşmeli
olarak çalışıp ilgili mevzuatında (a) bendi kapsamına girenler gibi
sigortalı olması öngörülmemiş olanlar ile 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi
uyarınca açıktan vekil atananlar,
Kanunun 4 üncü maddesi birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar.
(7) Kanunun 4 üncü maddesi
birinci fıkrasının (c) bendi hükümleri;
a) Kuruluş ve personel
kanunları veya diğer kanunlar gereğince seçimle veya atama yoluyla kamu
idarelerinde göreve gelenlerden; bu görevleri sebebiyle kendilerine ilgili
kanunlarında Devlet memurları gibi emeklilik hakkı tanınmış olanlardan
hizmet akdi ile çalışmayanlar,
b) Başbakan, bakanlar, Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeleri, belediye başkanları, il encümeninin seçimle
gelen üyeleri,
c) Bu kapsamda sigortalı iken
aynı kapsamdaki kişilerin kurduğu sendikalar ve konfederasyonlar ile sendika
şubelerinin başkanlıkları ve yönetim kurullarına seçilenlerden aylıksız
izne ayrılanlar,
ç) Harp okulları ile fakülte ve
yüksek okullarda, Türk Silahlı Kuvvetleri hesabına okuyan veya kendi
hesabına okumakta iken askerî öğrenci olanlar ile astsubay meslek yüksek
okulları ve astsubay naspedilmek üzere temel askerlik eğitimine tabi
tutulan adaylar,
d) Polis Akademisi ile fakülte
ve yüksek okullarda, Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi
hesabına okumakta iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden
öğrenciler,
hakkında da uygulanır.
(8) Bu maddenin yedinci
fıkrasının (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen okulları tamamlamadan
ayrılanlar ile tamamlamalarına rağmen görevlerine başlamadan ayrılanların,
bu okullarda geçen eğitim süreleri sigortalılıklarından sayılmaz.
(9) Kanunun kısa vadeli sigorta
kollarına ilişkin hükümleri, Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (c)
bendi kapsamında olanlara uygulanmaz.
Sigortalı
sayılmayanlar
MADDE
10 – (1) Kanunun kısa ve uzun
vadeli sigorta kolları hükümlerinin uygulanmasında;
a) İşverenin işyerinde ücretsiz
çalışan eşi,
b) Aynı konutta birlikte
yaşayan ve üçüncü derece dâhil bu dereceye kadar hısımlar arasında ve
aralarına dışardan başka kimse katılmaksızın, yaşadıkları konut içinde
yapılan işlerde çalışanlar,
c) Ücretle ve sürekli olarak
çalışanlar hariç ev hizmetlerinde çalışanlar,
ç) Kanunun 4 üncü maddesi
birinci fıkrasının (b) bendinin (1) ve (3) numaralı alt bentleri kapsamında
sigortalılıkları devam edenler hariç olmak üzere, muvazzaf askerlik
hizmetlerini er ve erbaş olarak yapmakta olanlar ile yedek subay okulu
öğrencileri,
d) Yabancı bir ülkede kurulu
herhangi bir kuruluş tarafından ve o kuruluş adına ve hesabına Türkiye'ye
bir iş için gönderilen ve yabancı ülkede sosyal sigortaya tabi olduğunu
belgeleyen kişiler ile Türkiye'de kendi adına ve hesabına bağımsız
çalışanlardan, yurt dışında ikamet eden ve o ülke sosyal güvenlik
mevzuatına tabi olanlar,
e) Resmî meslek ve sanat
okulları ile yetkili resmî makamların izniyle kurulan meslek veya sanat
okullarında ve yüksek okullarda fiilen normal eğitim süreleri içinde
yapılan, tatbikî mahiyetteki yapım ve üretim işlerinde çalışan öğrenciler,
f) Sağlık hizmet sunucuları
tarafından işe alıştırılmakta olan veya rehabilite edilen, hasta veya
maluller,
g) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri gereği sigortalı sayılması
gerekenlerden 18 yaşını doldurmamış olanlar,
ğ) Kamu idareleri hariç olmak
üzere, tarım işlerinde veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz işlerde
çalışanlar,
h) Tarımda kendi adına ve
hesabına bağımsız çalışanlardan; tarımsal faaliyette bulunan ve yıllık
tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten
sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, Kanunda tanımlanan prime esas
günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğuna dair beyanlarını
içeren başvuruları dikkate alınarak ziraat odalarından, bunların
bulunmadığı yerlerde tarım il/ilçe müdürlüklerinden alacakları Ek-2’deki
muafiyet belgesi ile belgeleyenler,
ı) Kendi adına ve hesabına
bağımsız çalışanlardan gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkâr
siciline kayıtlı olanlardan, aylık faaliyet gelirlerinden bu faaliyetine
ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarı, prime esas günlük kazanç
alt sınırının otuz katından az olduğuna dair beyanlarını içeren başvuruları
dikkate alınarak, Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nden, bunların
bulunmadığı yerlerde meslek odalarından alacakları Ek-2’deki muafiyet
belgesi ile belgeleyenler,
i) Kamu idarelerinin dış
temsilciliklerinde istihdam edilen ve temsilciliğin bulunduğu ülkede
sürekli ikamet izni veya bu devletin vatandaşlığını da haiz bulunan Türk
uyruklu sözleşmeli personelden, bulunduğu ülkenin sosyal güvenlik kurumunda
sigortalı olduğunu belgeleyenler ile kamu idarelerinin dış
temsilciliklerinde istihdam edilen sözleşmeli personelin uluslararası
sosyal güvenlik sözleşmeleri çerçevesinde ve temsilciliğin bulunduğu
ülkenin ilgili mevzuatının zorunlu kıldığı hâllerde, işverenleri tarafından
bulunulan ülkede sosyal sigorta kapsamında sigortalı yapılanlar,
sigortalı sayılmazlar.
(2) Birinci fıkranın (g)
bendinin uygulanmasıyla ilgili olarak, bir meslek veya sanat okulunu
bitirenlerden, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu
hükümlerine göre mahkemece ergin kılınmak suretiyle, öğrenimleriyle ilgili
görevlerde çalışanlar hakkında 18 yaşın bitirilmiş olması şartı aranmaz.
Sigortalılığın
başlangıcı ve bildirim yükümlülüğü
MADDE
11 – (1) Kanunun 4 üncü maddesi
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için
çalışmaya, meslekî eğitime veya zorunlu staja başladıkları tarihten
itibaren sigortalı hak ve yükümlülükleri başlar.
(2) İşverenler, Kanunun 4 üncü
maddesi birinci fıkrasının;
a) (a) bendi kapsamında
sigortalı sayılanları, çalışmaya başladıkları tarihten önce,
b) (c) bendi kapsamında
sigortalı sayılanlar, göreve başladıkları veya okullarında öğretime
başladıkları tarihten, kendi hesabına okumakta iken Türk Silahlı Kuvvetleri
veya Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya başlayanlar ise bu tarihten
itibaren sigortalı sayılırlar ve bu tarihten itibaren on beş gün içinde,
Kuruma e-sigorta yoluyla
bildirmekle yükümlüdür.
(3) İşverenlerce Kanunun 4 üncü
maddesi birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan;
a) İnşaat, balıkçılık ve tarım
işyerlerinde hizmet akdiyle işe başlatılacak sigortalılar için, en geç
çalışmaya başlatıldığı gün,
b) Yabancı ülkelere sefer yapan
ulaştırma araçlarına sefer esnasında alınarak çalıştırılanlar ile Kuruma
ilk defa işyeri bildirgesi verecek işyerlerinde; ilk defa sigortalı
çalıştırmaya başlanılan tarihten itibaren bir ay içinde çalışmaya başlayan
sigortalılar için, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren en geç söz
konusu bir aylık sürenin dolduğu tarihe kadar,
c)
Kamu idarelerince istihdam edilen 8/9/1999 tarih ve 4447 sayılı İşsizlik
Sigortası Kanununa göre işsizlik sigortasına tabi olmayan sözleşmeli
personel ile kamu idarelerince yurt dışı görevde çalışmak üzere işe
alınanların, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren bir ay içinde,
ç)
İlk işyerindeki çalışmasına ait sigortalı işe giriş bildirgesi Kuruma
verilerek, tescil işlemi yapılmış olan sigortalının, naklen ve hizmet akdi
sona ermeden aynı işverenin aynı ya da başka ünitede tescil edilmiş diğer
işyerinde çalışmaya başlaması hâlinde, yasal süresi dışında,
d)
Kanunda belirtilen sürede Kuruma bildirilme imkânı olmamakla birlikte;
1)
Maliye Bakanlığı vizesine bağlı olarak kamu idarelerinde çalışacak
sigortalılar için vize işleminin gerçekleştirildiğine ilişkin yazının,
ilgili kamu idaresine intikal ettiği günü izleyen ikinci iş günü sonuna
kadar,
2)
24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Kanunu uyarınca
özelleştirilen işyerlerinden diğer kamu kurum ve kuruluşlarına naklen
atanan sözleşmeli veya kapsam dışı personelin nakledildikleri kamu
idarelerinde işe başladıkları tarihi takip eden ikinci iş günü sonuna
kadar,
Kuruma
yapılan bildirimler de süresinde yapılmış sayılır.
(4)
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı
sayılanlardan;
a)
Ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit
usulde gelir vergisi mükellefi olanların sigortalılıkları, bu
mükellefiyetlerinin başlangıç tarihi itibarıyla başlar ve bu tarih vergi
dairelerince,
b)
Gelir vergisinden muaf olanların sigortalılıkları, esnaf ve sanatkâr sicil
müdürlüklerine tescil tarihi itibarıyla başlar ve bu tarih esnaf ve
sanatkâr sicil müdürlüklerince,
c)
Şirket ortaklarından;
1)
Kollektif şirket, adi komandit şirketlerin komandite ve komanditer
ortakları ile donatma iştiraki ortaklarının sigortalılıkları, vergi
mükellefiyetlerinin başladığı tarihte başlar ve bu tarih vergi
dairelerince,
2)
Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının sigortalılıkları,
yönetim kurulu üyeliğine seçildikleri tarihte başlar ve bu tarih şirket
yetkililerince,
3)
Limited şirket ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite
ortaklarının sigortalılıkları, şirketin ticaret siciline tescil edildiği
tarihte başlar ve bu tarih ticaret sicil memurluklarınca,
4)
Limited şirket ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite
ortaklarından hisse devri alan yeni ortaklarının sigortalılıkları, ortaklar
kurulunca devrin yapılmasına karar verildiği tarihte başlar ve bu tarih
ortaklar kurulu kararının, hisse devrine ilişkin tanzim edilen noter devir
sözleşmesinin, devrin yapıldığının işlendiği pay defterinin birer sureti
veya devir ticaret sicil memurluğunca tescil edilmiş ise ticaret sicil
gazetesinde ilan edildiği nüshasının ibraz edilmesi kaydıyla şirket
yetkililerince,
ç)
Köy ve mahalle muhtarlarının sigortalılıkları, muhtar seçildikleri tarih
itibarıyla başlar ve bu tarih il veya ilçe mülki amirliklerince,
onbeş
gün içinde,
d)
Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrası (b) bendi kapsamında sigortalı
sayılanlardan tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanların
sigortalılıkları, bağlı oldukları ziraat odalarınca veya kendilerince bir
yıl içinde bildirilmesi hâlinde odaya kaydedildikleri tarihten, bu süre
içinde bildirilmemesi hâlinde ise bildirimin Kuruma yapıldığı tarihten
başlar ve bu tarih meslek kuruluşuna kayıtlarının yapıldığı tarihten
itibaren bir ay içinde ziraat odalarınca veya ziraat odalarının bulunmadığı
yerlerde tarım il/ilçe müdürlüklerince,
e)
6132 sayılı Kanuna tabi jokey ve antrenörlerin sigortalılıkları lisans
belgesine istinaden fiilen çalışmaya başladıkları tarihte başlar ve bu
tarih, kaydın yapıldığı tarihten itibaren bir ay içinde Türkiye Jokey
Kulübünce,
Kuruma
e-sigorta yoluyla bildirilmek zorundadır.
f)
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin dört numaralı alt
bendi kapsamındaki sigortalılardan Kanunun 6 ncı maddesinin (ı) bendi
kapsamına girmeleri nedeniyle sigortalılıkları sona erenlerden muafiyet
şartlarının ortadan kalktığını, ziraat odalarından, ziraat odalarının
bulunmadığı yerlerde tarım il/ilçe müdürlüklerinden alacakları belge ile
birlikte bir yıl içinde Kuruma bildirenlerin sigortalılıkları belgenin
düzenlendiği tarihten bu süreyi geçirenlerin sigortalılıkları ise
bildirimin Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarihten başlar. Bu tarih
sigortalılarca ve ilgili kuruluşlarca Kuruma bildirilir.
g)
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılardan
gelir vergisinden muaf olup, Kanunun 6 ncı maddesinin (k) bendi kapsamına
girmeleri nedeniyle sigortalılıkları sona erenlerden muafiyet şartlarının
ortadan kalktığını esnaf ve sanatkârlar odaları birliğinden alacakları
belge ile birlikte 15 gün içinde Kuruma bildirenlerin sigortalılıkları,
belgenin düzenlendiği tarihten, 15 günlük süreyi geçirenlerin ise,
bildirimin Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarihten itibaren başlar. Bu
tarih sigortalılarca ve ilgili kuruluşlarca Kuruma bildirilir.
ğ)
Muafiyet şartlarının ortadan kalktığına ilişkin olarak ilgili kuruluşlardan
alınan belgenin adi posta veya kargo ile gönderilmesi hâlinde Kurum
kayıtlarına intikal tarihi, taahhütlü, iadeli taahhütlü veya acele posta
ile yapılan bildirimlerde postaya veriliş tarihi Kuruma intikal tarihi
olarak kabul edilir.
(5)
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki
sigortalılarla ilgili bildirim yükümlülüğü bulunan kurum ve kuruluşlar, bildirimlerini
merkez birimlerince yapmaları durumunda, bildirim zorunluluğu yerine
getirilmiş sayılır. Kurum bildirimden itibaren bir ay içinde tescili
yapılan kişilere, sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin başladığını ve
yaptığı işin iş kolu kodunu bildirir.
(6)
Hizmet akdi ile çalışmamakla birlikte 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı
Meslekî Eğitim Kanununda belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde
meslekî eğitim gören öğrenciler ile meslek liselerinde okumakta iken veya
yüksek öğrenimleri sırasında zorunlu staja tabi tutulan öğrencilerin
bildirimleri, Millî Eğitim Bakanlığı veya bu öğrencilerin eğitim gördükleri
okullar, yüksek öğrenim sırasında zorunlu staja tabi tutulan öğrenciler
için ise öğrenim gördükleri yüksek öğretim kurumlarınca yapılır.
Sigortalıların kendilerini
bildirmesi
MADDE 12 – (1) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(a) bendi kapsamındaki sigortalılar, çalışmaya başladıklarını, çalışmaya
başladıkları tarihten itibaren en geç bir ay içinde, örneği Ek-3’te bulunan
sigortalı bildirim belgesi ile doğrudan veya internet ya da benzeri ortamda
Kuruma bildirirler. Kurumca, sigortalının ilgili işveren tarafından
bildirilmediğinin ya da bildirildiği hâlde sigortalı bildirimi arasında
farklılık bulunduğunun tespiti hâlinde, durum, taahhütlü bir yazıyla
sigortalıya, gerekirse işverene bildirilir. Yapılan bildirimlerin sonucunda
farklılık giderilemezse, kontrol ve denetim sonucuna göre işlem yapılır.
Sigortalının kendini bildirmemesi, sigortalı aleyhine delil teşkil etmez.
(2)
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt
bendinde belirtilen tarımsal faaliyette bulunanlar faaliyetlerine
başladıkları tarihten itibaren bir ay içinde sigortalılıklarını sigortalı
bildirim belgesi ile doğrudan veya internet ya da benzeri ortamda Kuruma
bildirirler. Bu kapsamdaki kişilere ilişkin yapılan bildirimlerde farklılık
olması hâlinde yapılacak yazışmalar sonucunda farklılık giderilemezse,
kontrol ve denetim sonucuna göre işlem yapılır.
Sigortalıların
kamu idareleri ile bankalarca bildirilmesi
MADDE
13 – (1) Kamu idareleri ile 5411
sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşlar, Kurumca sağlanacak elektronik
altyapıdan yararlanmak suretiyle, Kurumca belirlenecek işlemlerde, işlem
yaptığı kişilerin sigortalılık bakımından tescilli olup olmadığını kontrol
etmek ve sigortasız olduğunu tespit ettiği kişileri, Kuruma bildirmekle
yükümlüdürler.
(2) Bu maddenin uygulamasına
ilişkin usül ve esaslar tebliğ ile düzenlenir.
Sigortalılığın
sona ermesi ve bildirim yükümlülüğü
MADDE
14 – (1) Kanunun 4 üncü maddesi
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olanların
sigortalılıkları hizmet akdinin sona erdiği tarihte sona erer ve bu tarih
işverenleri tarafından,
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan,
a) Ticari kazanç veya serbest
meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi
olanların sigortalılıkları mükellefiyetlerini gerektiren faaliyetlerine son
verdikleri tarihte sona erer ve bu tarih ilgili vergi dairelerince ve
sigortalılarca,
b) Gelir vergisinden muaf
olanların sigortalılıkları esnaf ve sanatkâr sicil müdürlüklerindeki
kayıtlarının silindiği tarihte sona erer ve bu tarih esnaf ve sanatkâr
sicil müdürlüklerince ve sigortalılarca,
c) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki gelir vergisinden muaf
olanlardan, Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (k) bendi kapsamına
girenlerin bir önceki aya ait faaliyet gelirlerinden bu faaliyete ilişkin
masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının Kanunla
tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğunu
esnaf ve sanatkârlar odaları birliklerinden alacakları (Ek-2) muafiyet
belgesi ile belgeleyerek on gün içinde Kuruma intikal ettirenlerin sigortalılıkları
belgenin düzenlendiği tarihten, bu süreyi geçirenlerin sigortalılıkları ise
belgenin Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarihten itibaren sona erer bu
tarih sigortalılarca,
ç) Şirket ortaklarından;
1) Kollektif şirket, adi
komandit şirketlerin komandite ve komanditer ortakları ile donatma iştiraki
ortaklarının sigortalılıkları vergi mükellefiyetlerinin bittiği tarihte
sona erer ve bu tarih vergi dairelerince ve sigortalılarca,
2) Anonim şirketlerin yönetim
kurulu üyesi olan ortaklarının sigortalılıkları bu görevlerinin bittiği
tarihte sona erer ve bu tarih şirket yetkililerince ve sigortalılarca,
3) Limited şirket, sermayesi
paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortaklarının
sigortalılıkları hisse devrine ilişkin alınan ortaklar kurulu kararı ile
hissenin devrine ilişkin tanzim edilen noter devir sözleşmesinin ve devrin
pay defterine işlendiği sayfanın birer suretlerinin birlikte ibraz edilmesi
veya hisse devri ticaret sicil memurluğuna tescil edilmiş ise ticaret sicil
gazetesinde ilan edildiği nüshasının ibraz edilmesi kaydıyla ortaklar
kurulu karar tarihi itibarıyla sona erer ve bu tarih, sigortalılar ve
şirket yetkililerince,
d) İflasın açılmasına mahkemece
karar verilen şirketlerin ortaklarının sigortalılıkları sigortalının talebi
hâlinde mahkemenin karar tarihinde, sigortalının talebinin olmaması hâlinde
ise mahkemece iflasın kapatılmasına karar verildiği tarihte sona erer ve bu
tarih sigortalılar ve şirket yetkililerince,
e) Tasfiyenin açılmasına
mahkemece karar verilen şirketlerin ortaklarının sigortalılıkları
sigortalının talebi hâlinde mahkemenin karar tarihinde sona erer, bu tarih
sigortalılarca, sigortalının talebinin olmaması hâlinde tasfiye kurulu
kararının ticaret sicil memurluğunca tescil edildiği tarihte sona erer ve
bu tarih ticaret sicil memurluğunca ve sigortalılarca,
f) Tasfiyesine şirketin
ortaklar kurulu tarafından karar verilen şirketlerin ortaklarının
sigortalılıkları sigortalının talebi hâlinde tasfiyenin başlanmasına karar
verildiği tarihte sona erer, bu tarih sigortalılarca, sigortalının
talebinin olmaması hâlinde ise tasfiyenin sonuçlandığına ilişkin tasfiye
kurulu kararının ticaret sicil memurluğunca tescil edildiği tarihte sona
erer ve bu tarihler sigortalılarca ve ticaret sicil memurluklarınca,
g) Münfesih duruma düşen
şirketlerin ortaklarının sigortalılıkları sigortalının talebi hâlinde
şirketin münfesih duruma düştüğü tarih itibarıyla sona erer, bu tarih
sigortalılarca, sigortalının talebinin olmaması hâlinde münfesih duruma
düşen şirketin tasfiyesinin sonuçlandığına dair tasfiye kurulu kararının
ticaret sicil memurluğunca tescil edildiği tarihte sona erer ve bu tarihler
sigortalılarca ve ticaret sicil memurluklarınca,
ğ) Mahkeme kararı ile iflasın,
tasfiyenin açılmasına, ortaklar kurulu kararı ile tasfiyenin başlamasına
veya münfesih duruma düşmesine karar verilen şirketlerin ortaklarından
hizmet akdi ile çalışmaya başlayanların sigortalılıkları, çalışmaya
başladıkları tarihte sona erer ve bu tarih sigortalılarca,
h) Gelir vergisinden muaf
olarak sigortalılıkları devam ederken hizmet akdi ile çalışmaya
başlayanların sigortalılıkları, çalışmaya başladıkları tarihte sona erer ve
bu tarih sigortalılarca,
ı) Köy ve mahalle muhtarlarının
sigortalılıkları muhtarlık görevinin bittiği tarihte sona erer ve bu tarih
il ve ilçe mülki amirliklerince ve sigortalılarca,
i) Köy ve mahalle
muhtarlarından Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrası (b) bendi
kapsamında gelir vergisi mükellefi olanlar hariç, aynı zamanda hizmet akdi
ile çalışmaya başlayanların sigortalılıkları, çalışmaya başladıkları
tarihte sona erer ve bu tarih sigortalılarca,
j) Tarımda kendi adına ve
hesabına bağımsız çalışanların sigortalılıkları tarımsal faaliyetin bittiği
tarihte sona erer ve bu tarih ziraat odalarınca, ziraat odası bulunmayan
yerlerde ise tarım il/ilçe müdürlüklerince ve sigortalılarca,
k) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendinin 4 numaralı alt bendi kapsamındaki tarımda
kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, Kanunun 6 ncı maddesinin
birinci fıkrasının (ı) bendi kapsamına girenlerin bir önceki yıla ait
tarımsal faaliyet gelirlerinden bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten
sonra kalan tutarın aylık ortalamasının Kanunla tanımlanan prime esas
günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğunun ziraat odalarından,
ziraat odalarının bulunmadığı yerlerde ise tarım il/ilçe müdürlüklerinden
alacakları (Ek-2) muafiyet belgesi ile belgeleyerek on gün içinde Kuruma
intikal ettirilenlerin sigortalılıkları belgenin düzenlendiği tarihten, bu
süreyi geçirenlerin sigortalılıkları ise belgenin Kurum kayıtlarına intikal
ettiği tarihten itibaren sona erer, bu tarih sigortalılarca,
l) Herhangi bir yabancı ülkede
ikamet eden ve o ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlayan veya ikamet
esasına bağlı olarak o ülke sosyal güvenlik sistemine dâhil olanların
sigortalılıkları, çalışmaya veya ilgili ülke sosyal güvenlik sistemine
dâhil oldukları tarihte sona erer ve bu tarih sigortalılarca,
m) 6132 sayılı Kanuna tabi
jokey ve antrenörlerin sigortalılıkları, fiilî çalışmalarının bittiği
tarihte sona erer ve bu tarih Türkiye Jokey Kulübü ve sigortalılarca,
(3) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıkları;
ölüm hâlinde veya aylık bağlanmasını gerektiren hâllerde, görev
aylıklarının kesildiği tarihi, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun 40
ıncı maddesinde belirtilen yaş hadleri ile sıhhi izin sürelerinin
doldurulması hâlinde ise bu süre ve hadlerin doldurulduğu tarihleri takip
eden aybaşından, diğer hâllerde ise görevden ayrıldıkları tarihten itibaren
sona erer ve bu tarih, sigortalı işe giriş bildirgesini düzenlemekle
yükümlü olan idare tarafından,
(4)
Kanunun 5 inci maddesi gereği bazı sigorta kollarına tabi tutulanlardan:
a)
Ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye
ve benzeri ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve tutukluların sigortalılığı
çalışmalarının sona erdiği veya işlerine son verildikleri tarihten itibaren
sona erer ve bu tarih, Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları
Kurumunca,
b)
3308 sayılı Kanunda belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde meslekî
eğitim gören öğrenciler, meslek liselerinde okuyanlar, yüksek öğrenimleri
sırasında zorunlu staja tabi tutulan öğrencilerin sigortalılığı eğitim veya
öğretimlerinin/staj sürelerinin bittiği tarihten itibaren sona erer ve bu
tarih, eğitim ve öğretim gördükleri kurumlarca,
c)
Harp malulleri ile 3713 veya 2330 sayılı kanunlara göre vazife malullüğü
aylığı bağlanmış olanlardan Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrası
kapsamında sigortalı olanların sigortalılıkları, sigortalı çalışmalarının
sona erdiği tarihten itibaren sona erer ve bu tarih, işverenlerince,
ç)
Harp malulleri ile 3713, veya 2330 sayılı kanunlara göre vazife malullüğü
aylığı bağlanmış olanlardan Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(a) ve (b) bentleri kapsamında çalışanlardan uzun vadeli sigorta kollarına
tabi olup bu sigorta kollarından çıkmak isteyenler hakkında isteklerine dair
yazılı taleplerini takip eden ayın başından itibaren sadece iş kazası ve
meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanmaya devam edilir ve bu tarih,
işverenlerince,
on
gün içinde Kuruma bildirilir.
(5)
4447 sayılı Kanun gereğince işsizlik ödeneği ve ilgili kanunları gereğince
kısa çalışma ödeneğinden yararlandırılan kişiler için genel sağlık
sigortası prim bilgileri, ödenek başlama ve bitiş tarihleri Türkiye İş
Kurumu ile Kurum arasında oluşturulacak veri transferi yoluyla
gerçekleştirilir.
(6)
Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi kapsamında
olanlardan, çalışmakta iken bulunduğu ülkenin sosyal güvenlik kurumu ile
irtibatlandırılanların, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri
çerçevesinde, seçimini bu yönde kullananlar için sigortalandıkları tarihten
itibaren; Kanunun 8 inci maddesi birinci fıkrasının (c) bendine göre kamu
idarelerinin yurtdışı görevinde çalışanlar, görevlerinden ayrıldıkları
tarihten itibaren, işverenlerince üç ay içinde Kuruma bildirilir.
(7)
Hastalık ve analık hükümlerinin uygulanmasında sigortalılık niteliği;
a)
İlgili kanunlar gereği sigortalının ücretsiz izinli olması, greve iştirak
etmesi veya işverenin lokavt ilan etmesi hâlinde, bu hâllerin sona
ermesini,
b)
Diğer hâllerde ise birinci fıkrada belirtilen tarihleri,
takip
eden onuncu günden başlanarak yitirilmiş sayılır. Sigortalılığın sona
ermesine ilişkin bildirimlerde bu husus göz önünde bulundurulur.
(8)
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında
olanların, meslek kuruluşlarına ya da vergi dairelerine olan
yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmaları, sigortalılığın sona ermesine
ilişkin belge ya da bilginin verilmesine engel teşkil etmez.
İKİNCİ BÖLÜM
Sigortalıların Tescili
Sigortalı işe giriş bildirgesi
MADDE 15 – (1) Bu Yönetmeliğin 11 inci maddesinde belirtilen
sigortalılık başlangıcı ile ilgili bildirim yükümlülüğü, Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının; (a) ve (b) bentlerine tabi olanlar için
Ek-4, (c) bendine tabi olanlar için ise Ek-4-A’da bulunan sigortalı işe
giriş bildirgelerinin, Kuruma e-sigorta ile verilmesiyle yerine getirilir.
Sigortalı işe giriş bildirgesi dışında, başka biçimlerde yapılan
bildirimler geçerli sayılmaz.
(2) Süresi içinde veya sonradan
elden veya posta yoluyla gönderilen sigortalı işe giriş bildirgeleri Kurum
gelen evrak kaydına alındıktan sonra sigortalıların tescil işlemleri
sonuçlandırılır.
Sigortalı
tescili ve sosyal güvenlik sicil numarası
MADDE
16 – (1) Sigortalılar, Kuruma
verilen ilk veya tekrar sigortalı işe giriş bildirgelerine göre Türkiye
Cumhuriyeti kimlik numaraları ile bilgisayar ortamında tutulan tescil
kütüğüne kayıt edilir. Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, aynı zamanda
sigortalıların sosyal güvenlik sicil numarasını oluşturur. Sigortalıların
tescil, hizmet ve her türlü bilgisayar kayıtları ile diğer sosyal sigorta
işlemleri, sosyal güvenlik sicil numarası altında tutulur.
(2) Yabancı uyruklulara Nüfus
ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünce verilecek kimlik numaraları aynı
zamanda bunlar için sosyal güvenlik sicil numarası olarak kullanılır.
(3) Sigortalı tescil
işlemlerinde kayıtların hatasız, tam ve güncel olması esastır.
Sigorta
sicil dosyaları elektronik arşivi
MADDE
17 – (1) Sigortalılarla ilgili
Kurum dışından alınan veya Kurumca düzenlenen kâğıt ortamındaki belgelerden
gerekli görülenlerin muhafazası ve bu belgelere erişimi sağlamak üzere
elektronik arşiv oluşturulur. Bunlara Kurumca belirlenen usullerle birer
numara verilir.
Sosyal
güvenlik işlemlerinde manyetik özellikli kart kullanılması
MADDE
18 – (1) Kurum, ihtiyaç hâlinde
Kurum işlemlerinde manyetik özelliklere sahip kartın kullanılmasını zorunlu
tutmaya buna ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
Sigortalıların
re’sen tescili
MADDE
19 – (1) Kanun kapsamında
sigortalı olması gerektiği hâlde;
a) Kurumun denetim ve kontrolle
görevli memurlarınca fiilen yapılan denetimler veya işyeri kayıtlarından
yapılan tespitler ya da kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi
mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler veya
kamu kurum ve kuruluşları ile 5411 sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşlar
tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgiler sonucu,
b) Kanunun 8 inci maddesinin
yedinci fıkrasına göre kamu idareleri ile Kanunun 100 üncü maddesine göre
5411 sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşlar, döner sermayeli kuruluşlar,
diğer gerçek ve tüzel kişilerden doğrudan kamu idareleri ile kanunla
kurulan kurum ve kuruluşlarla yapılan protokoller çerçevesinde alınan
bilgiler sonucu,
c) Hizmet tespitine ilişkin
kesinleşen yargı kararlarına göre,
Kuruma bildirilmediği tespit
edilenlerin,
(2) 8/5/1985 tarihli ve 3201
sayılı Yurtdışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurtdışında Geçen
Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun
uyarınca yapılan hizmet borçlanmalarında, Türkiye’de Kanuna veya Kanunla
yürürlükten kaldırılan sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri
bulunmayanların,
(3) Kanunun geçici 20 nci
maddesinde belirtilen sandıklardan devir alınan sandık üyelerinin,
tescil işlemleri Kurumca re’sen
sonuçlandırılır.
(4) Türkiye’de, Kanuna veya
Kanunla yürürlükten kaldırılan sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri
bulunmayanların, 3201 sayılı Kanun uyarınca yapılan hizmet borçlanmalarında
tescil işlemleri, sigortalı işe giriş bildirgesi düzenlenmeden
sonuçlandırılır.
Sigortalıların
yersiz tescili
MADDE
20 – (1) Kanuna göre sigortalılık
niteliği taşımadığı hâlde, gerçeğe aykırı olarak bildirim yapıldığı bu
Yönetmeliğin 25 inci maddesinde belirtilen usul ve esaslara göre tespit
edilen tescil kayıtları, aynı maddenin ikinci fıkrasındaki usul dâhilinde
iptal edilir. Yersiz tescil yapılan sigortalılara ilişkin Kurumca yapılan
her türlü masraf ve ödemeler, ilgili mevzuat hükümlerine göre tahsil
olunur.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Sigortalı
Hizmet Kayıtları
Sigortalı
hizmet kayıtlarının oluşturulması
MADDE
21 – (1) Kısa ve uzun vadeli
sigorta kolları ile genel sağlık sigortası kapsamında bulunan sigortalı
veya hak sahiplerine yapılacak ödemeler ile bağlanacak gelir ve
aylıklardan, genel sağlık sigortası yardımlarından yararlanma şartlarının
oluşup oluşmadığı, bu ödemeler ile gelir ve aylık miktarları, bilgisayar
ortamında her bir sigortalı için oluşturulan hizmet kütüğündeki kayıtlar
kullanılarak belirlenir. Primsiz Ödemeler Genel Müdürlüğünce yapılacak
işlemler için de bu kayıtlar kullanılabilir.
(2) Hizmet kayıtları,
sigortalıların zorunlu sigorta kapsamındaki çalışmalarına, yurt içi ve yurt
dışı hizmet borçlanmalarına, isteğe bağlı sigorta kapsamındaki sürelere ait
giriş ve çıkış tarihlerini, prim ödeme gün sayılarını ve prime esas
kazançları ile diğer bilgileri kapsar.
(3) Sigortalı hizmet kayıtları,
Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamındaki
sigortalılar için aylık prim ve hizmet belgesinde yer alan bilgilerin,
Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki
sigortaların sigortalılığa esas kayıtlarının, hizmet borçlanması yapan veya
isteğe bağlı sigortaya devam eden sigortalılar için ise prim tahsilat
bilgilerinin, bilgi işlem ortamına aktarılması suretiyle oluşturulur.
Sigortalı
tescil ve hizmet kayıtları arasında mutabakat sağlanması
MADDE
22 – (1) Tescil kaydı bulunmayan
bir kimse adına hizmet kaydı oluşturulmaz. Tescil ve hizmet kayıtlarındaki
sigortalının adı, soyadı, sosyal güvenlik sicil numarası gibi ortak
bilgilerde mutabakat sağlanmadan hizmet kayıtlarına bilgi girişi yapılmaz
veya bilgi aktarılmaz.
Kayıtların
güncel ve doğru tutulması
MADDE
23 – (1) Sigortalı hizmet
kayıtlarının doğru, güncel ve eksiksiz oluşturulması esastır. Bu amaçla;
a) Sigortalının adı, soyadı ve
sosyal güvenlik sicil numarası bulunmayan veya bulunduğu hâlde önceki
hizmet kayıtları ile mutabakatı sağlanamayan bilgiler, prime esas kazancın
alt ve üst sınırları dışında kalan miktarlar, işe giriş ve çıkış tarihleri
ile tutarlı olmayan prim ödeme gün sayıları, doğrusu tespit edilmeden veya
eksiği tamamlanmadan hizmet kayıtlarına aktarılmaz.
b) Bir sigortalı adına ayda
30’u, yılda 360’ı aşan prim ödeme gün sayısı bulunan veya başka bir
sigortalının hizmetini gösteren hizmet kaydı oluşturulmaz.
Hizmet
kayıtlarının paylaşımı
MADDE
24 – (1) Kurumla bir yazışma
yapılmadan üretilecek barkodlu çıktı alınarak resmî belge olarak
kullanılmak üzere, sigortalı hizmet kayıtları, Kurumun internet sayfası
üzerinden sigortalı, işveren, kamu idaresi, meslek kuruluşları ile diğer
kişi ve kuruluşların paylaşımına açılabilir.
(2) Hizmet kaydı paylaşımında
yer alacak bilgilerin kapsamını belirlemeye Kurum yetkilidir.
(3) Sigortalı dışında, birinci
fıkrada belirtilen kişi, kurum ve kuruluşların hizmet kayıtlarının resmî
bir belge ile bildirilmesine ilişkin yazılı başvurular, ayrıca Kurumca
cevaplandırılmaz. Ancak, hizmet kayıtları ile ilgili tereddütlü konular
hakkında, yazılı talepte bulunulması hâlinde, yazışma yoluyla gerekli bilgi
verilir.
Hizmet
kayıtlarının düzeltilmesi
MADDE
25 – (1) Hizmet kayıtları;
a) Kurumun denetim ve kontrolle
görevli memurlarınca veya kamu idarelerinin denetim elemanlarınca
düzenlenen raporlarda gerçeğe aykırı hizmet kazandırıldığının veya hatalı
ve eksik kayıt bulunduğunun tespit edilmesi,
b) Sigortalının prime esas
kazançları, gün sayıları ve prim tahsilatına ilişkin bilgilerin hatalı veya
eksik aktarıldığının tespit edilmesi,
c) Kesinleşen yargı kararları
ile sigortalıya hizmet kazandırılması veya Kurum kayıtlarında var olan
hizmet veya prime esas kazançların yeniden belirlenmesi,
hâllerinde düzeltilir, iptal
edilir veya yeni kayıt oluşturulur.
(2) Birinci fıkra gereğince, hizmet
kayıtlarında yapılacak güncelleme, iptal ve yeni kayıt oluşturma işlemleri,
ünite amirinden alınacak olur üzerine, konu ile ilgili bilgisayara giriş
yetkisi verilen ünite personelince yerine getirilir. Bu şekilde güncellenen
bilgisayar kayıtları, her gün alınacak çalışma listeleri ile
karşılaştırılarak mutabakatı sağlandıktan sonra, eski ve yeni kayıtlara ait
hizmet dökümlerinin onaylı birer örneği sigortalıların dosyalarında
muhafaza edilir. Ancak birinci fıkra (b) bendi gereğince hizmet kayıtlarında
yapılacak iptal ve yeni kayıt oluşturma işlemleri, üyeleri Kurumca
belirlenecek komisyon kararına göre yapılır.
Sigortalı
işten ayrılış bildirgesi
MADDE
26 – (1) Sigortalılığın sona ermesine
ilişkin bildirimler, Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (a) ve (b)
bentlerine tabi olanlar için Ek-5, (c) bendine tabi olanlar için ise
Ek-5-A’da bulunan sigortalı işten ayrılış bildirgesiyle sigortalılığın sona
ermesini takip eden on gün içinde e-sigorta ile yapılır.
(2) Sigortalı işten ayrılış
bildirgesine kaydedilen bilgiler, ayrıca ilgili aylık prim ve hizmet
belgesinde de gösterilir. Aylık prim ve hizmet belgesi ile sigortalı işten
ayrılış bildirgesi arasındaki mutabakatsızlık, işverenle yapılacak yazışma
sonucunda giderilir.
(3) Kanunun 4 üncü maddesi
birinci fıkrası (b) bendi kapsamındaki sigortalılardan sigortalı işten
ayrılış bildirgesini kâğıt ortamında verenler için, sigortalılığın sona
ermesini takip eden on gün içinde sigortalı işten ayrılış bildirgesi iki
nüsha düzenlenir. Biri düzenleyen kuruluşta kalır, diğeri ilgili üniteye
gönderilir. Sigortalıya, sigortalılığının sona erdiği ilgili ünite
tarafından yazı ile bildirilir.
(4) Yasal süresi dolmadığı için
henüz Kuruma verilmeyen aylık prim ve hizmet belgesinde yer alacak
sigortalı çalışmalarının Kurumca bilinmesini gerektiren diğer hâllerde de
bu madde gereğince işlem yapılır. Ancak, on günlük süre dolmadan aylık prim
ve hizmet belgesi verilmiş ise ayrıca sigortalı işten ayrılış bildirgesi
verilmez.
(5) Kanunun 4 üncü maddesi
birinci fıkrası (c) bendine göre sigortalı sayılanlardan, yer değiştirme
suretiyle bir kurumdan diğer bir kuruma nakledilenler hakkında sigortalı
işe giriş bildirgesi ve sigortalı işten ayrılış bildirgesi ile gerekli
bildirimler yapılır. Bu sigortalıların, malullük veya yaşlılık aylığı
bağlanması taleplerinde emekliye sevk onayı, ölüm tahsis taleplerinde ise
sigortalı işten ayrılış bildirgesi gönderilmesi yeterlidir.
(6) Kanunun 8 inci maddesinin
birinci fıkrasının (c) ve 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde
belirtilenlerin sigortalılığının sona ermesine ilişkin bildirimler üç aylık
süre içinde yapılır.
Sigortalılık
hâllerinin birleşmesi veya çakışması
MADDE
27 – (1) Sigortalının, Kanunun 4
üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan
sigortalılık hâllerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını
gerektirecek şekilde çalışması hâlinde; öncelikle aynı maddenin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk
önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılır. Bu
sigortalılık hâli kesintiye uğrayıncaya kadar sigortalılık devam ettirilir.
Kesintiye uğraması hâlinde, sonra başlayan sigortalılık hâli devreye girer.
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında
sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden, Kanunun 4
üncü maddesinin birinci fırkasının (a) bendi kapsamında sigortalı
bildirilemezler.
(2) Sigortalının, Kanunun 4
üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan
sigortalılık hâlleri ile 5 inci maddenin (a) ve (e) bentlerine tabi
sigortalılık hâllerinin çakışması hâlinde, Kanunun 4 üncü madde kapsamında
sigortalı sayılır ve birinci fıkra hükmü uygulanır.
(3) Sigortalının, bu madde
hükmüne göre sigortalı sayılması gereken sigortalılık hâlinden başka bir
sigortalılık hâli için prim ödemiş olması durumunda, ödenen primler birinci
fıkraya göre esas alınan sigortalılık hâli için ödenmiş ve esas alınan sigortalılık
hâlinde geçmiş kabul edilir.
(4) Bu maddede belirtilen statü
değişikliklerinde, bu Yönetmeliğin 14 üncü maddesinde belirtilen
sigortalılığın sona erdiği tarihi takip eden günden itibaren, yeni statüye
göre hak ve yükümlülükler başlar.
Hizmetlerin
tespiti
MADDE
28 – (1) Kurumun denetim ve
kontrolle görevli memurlarınca, işyeri kayıtlarının incelenmesi sonucunda
yapılan tespitlerden çalıştığı belirlendiği hâlde, hizmetleri Kuruma
bildirilmediği veya eksik bildirildiği saptanan sigortalıların geriye
yönelik hizmetleri dikkate alınır.
(2) Kurumun denetim ve
kontrolle görevli memurlarının işyerinde yaptıkları durum tespiti
sırasında, sigortalı, işyerinde çalışan diğer sigortalılar, işyeri
mahallinde bulunanlar veya işveren beyanına dayanılarak yaptıkları ve
tespit tarihinden önceki bir yıllık süreye ilişkin hizmetler de
sigortalılıkta dikkate alınır.
(3) Kamu idarelerinin denetim
elemanlarınca yapılan denetimler sonucu belirlenen ve Kuruma bildirilen
sigortalı çalışmalar üzerine, ilgili mevzuat uyarınca gerekli işlemler
yapılır.
ÜÇÜNCÜ
KISIM
İşyerlerinin Tescili
BİRİNCİ BÖLÜM
İşyerinin
Bildirilmesi
İşyeri
bildirgesi
MADDE
29 – (1) İşyerinde, Kanunun 4 üncü
maddesi birinci fıkrasının (a) bendi ile (c) bendi kapsamında sigortalı
çalıştıran, böyle bir işyerini devir alan veya bu nitelikte işyeri
kendisine intikal eden işveren, Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen
sürelerde vermekle yükümlü olduğu örneği Ek-6 ve Ek-6-A’da bulunan işyeri
bildirgesini düzenleyerek e-sigorta ile göndermek zorundadır.
(2) Aynı işverenin, birden
fazla işyeri kurması veya devir alması yahut kendisine intikal etmesi
hâlinde her işyeri için ayrı işyeri bildirgesi düzenlenir.
(3) Aynı ünite bölgesinde olmak
ve yazılı olarak talep edilmek kaydıyla, devamlı mahiyette işlem gören veya
görecek olan aynı işverene ait işyerlerinin, tehlike sınıflarının en
yükseği veya tehlike sınıfları aynı olanlar gruplandırılmak suretiyle
ünitelerce, farklı ünite bölgesinde olanların ise Genel Müdürlükçe tek
dosyada veya birden fazla dosyada işlem görmesine izin verilebilir.
(4) Aynı işverenlere ait olup,
aynı işkolunda bulunan birden fazla kara veya deniz yahut hava ulaştırma
araçlarına tek sicil numarası verilir.
(5) Kanunun 90 ıncı maddesine
göre ihale yoluyla yapılan işlerin konsorsiyum şeklinde üstlenilmesi
hâlinde, konsorsiyumu oluşturan üstlenicilerin her birine müstakilen
istihkak ödenmesi ve bu üstleniciler tarafından idareye ayrı ayrı teminat
verilmiş olması kaydıyla üstlenicilerin her birine, verecekleri işyeri
bildirgelerine istinaden Kurumca ayrı ayrı sicil numarası verilebilir.
İhale konusu işin iş ortaklığı şeklinde üstlenilmesi durumunda ise, işyeri,
iş ortaklığı adına ve tek işyeri sicil numarası verilerek tescil edilir.
(6) Şirketlerin kuruluş
aşamasında sigortalı çalıştırmaya başlayacağı tarihi ve çalıştırılacak
sigortalı sayısını ticaret sicil memurluklarına bildirmesi üzerine, ticaret
sicil memurluklarınca ilgili üniteye gönderilecek bu bildirime istinaden,
işyeri ünitece tescil edilir. Bu durumda şirketlerce ayrıca işyeri
bildirgesi düzenlenmez.
(7) Esas işin ayrıntısı veya
tamamlayıcısı niteliğinde olan ve sigortalıları birbirine karışmayan
işlerin ayrı ve bağımsız olarak yürütüldüğü yerler de bağımsız işyeri
sayılır.
(8) Tek ihale ile birden çok
işin yapılması hâlinde istihkaklarının bir ödenmesi ve teminatlarının tek
olması şartıyla, işe ilk başlanılan yeri çevresine alan ünitece tek sicil
numarası verilebilir. Aynı anda birden fazla ünitede işe başlanılması
hâlinde, hangi ünitede tek sicil numarası alınacağını işveren belirler.
İlgisi bulunan ünitelere yazılı olarak bilgi verir.
(9) Aynı işveren tarafından
yaptırılan ve birden fazla yapı ruhsatı bulunan özel bina inşaatı
işyerlerinde, parsellerinin bitişik ya da yakın olması ve sigortalıların
birbirine karışması şartıyla inşaatların tek sicil numarasında
yürütülmesine ünitece izin verilebilir.
(10) Süresi içinde verilmeyip,
sonradan verilen işyeri bildirgesi elden veya posta yoluyla Kuruma verilir.
Adi posta veya kargo ile gönderilen veya Kuruma doğrudan verilen işyeri
bildirgelerinde, bildirgenin Kurumun gelen evrak kayıtlarına intikal ettiği
tarih; taahhütlü, iadeli taahhütlü veya acele posta servisi olarak
gönderilenlerde ise postaya verildiği tarih bildirim tarihi olarak kabul
edilir. Sonradan verilen işyeri bildirgelerinin e-sigorta ile kabul
edilmesi hususunda Kurum yetkilidir.
İşyeri
sicil numarası
MADDE
30 – (1) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendi gereğince sigortalı çalıştırılan işyerine;
a) Kurumca "Mahiyet
Kodu", "İşkolu Kodu", "Ünite Kodu", "Sıra
Numarası", "İl Kodu", "İlçe Kodu," "Kontrol
Numarası" ve varsa "Geçici İş İlişkisi Kurulan İşveren
Numarası" ile "Alt İşveren Numarası" nı ihtiva eden bir
sicil numarası verilir ve bu numara işverene tebliğ edilir.
b) Yapılan işin özel veya kamu
sektörüne ait daimi veya geçici olduğunu belirleyen "Mahiyet
Kodu" ile ilgili haneye; kamu sektörüne bağlı devamlı işyerleri için
"1", özel sektöre bağlı devamlı işyerleri için "2",
kamu sektörüne bağlı geçici veya mevsimlik işyerleri için " 3", özel
sektöre bağlı geçici veya mevsimlik işyerleri için "4" rakamı
yazılır.
c) Yapılan işin "Kısa
Vadeli Sigorta Kolları Prim Tarifesi" ne göre hangi iş koluna
girdiğini belirleyen bölüme, Prim Tarifesinde bu işe karşılık gösterilen
dört rakamlı işkolu kodu yazılır.
ç) Ünite kodu hanesine,
işyerinin işlem gördüğü ünitenin kodu yazılır.
d) Her işyerine ilgili ünite
tarafından iller itibarıyla ve sıra takip etmek suretiyle bir sıra numarası
verilir.
e) Kurumca, sigorta
işlemlerinde kullanılmak üzere işyeri hangi "il"de ise, o
"il"e ait trafik kod numarası ilgili bölüme yazılır.
f) İllere bağlı ilçelerin her
birine işyeri hangi ilçede ise bu ilçe kodu ilgili bölüme yazılır.
g) İşyeri sicil numarasının
doğru kullanılması amacıyla Kurumca "Kontrol Numarası" verilir.
ğ) Alt işverenlerin
işlemlerinde kullanılmak üzere her bir alt işverene o işyeri için bir
"Alt İşveren Numarası" verilir.
h) İşyeri numarasından önce
gelmek üzere gerçek ve tüzel kişilere işveren numarası verilebilir. Bu
numara gerçek kişi işverenlerde Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,
yabancı uyruklu gerçek kişi işverenlere Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel
Müdürlüğünce verilecek numarası, tüzel kişi işverenlerde ise vergi kimlik
numarasıdır.
(2) Kanunun 4 üncü maddesi birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı çalıştırılan işyerlerine, Kurumca
ünite kodu, saymanlık ve kurum numarası, il kodu, ilçe kodu ve kontrol
numarasını ihtiva eden sicil numarası verilir ve bu numara işverene tebliğ
edilir.
a) Saymanlık numarası, altı
haneli olup ilk iki hanesi saymanlığı, takip eden iki hanesi sigortalının
çalıştığı işyerinin bulunduğu ili, son iki hanesi ise ilçe kodunu ifade
eder.
b) Kurum numarası, altı haneli
olup sigortalı çalıştırılan kamu kurumunu ifade etmek üzere Kurumca verilen
numarayı ifade eder.
c) İl kodu, ilçe kodu ve ünite
kodu bu maddenin birinci fıkrasında açıklanan esaslar çerçevesinde bu
işyerleri için de verilir.
İşyeri
bildirgesi ile birlikte verilecek diğer belgeler
MADDE
31 – (1) İşveren işyeri bildirgesi
ekinde Kuruma vermesi gereken;
a) Yerleşim belgesi ile imza
sirkülerini,
b) Varsa işveren vekiline ait
noterden onaylı vekaletname ve imza sirkülerini,
c) Diğer kanunlar uyarınca
tutmak zorunda oldukları defterin türünü gösteren resmî nitelikteki
belgelerini,
bir ay içinde elden, posta
yoluyla veya elektronik ortamda göndermek zorundadır. İşyerinin tescil
tarihinden itibaren bir ay içinde, işyeri bildirgesinde yer alan bilgilerin
doğruluğu sosyal güvenlik kontrol memurlarınca durum tespiti yapılarak
kontrol ettirilebilir. İşverenden iş alan alt işverenler, Kanundan doğan
yükümlülükleri başlamadan önce işyeri bildirgesi hariç yukarıda sayılan
belgeleri Kuruma elden veya posta yoluyla gönderirler.
(2) Birinci fıkrada belirtilen
belgelerin yanı sıra;
a) Tüzel kişilerde, hükmi
şahsiyetin tescil edildiği Ticaret Sicil Gazetesi ile imza sirkülerini,
b) Adi ortaklıklarda, noter
onaylı ortaklık sözleşmesini,
c) Kapıcılık işyerinde, kat
maliklerinin isim, adres ve Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasını gösterir
listesini,
ç) İhale konusu işlerde, işin
sözleşmesi veya işin üstlenildiğini gösterir idarenin yazısını,
d) İnşaat işyerlerinde, yapı
ruhsatının fotokopisi, varsa arsa sahibi ile müteahhit arasındaki noter
onaylı inşaat yapım sözleşmesini,
birinci fıkrada belirlenen
usulle verirler.
(3) İşvereni kamu idaresi olan
işyerlerinin tescilinde, işyeri bildirgesi yeterli olup eki belgeler
ihtiyaç olması hâlinde ünitece istenir. Ayrıca sosyal güvenlik kontrol
memuru tespitine gerek duyulmaz.
Belirli
yerde yapılmayan ve belirli bir merkezden sevk ve idare edilen işlerin
tescili
MADDE
32 – (1) İşyeri bildirgesi,
sigortalı çalıştırılmaya başlanılan, devir alınan veya başka bir işverene
intikal eden işin belirli bir yerde yapılmaması hâlinde, işverenin ikametgâhının
bulunduğu, bir "il"den diğer bir "il"e geçmesi ve devam
etmesi hâlinde ise işin başladığı yeri çevresine alan üniteye verilir.
(2) Büro, yazıhane gibi belli
bir merkezden sevk veya idare edilmeyen ve faaliyeti belirli bir yere bağlı
olmayan işler, belirli yerde yapılmayan işler olarak kabul olunur.
(3) Belirli bir yerde
yapılmayan işlerde işverenin ikametgâhı ile işin görüldüğü yerler, Kuruma
ait ayrı ünite bölgelerinde bulunuyorsa, sigorta işlemlerinin işverenin
yazılı başvurması üzerine, işin yapıldığı yeri çevresine alan ünite veya
ünitelerinden biri tarafından yürütülmesine, Kurumca izin verilebilir.
(4) Faaliyeti belirli bir yere
bağlı olmamakla beraber, büro, yazıhane gibi belirli bir merkezden sevk ve
idare edilen işler, belirli bir yerde yapılmış sayılır ve işyeri
bildirgesi, işin sevk ve idare edildiği yeri çevresine alan üniteye
verilir.
Alt
işveren ve sigortalıyı devir alanın yükümlülüğü
MADDE
33 – (1) Alt işveren, sigortalı
çalıştırmaya başlamadan önce asıl işverenle yapmış olduğu sözleşmenin
Kuruma ibraz edilmesi kaydıyla mevzuattan doğan yükümlülüklerini, Kurumca
verilecek alt işveren numarası ile asıl işverenin işyeri dosyası üzerinden
yerine getirir. Alt işveren adına işyeri dosyası açılmaz.
(2) Sigortalıyı devralan
işveren, devraldığı sigortalıyı çalıştırmaya başlamadan önce, sigortalısını
devir aldığı işverenle yapmış olduğu sözleşmeyi Kuruma ibraz etmesi
kaydıyla müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu yükümlülüklerini,
Kurumca kendisine verilecek geçici iş ilişkisi kurulan işveren numarası ile
sigortalıyı devir aldığı işverene ait işyeri dosyası üzerinden yerine
getirebilir. Sigortalıyı geçici iş ilişkisi çerçevesinde devralan işveren
adına işyeri dosyası açılmaz.
Tespit
veya resmî belgelere istinaden tescil
MADDE
34 – (1) İşveren tarafından işyeri
bildirgesinin verilmemiş olması hâlinde, işyeri;
a) Kurumun denetim ve kontrol
ile görevlendirilmiş memurlarınca, fiilen yapılan denetimler sonucunda veya
işyeri kayıtlarından yapılan tespitlere,
b) Kamu idarelerinin denetim
elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim
ve incelemeler neticesinde veya Kanunun 8 inci maddesinin yedinci fıkrasına
göre kamu idareleri ile Kanunun 100 üncü maddesine göre 5411 sayılı Kanun
kapsamındaki kuruluşlar, döner sermayeli kuruluşlar, diğer gerçek ve tüzel
kişilerden, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan,
Kanunun 90 ıncı maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarına göre Kuruma
yapılacak bildirimlerden veya ruhsat vermeye yetkili mercilerden alınan
bilgilere,
c) Mahkeme kararlarına,
istinaden re’sen tescil edilir.
İKİNCİ
BÖLÜM
İşyeri
Tescilinde Meydana Gelen Değişiklikler
İşyerinin
nakli, devri, intikali
MADDE
35 – (1) Sigortalı çalıştırılan
bir işyerinin;
a) Faaliyette bulunduğu adresten
başka bir ildeki adrese nakledilmesi hâlinde nakleden işverence, başka bir
işverene devredilmesi hâlinde ise devralan işverence; nakil veya devir
tarihini takip eden on gün içinde,
b) İşverenin ölümü ile
işyerinin mirasçılarına intikali hâlinde ise mirasçılarınca ölüm tarihinden
itibaren üç ay içinde,
işyeri bildirgesi verilir.
(2) İşyerinin aynı il içinde
başka bir ünitenin görev bölgesine nakledilmesi hâlinde işyeri bildirgesi
verilmez, ancak, nakil tarihini takip eden 10 gün içinde durum, işverence
eski ve yeni üniteye bir yazı ile bildirilir. Yeni ünite, nakil bilgilerine
dayanarak yeni bir işyeri sicil numarası verir. Eski ünitedeki işyeri
dosyasındaki tescile esas bilgi ve belgelerin birer örneği yeni ünitede
açılan dosyaya konulur.
(3) 29/6/1956 tarihli ve 6762
sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi şirketlerin nevilerinin
değişmesi, birleşmesi, bölünmesi veya diğer bir şirkete katılması
durumunda, bu hususların ticaret siciline tesciline ilişkin ilan tarihini,
adi şirketlerde ise şirkete yeni ortak alınması durumunda en geç yeni
ortağın alındığı tarihi takip eden on gün içinde, işverenlerce bu husus
işyeri bildirgesi ile Kuruma bildirilir. İşyerlerinde işletme adı
değişikliklerinde işyeri bildirgesi verilmez. Değişiklik, Ticaret Sicil Gazetesinin
de ekli olduğu bir yazı ile Kuruma bildirilir.
(4) Aynı işverene ait olup,
aynı veya birden fazla ünite bölgesinde olduğu hâlde tek dosyada işlem
gören işyerlerinden, bir veya bir kaçının başka bir işverene
devredilebilmesi, işyerlerinin Kuruma borcunun bulunmaması veya
devredilecek işyerinin borcunun belirlenebilmesi koşuluyla kabul
edilebilir.
(5) Maaş ödemeleri Maliye
Bakanlığına bağlı saymanlıklarca yapılan Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (c) bendinde belirtilen sigortalıları çalıştıran kamu
idarelerinden saymanlığı değişenler değişiklik tarihini takip eden on gün
içinde yazılı olarak bildirilir.
(6) Kamu idaresinin başka bir
kamu idaresine devri veya birleşmesi hâlinde, devir alan veya birleşen kamu
idaresince dayanağı bilgi ve belgelerle birlikte durum, devir veya birleşme
tarihini takip eden on gün içinde Kuruma yazılı olarak bildirilir.
(7) İki veya daha fazla kamu
idaresinin yeni bir kamu idaresi adı altında birleşmesi durumunda yeni
kurulan kurumca, birleşme tarihini takip eden on gün içinde işyeri
bildirgesi verilerek birleşmeye ilişkin bilgi ve belgeler gönderilir.
(8) Kamu idarelerinin aynı il
içindeki adres veya isim değişiklikleri, dayanağı bilgi ve belgeleriyle
birlikte değişiklik tarihini takip eden on gün içinde Kuruma bildirilir.
(9) Kamu idaresinin
özelleştirilmek suretiyle satışının yapılması hâlinde, satışı yapılan
kurum, durumu satış işleminin onaylandığı tarihi takip eden on gün içinde
ilgili belgeleriyle birlikte Kuruma bildirir.
İşyeri
dosyalarının işlemden kaldırılması
MADDE
36 – (1) İşyerinin yanlış veya
yersiz olarak tescil edildiğinin tespiti hâlinde, ünitece tescil işleminin
iptali yapılır.
(2) Aynı iş veya işyerine
birden fazla sicil numarası verilmiş olduğunun anlaşılması hâlinde, sonradan
verilen numaralar ünitece re’sen iptal edilir. İptal edilen numaralar başka
işyerine verilmez. Ancak işlemler sonradan verilen numaradan yürütülmüşse
geriye dönük işlem yapmamak için diğer numaralar, işlem gören işyeri
dosyasının numarasında birleştirilir.
(3) İnşaat ve ihale konusu
işyerleri hariç olmak üzere, kapanma, terk veya tasfiye olmadığı hâlde,
işyerinde en az iki yıllık bir süreden beri sigortalı çalıştırılmadığı,
işverenler tarafından bildirilen veya Kurumca tespit edilen işyeri dosyaları,
sigortalı çalıştırılmaya son verilen tarih itibarıyla ünitece Kanun
kapsamından çıkarılır ve taahhütlü bir yazıyla işverene bildirilir.
DÖRDÜNCÜ
KISIM
Hizmet Akdi ile veya Kendi Adına ve
Hesabına Bağımsız Çalışan Sigortalıların
Tabi Olduğu Kısa Vadeli Sigorta
Kollarına Ait İşlemler
BİRİNCİ BÖLÜM
İş Kazası
ve Meslek Hastalığı, Tanımı, Kapsamı, Bildirilmesi ve Soruşturulması
İş
kazasının tanımı ve kapsamı
MADDE
37 – (1) İş kazası;
a) Kanunun 4 üncü maddesi
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışan sigortalının;
1) İşyerinde bulunduğu sırada,
2) İşveren tarafından
yürütülmekte olan iş dolayısıyla,
3) Görevli olarak işyeri
dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen
zamanlarda,
4) Emziren kadın sigortalının,
iş mevzuatına tabi olup olmadığına bakılmaksızın yine bu mevzuatta
belirtilen sürelerde çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
5) İşverence sağlanan bir
taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında,
b) Kanunun 4 üncü maddesi
birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışan sigortalının ise;
1) İşyerinde bulunduğu sırada,
2) Yürütmekte olduğu iş
nedeniyle işyeri dışında,
meydana gelen ve sigortalıyı
hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özre uğratan olaydır.
İş
kazasının bildirimi ve bildirim süresi
MADDE
38 – (1) İş kazası, Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının;
a) (a) bendinde sayılan
sigortalılar ile Kanunun 5 inci maddesinin (a) ve (c) bendinde sayılan
sigortalıların iş kazası geçirmeleri hâlinde işverenleri, Kanunun 5 inci
maddesinin (b) ve (e) bentlerinde belirtilen sigortalıların iş kazası
geçirmeleri hâlinde ise eğitim veya staj gördükleri işyeri işverenleri
tarafından kazanın olduğu yerdeki yetkili kolluk kuvvetlerine derhâl,
Kuruma en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde, Kanunun 5 inci maddesinin
(g) bendinde sayılan sigortalının iş kazası geçirmesi hâlinde, işvereni
tarafından kazanın olduğu ve ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi
bulunmayan ülkelerdeki yerel kolluk kuvvetlerine derhâl, Kuruma ise en geç
kazadan sonraki üç iş günü içinde,
b) (b) bendi kapsamında olan
sigortalıların iş kazası geçirmeleri hâlinde, bir ayı geçmemek şartıyla
kendisi tarafından geçirdiği iş kazasına ilişkin rahatsızlığının
bildirimine engel olmadığı günden sonraki üç iş günü içinde,
Ek-7’de yer alan iş kazası ve
meslek hastalığı bildirgesini vermekle yükümlü olanlar bu Yönetmeliğin 5
inci maddesine göre e-sigorta ile Kuruma bildirir veya doğrudan ya da posta
yoluyla da ilgili üniteye gönderebilir. Adi posta veya kargo ile yapılan
bildirimlerde Kurum kayıtlarına intikal tarihi, taahhütlü, iadeli taahhütlü
veya acele posta ile yapılan bildirimlerde de postaya veriliş tarihi esas
alınır.
(2) Bu maddenin birinci
fıkrasının (b) bendindeki sigortalıların bildirim yapmaya engel durumlarını
hekim raporu ile veya mücbir sebep olayını belgelemeleri şarttır.
(3) Bu maddenin birinci
fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalıların iş kazası geçirmeleri
hâlinde, belirtilen sürelerde işverence bildirim yapılmaması durumunda,
bildirimin Kuruma yapıldığı tarihe kadar sigortalıya ödenecek geçici iş
göremezlik ödeneği Kurumca işverenden tahsil edilir.
(4) Bu maddenin birinci
fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların, işverenin kontrolü
dışındaki yerlerde iş kazası geçirmeleri hâlinde, iş kazası ile ilgili
bilgi alınmasına engel olacak durumlarda, iş kazasının öğrenildiği tarihten
itibaren bildirim süresi üç iş günüdür.
(5) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olanların iş kazası geçirmeleri
ve bu maddenin birinci fıkrası (b) bendinde belirtilen sürede
bildirilmemesi hâlinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için yapılacak
geçici iş göremezlik ödeneği ödenmez. Bildirim tarihinden sonraki sürelere
ait geçici iş göremezlik ödeneği ödenir.
Meslek
hastalığının tanımı ve kapsamı
MADDE
39 – (1) Meslek hastalığı, Kanunun
4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki
sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan
bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya
sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük hâlleridir.
Meslek
hastalığının tespiti, bildirimi ve bildirim süresi
MADDE
40 – (1) Sigortalının çalıştığı
işten dolayı meslek hastalığına tutulduğunun;
a) Kurumca yetkilendirilen
sağlık hizmet sunucuları tarafından usulüne uygun olarak düzenlenen sağlık
kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi,
b) Kurumca gerekli görüldüğü
hâllerde, işyerindeki çalışma şartlarını ve buna bağlı tıbbî sonuçlarını ortaya
koyan denetim raporları ve gerekli diğer belgelerin incelenmesi,
sonucu Kurum Sağlık Kurulu
tarafından tespit edilmesi zorunludur.
(2) Sigortalının, çalıştığı
işten ayrıldıktan sonra meslek hastalığı sebebiyle, Kanunda belirtilen
yardımlardan yararlanabilmesi için eski işinden fiilen ayrılması ile
hastalığın meydana çıkması arasında, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü
Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde belirtilen süreden daha uzun
bir sürenin geçmemiş olması şarttır.
(3) Kurumca çıkarılacak
yönetmelikle belirlenmiş meslek hastalıkları listesindeki yükümlülük süresi
aşılmış olduğu için talepleri kabul edilmeyen sigortalıların yazılı
başvuruları üzerine söz konusu hastalığın meslek hastalığı sayılıp
sayılmayacağı hususuna, meslek hastalığının klinik ve laboratuar bulguları
ile belgelenmesi ve meslek hastalığına yol açan etkenin Kurum denetim ve
kontrol ile görevli memurları veya Bakanlık iş müfettişlerince işyerinde
yapılacak inceleme sonucunda hazırlanacak rapora istinaden Sosyal Sigorta Yüksek
Sağlık Kurulunca karar verilir.
(4) Meslek hastalığının,
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının;
a) (a) bendi ile 5 inci
maddenin (a), (b), (c), (e), (g) bentleri kapsamında bulunan sigortalılar
bakımından, meslek hastalığına tutulduğunu öğrenen sigortalı veya bu durum
kendisine bildirilen işveren tarafından,
b) (b) bendi kapsamındaki
sigortalı bakımından ise kendisi tarafından,
bu durumun öğrenildiği günden
başlayarak üç iş günü içinde, Ek-7’de yer alan iş kazası ve meslek
hastalığı bildirgesini vermekle yükümlü olanlar bu Yönetmeliğin 5 inci
maddesine göre e-sigorta ile Kuruma bildirir veya doğrudan ya da posta
yoluyla da ilgili üniteye gönderebilir. Adi posta veya kargo ile yapılan
bildirimlerde Kurum kayıtlarına intikal tarihi, taahhütlü, iadeli taahhütlü
veya acele posta ile yapılan bildirimlerde de postaya veriliş tarihi esas
alınır. Bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen veya yazılı olarak bildirilen
hususları kasten eksik ya da yanlış bildiren işverenden veya Kanunun 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıdan, Kurumca bu
olayla ilgili yapılmış bulunan tedavi giderleri, yol parası ve zaruri
masraflar ile diğer harcamalar, ödenmişse geçici iş göremezlik ödeneği
tahsil edilir.
(5) Kurumca çıkarılacak Çalışma
Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile
hangi hâllerin meslek hastalığı sayılacağı belirlenir. Yönetmelikle
belirlenmiş hastalıklar dışında herhangi bir hastalığın meslek hastalığı
sayılıp sayılmaması hususunda çıkabilecek uyuşmazlıklar, Sosyal Sigorta
Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
İş
kazası ve meslek hastalığının soruşturulması
MADDE
41 – (1) İşverence düzenlenen iş
kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ve eki belgelere göre, ünite, kamu idarelerinin
görevleri gereği düzenlemiş olduğu belge ve tutanaklardan, sigorta olayı
için gerekli bilginin temin edilmesi koşuluyla başka bir soruşturma ve
denetime gidilmeden olayın iş kazası sayılıp sayılamayacağına karar
verebilir, meslek hastalığında ise ilgili sağlık birimine sevk eder.
(2) Ünitece karar verilemeyen,
şüpheli görülen ve tereddüt edilen, uzun süreli tedavi gerektiren,
maluliyet veya ölümle neticelenen, Kuruma büyük malî yük getiren iş
kazaları Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca veya Bakanlık iş
müfettişlerince soruşturulur.
(3) Bakanlık iş müfettişlerinin
rapor ve tutanaklarında gerekli bilgilerin yer alması veya yargı kararının
bulunması durumlarında, ünitelerce tekrar inceleme talep edilmez.
(4) İş kazası ve meslek
hastalığı soruşturmaları, sigortalılık durumu, iş kazası ve meslek
hastalığı bildirgesinde bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı,
işyerinde sigortalının çalıştığı birimin meslek hastalığına sebep olup
olmayacağı, işveren sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesinin
uygulanıp uygulanmayacağı, olayın meydana gelmesinde sigortalının kastı,
ağır kusuru, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş
güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi ile üçüncü şahısların kusurlu
hâllerinin olup olmadığı hakkında karar verilebilmesi için yapılır.
(5) Kuruma bildirilen
hususların gerçeğe uymadığı ve olayın iş kazası olmadığının anlaşılması
hâlinde, Kurumca bu olay için yersiz olarak yapılmış ödemeler, gerçeğe
aykırı bildirimde bulunanlardan ilgili mevzuat hükümlerine göre tahsil
olunur.
İKİNCİ
BÖLÜM
Kısa
Vadeli Sigorta Kollarından Sağlanan Yardımlara İlişkin İşlemler
Geçici
iş göremezlik ve geçici iş göremezlik ödeneğinin tanımı
MADDE
42 – (1) Geçici iş göremezlik,
sigortalının iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hâllerinde
Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurulu raporlarında belirtilen
istirahat süresince geçici olarak çalışamama hâlidir.
(2) Geçici iş göremezlik
ödeneği, iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hâllerinde Kanunda
belirtilen geçici iş göremezlik sürelerinde verilen ödenektir.
Sigortalılara
verilecek olan istirahatlar
MADDE
43 – (1) İstirahat raporlarının
Kurumla sözleşmeli sağlık hizmeti sunucuları tarafından düzenlenmesi
şarttır. Kurumla sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucuları tarafından verilen
ve istirahat süresi 10 günü geçmeyen raporlar, Kurumla sözleşmeli resmî
sağlık hizmeti sunucusu hekimi tarafından, 10 günü aşan raporlar ise
Kurumla sözleşmeli resmî sağlık hizmeti sunucusu sağlık kurulunca onandığı
takdirde geçerli olur.
(2) Ayaktan tedavilerde
sigortalıya tek hekim raporu ile bir defada en çok 10 gün istirahat
verilebilir. İstirahat sonrasında kontrol muayenesi raporda belirtilmiş ise
toplam süre yirmi günü geçmemek kaydı ile istirahat uzatılabilir. Yirmi
günü aşan istirahat raporları sağlık kurulunca verilir. Sağlık kurulunun
ilk vereceği istirahat süresi sigortalının tedavi altına alındığı tarihten
başlamak üzere altı ayı geçemez. Tedaviye devam edilmesi hâlinde malullük
hâlinin önlenebileceği veya önemli oranda azaltılabileceği sağlık kurulu
raporu ile tespit edilirse bu süre uzatılır.
(3) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olup, işverenleri tarafından
yurtdışında görevlendirilen sigortalılar ile Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunan ve yürütmekte oldukları iş
veya çalışma konuları nedeniyle yurtdışında bulunan sigortalılara ve
Kanunun 5 inci maddesi (g) bendi kapsamındaki sigortalılara ülkemiz ile
sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan ülkelerdeki tedavileri sonucu verilen
istirahat raporlarının ilgili ülke mevzuatına uygun olduğunun ülkemiz dış
temsilciliklerince onanması hâlinde, Kurumca yetkilendirilen hekim ve
sağlık kurullarının ayrıca onayı aranmaz.
(4) Sigortalıların üçüncü
fıkrada belirtilen hâller dışında yurtdışında bulundukları sırada
gördükleri tedavi sonucunda aldıkları raporlar için birinci fıkra hükümleri
uygulanır.
(5) Kurumca yetki tanınan
işyeri hekimi bir kerede en fazla 2 gün istirahat verebilir.
(6) İstirahat raporlarında
sigortalının çalışıp çalışamayacağı veya kontrol muayenesinin yapılıp
yapılmayacağı hususu belirtilir. İstirahat raporunun bir nüshası
işyerlerine ibraz edilmesi için sigortalılara verilmek, bir nüshası Kuruma
gönderilmek üzere en az iki nüsha olarak düzenlenir.
(7) Kurumca yetkilendirilen tek
hekim veya sağlık kurulu tarafından verilecek istirahatlar, örneği Kurumca
belirlenecek belgenin doldurulması veya elektronik ortamda düzenlenmesi
suretiyle verilir.
(8) Kurumla sözleşmeli sağlık
hizmeti sunucularınca, geçici iş göremezlik belgeleri ile sağlık kurulu
raporlarının birer nüshası düzenlendiği tarihten itibaren üç iş günü içinde
sigortalının iş yerinin kurulu bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüklerine/
sosyal güvenlik merkezlerine, sözleşmeli ülke sigortalısının belgeleri ise
sağlık yardımı belgesini düzenleyen sosyal güvenlik il müdürlüklerine/
sosyal güvenlik merkezlerine gönderilir.
(9) Ülkemizin taraf olduğu
sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri çerçevesinde akit ülke sigorta
kurumu mevzuatına göre düzenlenen ve sözleşmenin uygulanmasına ilişkin
formülerlerle Kuruma bildirilen istirahat raporları aynen kabul edilir.
(10) Ülkemiz ile sosyal
güvenlik sözleşmesi bulunan ülke sosyal güvenlik kurumları
sigortalılarının, muayene ve tedavileri sonucu düzenlenecek istirahat veya
sağlık kurulu raporlarında bu Yönetmelikte belirlenmiş usul ve esaslar
uygulanır. Bu raporların, akit ülke sosyal güvenlik kurumlarına intikal
ettirilebilmesi için Kuruma verilmesi zorunludur.
(11) 211 sayılı Türk Silahlı
Kuvvetleri İç Hizmet Kanununa tabi personel için verilecek istirahat
raporları usul ve esasları, Millî Savunma Bakanlığının görüşü alınarak
Kurumca belirlenir.
Geçici
iş göremezlik ödeneğinin ödenmesi
MADDE
44 – (1) Geçici iş göremezlik
ödeneği;
a) İş kazası veya meslek
hastalığı nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için,
b) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 inci maddesi kapsamındaki
sigortalılardan hastalık sigortasına tabi olanların, hastalık sebebiyle iş
göremezliğe uğramaları hâlinde, iş göremezliğin başladığı tarihten önceki
bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş
olması şartıyla geçici iş göremezliğin üçüncü gününden başlamak üzere her
gün için,
c) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendi ile (b) bendinde belirtilen muhtarlar ve aynı
bendin (1), (2) ve (4) numaralı alt bentleri kapsamındaki sigortalı kadının
analığı hâlinde, doğumdan önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli
sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla, doğumdan önceki ve sonraki
sekizer haftalık sürede, çoğul gebelik hâlinde ise doğumdan önceki sekiz
haftalık süreye iki haftalık süre ilave edilerek çalışmadığı her gün,
sigortalı kadının isteği ve hekimin onayı ile doğuma üç hafta kalıncaya
kadar çalışılması hâlinde, sigortalının bu sürede çalışmamış olması şartı
ile sigortalının isteği ve hekim raporu ile doğum öncesinde kullanılmayan
sürenin beş haftaya, çoğul gebelik hâlinde yedi haftaya kadar olan
kısmından doğum sonrasına ilave edilen her gün için,
verilir.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlara, iş kazası veya
meslek hastalığı ya da analık hâllerinde genel sağlık sigortası dâhil prim
ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması şartıyla yatarak
tedavi süresince veya yatarak tedavi sonrası bu tedavinin gereği olarak
istirahat raporu aldıkları sürede her gün için geçici iş göremezlik ödeneği
verilir. Ancak bu maddenin (c) bendine göre doğum öncesi ve sonrası geçici
iş göremezlik ödeneği ödenebilmesi için yatarak tedavi şartı aranmaz.
(3) İş kazası, meslek
hastalığı, hastalık ve sigortalı kadının analığı halinde, verilecek geçici
iş göremezlik ödeneği, yatarak tedavilerde Kanunun 17 nci maddesine göre hesaplanacak
günlük kazancının yarısı, ayaktan tedavilerde üçte ikisidir.
(4) İş kazaları ile meslek
hastalıkları, hastalık ve analık sigortalarında, yeniden tespit edilen alt
sınırların altında günlük kazanç üzerinden ödenek alanların veya almaya hak
kazanmış yahut kazanacak olanların bu ödenekleri, günlük kazancın alt
sınırındaki değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak,
yükseltilmiş günlük kazançların alt sınırına göre artırılacağından alt
sınırın arttığı tarihten evvel geçici iş göremezliğe uğrayan ve geçici iş
göremezlik durumları bu tarihten sonra da devam edenlerin, geçici iş
göremezlik ödeneği hesabına esas alınan günlük kazançları yeniden tespit
edilen alt sınır üzerinden hesaplanarak ödenir.
(5) Bir sigortalının, aynı
zaman içinde ve aynı sigortalılık hâline tabi olacak şekilde birden fazla
işyerinde çalışması hâlinde, ödeneklere esas tutulacak günlük kazancının
tespitinde, üst sınır dikkate alınarak her bir işyeri için ayrı ayrı
bulunacak günlük kazançların toplamı ödeneğe esas günlük kazancını
oluşturur. Ayrıca, bir sigortalıda iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve
analık hâllerinden birkaçı birleşirse geçici iş göremezlik ödeneklerinden
en yükseği verilir.
(6) Sürekli iş göremezlik
geliri bağlanmış sigortalılardan, aynı özürlülük veya meslek hastalığı
nedeniyle istirahat raporu alanlara, yazılı istek tarihinden itibaren
Kanunun 18 inci maddesine göre hesaplanacak bir günlük geçici iş göremezlik
ödeneği ile aylık sürekli iş göremezlik gelirinin otuzda biri arasındaki
fark, her gün için geçici iş göremezlik ödeneği olarak verilir.
(7) Kamu idarelerinde Kanunun 4
üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışan
sigortalılar ile toplu iş sözleşmesi yapılan iş yerlerinde çalışan
sigortalılara ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği, yapılacak protokol ile
sigortalılar için Kuruma ödenecek sigorta primine mahsup edilmek üzere,
işverenleri tarafından Kurum adına sigortalılara ödenebilir. İşveren
tarafından sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneğinin ödenmesi hâlinde,
işverenin;
a) İstirahat raporlarını,
b) Sigortalının istirahatlı
olduğu devrede işyerinde çalışmadığına dair yazıyı,
c) Sigortalının ödenek hesabına
esas alınan döneme ilişkin prime esas kazancını,
ç) Geçici iş göremezlik
ödeneğinin sigortalıya ödendiğini gösterir ödeme belgesini,
Kuruma ibrazından sonra, Kurum
tarafından hesaplanarak bulunacak geçici iş göremezlik ödeneği toplamı,
işverenin Kuruma olan borcuna, borcun olmaması hâlinde ise ilk prim borcuna
mahsup edilir. İşyerinin kapanmış olması hâlinde ise iade edilir.
(8) Geçici iş göremezlik
ödeneği, buna ilişkin belge veya bilgilerin Kuruma intikalini takip eden
yedi iş günü içinde geçmiş süreler için sigortalıların kendilerine, kanunî
temsilcilerine, vekillerine veya sigortalının banka hesap numarasına ya da
PTT Bank Şubelerine ödenmesi hususunda Kurum yetkilidir. Ancak, on günü
aşan istirahat sürelerinde ödemeler, asgari on günlük tutar kadar yapılır.
(9) Geçici iş göremezlik
ödeneğinin ödenmesi esnasında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrası (a)
bendi kapsamındaki sigortalının;
a) İstirahatlı olduğu dönemde
işyerinde çalışıp çalışmadığı,
b) Kazanç hesabına giren döneme
ilişkin aylarda, prim, ikramiye ve bu nitelikteki arızi ödemeler,
c) Viziteye çıktığı/istirahatın
başladığı tarih itibarıyla prim ödeme hâlinin devam edip etmediği,
ç) Sigortalının PTT bank veya
banka hesap numarası ile T.C. kimlik numarası,
işveren tarafından Kuruma
bildirilir. Bu bildirim yazılı olarak yapılabileceği gibi elektronik
ortamda da yapılabilir.
(10) Sigortalının, geçici iş
göremezlik ödeneği almasına esas istirahat raporu süresi içinde,
sigortalılık hâlinin herhangi bir nedenle sona ermesi hâlinde istirahat
süresince geçici iş göremezlik ödeneği ödenmeye devam edilir.
(11) Yukarıdaki sürelerin hesabında
Kanunun 24 üncü maddesinde düzenlenen kısa vadeli sigorta kollarında
dikkate alınmayan sürelere ilişkin Kurumda mevcut bilgiler ile sigortalılar
tarafından ibraz edilen belgelere göre tespit edilecek süreler bilgi işlem
ortamında kaydedilir.
(12) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrası (b) bendi kapsamındaki sigortalılar sadece, istirahat
raporlarıyla birlikte PTT bank veya banka hesap numaralarını Kuruma
bildirirler, bunlardan Kurumca çalışmadığına dair beyan dışında bilgiler
istenmez.
Sürekli
iş göremezlik geliri
MADDE
45 – (1) Sürekli iş göremezlik
geliri, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler
nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık
kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca
meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen
sigortalıya bağlanır.
(2) Sürekli iş göremezlik
durumunun tespiti için Kurum Sağlık Kuruluna gönderilecek belgeler
arasında, varsa ilk işe giriş sağlık raporu, iş kazası ve meslek hastalığı
bildirim belgesi, olayın Kanuna göre iş kazası olup olmadığı veya
sigortalının meslek hastalığına yakalandığı işyerine ait çalışma şartlarını
net olarak belirtir soruşturma raporu ve tutanaklar ile mahkemelerce iş
kazası veya meslek hastalığı olduğunun kabul edildiğine dair belgeler,
çalışır veya çalışamaz raporu, geçici iş göremezlik ödeneği belgesi, iş
kazasından sonra veya meslek hastalığının tedavisi için başvurduğu
hastanelerden alınan epikrizler ile tedavisi tamamlanıp bulguları sekel
hâlini aldıktan sonra, son durumunu gösterir sağlık kurulu raporu ve
dayanağı tüm belgeler bulunur.
(3) Sürekli iş göremezlik
geliri bağlanabilmesi için, sigortalının çalıştığı işten ayrılması, iş
yerini kapatması veya devretmesi şartı aranmaz. Örneği Kurumca hazırlanan
tahsis talep dilekçesi ile ilgili üniteye başvurması yeterlidir. Tahsis
talep dilekçesine, bir adet belgelik fotoğrafı eklenir.
(4) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlara, sürekli iş
göremezlik geliri bağlanabilmesi için, kendi sigortalılığından dolayı,
genel sağlık sigortası dâhil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının
ödenmiş olması zorunludur.
(5) Sigortalının sürekli iş
göremezlik geliri;
a) Geçici iş göremezlik ödeneğinin
sona erdiği tarihi,
b) Geçici iş göremezlik tespit
edilemeden sürekli iş göremezlik durumuna girilmişse, buna ait Kurumca
yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından
verilen raporun tarihini,
takip eden ay başından başlar,
Kanunun 94 üncü maddesine göre yapılan kontrol muayenesi sonucu sürekli iş
göremezlik durumunun kalktığının anlaşılması hâlinde, yeni durumuna esas
tutulan raporun tarihini takip eden ödeme dönemi başından kesilir.
(6) Bu Yönetmeliğin 54 üncü
maddesinin birinci fıkrası ve 56 ncı madde hükümleri, sürekli iş göremezlik
gelirine bağlanacak sigortalılar hakkında da uygulanır.
(7) Bu Yönetmeliğin
uygulamasında, sürekli tam iş göremezlik hâli, sigortalının meslekte
kazanma gücünün %100’ünün; sürekli kısmi iş göremezlik hâli ise %10 ilâ
%99,99’unun kaybedilmesi durumunu ifade eder.
(8) Sigortalının yeniden bir iş
kazasına uğraması veya yeni bir meslek hastalığına tutulması hâlinde,
meydana gelen özürlerin bütünü göz önüne alınarak Kurum Sağlık Kurulu
tarafından belirlenen sürekli iş göremezlik derecesine göre gelir bağlanır.
Ölüm
geliri
MADDE
46 – (1) İş kazası veya meslek
hastalığı sonucu veya sürekli iş göremezlik geliri almakta iken ölen
sigortalının hak sahiplerine, ölüm geliri bağlanır.
(2) Hak sahibi olma şartlarının
belirlenmesi, ölüm geliri bağlanması için istenecek belgeler, ölüm
gelirinin başlangıcı ve kesilmesi yönünden, bu Yönetmeliğin ölüm aylığına
ilişkin 64, 65 ve 66 ncı madde hükümleri uygulanır.
(3) Sürekli iş göremezlik
geliri almakta iken ölen sigortalıların ölüm sebebini bildiren ve ilgili
makamlarca düzenlenen onaylı ölüm tutanağı, defin ruhsatı, gömme izin
kağıdı, ölü muayene zabıt varakası, otopsi raporu veya doktor raporu gibi
belgelerin temininin imkânsız olduğu hâllerde, sigortalının ölümünden önce
sürekli iş göremezliğine esas iş kazası veya meslek hastalığı dışında başka
bir kaza geçirip geçirmediği ya da başka bir hastalığa yakalanıp
yakalanmadığının mahallinde tahkiki sosyal güvenlik kontrol memurları
aracılığıyla yaptırılır. Ancak sigortalının kesin ölüm sebebine ilişkin
karar, bu belgeler ile sigortalının dosyasının tetkiki sonucunda Kurum
Sağlık Kurulunca verilir.
(4) İş kazası veya meslek
hastalığı sonucu, meslekte kazanma gücünü;
a) Yüzde 50 oranının altında
kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken ölen ve
ölümü iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olmayan sigortalının almakta
olduğu sürekli iş göremezlik geliri,
b) Yüzde 50 oranının altında
kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken ölen ve
ölümü iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olan sigortalı için, Kanunun
20 nci maddesinin birinci fıkrasına göre yeniden hesaplanan geliri,
c) Yüzde 50 veya daha fazla
oranda kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken
ölenlerin ölümün iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olup olmadığına
bakılmaksızın Kanunun 20 nci maddesinin birinci fıkrasına göre yeniden
hesaplanan geliri,
Kanunun 34 üncü madde
hükümlerine göre hak sahiplerine bağlanır.
(5) Bu maddenin 4 üncü
fıkrasının (a) bendine göre hak sahiplerine bağlanacak gelirler,
sigortalının sürekli iş göremezlik derecesi esas alınarak hesaplanır.
Sigortalının gelirlerinde yapılan artırım ve indirimler dikkate alınır.
Evlenme
ve cenaze ödeneği
MADDE
47 – (1) Bu Yönetmeliğin 68 ve 69
uncu maddeleri;
a) İş kazası veya meslek
hastalığı sonucu ölüm geliri almakta iken evlenen kız çocuklarına ödenecek
olan evlenme ödeneği ile,
b) Ölen sigortalıdan dolayı
ilgililere yapılacak olan cenaze ödeneği
hakkında da uygulanır.
Sigortalıdan
kaynaklanan sebeplerle tedavi süresinin uzaması, iş göremezliğinin artması
MADDE
48 – (1) Sigortalının iş kazasına
veya meslek hastalığına uğraması, hastalanması, tedavi süresinin uzaması
veya iş göremezliğinin artması hâllerinde geçici iş göremezlik ödeneği veya
sürekli iş göremezlik geliri;
a) Ceza sorumluluğu olmayanlar
ile kabul edilebilir mazereti olanlar hariç olmak üzere, sigortalının iş
kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık nedeniyle tedavisini yapan
hekim tarafından bildirilen tedbirlere ve yapılan tavsiyelere uymaması
nedeniyle, normal tedavi süresi uzamış, sürekli iş göremezlik derecesi
artmış veya malul kalmış yahut maluliyet oranı artmış ise, bu hususlar
hekim raporu ile tespit ve belgelendirilmesi hâlinde sigortalıya ödenecek
geçici iş göremezlik ödeneği veya sürekli iş göremezlik geliri, uzayan
tedavi süresi veya artan iş göremezlik oranı esas alınarak dörtte birine
kadarı Kurumca eksiltilerek ödenir.
b) Ceza sorumluluğu olmayanlar
hariç, ağır kusuru yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan
veya hastalanan sigortalının, mahkeme kararı, denetim, soruşturma ve
kontrol raporları, ünite kararı, hekim raporu, kamu kurum ve kuruluşlarının
görevleri gereği düzenlediği tutanaklar veya belgelerde belirlenen kusur
derecesinin üçte biri oranında Kurumca eksiltilerek ödenir. Ancak kusur
derecesinin bilgi ve belgelerde yer almaması hâlinde yüzde beş oranında
Kurumca eksiltilir.
c) Mahkeme kararı, denetim,
soruşturma ve kontrol raporları, ünite kararı, hekim raporu, kamu kurum ve
kuruluşlarının görevleri gereği düzenlediği tutanaklar veya belgelerde
kasti bir hareketi yüzünden iş kazasına uğradığı saptanan meslek
hastalığına tutulan, hastalanan veya Kurumun yazılı bildirimine rağmen
teklif edilen tedaviyi kabul etmeyen sigortalıya, yarısı tutarında ödenir.
ç) Tedavi gördüğü hekimden,
tedavinin sona erdiğine ve çalışabilir olduğuna dair belge almaksızın
çalıştığı; mahkeme kararı, denetim, soruşturma ve kontrol raporları, ünite
kararı, hekim raporu, kamu kurum ve kuruluşlarının görevleri gereği
düzenlediği tutanaklar veya belgelerle belirlenen sigortalıya geçici iş
göremezlik ödeneği ödenmez, ödenmiş olanlar da yersiz yapılan ödeme
tarihinden itibaren ilgili mevzuat hükümlerine göre geri alınır.
(2) Bu maddenin birinci
fıkrasının (b) bendinin uygulanmasında; sigortalının, iş sağlığı ve
güvenliği ile ilgili kurallara uymaması, tehlikeli olduğu veya hastalığa
sebep olacağı bilinen bir hareketi yapması, yetkili kimseler tarafından
verilen emirlere aykırı hareket etmesi, açıkça izne dayanmadığı gibi,
hiçbir gereği veya yararı bulunmayan bir işi bilerek yapması ve yapılması
gerekli bir hareketi savsaması, ağır kusuruna esas tutulur.
(3) Birinci fıkranın (ç)
bendinde belirtilen sigortalılara ait raporda, istirahat süresi sonunda
çalışır kararı varsa ayrıca çalışabilir belgesi aranmaz. Geçici iş
göremezlik ödeneği ödenirken sigortalının istirahatlı olduğu devrede
çalışmadığının işveren veya Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(b) bendi kapsamında sigortalı olanlar tarafından beyan ve belgelenmesi
gerekir.
(4) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen sigortalılara, iş kazası sigorta
kolundan geçici iş göremezlik ödeneği ödenirken, iş kazasının bu
Yönetmeliğin 38 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen
Kuruma bildirim tarihinin aşılması hâlinde bildirim tarihi esas alınarak
ödeme yapılır.
(5) Sigortalıya ödenecek geçici
iş göremezlik ödeneğinden veya sürekli iş göremezlik gelirinden yapılacak
indirim oranı, Kurumca belirlenecek usul ve esaslara göre tespit edilir.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
İşveren
ve Üçüncü Kişilerin Sorumluluğu İle Peşin Sermaye Değerleri
İşverenin
ve üçüncü kişilerin sorumluluğu
MADDE
49 – (1) İş kazası veya meslek
hastalığı, işverenin kastı sonucunda meydana gelmişse işveren Kuruma karşı
sorumlu hâle gelir. Kasıt; iş kazası veya meslek hastalığına, işverenin
bilerek ve isteyerek, hukuka aykırı eylemiyle neden olması hâlidir. Zarara
neden olan eylemin bilinçli olarak yapılması, kasıt için yeterli olup, sonuçlarının
istenip istenmemesi kastı ortadan kaldırmaz. İşverenin eylemi hukuka aykırı
olmamakla birlikte, yaptığı hareketin hukuka aykırı sonuç doğurabileceğini
bilmesi, ihmali veya ağır ihmali sorumluluğunu kaldırmaz.
(2) İş kazası veya meslek hastalığı
işverenin, sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili
mevzuat hükümlerine aykırı hareketi sonucunda oluşmuşsa işvereni Kuruma
karşı sorumlu hâle getirir. Mevzuat; yasal olarak yürürlüğe konulmuş ve
yürürlüğünü muhafaza eden, sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği
alanında, yasa koyucu ile yasa koyucunun yürütme veya idareye verdiği yetki
sonucu, bu organlarca kabul edilen genel, objektif kural veya hükümlerin
tümüdür.
(3) İşverenin sorumluluğunun
tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. Kaçınılmazlık, olayın
meydana geldiği tarihte geçerli bilimsel ve teknik kurallar gereğince
alınacak tüm önlemlere rağmen, iş kazası veya meslek hastalığının meydana
gelmesi durumudur. İşveren alınması gerekli herhangi bir önlemi almamış ise
olayın kaçınılmazlığından söz edilemez.
(4) İş kazası, meslek hastalığı
ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse,
sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken
ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye
değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa
bunları çalıştıranlara rücu edilir.
(5) İş kazası, meslek hastalığı
ve hastalık; kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından
görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları
fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında
kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya
hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan gelirler için kurumuna veya
ilgililere rücu edilmez. Ayrıca, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu
ölümlerde, Kanun uyarınca hak sahiplerine bağlanacak gelir ve verilecek
ödenekler için, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde
kusuru bulunan hak sahiplerine veya iş kazası sonucu ölen kusurlu
sigortalının hak sahiplerine, Kurumca rücu edilmez.
(6) Üçüncü bir kişinin kastı
nedeniyle malul veya vazife malulü olan sigortalıya veya ölümü hâlinde hak
sahiplerine, Kanun uyarınca bağlanacak aylığın başladığı tarihteki ilk
peşin sermaye değerinin yarısı, Kurumca zarara sebep olan üçüncü kişilere
rücu edilir.
(7) Malullük, vazife malullüğü
veya ölüm hâli, kamu görevlilerinin veya er ve erbaşlar ile kamu idareleri
tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak
yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı
haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere,
sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan aylıklar için
Kurumca, kurumuna veya ilgililere rücu edilmez.
Peşin
sermaye değeri tabloları
MADDE
50 – (1) Kurumca, Kanunun ilgili
maddelerinde belirtilen giderlerin, yaş, kesilme veya yeniden bağlanma ya
da hak sahipliği nedeniyle sonradan gelir veya aylık bağlanma ihtimalleri
ve yüzde beş iskonto oranı dikkate alınarak hesaplanacak tutarı tespit
etmek amacıyla peşin sermaye değeri tabloları hazırlanır. Hazırlanan
tablolar demografik ve ekonomik değişiklikler nedeniyle Kurumca gerekli
görülen hâllerde güncellenir. İlk peşin sermaye değeri, gelir veya aylığın
başlangıç tarihinde yürürlükte olan peşin sermaye değeri tablolarına göre
belirlenir. Peşin sermaye değeri hesaplamalarıyla ilgili usul ve esaslar
Kurumca çıkarılacak tebliğ ile duyurulur.
Peşin
sermaye değerinde yaş hesabı
MADDE
51 – (1) Peşin sermaye
değerlerinin hesabında, sigortalıların veya hak sahiplerinin gelire girme
veya aylık başlangıç tarihindeki yaşları esas alınır. Yaş hesabında altı
aydan küçük yıl kesirleri dikkate alınmaz. Altı ay ve daha fazla yıl
kesirleri tam yıl sayılır.
Rücu
davalarına esas tutarın hesabı
MADDE
52 – (1) İşveren veya üçüncü
şahıslar aleyhine açılacak rücuan tazminat davalarına konu olabilecek
tutar, sigortalı ve hak sahiplerine bağlanan gelirin başladığı tarihteki
ilk peşin sermaye değerine, Kurum tarafından Kanun gereğince yapılan veya
ileride yapılması gereken diğer ödemeler eklenerek hesaplanır.
(2) İşveren, birinci fıkrada
belirlenen rücuan tazminat davalarına konu olan, Kurumca sigortalıya veya
hak sahiplerine Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken
ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye
değerinin tamamından kusur oranı kadar sorumludur.
(3) Ancak, üçüncü bir kişinin
kusuru nedeniyle meydana gelen iş kazası veya meslek hastalığı olaylarında
zarara sebep olan üçüncü kişiler ve şayet kusuru varsa bunları
çalıştıranlar, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride
yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk
peşin sermaye değeri toplamının yarısından kusur oranları kadar sorumludur.
(4) Üçüncü bir kişinin kastı
nedeniyle malul veya vazife malulü olan sigortalıya veya ölümü hâlinde hak
sahiplerine, bağlanacak aylığın başladığı tarihteki ilk peşin sermaye
değerinin yarısından üçüncü kişiler kusurları oranında sorumludurlar.
BEŞİNCİ
KISIM
Uzun Vadeli Sigorta Kollarına İlişkin
İşlemler
BİRİNCİ BÖLÜM
Malullük
Sigortası
Malul
sayılma, malullük aylığından yararlanma, harp ve vazife malullüğü
MADDE
53 – (1) Sigortalılara aşağıdaki usul
ve esaslar dikkate alınmak suretiyle Kanunda belirtilen şartlarla malullük,
vazife ve harp malullüğü aylıkları bağlanır.
(2) Sigortalının veya işverenin
talebi üzerine, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık
kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî
belgelerin Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu, Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar
için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte
kazanma gücünün en az % 60'ını kaybettiği anılan kurulca tespit edilen
sigortalı malul sayılır.
(3) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen sigortalılardan;
a) Görevlerine devam etmekte
olanların, çalışma gücünün en az % 60’ını veya vazifelerini yapamayacak
şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği,
b) Görevlerinden ayrıldıktan
sonra herhangi bir sigortalılık hâline tabi olmayanların, çalışma gücünün
en az % 60’ını kaybettiği,
c) Personel kanunlarına tabi
olanların hastalıklarının kanunlarında tayin edilen sürelerden fazla devam
ettiği, olmayanların ise hastalık sebebiyle malul sayılmalarına esas
alınacak hastalık süreleri hakkında kendi özel kanunları yürürlüğe
girinceye kadar 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun hastalık iznine
ilişkin hükümleri uygulanmak suretiyle bu süreleri doldurdukları,
Kurumca yetkilendirilen sağlık
hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek
raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu Kurum Sağlık Kurulunca
tespit edilen sigortalı malul sayılır.
(4) Sigortalı olarak ilk defa
çalışmaya başladığı tarihten önce çalışma gücünün % 60'ını veya vazifesini
yapamayacak derecede meslekte kazanma gücünü kaybettiği önceden veya
sonradan tespit edilen sigortalılar ile yedek subay veya er olarak ya da
talim, manevra, seferberlik veya harp dolayısıyla görevleri ile ilgileri
kesilmeksizin silah altına alındıkları dönemde malul olup, bu malullükleri
asıl görevlerini veya işlerini yapmaya mani olmayanlar hakkında, bu hastalık
veya özürleri sebebiyle malullük sigortasına ilişkin hükümler uygulanmaz.
(5) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılardan malul olduğuna
karar verilenler, yazılı talepleri hâlinde, haklarında malullük hükümleri
uygulanmaksızın görevlerinden istifa etmiş sayılmak suretiyle kurumlarınca
malullüklerinin mani olmadığı başka vazife veya sınıflara naklen
atanabilirler. Bu şekilde başka vazife veya sınıflara naklen atanarak
çalışanlar, istedikleri zaman malullük haklarını kullanırlar. Ancak özel
kanunlarına göre yükümlülük süresine tabi olanlar, bu yükümlülüklerini
tamamlamadıkça veya maluliyetlerinin yeni vazifelerini yapmaya mani
olduğuna dair usulüne uygun yeniden rapor almadıkça malullük haklarını
kullanamazlar.
(6) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olup vazifelerini yapamayacak
derecede hastalığa uğrayanlardan, hastalıkları kanunlarında belirtilen
sürelerden fazla sürenler, hastalıklarının mahiyetine ve doğuş sebeplerine
göre malul veya vazife malulü sayılırlar.
(7) Hastalık izin süreleri
hesap edilirken; hastalıkları kanunlarında yazılı sürelerden önce
iyileşenlerin bu hastalıklarının en çok bir yıl içinde nüksetmesi hâlinde,
eski ve yeni hastalık süreleri birleştirilmek suretiyle işlem yapılır.
(8) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinden birden fazlasına tabi
olarak çalışmış veya prim ödemiş olan sigortalıların malullük aylığı
bağlanmasına ilişkin talepleri, son sigortalılık hâline göre sonuçlandırılır.
(9) Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten sonra ilk defa Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c)
bendi kapsamında sigortalı olanların malullükleri;
a) Vazifelerini yaptıkları
sırada,
b) Vazifeleri dışında
idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka
işleri yaparken bu işlerden,
c) Kurumlarının menfaatini
korumak maksadıyla bir iş yaparken,
ç) İdarelerince sağlanan bir
taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında,
d) İşyerinde herhangi bir
nedenden dolayı meydana gelen kazadan,
doğmuş olması hâlinde,
haklarında Kanunun 47 nci maddesine göre vazife malullüğü hükümleri
uygulanır. Bu hâller, Kurumca oluşturulan kurul tarafından tespit edilir.
(10) Vazife malullüklerinin;
keyif verici içki ve her çeşit maddeler kullanmaktan, kanun, tüzük ve emir
dışında hareket etmiş olmaktan, yasak fiilleri yapmaktan, intihara
teşebbüsten, her ne suretle olursa olsun kendisine veya başkalarına menfaat
sağlama veya zarar verme amacından meydana gelmesi hâlinde, bunlara uğrayanlar
haklarında vazife malullüğü hükümleri uygulanmaksızın malullük hükümlerine
göre işlem yapılır.
(11) Kamu idareleri, vazife
malullüğüne sebep olan olayı;
a) O yer yetkili kolluk
kuvvetlerine veya kendi mevzuatlarına göre yetkili mercilere derhâl,
b) En geç on beş iş günü içinde
de Kuruma,
bildirmekle yükümlüdür. Kuruma
bildirim, aynı süre içinde sigortalılar veya hak sahiplerince de
yapılabilir. Vazife malullüğüne sebep olan olaydan kamu idarelerinin
yetkili mercilerinin haberdar edilmemiş olması hâli dışında ilgililerin
bildirimi, kamu idarelerinin bildirim sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Kuruma bildirim süresi; vazife malullüğüne sebep olan olayın meydana
geldiği tarihten, hastalıklarının sebep ve mahiyetleri dolayısıyla
haklarında vazife malullüğü hükümleri uygulanacaklar için, hastalıklarının
tedavisinin imkânsız olduğuna dair düzenlenen kati raporun onay tarihinden,
esirlik ve gaiplik hâllerinde ise, bu hâllerin sona erdiği tarihten başlar.
(12) Süresi içinde bildirimde
bulunulan vazife malullüğü aylıkları, sigortalının ölüm ya da maluliyeti
sebebiyle göreviyle ilişiğinin kesildiği tarihi takip eden aybaşından
itibaren bağlanır. Vazife malullüğü süresi içinde bildirilmeyen
sigortalılara; kamu idareleri ya da sigortalılar veya hak sahiplerince
sonradan yapılacak bildirim üzerine, vazife malullüklerinin belgelenmesi ve
müstahak olmaları şartıyla, bu Kanunun zamanaşımı hükümleri dikkate alınmak
suretiyle vazife malullüğü aylığı bağlanır veya bağlanmış olan aylıklar
düzeltilir. Bu durumda, sigortalı veya hak sahiplerine bağlanacak aylık ya
da aylık farklarının, vazife malullüğünün bildirildiği tarihe kadar olan
toplam tutarı Kurumca ilgili kamu idaresine ödettirilir. Kuruma bildirilen
hususların gerçeğe uymadığı ve olayın vazife malullüğü kapsamında
olmadığının anlaşılması hâlinde, Kurumca bu olay için yersiz olarak
yapılmış ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe aykırı
bildirimde bulunanlardan, ilgili mevzuat hükümlerine göre tahsil edilir.
(13) Vazife malullüğüne sebep
olan olayla ilgili bilgi ve belgeler işveren tarafından doğrudan ya da
posta yoluyla ilgili üniteye gönderilir. Adi posta veya kargo ile yapılan
bildirimlerde Kurum kayıtlarına intikal tarihi, taahhütlü, iadeli taahhütlü
veya acele posta ile yapılan bildirimlerde postaya veriliş tarihi esas
alınır.
(14) Vazife malullüğü aylığı,
vazife malullerinden itibari hizmet süreleri eklenmek suretiyle bulunacak
prim ödeme gün sayısı toplamı;
a) 10800 güne kadar olanlara
10800 gün üzerinden,
b) 10800 günden fazla olanlara,
toplam prim ödeme gün sayıları üzerinden,
en son prime esas kazancı esas
alınmak suretiyle Kanunun 29 uncu maddesine göre hesaplanacak aylıklara,
malullük derecelerine göre aşağıda belirtilen oranlarda ayrıca zam yapılır.
MALULLÜK
DERECESİ ZAM
NİSBETİ
1 %30
2 %23
3 %15
4 %
7
5 %
3
6 %
2
(15) Subay, astsubay, uzman
jandarma, uzman erbaş ile Türk Silahlı Kuvvetlerince görevlendirilen
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki
sigortalılardan;
a) Harpte fiilen ateş altında,
b) Harpte, harp bölgelerindeki
harp harekât ve hizmetleri sırasında, bu harekât ve hizmetlerin sebep ve
etkileriyle,
c) Harpte veya harbe hazırlık
devresinde her çeşit düşman silahlarının etkisiyle,
ç) Askerî harekâtı gerektiren iç
tedip ve sınır hareketleri sırasında, bu hareketlerin sebep ve etkisiyle,
d) Barışta veya olağanüstü
hâllerde, emir veya görev ile uçuş yapan uçucularla hangi meslek ve
sınıftan olursa olsun emirle görevli olarak uçakta bulunanlardan uçuşun
havadaki ve yerdeki sebepleriyle ve yine emir ve görev ile dalış yapan
dalgıçlarla, hangi meslek ve sınıftan olursa olsun emirle görevli olarak
denizaltı gemisinde veya dalgıç kıtasında bulunanlardan denizaltıcılık veya
dalgıçlığın çeşitli sebep ve etkileriyle,
e) Anayasanın 92 nci maddesi
veya Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler uyarınca Türk
Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesini gerektiren
durumlarda, birliklerin bulundukları yerlerden hareketlerinden itibaren
yurt içinde, yurt dışında, yabancı ülkelerde veya yurda dönüş sırasında,
vazife malulü olanlara harp
malulü denir.
(16) Harp malullerinin,
malullük derecesine göre aşağıda belirtilen göstergeler esas alınarak
bulunacak harp malullüğü zammı tutarı, vazife malullüğü aylıklarına ayrıca
eklenir. Ancak Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamındaki sigortalılarda, uluslararası barışı koruma ve destekleme
operasyonlarında Türkiye Cumhuriyetince görevlendirilenlerden bu görevleri
esnasında veya bu görevleri nedeniyle vazife malulü olanlara vazife
malullüğü aylığı ödendiği sürece ayrıca harp malullüğü zammı da ödenir.
Bunlara ödenecek harp malullüğü zammı vazife malullüğü derecelerine göre
hesaplanır.
MALULLÜK
DERECESİ GÖSTERGELER
1 1100
2 950
3 800
4 600
5 500
6 400
(17) Kanunun 47 nci maddesine
göre bağlanacak vazife veya harp malullüğü aylıkları, Kanunla değiştirilen
veya yürürlükten kaldırılan maddeleri dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine
göre emsali iştirakçiye bağlanacak harp veya vazife malullüğü aylığından az
olamaz. Vazife malullüğü aylığı almakta iken veya vazife malullüğüne bağlı
nedenlerden dolayı ölen sigortalının hak sahiplerine de ölüm aylığı
bağlanır.
(18) Vazife malullüğü aylığı
alanların tekrar Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında çalışmaları ve bu görevleri sırasında malullük derecelerinin
değişmesi veya yeniden vazife malulü olmaları hâlinde, aylığı yeni malullük
dereceler esas alınarak son prime esas kazancı üzerinden önceki vazife
malullüğü aylığından az olmamak kaydıyla yeniden hesaplanır.
(19) Vazife malullüğü aylığı
bağlanmış malullerden, Kanunun 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b)
ve (c) bentleri kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlayanların
aylıkları kesilir.
İstisna olarak;
Harp malulleri ile 12/4/1991
tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 3/11/1980 tarihli ve 2330
sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre vazife
malullüğü aylığı bağlanmış malullerden, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında sigortalı olarak çalışmaya
başlayanlar ile 3713 sayılı Kanuna göre aylık bağlanmış maluller ile aynı
Kanun kapsamına giren olaylar sebebiyle vazife malullüğü aylığı alan er ve
erbaşların, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında sigortalı olmaları hâlinde de aylıkları kesilmez. Harp
malullerinin aylıklarının kesilmesi hâlinde dahi harp malullüğü zamları
kesilmez.
(20) Aylıkları kesilmeksizin
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışanlar
hakkında uzun vadeli sigorta kolları, (a) ve (b) bentleri kapsamında
çalışanlar hakkında ise iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri
uygulanır. İş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulananların
uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmayı istemeleri hâlinde, bu
isteklerini Kuruma bildirdikleri tarihi takip eden ay başından itibaren,
haklarında uzun vadeli sigorta kolları da uygulanır ve bu fıkra kapsamına
girenlerden ayrıca genel sağlık sigortası primi alınmaz.
(21) Vazife malullüğü aylığı
almakta iken, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c)
bentleri kapsamında tekrar sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar bu
görevlerinden ayrılışlarında, vazife malullüğü aylığı bağlandıktan sonra
geçen çalışmalarına karşılık ayrıca yaşlılık aylığına hak kazanıyor ise her
iki aylığı birden ödenir, yaşlılık aylığına hak kazanamayanlara ise bu
hizmetlerine karşılık toptan ödeme yapılır.
(22) Vazife malullüğüne ilişkin
usul ve esaslar Kurumca çıkarılacak tebliğ ile düzenlenir.
Sevk
işlemleri
MADDE
54 – (1) Sevk işlemleri, Kurumca
belirlenen usul ve esaslara göre yürütülür.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılar hariç, malullük,
yaşlılık ve ölüm sigortaları prim ödeme gün sayısı 1800 günden az olan
sigortalıların sevkleri yapılmaz. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlardan prim ödeme gün sayısı
1800 gün olduğu hâlde kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası
primi dâhil, prim ve prime ilişkin her türlü borçları bulunanların
sevkleri, masrafları kendilerince ödenmek üzere yapılır.
(3) Sigortalıların sevk için
gerekli olan asgari 1800 gün prim ödeme gün sayısını Kanunun 41 inci
maddesine göre hizmet borçlanması yaparak tamamlamaları hâlinde, borçlanma
taleplerinin alınması kaydıyla sevk işlemleri yapılır. Ancak, borçlanma
bedeli ödenmeden sevk işlemi yapılmış ise sevk işlemlerine ilişkin her
türlü masrafları kendilerince ödenir.
Malullük
durumunun tespiti
MADDE
55 – (1) Sigortalının malullük
durumu, kendisinin veya işverenin talebi üzerine;
a) Sigortalının ilk işe giriş
tarihini gösterir belgenin,
b) Kurumca yetkilendirilen
sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek
raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin,
c) Varsa ilk defa sigortalı
olarak çalışmaya başladığı tarihteki sağlık durumunu gösteren raporun,
ç) Erkek sigortalıların
askerliğe başlayış ve terhis tarihlerini gösteren askerlik süresine ait
belgenin varsa askerliğe elverişli olmadığına dair belgenin,
d) Varsa sigortalının
maluliyetine sebep olduğu ileri sürülen hastalığı ile ilgili daha önce
başvurulan sağlık hizmeti sunucularından temin edilecek rapor, tıbbî belge
ve epikrizlerin,
e) Sigortalı hakkında daha önce
Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu veya Kurum Sağlık Kurulunca verilmiş
bir karar mevcut ise, bu kararın bir örneği ile dayanağı rapor ve tıbbî
belgelerin,
Kurum Sağlık Kurulunca
incelenmesi sonucu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit
İşlemleri Yönetmeliğinde belirlenen usul ve esaslara göre tespit edilir.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılardan
geçirdiği iş kazası veya tutulduğu meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma
gücünün en az % 60’ını kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilenlere
malullük aylığı bağlanması için yeni bir sağlık kurulu raporu istenmez.
(3) Kontrol muayenesi
yapılmasına ihtiyaç olup olmadığı ile kontrol muayenesinin süresi Kurum
Sağlık Kurulunca belirlenir.
Kararın
bildirimi ve itiraz
MADDE
56 – (1) Kurum Sağlık Kurulunca
malul sayılmayan sigortalıya, Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrası (c)
bendi kapsamındakiler için ise ayrıca çalıştığı kuruma durum bir yazı ile
bildirilir. Daha önce malul sayılmayanlardan, yeni hastalık, maluliyete
esas hastalığında artma, eksik muayene gerekçeleri ile malullük durumunun
veya vazife malullerinden maluliyet derecelerinin yeniden tespitini yazılı
olarak isteyenlerin, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık
kurullarına sevkleri yapılır. Temin edilecek yeni tarihli sağlık kurulu
raporu bu Yönetmeliğin 55 inci maddesinde belirtilen belgeler ile birlikte
yeniden değerlendirilmek üzere Kurum Sağlık Kuruluna gönderilir.
(2) Ancak, aynı hastalık ve
özrü nedeniyle Kurum Sağlık Kurulu tarafından malul sayılmayan
sigortalıların bu karara karşı itirazda bulunmaları hâlinde, itiraz
dilekçeleri bu Yönetmeliğin 55 inci maddesinin birinci fıkrasında
belirtilen belgeleri içeren dosyası ile birlikte değerlendirilmek üzere
Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna intikal ettirilir.
Malullük
aylığı başvurusu ve istenecek belgeler
MADDE
57 – (1) Malullük aylığı
bağlanabilmesi için, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve
(b) bentlerindeki sigortalılardan çalışma gücünün veya iş kazası veya
meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60’ını, (c) bendi
kapsamındaki sigortalıların ise çalışma gücünün en az % 60’ını veya
vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği, Kurum
Sağlık Kurulu tarafından tespit edildikten sonra sigortalının Kanunun 4
üncü maddesinin birinci fıkrasının;
a) (a) bendi kapsamında
bulunması hâlinde, çalıştığı işten ayrıldıktan sonra,
b) (b) bendi kapsamında
bulunanların, iş yerini kapattıktan veya devrettikten sonra,
c) (c) bendi kapsamında
sigortalı olup, çalışmaya devam edenlerin, çalıştıkları kurumlarına
müracaatları ile kurumlarınca alınacak emekliye sevk onayının ilgili
üniteye gönderilmesi, görevinden ayrıldıktan sonra başka bir sigortalılık
hâline tabi olarak çalışmamış olanların ise örneği Kurumca hazırlanacak
tahsis talep dilekçesi ile ilgili üniteye başvurması şarttır. Kanunun 4
üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların
kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası primi dâhil, prim ve
prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur.
(2) Tahsis talep dilekçesine,
sigortalının bir adet belgelik fotoğrafı ve Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılardan ilgili döneme ait
aylık prim ve hizmet belgesi henüz Kuruma verilmemiş olanlar için sigortalı
işten ayrılış bildirgesi eklenir.
(3) Malullük durumunu gösteren
sağlık kurulu raporu alınmadan doğrudan malullük aylığı bağlanması talebinde
bulunan sigortalılar, öncelikle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti
sunucularının sağlık kurullarına sevk edilerek, malullük durumunun
tespitine esas sağlık kurulu raporunun temini yoluna gidilir.
Malullük
aylığının başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması
MADDE
58 – (1) Malullük aylığı, Kanunun
27 nci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen tarihlerden geçerli olmak
üzere başlatılır. Sigortalı, aylığın başlangıç tarihinde geçici iş
göremezlik ödeneği almakta ise malullük aylığı geçici iş göremezlik
ödeneğinin verilme süresinin sona erdiği tarihten sonraki aybaşından
başlar. Ancak, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında geçen hizmetlerle birlikte Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında aylık bağlanacağı durumlarda,
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçen
hizmetler prim ve prime ilişkin her türlü borçların ödendiği tarih
itibarıyla geçerli sayılır ve aylık, bu tarihi takip eden aybaşından
itibaren başlar.
(2) Malullük aylığı almakta
iken;
a) Kanuna tabi sigortalı olarak
veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlaması hâlinde,
çalışmaya başladığı tarihi,
b) Kanunun 94 üncü maddesine
göre yapılan kontrol muayenesi sonucu malullük durumunun kalktığının
anlaşılması hâlinde, yeni malullük durumuna esas tutulan raporun tarihini,
takip eden ödeme dönemi başında
malullük aylığı kesilir.
(3) Çalışmaya başlamaları
nedeniyle aylıkları kesilenlerden, Kanuna tabi çalıştıkları süre zarfında
Kanunun 80 inci maddesine göre belirlenen prime esas kazançları üzerinden
81 inci maddesi gereğince kısa ve uzun vadeli sigorta kolları ile genel
sağlık sigortasına ait prim alınır. Malullük aylığı kesilenlerden
sigortalılığı sona erip malullük aylığı bağlanması için yeniden yazılı
istekte bulunanlar ya da emekliye ayrılan veya sevk edilenlere; kontrol
muayenesine tabi tutulmak ve ilk aylığına esas malullüğünün devam ettiği
anlaşılmak kaydıyla, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının; (c)
bendi kapsamında çalışanlar için görevinden ayrıldığı tarihi, (a) ve (b)
bendi kapsamındakiler için ise istek tarihlerini takip eden ödeme
döneminden itibaren yeniden malullük aylığı bağlanır.
(4) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bendi kapsamındaki sigortalılara
yukarıdaki (3) üncü fıkraya göre yeniden bağlanacak aylıkların hesabında;
ilk bağlanan malullük aylığına esas prim ödeme gün sayısı dikkate alınarak
Kanunun 27 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki
hükümler uygulanır. Söz konusu (a) ve (b) bentlerindeki 9000 prim ödeme gün
sayısı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki
sigortalılar için 7200 gün olarak uygulanır.
İKİNCİ
BÖLÜM
Yaşlılık
Sigortası
Yaşlılık
aylığından yararlanma
MADDE
59 – (1) Sigortalılara, Kanunun
28, 43 ve 44 üncü maddeleri ile geçici 6 ncı maddesinin yedinci fıkrasında
belirtilen şartlarla yaşlılık aylığı bağlanır.
(2)
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinden
birden fazlasına tabi olarak çalışan veya prim ödeyen sigortalıların
yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin talepleri, sigortalılık süresi içinde
en fazla sigortalılığının geçtiği sigortalılık hâli esas alınarak
sonuçlandırılır. Sigortalılık hâllerindeki hizmet sürelerinin eşit olması
ile yaş haddinden re’sen emekli olma, süresi kanunla belirlenen vazifelere
atanma veya seçilme ve bağlı oldukları sigortalılık hâlinin kanunla
değiştirilmesi durumunda ise son sigortalılık hâli esas alınır.
(3)
Kanunun 28 inci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında belirtilen
sigortalıların çalışma gücündeki kayıp oranları, yedinci fıkrasında
belirtilen sigortalıların erken yaşlanma durumları ile sekizinci fıkrasında
belirtilen çocukların başkasının sürekli bakımına muhtaçlık durumları Kurum
Sağlık Kurulunca tespit edilir. Bunların Kurum Sağlık Kurulu kararlarına
karşı itiraz başvurularının sonuçlandırılmasında, bu Yönetmeliğin 54 üncü
maddesinin birinci fıkrası ve 56 ncı madde hükümleri uygulanır.
(4)
Cumhurbaşkanlığı görevinde bulunduktan sonra her ne sebeple olursa olsun
anılan Makamdan ayrılanlara, istekleri üzerine, müracaat tarihini takip
eden aybaşından itibaren, istek tarihindeki Cumhurbaşkanına ödenmekte olan
aylık ödeneğin % 40’ı yaşlılık aylığı olarak bağlanır.
(5)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı veya Başbakan iken her ne sebeple
olursa olsun görevlerinden ayrılanlara, istekleri üzerine, müracaat
tarihini takip eden ay başından itibaren, istek tarihindeki Cumhurbaşkanına
bağlanacak yaşlılık aylığının % 75’i oranında yaşlılık aylığı bağlanır.
(6)
4 üncü ve 5 inci fıkralarda belirtilenlerin ayrıca bu Kanuna tabi sigortalı
çalışmalarından dolayı yaşlılık aylığına hak kazanamamaları hâlinde aylığın
tamamı, hak kazanıyorlar ve bağlanacak yaşlılık aylığı belirtilen
görevlerden dolayı bağlanan aylıktan düşük ise aradaki fark en geç ödemenin
yapıldığı tarihi takip eden iki ay içinde Hazineden tahsil edilir.
(7)
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı
sayılanlardan;
a)
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 40 ıncı maddesi
gereğince yaş haddinden emekliye ayrılanlara 5400,
b)
Kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilenlere yaş şartı aranmaksızın 9000,
prim
ödeme gün sayısı olması hâlinde yaşlılık aylığı bağlanır.
(8)
Kurumlarınca sicilleri nedeniyle veya askerî mahkemelerce verilecek
kararlar ya da ahlak ve yetersizlik sebeplerinden dolayı re’sen emekliye
sevk edilenlere, Kanunun 28 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında
belirtilen yaş ve prim ödeme gün sayısını tamamlamaları hâlinde yaşlılık
aylığı bağlanır.
(9)
7 nci fıkraya göre bağlanacak yaşlılık aylıkları, Kanunun 28 inci
maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında aranan yaş ve prim ödeme gün sayısı
tamamlanıncaya kadar bunları çalıştıran kamu idarelerinden en geç ödemenin
yapıldığı tarihi takip eden iki ay içinde tahsil edilir.
Yaşlılık aylığı başvurusu ve
istenecek belgeler
MADDE 60 – (1) Yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için,
sigortalının Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının;
a)
(a) bendi kapsamında bulunması hâlinde, çalıştığı işten ayrıldıktan sonra,
b)
(b) bendi kapsamında bulunması hâlinde, tarım işlerinde kendi adına ve
hesabına bağımsız çalışanlar hariç sigortalılığa esas faaliyetine son verip
vermeyeceğini beyan ettikten sonra,
örneği
Kurumca hazırlanacak tahsis talep dilekçesi ile Kuruma başvurması şarttır.
c)
(b) bendine göre sigortalı sayılanların kendi sigortalılığı nedeniyle genel
sağlık sigortası primi dâhil, prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının
ödenmiş olması zorunludur.
(2)
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki
sigortalılar için çalıştıkları kurumlarına müracaatları ile kurumlarınca
alınacak emekliye sevk onayının bulunduğu emeklilik belgesinin Kuruma
gönderilmesi şarttır.
(3)
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki
sigortalıların emekliye sevk işlemleri Kanunun 48 inci maddesinde
belirtilen makamların onayıyla tamamlanır. Ancak, özel kanun hükümleri
hariç olmak üzere yetkili makamın emekliye sevk onayı alınma süresi, talep
tarihinden itibaren bir ayı geçemez. Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek
kararname ile atananların görevleriyle ilişiklerinin kesilmesi ilgili
bakanın onayı ile tekemmül eder. Özelleştirilmeleri sonucu sermayesindeki
kamu payı % 50’nin altına düşen kuruluşlar ile satış veya devri yapılmış
olan kuruluşlarda çalışmakta iken emekliye ayrılanlar için emekliye sevk
onayı aranmaz.
(4)
Tahsis talep dilekçesine, sigortalının bir adet belgelik fotoğrafı ve
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki
sigortalılardan ilgili döneme ait aylık prim ve hizmet belgesi henüz Kuruma
verilmemiş olanlar için sigortalı işten ayrılış bildirgesi eklenir.
(5)
Kanunun 28 inci maddesinin; dördüncü fıkrasına göre, sigortalı olarak ilk
defa çalışmaya başladığı tarihten önce Kanunun 25 inci maddesinin ikinci
fıkrasına göre malul sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya özürü
bulunan, beşinci fıkrasına göre çalışma gücünü % 40 ilâ % 59 arasında
kaybeden veya yedinci fıkrasına göre erken yaşlanan sigortalıların, bu
durumlarını gösterir sağlık raporu almadan doğrudan yaşlılık aylığı
talebinde bulunmaları hâlinde, öncelikle Kurumca yetkilendirilen sağlık
kuruluşuna sevk edilerek, durumlarının tespitine esas sağlık kurulu
raporunun temini yoluna gidilir. Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı
olup, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında
sigortalı sayılanlara Kanunun 28 inci maddesinin üçüncü, dördüncü ve
yedinci fıkralarındaki şartları yerine getirmeleri hâlinde yaşlılık aylığı
bağlanır.
Yaşlılık aylığının başlangıcı,
kesilmesi ve yeniden bağlanması
MADDE 61 – (1) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının;
a)
(a) ve (b) bentlerinde belirtilen sigortalılardan yaşlılık aylığına hak
kazananlara, yazılı istek tarihinden sonraki,
b)
(c) bendinde belirtilen sigortalılardan yaşlılık aylığına hak kazananlara,
yetkili makamdan alınan emekliye sevk onayı üzerine görevleriyle ilişiğinin
kesildiği tarihi takip eden,
c)
(c) bendinde belirtilen sigortalılardan her ne şekilde olursa olsun
görevinden ayrılmış ve daha sonra başka bir sigortalılık hâline tabi olarak
çalışmamış olanlar ile kontrol muayenesi sonucu aylığı kesilenlerden
yaşlılık aylığına hak kazananlara ise istek tarihini takip eden,
ay
başından itibaren aylık bağlanır.
(2)
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçen
hizmetlerle birlikte Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve
(c) bentleri kapsamında aylık bağlanacağı durumlarda, Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçen hizmetler, prim ve
prime ilişkin her türlü borçların ödendiği tarih itibarıyla geçerli sayılır
ve aylık bu tarihi takip eden ay başından itibaren başlar.
(3)
Aylığın ödenmesine başlanacağı tarihte hastalık sigortasından geçici iş göremezlik
ödeneği almakta olan sigortalının yaşlılık aylığı, geçici iş göremezlik
ödeneği verilme süresinin sona erdiği tarihi takip eden aybaşından başlar.
Ancak, bağlanacak yaşlılık aylığı geçici iş göremezlik ödeneğinin aylık
tutarından fazla ise aradaki fark birinci fıkraya göre tespit edilecek
tarihten başlanarak verilir.
(4)
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa sigortalı olan kişilerden
yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra;
a) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendinin 4 numaralı alt bendi hariç olmak üzere
Kanuna göre veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya
başlayanların yaşlılık aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi,
b) 21/4/2005 tarih ve 5335
sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen kamu
idarelerinde herhangi bir kadro, pozisyon ve görevde çalışmaya
başlayanların, çalışmaya başladıkları tarihi,
c) Çalışma gücünün % 40 ile %
59 arasında kaybedilmesi nedeniyle yaşlılık aylığı alanların yapılan
kontrol muayenesi sonucu, çalışma gücündeki kayıp oranının %40’ın altına
düştüğünün anlaşılması hâlinde, bu durumun tespitine esas tutulan raporun
tarihini,
takip eden ödeme dönemi başında
yaşlılık aylığı kesilir.
(5) Yaşlılık aylığı
kesilenlerden, sigortalılığa esas faaliyetine son vereceğini beyan edenler;
işten ayrılarak veya işyerini kapatarak yeniden yaşlılık aylığı bağlanması
için yazılı istekte bulunanlara ya da emekliye ayrılan veya sevk
edilenlere, yazılı istek tarihini veya görevinden ayrıldığı tarihi takip
eden ödeme döneminden itibaren yeniden yaşlılık aylığı bağlanır. Yeni
aylık, Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendine göre
hesaplanır.
Sosyal
güvenlik destek primine tabi olarak çalışma
MADDE
62 – (1) Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten sonra;
a) İlk defa Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bendi kapsamında sigortalı
olup, yaşlılık aylığı alanlardan, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaya başlayanların, yaşlılık
aylıklarının kesilmemesi için yazılı istekte bulunanların yaşlılık
aylıklarının ödenmesine devam edilir.
b) İlk defa Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bendi kapsamında sigortalı
olup, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında
çalışanlardan, sigortalılık faaliyetine son vermeyeceğini beyan ettikten
sonra yazılı istekte bulunanlara yaşlılık aylığı bağlanır.
(2) Birinci fıkranın (a) ve (b)
bentleri kapsamında olanlardan, tarımsal faaliyetlerde kendi adına ve
hesabına bağımsız çalışanlar hariç, almakta oldukları veya bağlanacak
yaşlılık aylıklarının % 15’i oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir.
Yaşlılık aylığından kesilecek olan bu tutar, Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendine tabi sigortalılara ilgili yılın Ocak ayında
ödenen en yüksek yaşlılık aylığından alınabilecek sosyal güvenlik destek
priminden fazla olamaz.
(3) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında olup, aylıklarından sosyal güvenlik
destek primi kesilen sigortalılardan ayrıca kısa vadeli sigorta kolları
primi alınmaz. Sosyal güvenlik destek primine tabi olanların primleri,
aylıklarından kesilmek suretiyle tahsil edilir.
(4) Sosyal güvenlik destek
primi ödenmiş veya bildirilmiş süreler, Kanuna göre malullük, yaşlılık ve
ölüm sigortaları prim ödeme gün sayısına ilave edilmez, Kanunun 31 inci ve
36 ncı madde hükümlerine göre toptan ödeme yapılmaz.
(5) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendine tabi faaliyete başladığı için Kanunun 30
uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendine göre yaşlılık aylığı
kesilenler, tercihlerini sosyal güvenlik destek primine tabi olma yönünde,
sosyal güvenlik destek primine tabi olanlar ise tüm sigorta kollarına tabi
olma yönünde değiştirebilirler.
(6) Kanunun 30 uncu maddesinin
beşinci fıkrası gereğince tercih değişikliği talebinde bulunanların bu
değişikliğe ilişkin talepleri, örneği Kurumca hazırlanacak sigorta kolu
tercih bildirimi ile alınır. Bunlardan tüm sigorta kollarına tabi olmak
isteyenlerin aylıkları, bildirimin Kurum kayıtlarına geçtiği tarihi izleyen
ödeme dönemi başında kesilir. Sosyal güvenlik destek primine tabi olmak
isteyenlerin aylıkları ise, bildirimin Kurum kayıtlarına geçtiği tarihi
takip eden ödeme döneminden itibaren Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının
(a) bendi gereğince yeniden hesaplanmak suretiyle başlatılır.
(7) 3201 sayılı Kanuna göre
borçlanılan yurtdışı hizmetlerine istinaden yaşlılık aylığı bağlananlar
hakkında sosyal güvenlik destek primine ilişkin hükümler uygulanmaz.
Yaşlılık
toptan ödemesi ve ihyası
MADDE
63 – (1) Yaşlılık toptan ödemesi,
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının; (a) ve (b) bentleri
kapsamındaki sigortalılar ile ilk defa (c) bendi kapsamında sigortalı
olanlardan, herhangi bir nedenle çalıştığı işten ayrılan, işyerini kapatan
veya devredenlerden yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli yaş şartını
doldurduğu hâlde malullük ve yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamayan
sigortalıya örneği Kurumca hazırlanan dilekçe ile Kuruma başvurması hâlinde
yapılır.
(2) Dilekçeye; Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamındaki sigortalılardan
ilgili döneme ait aylık prim ve hizmet belgesi, henüz Kuruma verilmemiş
olanlar için sigortalı işten ayrılış bildirgesi, sigortalılığına esas
faaliyetine son vereceğini beyan eden Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılar için de sigortalı işten
ayrılış bildirgesi eklenir.
(3) Toptan ödeme tutarı,
malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri güncelleme katsayısı ile güncellenerek
hesaplanır. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi
kapsamındaki sigortalıların kendisinin ve işverenlerinin, (b) bendi
kapsamındaki sigortalının ise kendisinin ödediği malullük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları primlerinin her yıla ait tutarı, primin ait olduğu yıldan
itibaren yazılı istek tarihine kadar geçen yıllar için, her yılın
gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek toptan ödeme şeklinde
verilir.
(4) Toptan ödeme yapılarak
hizmetleri tasfiye edilmiş bulunanlardan, yeniden Kanuna tabi olarak veya
isteğe bağlı sigortaya devam ederek malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları
primi bildirilmiş olanların, yazılı müracaat ederek, aldıkları toptan
ödemenin ödeme tarihi ile yazılı istek tarihi arasında geçen yıllar için
güncellenerek bulunan tutarın ilgiliye tebliğ tarihini takip eden ayın
sonuna kadar ödenmesi hâlinde, bu hizmetleri ihya edilir.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Ölüm
Sigortası
Hak
sahiplerinin ölüm aylığından yararlanma şartları
MADDE
64 – (1) Ölüm aylığı, Kanunun 32
nci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen durumda iken ölen sigortalının;
a) Ölüm tarihinde sigortalı ile
yasal evlilik bağı bulunan eşine,
b) Kanunun 5 inci maddesinin
birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentlerine tabi olarak iş kazası ve
meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortasına göre çalışmaları hariç
Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya
kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan;
1) 18 yaşını, ortaöğrenim görmesi
hâlinde 20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi hâlinde 25 yaşını doldurmayan
erkek çocuklarına,
2) Evli olup olmadığına
bakılmaksızın, Kurum Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az yüzde 60
oranında yitirdiği tespit edilen çocuklarına,
3) Yaşları ne olursa olsun evli
olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kız
çocuklarına,
c) Aylıkta hak sahibi eş ve
çocuklardan;
1) Artan hissenin bulunması
hâlinde, her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari
ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklarından hak kazanılan
gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması
şartıyla ana ve babasına,
2) Artan hisseye bakılmaksızın,
bu bendin bir numaralı alt bendindeki şartları taşıyan ve 65 yaşın üstünde
olan ana ve babasına,
Kanunun 34 üncü maddesindeki
esaslar dâhilinde ölüm aylığı bağlanır.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların hak sahiplerine
ölüm aylığı bağlanabilmesi için ölen sigortalının genel sağlık sigortası
primi dâhil, prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması
zorunludur.
(3) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinden birden fazlasına tabi
olarak çalışmış olan sigortalıların hak sahiplerinin aylıkları,
sigortalının en son tabi olduğu sigortalılık hâli esas alınarak bağlanır.
Son sigortalılık hâline göre ölüm aylığı bağlanamaması durumunda diğer
sigortalılık hâllerindeki hizmetlerine göre ayrı ayrı değerlendirme
yapılarak, aylığa hak kazanacağı sigortalılık hâli esas alınarak aylık
bağlanır.
(4) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılardan harp malullüğü,
12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununa, 3/11/1980
tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna
göre vazife malullüğü aylığı bağlanmış veya bağlanmasına hak kazanmış
olanlardan ölenlerin anne ve babalarına herhangi bir şart aranmaksızın
aylık bağlanır. Bağlanacak bu aylık, diğer dul ve yetimlere bağlanacak
aylığın oranını etkilemez ve bu kapsamda bağlanan aylıklar en geç ödemenin
yapıldığı tarihi takip eden iki ay içinde Hazineden tahsil edilir.
Ölüm
aylığı başvurusu ve istenecek belgeler
MADDE
65 – (1) Ölüm aylığı
bağlanabilmesi için, hak sahiplerinin örneği Kurumca hazırlanacak tahsis
talep dilekçesini doğrudan Kuruma vermesi veya posta yoluyla ya da
elektronik ortamda göndermesi şarttır.
(2) Tahsis talep dilekçesine;
a) 18 yaşını doldurmayanlar
hariç, ortaöğrenim görmesi hâlinde 20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi
hâlinde 25 yaşını doldurmayan erkek çocukların ilgili öğretim kurumundan
alacakları öğrenci belgesi,
b) 15 yaşından küçük çocuklar
hariç olmak üzere bir adet belgelik fotoğraf,
c) Malul çocuklar için sağlık
kurulu raporu,
d) Hak sahibi anne ve babalar
için Kurumca çıkarılacak tebliğde belirtilen belgeler
eklenir.
(3) Malul çocukların çalışma
gücündeki kayıp oranlarının tespitinde ve bunların Kurum Sağlık Kurulu
kararlarına karşı itiraz başvurularının sonuçlandırılmasında, bu Yönetmeliğin
54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 56 ncı maddesi hükümleri uygulanır.
Ölüm
aylığının başlangıcı ve kesilmesi
MADDE
66 – (1) Ölüm sigortasından
sigortalının hak sahiplerine bağlanacak aylıklar;
a) Sigortalının ölüm tarihini,
b) Hak sahibi olma niteliğinin
ölüm tarihinden sonra kazanılması hâlinde, bu niteliğin kazanıldığı tarihi,
c) Ölüm aylığının kesilmesine
yol açan sebebin ortadan kalkması hâlinde, talep tarihini,
takip eden ay başından itibaren
başlatılır. Ancak, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında geçen hizmetlerle birlikte Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalıların hak sahiplerine
aylık bağlanacağı durumlarda, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(b) bendi kapsamında geçen hizmetler, prim ve prime ilişkin her türlü
borçların ödendiği tarih itibarıyla geçerli sayılır ve aylık bu tarihi
takip eden aybaşından itibaren başlar.
(2) Hak sahiplerine bağlanan
aylıklar bu Yönetmeliğin 64 üncü maddesinde belirtilen şartların ortadan
kalktığı tarihi takip eden ödeme dönemi başından itibaren kesilir.
Ölüm
toptan ödemesi ve ihyası
MADDE
67 – (1) Ölüm toptan ödemesi, ölen
sigortalının hak sahiplerinin ölüm aylığı bağlanmasına hak kazanamaması durumunda,
nitelikleri bu Yönetmeliğin 64 üncü maddesinde belirtilen sigortalının
eşine, çocuklarına ve ana ve babasına Kanunun 36 ncı maddesinde belirtilen
esaslara göre yapılır.
(2) Ölüm toptan ödemesi
yapılabilmesi için, hak sahiplerinin örneği Kurumca hazırlanacak tahsis
talep dilekçesi ile Kuruma başvurmaları şarttır.
(3) Tahsis talep dilekçesine,
18 yaşını doldurmayanlar hariç, ortaöğrenim görmesi hâlinde 20 yaşını,
yüksek öğrenim görmesi hâlinde 25 yaşını doldurmayan erkek çocukların
ilgili öğretim kurumundan alacakları öğrenci belgesi eklenir.
(4) Malul çocukların çalışma
gücündeki kayıp oranlarının tespitinde ve bunların Kurum Sağlık Kurulu
kararlarına karşı itiraz başvurularının sonuçlandırılmasında, bu
Yönetmeliğin 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 56 ncı maddesi hükümleri
uygulanır.
(5) Kanuna göre toptan ödeme
yapılarak tasfiye edilmiş süreler, borçlanılarak veya yurt dışı hizmetleri
birleştirilerek ya da sonradan hizmet tespiti nedeniyle hak kazanılan
sürelerin eklenmesi suretiyle ölüm sigortasından yararlanmak için gerekli
1800 prim gün sayısının tamamlanması hâlinde, hak sahiplerinin yazılı
isteği üzerine Kanunun 31 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre ihya
edilebilir. Yukarıdaki süreler, ihya edilen süreye ilişkin tutar dâhil her türlü
borçların ödendiği tarihi takip eden ay başı itibarıyla aylık bağlanmasında
dikkate alınır.
Evlenme
ödeneği
MADDE
68 – (1) Sigortalının, ölüm aylığı
almakta iken evlenen ve bu nedenle aylığı kesilen kız çocuklarına, Kanunun
37 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında belirtilen usul ve esaslarla
evlenme ödeneği ödenir.
(2) Evlenme ödeneğinin ödenmesi
için hak sahiplerinin bir dilekçe ile Kuruma başvurması gerekir. Evlenme
tarihi nüfus kütüğüne işlenmemişse, dilekçeyle birlikte evlenme cüzdanının
bir örneğinin de Kuruma verilmesi zorunludur.
Cenaze
ödeneği
MADDE
69 – (1) Cenaze ödeneği;
a) İş kazası veya meslek
hastalığı sonucu,
b) Sürekli iş göremezlik
geliri, malullük, vazife malullüğü veya yaşlılık aylığı almakta iken,
c) Kendisi için en az 360 gün
malullük yaşlılık ve ölüm sigortası primi bildirilmiş iken,
ölen sigortalının hak
sahiplerine verilir. Bu fıkranın (c) bendine istinaden verilecek cenaze
ödeneğinde ölüm tarihinde sigortalı olma şartı aranmaz.
(2) Cenaze ödeneği sırasıyla;
sigortalının eşine, yoksa çocuklarına, o da yoksa ana veya babasına, o da
yoksa kardeşlerine verilir.
(3) Cenaze ödeneğinin ödenmesi
için, hak sahiplerince bir dilekçe ile Kuruma başvurulması yeterlidir.
Sigortalının ölümü ve ölüm tarihi nüfus kütüğüne kaydedilmemişse dilekçeyle
birlikte sigortalının ölüm tarihini belirten ilgili makamlarca usulüne göre
düzenlenen bir belgenin de Kuruma verilmesi gerekir.
(4) Cenaze ödeneğinin ikinci
fıkrada belirtilen kişilere ödenememesi ve sigortalının cenazesinin gerçek
veya tüzel kişiler tarafından kaldırıldığının belgelenmesi durumunda,
Kanunun 37 nci maddesi üçüncü fıkrasında belirtilen tutarı geçmemek üzere
belgelere dayanan tutar, masrafı yapan gerçek veya tüzel kişilere ödenir.
(5) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan ölenlerin
hak sahiplerine kendi kurumları tarafından ilgili mevzuat gereği ölüm
yardımı hariç cenaze gideri, cenaze nakil gideri ödeneği veya bu mahiyette
bir ödemenin yapılması hâlinde, Kurum tarafından cenaze ödeneği ödenmez.
DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM
Uzun
Vadeli Sigorta Kollarına İlişkin Ortak Konular
Borçlanmaya
ilişkin süreler
MADDE
70 – (1) Hizmet borçlanmasına
ilişkin talepler, örneği Kurumca hazırlanan hizmet borçlanması başvuru belgesi
veya borçlanma isteğini belirtir dilekçe ile Kuruma yapılır. Adi posta veya
kargo ile gönderilen veya Kuruma doğrudan verilen belgenin Kurum
kayıtlarına intikal ettiği tarih, taahhütlü, iadeli taahhütlü olarak veya
acele posta servisi ile gönderilenlerde ise postaya verildiği tarih,
başvuru tarihi olarak kabul edilir. Kanunun yürürlük tarihinden önce veya
sonra geçen ve Kanunun 41 inci maddesinde belirtilen sürelerin
borçlanılması için Kanun veya mülga sosyal güvenlik kanunlarına göre tescil
edilmiş olmak yeterli olup, borçlanma talep tarihi veya ölüm tarihi
itibarıyla sigortalı olma şartı aranmaz.
(2) Sigortalıların veya hak
sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde Kanunun 82 nci
maddesine göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları
arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın % 32'si
üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay
içinde ödemeleri şarttır. Tahakkuk ettirilen borç tutarı, ilgiliye iadeli
taahhütlü olarak tebliğ edilir. PTT alındısının ilgiliye teslim edildiği
tarih borcun tebliğ tarihidir. Bir ay içinde ödenen tutara isabet eden süre
geçerli sayılır. Tebliğ edilen borcunu süresi içinde ödemeyenler ile kısmi
ödeme yapanların kalan sürelerinin borçlandırılması için yeni başvuru şartı
aranır.
(3) Kanuna göre tespit edilen
sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için borçlandırılma
hâlinde, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlandırılan gün sayısı kadar
geriye götürülür.
(4) Kanunun 41 inci maddesinin
birinci fıkrasının;
a) (a), (b), (d), (e), (f), (g)
ve (h) bentleri gereği borçlanılan süreler, talep tarihinde tabi olunan
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının ilgili bendine göre,
b) (c) ve (ı) bentleri gereği
borçlanılan süreler, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c)
bendine göre,
uzun vadeli sigorta kolları ve
genel sağlık sigortası bakımından prim ödeme gün sayısı olarak
değerlendirilir.
(5) Fakülte veya yüksek
okullarda kendi hesabına okuduktan sonra subay veya astsubaylığa nasbedilen
veya yedek subaylık hizmetini takiben subaylığa geçirilenler ile fakülte ve
yüksekokullarda kendi hesabına okuduktan sonra, komiser yardımcısı veya
polis memuru olarak atananların başarılı öğrenim süreleri; borçlanmanın
yapıldığı tarihte ilgisine göre en az aylık alan teğmenin, astsubay çavuşun
veya polis memuru ya da komiser yardımcısının prime esas kazancı üzerinden,
bu sürelere ait primler kendilerince ödenerek, borçlandırılmak suretiyle
hizmetten sayılır. Bu şekilde hesap edilecek borç, tebliğ tarihinden
itibaren iki yıl içinde eşit taksitler hâlinde ödenir.
(6) Fakülte veya yüksek
okullarda kendi hesabına okumakta iken Türk Silahlı Kuvvetleri veya Emniyet
Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrencilerin, daha önce kendi
hesabına okudukları normal okul süreleri hakkında, 5 inci fıkra hükümleri
uygulanır.
(7) 5 ve 6 ncı fıkralar
uyarınca borçlandırılan süreler uzun vadeli sigorta kolları ile genel
sağlık sigortası bakımından prim ödeme gün sayısı olarak değerlendirilir.
(8) Borçlanma sürelerinin
belgelendirilmesi, hizmet borçlanma başvuru belgesindeki ilgili bölümün
aşağıdaki fıkrada belirtilen işveren, kurum ve kuruluşlarının onayı ile
gerçekleşir. Gerektiğinde usulüne göre düzenlenmiş ayrı bir belgenin de
Kuruma ibrazı istenebilir.
(9) Borçlanma başvuru
belgeleri;
a) Kanunları gereği verilen
ücretsiz doğum ya da analık izni sürelerinin borçlanma talebinde
bulunulması hâlinde, sigortalının bu sürelerde tabi olduğu işyerince,
b) Er veya erbaş olarak silah
altında veya yedek subay okulunda geçen sürelerin borçlandırılması
talebinde bulunulması hâlinde, askerlik şubelerince veya kuvvet
komutanlıklarınca,
c) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanların, personel mevzuatına göre
aylıksız izin sürelerinin borçlandırılması talebinde bulunulması hâlinde,
ilgili işverenlerince,
ç) Sigortalı olmaksızın doktora
öğrenimi veya tıpta uzmanlık için yurt içinde veya yurt dışında
geçirdikleri normal doktora veya uzmanlık öğrenim sürelerinin
borçlandırılması hâlinde, ilgili hastane veya öğrenim kurumlarınca,
d) Sigortalı olmaksızın
avukatlık stajını yapanların normal staj sürelerinin borçlandırılması
hâlinde, ilgili baro başkanlıklarınca,
e) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında geçen süreler hariç, sigortalı iken
herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınanlardan, bu suçtan
dolayı beraat edenlerin tutuklulukta veya gözaltında geçen primi ödenmemiş
sürelerin borçlandırılması hâlinde, Cumhuriyet Savcılığınca,
f) Grev ve lokavtta geçen
süreler Bakanlık Bölge Müdürlüğünce,
g) Hekimlerin fahri
asistanlıkta geçen sürelerinin borçlandırılması hâlinde, ilgili kurumca,
ğ) Seçim kanunları gereğince
görevlerinden istifa edenlerin, istifa ettikleri tarih ile seçimin
yapıldığı tarihi takip eden ay başına kadar açıkta geçirdikleri sürelerinin
borçlandırılması hâlinde, ilgili kamu idarelerince,
onaylanır.
Tahsis
talep tarihi
MADDE
71 – (1) Uzun vadeli sigorta kollarından
hak kazanılan yardımların yapılması veya aylıkların bağlanması için,
sigortalı veya hak sahibince adi posta veya kargo ile veya Kuruma doğrudan
yapılan yazılı başvurularda, tahsis talep tarihi olarak dilekçenin Kurum
kayıtlarına intikal ettiği tarih esas alınır. Taahhütlü, iadeli taahhütlü
veya acele posta servisi olarak gönderilen tahsis taleplerinde ise
dilekçenin postaya verildiği tarih, Kuruma intikal tarihi olarak kabul
edilir.
(2) Malullük veya yaşlılık
aylığı bağlanmasına hak kazandığı tarihin ayın son günü resmî tatil gününe
veya hafta sonu tatiline rastlaması nedeniyle taleplerini Kuruma veremeyen
sigortalıların, bu resmî tatil gününü takip eden ilk iş günü mesai bitimine
kadar Kuruma verilen, taahhütlü, iadeli taahhütlü veya acele posta servisi
olarak gönderilen talepleri, önceki ayın son günü verilmiş gibi kabul
edilir.
(3) Aylığa hak kazanılmış ve
aynı ay içinde olmak kaydıyla, tahsis talep tarihinden sonra işinden
ayrılan veya işyerini kapatan sigortalıların tahsis talepleri de geçerli
sayılır.
(4) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki aktif sigortalıların emeklilik ve
malullük hâllerinde, haklarında yetkili makamlarca alınacak emekliye sevk
onayından sonra, görevleriyle ilişiklerinin kesildiği tarihi takip eden
aybaşından itibaren aylık bağlanır.
(5) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı iken görevinden ayrılmış
ve daha sonra başka bir sigortalılık hâline tabi olarak çalışmamış
olanlardan malullük aylığına hak kazananlara; malul sayılmasına esas
tutulan rapor tarihi, yazılı istek tarihinden önce ise yazılı istek
tarihini, malul sayılmasına esas tutulan rapor tarihi yazılı istek
tarihinden sonra ise rapor tarihini takip eden aybaşından; yaşlılık
aylığına hak kazananlara ise son ayrıldıkları kamu idarelerine veya Kuruma
yapacakları yazılı istek tarihlerini takip eden ay başından itibaren aylık
bağlanır.
(6) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçen hizmetlerle birlikte Kanunun
4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında
yaşlılık, malullük veya ölüm aylığı bağlanacağı durumlarda, Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçen hizmetlerle ilgili
prim ve prime ilişkin her türlü borçlar ödenmeden tahsis talebinde
bulunulması hâlinde, tahsis talebi borçların ödendiği tarih itibarıyla
geçerli sayılır.
(7) Tahsis talep tarihinde
Kanunda yaşlılık aylığı için belirlenen yaş ve sigortalılık süresi
şartlarından birini yerine getirememiş olan, ancak yerine getirilemeyen
şartı tahsis talep tarihinden itibaren bir ay içinde yerine getiren
sigortalının tahsis talebi, bu şartın yerine getirildiği tarih itibarıyla
geçerli sayılır.
ALTINCI
KISIM
Kısa ve Uzun Vadeli Sigorta Kollarına
İlişkin Ortak Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Gelir ve
Aylıkların Ödenmesi
Ödemeler
kütüğü
MADDE
72 – (1) Gelir ve aylıkların
bağlanması, artırılması, azaltılması, ödenmesi ve kesilmesi ile toptan
ödeme yapılmasına ait işlemleri bilgisayar ortamında yürütmek üzere,
ödemeler kütüğü oluşturulur.
(2) Ödemeler kütüğündeki
kayıtların oluşturulmasında sigortalının sosyal güvenlik sicil numarasının
başına Kurumca belirlenen esaslara göre oluşturulan tahsis kodunun
eklenmesi ile üretilen bir tahsis numarası esas alınır.
(3) Banka veya PTT bank
şubelerince ilgililere yapılacak ödemeler sosyal güvenlik sicil numarası
üzerinden yapılır.
Ödeme
dönemi ve ödeme tarihleri
MADDE
73 – (1) Sigortalıya ve hak
sahiplerine bağlanan gelir ve aylıklar, Kurumca belirlenen dönem ve
tarihlerde her ay peşin olarak ödenir. Ödeme günü cumartesi gününe
rastlayan grubun ödemesi cuma, pazar gününe rastlayan grubun ödemesi
pazartesi günkü grup ile birleştirilerek yapılır.
(2) Ödeme günlerinden herhangi birinin
cumartesi veya pazar günü dışında resmî tatil gününe rastlaması hâlinde,
ödemelerin hangi tarihlerde yapılacağı, Kurumca belirlenerek ilan edilir.
(3) Daha önce belirlenen ödeme
dönem ve tarihlerinin Kurumca yeniden düzenlenmesi hâlinde, ödeme tarihleri
öne alınanların gelir ve aylıklarından bir kesinti yapılmaz. Ancak, ikinci
fıkra hariç olmak üzere, ödeme tarihleri ileri alınanlara bir ayı aşan gün
karşılığı kadar fark ödenir.
(4) Bu maddenin birinci ve
ikinci fıkralarında belirtilen nedenlerle ödeme günü öne alınan sigortalı
ve hak sahiplerine ödenen gelir ve aylıklar geri alınmaz.
Ödeme şekli ve ödeme merkezleri
MADDE 74 – (1) Sigortalı ve hak sahiplerinin gelir ve
aylıklarının ödenmesini sağlamak ve ödeme merkezlerini belirlemek üzere
Kurum, bankalarla ve PTT ile protokol imzalayabilir. Ödemeler, protokol
imzalanan bankalara ve PTT bilgi işlem birimlerine bilgisayar ortamında
gönderilen ödeme bilgilerinin, gelir ve aylık sahipleri adına banka
şubelerinde açılan mevduat veya çek hesaplarına aktarılması ile sağlanır.
(2)
İlk defa ödemeler kütüğüne dâhil edilen gelir ve aylık sahiplerinin
birikmiş ödemeleri ile daha önce hak kazanılan birikmiş ödemeler de,
bilgisayar ortamında düzenlenen kayıtlara eklenerek, işlemin sonuçlandığı
ayı takip eden ilk ödeme döneminde ödenmek üzere, ilgililerin hesaplarına
aktarılır.
(3)
Sigortalı veya hak sahiplerine bir defaya özgü olarak ödenecek olan
emeklilik ikramiyesi, toptan ödeme ve ilgilinin sağlığında hak edip
alamadığı gelir ve aylıklarından varislere yapılacak ödemeleri, mevduat
veya posta çek hesabı açılmadan ilgili ödeme merkezleri aracılığı ile
ödenir.
(4)
Kurumca belirlenen yaşın üzerinde olanlarla, başkasının bakımına muhtaç
olduğu Kurumca tespit edilen ya da sağlık kurulu raporu ile belgelenen
sigortalı veya hak sahiplerinin gelir ve aylıkları, yazılı istekleri
üzerine PTT aracılığıyla, bildirdikleri adreslerde, ödenebilir.
(5)
Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla,
yurtdışında sürekli ikamet edenlerin gelir ve aylıkları, yazılı istekleri
hâlinde, masrafları kendilerince karşılanmak üzere yurtdışı hesaplarına
transfer edilir.
Tanıtım kartları
MADDE 75 – (1) Kurumca gelir ve aylık bağlananlara, bu gelir
ve aylıkların ödenmesi sırasında ilgili banka veya PTT personeline
gösterilmek üzere birer tanıtım kartı verilebilir.
(2)
Bu Yönetmeliğin 18 inci maddesinde belirtilen kartların, tanıtım kartı
olarak kullanılmasına Kurum karar verebilir.
Kanunî temsilcilere ödeme
yapılması
MADDE 76 – (1) On sekiz yaşını doldurmamış veya ergin olmayan
çocuklara, kısıtlılara veya kendisine kayyım tayin edilen kimselere ait
gelir ve aylıklar, bunların veli, vasi veya kayyımlarına ödenir.
(2)
Vekillere yapılacak ödemelerde, sigortalı veya hak sahibine ait gelir ve
aylığı alma yetkisi bulunduğunu açıkça belirten ve noterlikçe onaylanmış
vekaletnamenin ödeme merkezlerinin ilgili personeline ibraz edilmesi
şarttır.
İKİNCİ BÖLÜM
Yoklama İşlemlerinin Usul ve Esasları
Yoklama işlemlerinin amacı
MADDE 77 – (1) Yoklama işlemlerinin amacı, gelir veya aylık
almakta iken ölen ya da gelir ve aylık alma koşullarını kaybedenlerin
zamanında belirlenerek, öncelikle bunlar adına yapılan ödemelerin
durdurulmasını, daha sonra da gelir ve aylığın kesilerek varsa yersiz
olarak yapılan ödemelerin ilgili mevzuat hükümlerine göre tahsil edilmesini
sağlamaktır.
Yoklama işlemlerinin kapsamı
MADDE 78 – (1) Gelir ve aylık alma şartlarının devam etmesi
ile ilgili olarak Kurumca yürütülecek işlemler;
a)
Sürekli iş göremezlik geliri alanlar için, sürekli iş göremezlik
durumlarının devam ettiği,
b)
Vazife malullüğü aylığı ile malullük sigortasından aylık alanlar için; Kanun
kapsamında sigortalı olmadıkları, yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında
çalışmadıkları ile malullük durumlarının devam ettiği,
c)
Yaşlılık aylığı bağlananlar için; Kanun kapsamında sigortalı olmadıkları,
yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmadıkları ile Kanun kapsamında
sigortalı olmakla birlikte sosyal güvenlik destek primine tabi oldukları,
ç)
Ölüm geliri veya ölüm aylığı alanlar için; sigortalının,
1)
Dul eşinin yeniden evlenmediği,
2)
Reşit duruma girmemiş çocukların hayatta bulundukları,
3)
18 yaşını doldurmuş erkek çocuklardan lise ve dengi öğrenim yapanların 20
yaşına, yüksek öğrenim yapanların 25 yaşına kadar öğrencilik durumlarının
devam ettiği,
4)
Kız çocukların evlenmedikleri,
5)
Malul çocukların çalışma gücündeki kayıp oranının en az % 60 olduğu,
6)
Bu bendin (3), (4) ve (5) numaralı alt bentlerde belirtilen çocukların aynı
zamanda Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e)
bentlerine tabi olarak iş kazası ve meslek hastalığı, analık ile hastalık
sigortasına göre çalışmaları hariç Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke
mevzuatı kapsamında çalışmadığı veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir
veya aylık almadığı,(dul eşin durumu değerlendirilecek)
7)
Ana ve babasının her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin
asgari ücretin net tutarından daha az olduğu ve diğer çocuklarından hak
kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve aylık bağlanmadığı,
8)
Eş ve kız çocuklarından eşinden boşandığı hâlde, boşandığı eşiyle fiilen
birlikte yaşamadığı,
d)
Kendisi ve hak sahiplerinin hayatta oldukları,
hususlarını
kapsar.
(2)
Gelir ve aylık sahiplerinin Kanun kapsamında sigortalı olup olmadıkları ile
Kanuna göre başka bir gelir veya aylık alıp almadıkları Kurumun ve diğer
kurum ve kuruluşların ilgili kayıtlarının belirli dönemlerle taranması ile
tespit edilir.
(3)
Türk Vatandaşı olmayan ve Kurumdan aylık veya gelir alan kişilerin aylık ve
gelir alma şartlarının devam edip etmediği hususunun tespiti için Kurumca
belge istenebilir.
Yoklama yapılması
MADDE 79 – (1) Kurum gerekli gördüğü zaman ve hâllerde
belirleyeceği yöntemlerle gelir veya aylık alanlarla bunların veli, vasi,
kayyım ve vekillerinin, bu Yönetmeliğin 78 inci maddesinde yer alan
bilgilerinin tespiti amacıyla yoklama yaptırabilir. Yoklama işlemi gelir
veya aylık ödeyen bankalar veya PTT şubelerine de yaptırılabilir.
(2)
Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıklarını tahakkuk ettirildiği tarihlerden
itibaren aralıksız altı ay sonuna kadar almayanların gelir ve aylıkları,
gelir ve aylık bağlanma şartlarının devam edip etmediğinin tespiti amacıyla
durdurulur. Durdurulan gelir veya aylıklar sigortalı yahut hak sahipleri
tarafından Kuruma talepte bulunulması durumunda, müstehaklık tespiti
yapıldıktan sonra tekrar başlatılır.
İlgili kurum ve kuruluşlardan
bilgi ve belge istenmesi
MADDE 80 – (1) Kurumca, gelir veya aylık alma şartlarının
devam edip etmediğinin tespiti amacı ile gerekli görülen hâllerde kendi
mevzuatına göre kayıt veya tescil yapan ilgili kurum, kuruluş ve birlikler
veya vergi dairelerinden usulüne göre düzenlenmiş belge istenebilir.
(2)
Gelir ve aylık almakta olan çocukların öğrencilik niteliğinin devam edip
etmediği hususunun tespiti için Millî Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim
Kurulu ile sözleşmeler yapılabilir.
(3)
Kurum ödemeler kütüğü ile Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün
nüfus kütükleri 15 günü geçmemek üzere belirli periyotlarla
karşılaştırılarak, cinsiyet değişikliği, ölümü veya evlenmesi nedeniyle
gelir ve aylık alma şartlarını yitirenler tespit edilir.
Yoklama
yetkisi
MADDE
81 – (1) Kurumun denetim ve
kontrol ile görevlendirilmiş memurları, gelir ve aylık alma şartlarının
devam edip etmediğinin, sigortalıların geçici iş göremezlik süresince ve
maluliyet aylığı alanların fiilen çalışıp çalışmadığının tespiti hususunu
mahallinde inceleme yetkisine sahiptir.
(2) Birinci fıkrada belirtilen
inceleme, öldüğü hâlde nüfusa tescil edilmeyen gelir ve aylık sahipleri ile
boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşamayı sürdüren eş veya kız çocuklar
olmak üzere, gelir ve aylık alma şartlarını yitirenlerin tespitini de
kapsar.
(3) Kurumun denetim ve kontrol
ile görevlendirilmiş memurlarınca yürütülen denetim sonucunda; temin edilen
yeni sağlık kurulu raporlarının Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu
sigortalı ve hak sahiplerinin, malullük ve iş göremezlik raporlarında
belirtilen rahatsızlıklarının mevcut olmadığı ya da mevcut olmasına rağmen
gelir ve aylık bağlanmasını gerektiren düzeyde olmadığına karar verilmesi
hâlinde, ilgililere bağlanan gelir ve aylıklar başlangıç tarihi itibarıyla
iptal edilir, yapılan yersiz ödemeler, ilgili mevzuat hükümlerine göre
tahsil edilir.
Kontrol
muayenesi
MADDE
82 – (1) Kurum Sağlık Kurulunca
ihtiyaç duyulan veya Kurum Sağlık Kurullarınca verilen kararlara sigortalı ve
hak sahiplerinin itirazları veya sigortalı ve hak sahipleri dışında bu
kararlara yapılan itiraz, ihbar ve şikayetler ile Kurumca yürütülen denetim
ve soruşturma kapsamında kontrol muayeneleri Çalışma Gücü ve Meslekte
Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlenmiş
yeni tarihli sağlık kurulu raporu ve daha önce Kurum tarafından verilmiş
kararlara ilişkin tüm belgelerin birlikte değerlendirilmesi ile yapılır.
(2) Malullük, vazife malullüğü
aylığı veya sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış sigortalılar, malullük
durumlarında artma veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç olduğunu
ileri sürerek aylık ve gelirlerinde değişiklik yapılmasını
isteyebilecekleri gibi; Kurum da harp malullüğü ve vazife malullüğü,
malullük aylığı veya sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış sigortalılar
ile ölüm geliri veya aylığı bağlanan malul çocukların kontrol muayenesine
tabi tutulmasını talep edebilir.
(3) Kontrol muayenesi için
temin edilen sağlık kurulu raporları, bu Yönetmeliğin 45 ve 55 inci maddelerinde
belirtilen belgeleri de kapsayan sigorta sicil veya tahsis dosyaları ile
birlikte Kurum Sağlık Kuruluna intikal ettirilir.
(4) Kurum Sağlık Kurullarınca;
Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri
Yönetmeliğine göre düzenlenmiş yeni tarihli sağlık kurulu raporunun
değerlendirilmesi sonucu gerekli görülen hâllerde, ek bilgi belge ve/veya
yeniden muayenesiyle düzenlenecek rapor/sağlık kurulu raporu istenir.
(5) Kurum Sağlık Kurulları
tarafından yapılan değerlendirme sonucu gerekli görüldüğü hâllerde
sigortalı ve hak sahipleri yeniden kontrol muayenesine tabi tutulur.
(6) Kurumun yazılı çağrısı
üzerine, kontrol muayenesi tarihinden önceki en az 45 gün içinde sevk için
başvuruda bulunmak kaydıyla gelir ve aylıkların kontrol muayene tarihine
göre durdurulması dört aya kadar Kurumca ertelenir.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Kısa ve
Uzun Vadeli Sigorta Kollarına Ait Çeşitli Hükümler
Prim
ödeme şartı
MADDE
83 – (1) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen sigortalılara, geçici iş
göremezlik ödeneği, emzirme ödeneği verilebilmesi, sürekli iş göremezlik
geliri, malullük ve yaşlılık aylığı ile sigortalının ölümü hâlinde hak
sahiplerine gelir ve aylık bağlanabilmesi için, sigortalının genel sağlık
sigortası primi dâhil prim ve prime ilişkin her türlü borcunun ödenmiş
olması zorunludur.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen sigortalılara geçici iş
göremezlik süresince Kurumca prim tahakkuku yapılmaz. Ancak, bunların
sigortalılık niteliğinin devam etmesi şartıyla, istedikleri takdirde,
geçici iş göremezlik süresince bu sürelere ait genel sağlık sigortası primi
dâhil tüm primlerini ödemeye devam edebilirler.
Kanunî
temsilcilerce veya vekillerce yapılan tahsis başvuruları
MADDE
84 – (1) Kanunun öngördüğü her
türlü gelir, aylık, ödeme ve ödeneklerin yapılabilmesi için; sigortalı ve
hak sahiplerinden ergin ve mümeyyiz olmayanların kanunî temsilcilerinin
yazılı istekte bulunmaları şarttır.
(2) Sigortalı veya hak
sahiplerinin vekilleri tarafından yapılacak yazılı taleplerde, Kurumca
verilecek ödenekler ile bağlanacak gelirler veya aylıklar için başvurma
yetkisi bulunduğunu açıkça belirten ve noterlikçe onaylanmış vekaletnamenin
de ibraz edilmesi gerekir.
Yabancı
uyrukluların başvuruları
MADDE
85 – (1) Yabancı uyruklu
sigortalılarla, bunların hak sahipleri için nüfus cüzdanının fotokopisi
yerine, bunların hüviyetlerini gösteren ve 24/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı
Nüfus Hizmetleri Kanununa göre yetkili makamlar tarafından düzenlenerek
verilen yabancılara ait ikamet tezkeresi, Kuruma ibraz edilir. Hak sahibi
yabancılar, hak sahibi olduklarını Kurumca istenecek belgelerle ispatlar.
Avans
ödenmesi
MADDE
86 – (1) Aylık veya gelirin 90 gün
içinde ödenememesi durumunda Kurumca gelir ve aylık bağlanmasına hak
kazandığı anlaşılan sigortalı ve hak sahiplerine yazılı talepte bulunmaları
hâlinde, ilerideki alacaklarından mahsup edilmek üzere avans ödenebilir.
Avans miktarı her üç ay için, bağlanacak aylıklarda net asgari ücretin üç
katını, gelirlerde ise net asgari ücretin iki katını geçmemek üzere Kurumca
belirlenir.
(2) Avansın bağlanacak gelir ve
aylık birikmiş tutarından fazla olan bölümü, müteakip gelir ve
aylıklarından 1/4 oranında kesilerek mahsup edilir.
Kurumca
hazırlanacak belgeler
MADDE
87 – (1) Kanunda belirtilen
ödeneklerin verilmesi, gelir veya aylıkların bağlanması için yapılan
başvurular ile bunların ödenmesi ve yoklanması sırasında, bu Yönetmelik
gereğince Kuruma veya diğer ilgili kişi ve kuruluşlara verilmesi gereken
belgelerin hazırlanmasına, değiştirilmesine, bir belgede yer alan
bilgilerin birden fazla belge olarak ya da farklı belgelerin
birleştirilerek bir belge olarak düzenlenmesine Kurum yetkilidir.
Gerçeğe
aykırı bildirimler
MADDE
88 – (1) Kanunda belirtilen
ödeneklerin verilmesi, gelir ve aylıkların bağlanması, ödenmesi ve
yoklanması sırasında, bu Yönetmelik gereğince Kuruma veya diğer ilgili kişi
ve kuruluşlara verilen belgelerdeki kayıtların, Kurumca yapılan inceleme
veya soruşturma sonucunda gerçeğe aykırı olduğu tespit edildiği takdirde,
bu belgelere dayanılarak işlem yapılmaz, yapılmış işlemler varsa geri
alınır.
(2) Bu belgelerdeki
bildirimlerin gerçeğe aykırılığının tespiti ile bu belgelerle taahhüt
edilen durum değişikliklerinin en geç bir ay içinde Kuruma bildirilmemesi
durumlarında oluşan Kurum zararının, kanunî faiziyle ödenmesinden ilgililer
sorumludurlar. Gerçeğe aykırı bildirimin suç oluşturması hâlinde, bunlar
hakkında ayrıca suç duyurusunda bulunulur.
Farklı
doğum tarihleri
MADDE
89 – (1) Sigortalılar ile hak
sahiplerinin;
a) Nüfus cüzdanlarındaki doğum
tarihleri ile nüfus kayıtlarındaki doğum tarihleri arasında fark varsa
nüfus kayıtlarındaki tarih,
b) Birden fazla nüfus kaydı
bulunanların, bu kayıtları arasında fark varsa nüfus kayıtlarındaki eski
tarihli kayıt,
c) Birden fazla nüfus kaydı
bulunanlardan, kayıtlarının birisinin idare veya kaza mercilerinden
verilmiş bir kararla yapılmış veya düzeltilmiş olması durumunda kararların
kesinleşmiş olması şartıyla nüfus kayıtlarına geçirilmemiş olsa bile bu kayıt,
esas alınır.
(2) Ancak;
a) İş kazası ve meslek
hastalığı sigortasından gelir tahsisi ile vazife veya harp malullüğü aylığı
bağlanmasında peşin sermaye değerinin hesabında, iş kazasının olduğu veya
meslek hastalığının ilk defa hekim veya sağlık kurulu raporuyla tespit
edildiği,
b) Malullük, vazife veya harp
malullüğü, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilişkin aylık tahsisleri ile
peşin sermaye değerinin hesabında yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında,
Kanunla yürürlükten kaldırılmış kanunlara veya 17/7/1964 tarihli ve 506
sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesine tabi sandıklara
göre sigortalının ilk defa uzun vadeli sigorta kollarına tabi olduğu,
tarihten sonraki yaş
düzeltmeleri dikkate alınmaz.
(3) Malullük, yaşlılık ve ölüm
sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında;
a) Kanunla yürürlükten
kaldırılmış kanunlara veya 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20
nci maddesine göre sigortalının ilk defa malullük, yaşlılık ve ölüm
sigortalarına tabi olduğu tarihte, sigortalıların ve hak sahibi
çocuklarının nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri,
b) Sigortalının ilk defa Kanuna
tabi olduğu tarihten sonra doğan çocuklarının, nüfus kütüğüne ilk olarak
yazılan doğum tarihleri,
esas alınır.
(4) Nüfus kütüğünde ilk defa
kayıtlı olan doğum tarihinin;
a) Nüfus kütüğünün yenilenmesi
sırasında, yeni kütük kayıtlarına,
b) Nüfus kütüklerinin naklinde,
yeni nüfus idaresi kayıtlarına,
c) Türk vatandaşlığına
geçenlerin Türkiye’deki nüfus idaresi kayıtlarına,
hatalı işlenmiş olması
nedeniyle yapılan düzeltmelerin, sigortalıların iradesi dışında nüfus
idaresince yapılan maddi hataların giderilmesi amacını taşıması nedeniyle,
bu hususların belgelenmesi veya mahkeme kararında belirtilmiş olması
hâlinde söz konusu kayıt düzeltmelerinde, düzeltilen yeni kayıt esas
alınır.
Malullük
durumlarının tespitinde yapılan harcamalar
MADDE
90 – (1) Sürekli iş göremezlik,
malullük, vazife malullüğü, çalışma gücü kaybı ile erken yaşlanma
hâllerinin tespiti veya bu amaçla yapılan kontroller nedeniyle oluşan
sağlık hizmeti giderleri ile Kanunun 72 nci maddesine göre ödenen gündelik
ve yol giderleri, refakatçi giderleri, kısa ve uzun vadeli sigorta kolları
prim gelirlerinden karşılanır.
YEDİNCİ
KISIM
Sigortalıların Yurt Dışında
Bulunmaları ve İsteğe Bağlı Sigorta
BİRİNCİ BÖLÜM
Sigortalıların
Yurt Dışında Bulunmaları
Sigortalıların
görev ve işleri nedeniyle geçici olarak yurt dışında bulunmaları
MADDE
91 – (1) Kanunun 10 uncu
maddesinin uygulamasında yurt dışında;
a) Kanunun 4 üncü maddesi
birinci fıkrası (a) bendi kapsamındaki sigortalılardan geçici
görevlendirilenler ile Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrası (b) bendi
kapsamındaki sigortalılardan işleri nedeniyle geçici olarak bulunanların,
b) Kanunun 4 üncü maddesi
birinci fıkrası (c) bendinde sayılan sigortalılardan, mevzuatında
belirtilen usule uygun gönderilenlerin,
bu görevleri yaptıkları sürece
sosyal sigortaya ilişkin hak ve yükümlülükleri devam eder.
Sigortalıların
görev ve işleri nedeniyle yurt dışında bulundukları sürelerin tespiti
MADDE
92 – (1) Yurt dışındaki sürelerin
tespiti için;
a) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında sigortalı olanlar için
işverenlerince görevlendirildiklerine dair görev belgesinin,
b) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olanlar için işleri
nedeniyle yurt dışına çıkacaklarına dair beyan belgesi ile bunu destekleyen
belgelerin,
ibrazı istenir.
(2) Kurumca yurtdışında bulunma
hâli her türlü bilgi ve belgeyle de tespit edilebilir.
Ülkemiz
ile uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan ülkelerde,
işverenlerce üstlenilen işlere ilişkin işlemler
MADDE
93 – (1) Ülkemiz ile uluslararası
sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce
yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri,
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı
sayılır ve bunlar hakkında kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık
sigortası hükümleri uygulanır.
(2) Bu sigortalıların, uzun
vadeli sigorta kollarına tabi olmak istemeleri hâlinde, haklarında isteğe
bağlı sigorta hükümleri uygulanır, ancak, bu kişilerden ayrıca genel sağlık
sigortası primi alınmaz.
(3) Yurtdışına sigortalı
götürecek işverene ait işyerinin, Türk kanunlarına göre kurulu ve tescilli
olmalıdır. Yabancı ülke mevzuatına göre kurulan firmalarca yurtdışında
gerçekleştirilen işlerde çalıştırılan Türk vatandaşları hakkında bu madde
hükümleri uygulanmaz.
(4) Yurt dışında üstlenilen
işin, Kurumda tescili olan devamlı mahiyetteki işyeri dosyasından bildirimi
yapılan sigortalılarca gerçekleştirilecek olması hâlinde, devamlı işyerinde
yapılan işin mahiyetinin yurt dışında üstlenilen işe uygun olması gerekir.
İşveren durumu dilekçeyle Kuruma bildirir. Dilekçe ekine, işin alındığını
belgeleyen sözleşme örneği ile ilgili ülkedeki Türkiye Cumhuriyeti Dış
Temsilciliği yazısı veya Dış Ticaret Müsteşarlığı’nca düzenlenecek belge
eklenir.
(5) İşverenler, yurt dışında
yapacakları işi, yeni tescil edecekleri işyeri dosyasından bildirilecek
sigortalılarca gerçekleştireceklerse; işletme merkezlerinin bağlı olduğu
üniteye işyeri dosyası tescil ettirerek, sosyal sigorta yükümlülüklerini bu
dosyadan gerçekleştirirler. İşyeri bildirgesi ekine, bu Yönetmeliğin 31
inci maddesinde sayılan belgelerden ayrı olarak işin alındığını belgeleyen
sözleşme örneği ile ilgili ülkedeki Türkiye Cumhuriyeti Dış Temsilciliği
yazısı veya Dış Ticaret Müsteşarlığınca düzenlenecek belge eklenir.
(6) Kurum, çalıştırılmak üzere
yurt dışına götürülen Türk işçilerinin her biri için, kurulan sigortalılık
ilişkisi hakkında Türkiye İş Kurumu’na yazılı olarak bilgi verir. Talep
etmeleri hâlinde, aynı mahiyetteki bilgi, işverene ve sigortalılara da
verilir.
Yabancı
ülkede bulunan sigortalılara sağlanan haklar
MADDE
94 – (1) Geçici olarak yurtdışına
gönderilenler, ülkemiz ile uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan
ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde
çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri veya işleri nedeniyle yurt
dışında bulunanlar haklarında, kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık
sigortası hükümleri uygulanır.
(2) Durumu bu Yönetmeliğin 91,
92 ve 93 üncü maddelerine uygun olan sigortalının, tedavi gördüğü sağlık
tesislerinden alacağı raporlarda belirtilen tedavi ve istirahat sürelerine
ait, Kanuna göre hak kazandığı geçici iş göremezlik ödenekleri ve emzirme
ödeneği, raporun Kurumca tasdik edilme şartı aranmaksızın Yeni Türk Lirası
olarak ödenir.
İşverenin
yükümlülüğü
MADDE
95 – (1) İşveren, geçici veya
sürekli görevle yurt dışında görevlendirdiği ya da yurtdışına götürdüğü
sigortalının, iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hâllerinde,
Kurum tarafından işe el konuluncaya kadar, Kanuna göre hak kazandığı geçici
iş göremezlik ödeneğini ödemekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğün yerine
getirilmesindeki gecikmeden dolayı işveren, gerek Kurumun gerekse
sigortalının uğrayacağı her türlü zarardan sorumludur.
(2) Kurum, Kanuna uygun olarak
yapılan ve belgelere dayanan geçici iş göremezlik ödenekleri tutarını
işverene öder.
Sigorta
olaylarının bildirilmesi
MADDE
96 – (1) Yabancı ülkelerde meydana
gelen iş kazasının, üç iş günlük bildirim süresi içinde, meslek hastalığı
ve vazife malullüğü olayları için ise Kanunda belirtilen haber verme süresi
olayın meydana geldiği,
(2) İş kazasının işverenin
kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi hâlinde, üç iş günlük bildirim
süresi iş kazasının öğrenildiği,
(3) Kurumca kabul edilebilir
belgelenmiş bir mazeretin olması şartıyla bildirim süresi mazeretin ortadan
kalktığı,
tarihten itibaren başlar.
İKİNCİ
BÖLÜM
İsteğe
Bağlı Sigorta
İsteğe
bağlı sigorta şartları
MADDE
97 – (1) İsteğe bağlı sigortalı
olabilmek için uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinden doğan haklar
saklı kalmak kaydıyla, Türkiye'de yasal olarak ikamet edenler ile
Türkiye’de ikamet etmekte iken sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış
ülkelerde bulunan Türk vatandaşlarından;
a) 18 yaşını doldurmuş olmak,
b) Kanuna tabi zorunlu
sigortalı olmayı gerektirecek şekilde çalışmamak veya Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olarak
çalışmakla birlikte, ay içinde 30 günden az çalışmak ya da tam gün
çalışmamak,
c) Kendi sigortalılığı
nedeniyle aylık bağlanmamış olmak,
ç) İsteğe bağlı sigorta giriş
bildirgesiyle Kuruma başvuruda bulunmak,
şartları aranır.
(2) Ülkemiz ile uluslararası
sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt
dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçilerinden
isteğe bağlı sigortalılık talebinde bulunanlardan Türkiye’de ikamet şartı
aranmaz.
İsteğe
bağlı sigortalılık başvurusu ve tescil
MADDE
98 – (1) İlk defa isteğe bağlı
sigortaya bildirim işlemi, Ek-8’de bulunan isteğe bağlı sigortalılık giriş
bildirgesinin, başvuru sahibinin ikametini görev bölgesi içine alan Kurum
ünitesine verilmesi ile gerçekleşir. Tekrar isteğe bağlı sigortalılık
talebinde bulunacaklar ise talep dilekçesi ile Kuruma başvururlar.
(2) Ay içinde 30 günden az
çalışan veya Kanunun 80 inci maddesi uyarınca prim ödeme gün sayısı, ay
içindeki toplam çalışma saatinin 4857 sayılı Kanuna göre belirlenen günlük
normal çalışma saatine bölünmesi suretiyle hesaplanan sigortalıların prim
ödeme gün sayıları ayın başından başlanarak mal edilir. Bu durumdaki
kişilerin zorunlu sigortalılık için mal edilen günler içinde isteğe bağlı
sigortaya başvurmaları hâlinde isteğe bağlı sigortalılık, zorunlu
sigortalılığa ait son günü takip eden günden başlamış sayılır.
(3) İsteğe bağlı sigortalılık
başvurusu kabul edilen sigortalılardan Kurum tescil kütüğünde kaydı
bulunmayanların tescil işlemleri, bu Yönetmelikte yer alan usul ve esaslar
dâhilinde sonuçlandırılır.
İsteğe
bağlı sigortalılığın başlangıcı ve zorunlu sigortalılıkla çakışma
MADDE
99 – (1) İsteğe bağlı
sigortalılık, isteğe bağlı sigortalılık giriş bildirgesinin veya talep
dilekçesinin Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarihi takip eden günden
itibaren başlar. Adi posta veya kargo ile gönderilen veya Kuruma doğrudan
verilen bildirgenin Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarih, taahhütlü,
iadeli taahhütlü veya acele posta servisi olarak gönderilenlerde ise
postaya verildiği tarih, başvuru tarihi olarak kabul edilir.
(2) Ancak, isteğe bağlı
sigortanın başladığı tarihten itibaren, aynı zamanda Kanunun 4 üncü
maddesine göre sigortalı olmayı gerektirecek çalışması bulunduğu tespit
edilenlerin isteğe bağlı sigortalılıkları, Kanuna tabi sigortalılıklarının
sona erdiği tarihi takip eden günden başlatılır. Bunların zorunlu
sigortalılıkla çakışan sürede isteğe bağlı sigorta primi ödenmişse, bu
süreye ilişkin ödedikleri isteğe bağlı sigorta primleri talepleri hâlinde
ilgililere iade veya doğacak borçlarına mahsup edilir. Kanunun 5 inci
maddesinin (a), (b) ve (e) bentlerine göre sigortalılık hâli isteğe bağlı
sigortalılık için engel teşkil etmez.
(3) Ay içinde 30 günden az
çalışan veya Kanunun 80 inci maddesi uyarınca prim ödeme gün sayısı, ay
içindeki toplam çalışma saatinin 4857 sayılı Kanuna göre belirlenen günlük
normal çalışma saatine bölünmesi suretiyle hesaplanan sigortalıların aynı
ay içinde isteğe bağlı sigorta primi ödemeleri hâlinde, ödenen primler
zorunlu sigortalılığa ilişkin prim ödeme gün sayısına otuz günü geçmemek
üzere eklenir. Bu sigortalılar çalışma durumlarını belgelendirmek
zorundadırlar.
İsteğe
bağlı sigorta primleri ve ödenmesi
MADDE
100 – (1) İsteğe bağlı sigorta
primi, Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime esas kazancın alt
sınırı ile üst sınırı arasında, sigortalı tarafından beyan edilecek prime
esas aylık kazancın % 32'sidir. Bunun % 20'si malullük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları primi, % 12'si genel sağlık sigortası primidir. Kanunun 51 inci
maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilenlerden, Kanunun 82 nci maddesine
göre belirlenen prime esas kazancın alt sınırı ile üst sınırı arasında
olmak kaydıyla belirlenen günlük kazanç ve gün sayısı üzerinden malullük,
yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel sağlık sigortası primi alınır.
Sigortalıların prime esas kazanç ile ilgili olarak beyanda bulunmaları
esastır.
(2) İsteğe bağlı sigortalı
olanlar, bakmakla yükümlü olunan kişi olsa dahi, Kanunun 60 ıncı maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılır ve
genel sağlık sigortası primini de ödemekle yükümlüdürler. Yabancı ülke
vatandaşlarından Türkiye’de yerleşik olma hâli bir yılı doldurmadıkça genel
sağlık sigortası primi alınmaz ve bu kişiler genel sağlık sigortalısı
sayılmaz.
(3) İsteğe bağlı sigorta primi,
ait olduğu ayı takip eden ayın son gününü geçmemek üzere Kurumca
çıkarılacak tebliğde belirlenecek sürede ödenir. Primleri ait olduğu aydan
itibaren en geç 12 ay içinde kendileri veya hak sahipleri tarafından
Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre hesaplanacak gecikme cezası
ve gecikme zammıyla birlikte ödenmeyen süreler, hizmet olarak
değerlendirilmez. 12 aylık süreden sonra ödenen primler sigortalının veya
hak sahiplerinin talebi üzerine Kanunun 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası
hükümlerine göre iade veya doğacak borçlarına mahsup edilebilir.
(4) İsteğe bağlı
sigortalılıktaki prime esas kazançlar ile prim ödeme gün sayıları kısa
vadeli sigorta uygulamalarında dikkate alınmaz.
(5) İsteğe bağlı
sigortalılardan, zorunlu sigortalılık nedeniyle prim borcunun bulunması
hâlinde, isteğe bağlı sigortaya tabi ödenen primler öncelikle zorunlu
sigortalılık nedeniyle Kuruma olan borçlarına mahsup edilir.
(6) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında ay içinde 30 günden az çalışan veya
tam gün çalışmayan sigortalıların aynı ay içinde isteğe bağlı sigortaya
prim ödeyebilmeleri için eksik çalışmaya ilişkin belgelerin ibrazı ile
talepte bulunmaları gerekir.
İsteğe
bağlı sigortalılığın sona ermesi ve yeniden başlaması
MADDE
101 – (1) İsteğe bağlı
sigortalılık;
a) İsteğe bağlı sigortalılığını
sona erdirme talebinde bulunanların, buna ait dilekçelerinin Kurum
kayıtlarına geçtiği tarihten önceki primi ödenmiş son günü takip eden
günden,
b) Aylık talebinde
bulunanların, aylığa hak kazanmış olmak şartıyla talep tarihinden,
c) Uluslararası sosyal güvenlik
sözleşmesi imzalanmamış ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki
işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri hariç,
uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinden doğan haklar saklı kalmak
kaydıyla, ikametin yurt dışına taşındığı tarihten,
ç) Sigortalının ölümü hâlinde:
1) Prim borcu bulunmuyorsa ölüm
tarihinden,
2) Prim borcu varsa borcun hak
sahiplerince Kanunun 52 nci maddesi hükümleri saklı kalmak şartıyla 12 ay
içinde ödenmesi hâlinde ölüm tarihinden,
3) Prim borcunun 12 ay içinde
ödenmemesi veya hak sahiplerinin prim borcunu ödemeden aylık talebi hâlinde
en son primi ödenmiş ayın sonundan,
d) Kanunun 51 inci maddesinin
ikinci ve üçüncü fıkraları hükmü saklı kalmak kaydıyla Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında çalışmaya başlandığı
tarihten bir gün önce, (b) bendi kapsamında çalışmaya başlandığı tarihten,
itibaren sona erer.
(2) Ay içinde 30 günden az veya
kısmi çalışanlar hariç olmak üzere yeniden isteğe bağlı sigortaya devam
etmek isteyenler hakkında yeniden talep şartı aranır.
İsteğe
bağlı sigortalılık sürelerinin değerlendirilmesi
MADDE
102 – (1) İsteğe bağlı sigorta
primi ödenmiş süreler, malullük, vazife malullüğü, yaşlılık ve ölüm
sigortaları ile genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulamasında dikkate
alınır ve bu süreler Kanunun 4 üncü maddesinin, birinci fıkrasının (b)
bendi kapsamında sigortalılık süresi olarak kabul edilir.
SEKİZİNCİ
KISIM
Primler
BİRİNCİ BÖLÜM
Sigorta
Primine Esas Kazançlar
Kanunun
4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların
prime esas kazançları
MADDE
103 – (1) Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime
esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir.
a) Prime esas kazançların
hesabında;
1) Hak edilen ücretlerin,
2) Prim, ikramiye ve bu
nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemelerin ve
işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve
bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarların,
3) İdare veya yargı
mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt
bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay
içinde yapılan ödemelerin,
brüt toplamı esas alınır.
b) Ayni yardımlar, ölüm, doğum
ve evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem
tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu
ödeme, keşif ücreti, ihbar ve kasa tazminatları ile Kurumca tutarları
yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler
tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel
emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin % 30'unu
geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payı
tutarları, prime esas kazanca tabi tutulmaz.
c) (b) bendinde belirtilen
istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni
yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi
tutulur. Diğer kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine dair
muafiyet ve istisnalar Kanunun uygulanmasında dikkate alınmaz.
ç) Ücretler hak edildikleri aya
mal edilmek suretiyle prime tabi tutulur. Diğer ödemeler ise öncelikle
ödendiği ayın kazancına dâhil edilir ve ücret dışındaki bu ödemelerin
yapıldığı ayda üst sınırın aşılması nedeniyle prime tabi tutulamayan kısmı,
ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere
üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilave
edilir. Toplu iş sözleşmelerine tabi işyerleri işverenlerince veya kamu
idareleri veya yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, sonradan
ödenen ücret dışındaki ödemelerin hizmet akdinin mevcut olmadığı veya
askıda olduğu bir tarihte ödenmesi durumunda, Kanunun 82 nci maddesi hükmü
de dikkate alınmak suretiyle prime esas kazancın tabi olduğu en son ayın
kazancına dâhil edilir. Bu durumlarda sigorta primlerinin, yukarıda
belirtilen mercilerin kararlarının kesinleşme tarihini izleyen ayın sonuna
kadar ödenmesi hâlinde, gecikme cezası ve gecikme zammı alınmaz ve Kanunun
102 nci maddesi hükümleri uygulanmaz.
d) Saatlik, günlük, haftalık
veya aylık olarak belirli bir ücrete dayanmış olmayıp da komisyon ücreti ve
kâra katılma gibi belirsiz zaman ve tutar üzerinden ücret alan
sigortalıların prim ve ödeneklerinin hesabında esas tutulacak günlük
kazançları, Kanunun 82 nci maddesi hükmüne göre belirlenen alt sınırdır.
e) Bir işverene tabi olarak
çalışan sigortalının, belirli ücretinin dışında ayrıca (d) bendi kapsamında
ücret alması hâlinde, prime esas günlük kazancı bunların toplamından
oluşur.
f) Primlerin hesabına esas
tutulacak günlük kazanç, sigortalının, bir ay için prime esas tutulan
kazancının otuzda biridir. Ancak günlük kazancın hesabına esas tutulan ay
içindeki bazı günlerde çalışmamış ve çalışmadığı günler için ücret almamış
sigortalının günlük kazancı, o ay için prime esas tutulan kazancının ücret
aldığı gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanır.
g) Sigortalıların günlük
kazançlarının hesabında esas tutulan gün sayıları, aynı zamanda, bunların
prim ödeme gün sayılarını gösterir. Ancak, işveren ve sigortalı arasında
kısmi süreli hizmet akdinin yazılı olarak yapılmış olması kaydıyla, ay
içinde günün bazı saatlerinde çalışan ve çalıştığı saat karşılığında ücret
alan sigortalının ay içindeki prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam
çalışma saati süresinin 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa,
20/4/1967 tarihli ve 854 sayılı Deniz İş Kanununa ve 13/6/1952 tarihli ve
5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki
Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanuna göre belirlenen haftalık çalışma
süresine göre hesaplanan günlük çalışma saatine bölünmesi suretiyle
bulunur. Bu şekildeki hesaplamada gün kesirleri bir gün kabul edilir.
ğ) İşveren ve sigortalı
arasında çağrı üzerine çalışmaya dayalı yazılı iş sözleşmesinde taraflar
arasında çalışma süresi gün, hafta ve ay olarak belirlenmemiş ise,
sigortalının ay içindeki prim ödeme gün sayısı haftalık çalışma süresi en
az yirmi saat kararlaştırılmış sayılarak (g) bendi hükmüne göre hesaplanır.
h) Kanunun 88 inci maddesinin
dördüncü fıkrasına göre ay içinde 30 günden az prim ödeme gün sayılarına
ait eksik günlerin genel sağlık sigortası primleri, eksik çalışma süreleri
dikkate alınmak suretiyle hesaplanır.
(2) Bunlardan geçici iş
göremezlik ödeneği alan sigortalılara istirahatlı bulundukları sürede;
a) Geçici iş göremezlik ödeneği
dikkate alınmadan verilmesine devam edilen tam ücret,
b) Bireysel veya toplu iş
sözleşmesine istinaden verilen geçici iş göremezlik ödeneğinin işverene
iadesi ile alınan tam ücret,
c) Geçici iş göremezlik ödeneği
ile ödenek alınan süredeki kazancı arasındaki ücret farkı,
ç) Bireysel veya toplu iş
sözleşmesine dayalı olmadan geçici iş göremezlik ödeneği aldığı sürede
atıfet kabilinde yapılan ödemeler,
çalışılan sürelerde ödenen
ücretler olarak prime tabi tutulur. İstirahatlı olunan süre için (c)
bendine göre ödenen günlük fark tutar, günlük sigorta primine esas kazancın
alt sınırının altında kalması durumunda günlük alt sınıra yükseltilir.
(3) Bu sigortalılardan, birden
çok işverenin işinde çalışanların, bu işlerden elde ettiği aylık ve günlük
kazanç tutarı ayrı ayrı dikkate alınır ve primler buna göre hesaplanır.
Kanunun
4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların
prime esas kazançları
MADDE
104 – (1) Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların prime
esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir.
a) Aylık prime esas kazanç,
Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt
sınırı ile üst sınırı arasında kalmak şartı ile kendileri tarafından beyan
edilecek günlük kazancın otuz katıdır. Sigortalılar prime esas kazançları
ile ilgili aylık olarak beyanda bulunur. Sigorta primine esas kazanç
sınırları dâhilinde yapılan ödemeler ödemenin ait olduğu ay için beyan
olarak kabul edilir. Bu ay için başkaca beyanları dikkate alınmaz. İlişkin
olduğu aya ait primini süresinde ödemeyen veya bu süre içinde yazılı
beyanda bulunmayan sigortalının primleri, asgari aylık prime esas kazanç
üzerinden tahakkuk ve tahsil edilir. Ancak, iş kazasının olduğu veya meslek
hastalığı dolayısıyla iş göremezliğin başladığı tarihte, verilecek ödenek
veya bağlanacak gelirin hesabına esas tutulan son aya ait prime esas kazanç
beyanında bulunulmamış ise varsa son aydan bir önceki ay için prim
tahakkuku yapılan prime esas kazanç, yok ise asgari prime esas kazanç
üzerinden prim tahakkuku yapılır.
b)
Sigortalı aynı zamanda işveren ise birinci fıkranın (a) bendine göre
belirlenen aylık prime esas kazancı, çalıştırdığı sigortalıların prime esas
günlük kazancının en yükseğinin otuz katından az olamaz. Aylık prime esas
kazancı, çalıştırdığı sigortalının otuz günlük prime esas kazancından düşük
olduğu tespit edilen sigortalıların aylık prime esas kazançları, tespit
edilen kazanç düzeyine çıkartılarak aradaki farkın primi, Kanunun 89 uncu
maddesi hükümlerine göre gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmak
suretiyle tahsil edilir.
c)
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı
sayılmayı gerektirecek birden fazla durumun söz konusu olması hâlinde, bu
fıkranın (a) ve (b) bentlerinde belirtilen esaslara göre tek beyanda
bulunulur.
ç)
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı
sayılmayı gerektirecek birden fazla durumun söz konusu olması hâlinde, kısa
vadeli sigorta kollarına ilişkin sigorta primi tehlike sınıf ve derecesi en
yüksek olan işyeri üzerinden hesaplanır. Aynı ay içinde faaliyetini
sonlandırıp yine aynı ay içinde yeniden faaliyete başlayan sigortalıların
kısa vadeli sigorta kollarına ilişkin sigorta primi, son faaliyet konusu
işine göre hesap ve tahsil olunur.
d)
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı
sayılanlardan, köy muhtarları ile tarım işlerinde kendi adına ve hesabına
bağımsız çalışanların prime esas kazançlarının belirlenmesinde; Kanunun
yürürlüğe girdiği yıldan başlamak üzere, 80 inci maddesine göre belirlenen
günlük kazancın 15 katı dikkate alınır. Bu oran 30 katı geçmemek üzere her
yıl 1 puan artırılarak uygulanır.
Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas
kazançları
MADDE 105 – (1) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(c) bendi kapsamında ilk defa sigortalı olanların prime esas kazançlarının
hesabında;
a)
Aylıklarını personel kanunlarına göre alan sigortalılar için;
1)
İlgili kanunları uyarınca aylık gösterge, ek gösterge, memuriyet taban
aylık ve kıdem aylıkları üzerinden ödenen aylık tutarları,
2)
Makam, temsil ve görev tazminatları, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun
152 nci maddesi uyarınca ödenen tazminatlar, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı
Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun ek 17 nci maddesinin (A)
bendinde yer alan cetvelde belirtilen oranlar üzerinden ödenen hizmet
tazminatı, (28/2/1982 tarihli ve 2629 sayılı Kanun ile 17/11/1983 tarihli
ve 2955 sayılı Kanuna göre tazminat veya üniversite ödeneği alanların
sadece rütbelerinin karşılığı hizmet tazminatları), 11/10/1983 tarihli ve
2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun 12 nci maddesi uyarınca ödenen
üniversite ödeneği, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 106 ncı maddesinin
üçüncü fıkrası uyarınca ödenen ek ödeme,
esas
alınır. Ancak, ödenen tazminat ve diğer ödemelerde bölge, kurum, birim,
çalışma mahalli, görevin niteliği ve benzeri kriterlere dayalı olarak asıl
tazminatlara ilave, ek veya ayrıca ödenen tazminatlar hariç tutulur.
b)
Kadro karşılığı sözleşmeli olarak görev yapan sigortalılar için işgal
ettikleri kadrolar esas alınmak suretiyle Devlet Memurları Kanununa göre
girebilecekleri sınıflardaki görevlerin aynı kadro, unvan ve derecesi için,
(a) bendinde öngörülen unsurlar üzerinden hesaplanan tutarı,
c)
Açıktan vekil olarak atanan sigortalılar için, (a) bendinde öngörülen
unsurlardan ilgili mevzuatı uyarınca ödenen tutarı,
ç)
Başka bir kadro ya da görevin ödeme unsurları esas alınmak ve kıyaslanmak
suretiyle aylık veya ücret ödenen sigortalılar için; emsal alınan kadro
veya görevin prime esas kazanç tutarını geçmemek üzere, bu kazancın aylık
veya ücret ödenmesinde öngörülen oranında hesaplanacak tutarı,
d) Büyükşehir belediye
başkanları için bakanlık genel müdürünün, diğer belediye başkanları için
ise öğrenim durumları itibarıyla 657 sayılı Kanuna göre yükselebilecekleri
dereceyi aşmamak kaydıyla, 657 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı ek gösterge
cetvelinin "VIII. Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfı" bölümünün
(d) bendinde belirtilenlerin prime esas kazançları,
e) 78 sayılı Yüksek Öğretim
Kurumları Öğretim Elemanlarının Kadroları Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
eki cetvellerde yer alan yükseköğretim kurumlarına bağlı konservatuarlarda
2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanununun 15 inci maddesi uyarınca
sözleşme ile istihdam edilen öğretim elemanlarından sanatçı öğretim elemanı
olarak istihdam edilenler için, anılan Kanunda öğretim görevlisi kadro
unvanında istihdam edilenlerin tahsil ve derecelerine göre belirlenen prime
esas kazanç tutarı; kamu idarelerinde sanatçı, sanatkâr ve sanatçı öğretmen
olarak sözleşme ile istihdam edilenler için, tahsil ve dereceleri
itibarıyla 657 sayılı Kanuna tabi olarak Teknik hizmetler sınıfında yer
alan mühendislerin (a) bendindeki prime esas kazanç tutarı; yüksek öğretim
kurumları ile diğer kamu idarelerinde sanat uygulatıcısı ve sahne
uygulatıcısı olarak sözleşme ile istihdam edilenlerden en az ön lisans
mezunu olanlar için tahsil ve dereceleri itibarıyla 657 sayılı Kanuna tabi
olarak teknik hizmetler sınıfında yer alan teknikerlerin, diğerleri için
ise teknisyenlerin prime esas kazanç tutarları,
f) İlgili kanunlarında
emeklilik ya da ek gösterge açısından belirli bir kadro, unvan veya görevle
bağlantı kurulanlar için, bağlantı kurulan kadro, unvan veya görevin
derecesi için bu fıkranın (a) bendinde belirtilen prime esas kazanç tutarı,
g) Bu fıkranın (a) ilâ (f)
bentleri kapsamı dışında kalan sigortalılar için, atandıkları görev
itibarıyla 657 sayılı Kanuna göre girebilecekleri sınıflardaki benzer
görevin aynı kadro, unvan, tahsil ve derecesi için bu fıkranın (a) bendinde
belirtilen prime esas kazanç tutarı,
esas alınır. Vekalet veya
ikinci görev karşılığında ilgili mevzuatı uyarınca yapılacak ödemeler prime
esas kazancın hesabında dikkate alınmaz.
(2) Prime esas kazançların
tespitinde personel kanunlarında ya da aylık ödenmesine dayanak teşkil eden
diğer kanunlarda kendileriyle 657 sayılı Kanuna girebilecekleri
sınıflardaki benzeri kadro veya görev unvanı bulunmayanlar hakkında Devlet
Personel Başkanlığının görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığı ile Sosyal
Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından benzeri kadro ve görev unvanı
belirlenir.
(3) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına giren sigortalıların prime esas
kazançlarının tespitinde Kanunun 82 nci maddesinde belirtilen üst sınır
aranmaz.
(4) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına giren sigortalılardan görevden
uzaklaştırılan, görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan
tutuklanan veya gözaltına alınanlardan, kanunları gereğince eksik aylığa
müstahak bulunanların prime esas kazançlarının yarısı; kanunlarına göre bu
müddetler için sonradan görevlerine iade edilerek tam aylığa hak
kazananların aylıklarının ödenmesi hâlinde, prime esas kazançlarının tamamı
üzerinden prim alınır. Prime esas kazançların yarısı üzerinden prim
alınanların prim ödeme gün sayısı bu sürelerin yarısı olarak hesap edilir.
(5) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olup, görevlerine son verilenlerden
yargı kararı ile görevlerine iade edilenlerin primleri, göreve son
verildiği tarihten görevine başladığı tarihe kadar kendi kadrosunun veya
emsali kadronun prime esas kazancına göre hesaplanır.
(6) Harp okulları ile fakülte
ve yüksek okullarda silahlı kuvvetler hesabına okuyanların ve astsubay
meslek yüksek okulu öğrencileri ile astsubay naspedilmek üzere temel
askerlik eğitimine tabi tutulan adayların öğrenci harçlıkları ile ilgisine
göre en az aylık alan teğmen veya astsubay çavuşun prime esas kazançları
arasındaki farkın primi; polis akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda
Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyan öğrencilerin öğrenci harçlıkları
ile ilgisine göre en az aylık alan komiser yardımcısı veya polis memuru
prime esas kazançları arasındaki farkın primi, öğrenciler adına
kurumlarınca ödenir.
(7) Talim ve manevra için rütbe
ile silah altına alınan sigortalılardan rütbelerinin prime esas kazançları,
vazifelerinin prime esas kazancından fazla olanların prime esas kazanç
farklarına ait primleri vazife gördükleri kurumlarınca vazifelerinin prime
esas kazançları, rütbelerinin prime esas kazancından fazla olanların prime
esas kazançları arasındaki farkın primleri ise rütbelerinin prime esas
kazancını ödeyen kamu idaresince kesilerek Kuruma ödenir.
(8) Sigortalılardan, aylıksız
izinli sayılmaksızın ve tabi olduğu personel kanunu ile ilgisi devam edecek
şekilde yurt dışına geçici ya da sürekli görevle gönderilenlerin prime esas
kazancının hesabında; geçici görevle gönderilenlerin bulundukları kadroya
ilişkin prime esas kazancı, yurt dışı kadrolarına atananların ise yurt
dışına atanma tarihi itibarıyla, atandıkları kadro ile atanmadan önceki
yurt içi kadrosuna ilişkin prime esas kazançtan yüksek olanı esas alınır.
Sürekli görevle atananların yurt dışı kadrolarına ilişkin prime esas
kazancın hesabında dikkate alınacak ödeme unsurlarından, ilgili mevzuatı
uyarınca söz konusu kadroya bağlı olarak belirleme yapılmamış ödeme unsur
ve tutarlarını, kadrosunun bulunduğu kurum personelinin yararlanmakta
olduğu ödeme unsurlarıyla sınırlı olmak ve aynı veya benzer nitelikteki
kadroya ilişkin prime esas kazanca tabi ödemeleri göz önünde bulundurmak
suretiyle belirlemeye ilgili kamu idaresinin görüşü üzerine Kurum ve Maliye
Bakanlığı müştereken yetkilidir.
Yalnızca
genel sağlık sigortasına tabi olanların prime esas aylık kazançları
MADDE
106 – (1) Yalnızca genel sağlık
sigortasına tabi olanlar bakımından prime esas aylık kazancın tespitinde;
a) Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci
fıkrasının (d) ve (g) bentlerinde sayılan kişiler için Kanunun 82 nci
maddesine göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının iki
katının otuz günlük tutarı,
b) Kanunun 60 ıncı maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen kişiler için asgari ücret, (e)
bendinde belirtilen kişiler için ise prime esas asgari kazanç tutarı,
c) Kanunun 60 ıncı maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında genel
sağlık sigortalısı sayılmak için müracaat eden Türk vatandaşlarından
Kurumca belirlenecek test yöntemleri ve veriler kullanılarak tespit edilen
aile içindeki gelirin kişi başına düşen aylık tutarı;
1) Asgari ücretin üçte birinden
asgari ücrete kadar olduğu tespit edilen kişiler için Kanunun 82 nci
maddesine göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz
günlük tutarının üçte biri,
2) Asgari ücretten asgari
ücretin iki katına kadar olduğu tespit edilen kişiler için Kanunun 82 nci
maddesine göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz
günlük tutarı,
3) Asgari ücretin iki katından
fazla olduğu tespit edilen kişiler için Kanunun 82 nci maddesine göre
belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz günlük tutarının iki
katı,
d) Kanunun geçici 13 üncü maddesinde
belirtilen ve iş kaybı tazminatı alanların iş kaybı tazminatı aylık tutarı,
prime esas kazanç tutarı olarak
esas alınır.
Prim ödeme gün sayısı ve günlük
kazanç
MADDE 107 – (1) Sigortalının bir günlük prime esas tutulacak
kazancı, bir ay için prime esas tutulacak kazancının otuzda biridir.
(2)
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
olanlardan; günlük kazancın hesabına esas tutulan ay içindeki bazı günlerde
çalışmamış ve çalışmadığı günler için ücret almamış sigortalının günlük
kazancı, o ay için prime esas tutulan kazancının ücret aldığı gün sayısına
bölünmesi suretiyle hesaplanır.
(3)
Sigortalının günlük kazançları hesabına esas tutulan gün sayıları, aynı
zamanda bunların prim ödeme gün sayılarıdır.
(4)
Sigortalının aynı ay içinde birden fazla işyerinde çalışması hâlinde, o
aydaki toplam prim ödeme gün sayısı 30 günü geçemez.
(5)
Sigortalıların Kanunun 53 üncü maddesine göre belirlenen aynı sigortalılık
hâline tabi olacak şekilde birden fazla işte çalışması nedeniyle Kuruma
ödenen primler toplamı, bu sigortalılık hâli için belirlenen prime esas
kazanç üst sınırı üzerinden hesaplanacak miktarı aşarsa, aşan kısmın
tamamı, sigortalının talebi üzerine en geç talep tarihini takip eden ay
içinde hissesi oranında sigortalıya defaten geri ödenir. Geri verilen
primler için ayrıca, gecikme cezası ve gecikme zammı ile faiz ödenmez.
(6)
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında bir
göreve başlayanların o aya ait kıst aylıklarından sigorta primi alınır.
Aybaşlarından sonra görevlerinden ayrılanların eksik aylık ve ücretlerinden
o ayın tamamı için prim alınır. Tam ay çalışma hâli prim gün sayıları
açısından 30 gün olarak kabul edilir.
(7)
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olan
sigortalılardan görevden uzaklaştırılan, görevi ile ilgili olsun veya
olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınanlardan,
kanunları gereğince eksik aylığa müstahak bulunanların onbeş gün;
görevlerine iade edilerek kanunlarına göre bu müddetler için sonradan tam
aylığa hak kazananların ise 30 güne tamamlamak suretiyle bildirimleri
yapılır.
(8)
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında olan
sigortalıların aylık prim ödeme gün sayısı, ay içinde işe başlama veya işten
ayrılmaları hâli hariç olmak üzere her ay için otuz gün olarak hesaplanır.
(9)
Bir ay içinde tam çalışan ve buna göre ücret alan sigortalı, prim ödeme gün
sayısı ayın kaç gün olduğuna bakılmaksızın 30 gün üzerinden bildirilir. Ay
içinde sigortalının işe başladığı tarih ile ayın kalan günleri kadar,
işyerinden ayrılan sigortalının ise çalıştığı gün sayısı kadar bildirimi
yapılır.
Kısmi süreli çalışmalarda prim
ödeme gün sayısı
MADDE 108 – (1) İşyerinde tam süreli iş sözleşmesi ile yapılan
emsal çalışmanın üçte ikisi oranına kadar yapılan çalışma kısmi süreli
çalışmadır.
(2)
Kısmi süreli çalışma, işveren ile sigortalının yazılı olarak yapılan iş
sözleşmesinin niteliğine bağlı, aylık ücret karşılığı çalışma biçiminde
imzalanmışsa, sigortalı haftalık çalışma süresine bakılmaksızın tam ay
olarak bildirilir.
(3)
İş sözleşmesi saat ücreti karşılığı yapılmış ise kısmi süreli çalışan
sigortalıların ay içinde çalıştığı toplam sürenin, 4857 sayılı İş Kanununa
göre günlük olağan çalışma süresi olan 7,5 saate bölünmesiyle, sigortalı
için bildirilmesi gereken prim ödeme gün sayısı hesaplanır. Bu şekilde
yapılacak hesaplamalarda 7,5 saatin altındaki çalışmalar 1 güne tamamlanır.
(4)
20/4/1967 tarihli ve 854 sayılı Deniz İş Kanunu ve 13/6/1952 tarihli ve
5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki
Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun kapsamında çalışan sigortalıların ay
içinde çalıştığı toplam sürenin sekiz saate bölünmesiyle, ayda kaç gün
sigortalı bildirileceği hesaplanır. Bu şekilde yapılacak hesaplamalarda 8
saatin altındaki çalışmalar 1 güne tamamlanır.
(5) Yazılı sözleşme ile
sigortalının yapmayı üstlendiği işle ilgili olarak kendisine ihtiyaç
duyulması hâlinde iş görme ediminin yerine getirileceğinin
kararlaştırıldığı çağrı üzerine çalışmalarda, çalışma süresi gün, hafta ve
ay olarak belirlenmiş ise bu süreler üzerinden; taraflar arasında çalışma
süresi gün, hafta ve ay olarak belirlenmemiş ise sigortalının aylık çalışma
süresi yukarıdaki fıkralar hükmünce hesaplanan gün sayısı üzerinden
bildirilir. Ancak, çalışma süresinin gün, hafta ve ay olarak belirlenmiş
süreden fazla olması hâlinde bu süre dikkate alınarak yukarıdaki fıkralar
hükmünce hesaplanan gün sayısı üzerinden bildirilir. Bu fıkranın
uygulanmasında 4857 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesi hükümleri de
dikkate alınır.
(6) Millî Eğitim Bakanlığına
bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ek ders
ücreti karşılığında ilgili mevzuatı çerçevesinde uzman ve usta öğretici
olarak çalıştırılanların prim ödeme gün sayısı 30 günü aşmamak kaydıyla,
bir takvim ayı içinde hak kazandıkları brüt ek ders ücreti toplam
tutarının, prime esas günlük kazanç alt sınırına bölünmesi sonucu bulunur.
Bu şekilde yapılacak hesaplamalarda tam sayıdan sonraki küsuratlar dikkate
alınmaz.
İKİNCİ
BÖLÜM
Aylık
Prim ve Hizmet Belgesi
Aylık
prim ve hizmet belgesinin düzenlenmesi, verilmesi ve saklanması
MADDE
109 – (1) İşverenler, bir ay
içinde Kanunun 4 üncü ve 5 inci maddelerine tabi çalıştırdığı sigortalılar,
5434 sayılı Kanunun mülga hükümlerine tabi iştirakçiler ve 4857 sayılı İş
Kanununun 7 nci maddesine göre iş görme edimini yerine getirmek üzere başka
işverene geçici olarak devrettiği sigortalılar ile sosyal güvenlik destek
primine tabi sigortalıların;
a) Sosyal güvenlik sicil
numaralarını (TC Kimlik Numaralarını),
b) Ad ve soyadlarını,
c) Sigorta, işsizlik ve aylık
sosyal güvenlik destek primlerini,
ç) Prime esas kazançlar
tutarını,
d) Prim ödeme gün sayılarını,
yanı sıra;
e) Varsa 3568 sayılı Kanuna
tabi olan meslek mensubunun adı ve soyadı ile bunların meslekî oda kayıt
numarasını,
f) İşverenin kamu idaresi
olması hâlinde tahakkuk veya tediye görevlisinin adı, soyadını,
g) Kurumca belirlenen diğer
bilgileri,
taşıyan ve örneği Ek-9, Ek-9-A
ve Ek-9-A-1’de bulunan aylık prim ve hizmet belgesini ve yine örneği
Ek-9-B, Ek-9-B-1’de bulunan aylık fiilî hizmet süresi zammı prim belgesini,
Kurumca çıkarılacak tebliğde belirtilen süre içinde Kuruma vermekle;
sigortalıyı çalıştırmaya son verdiği veya sigortalının işten çıkması
durumlarında, sigortalının işten ayrıldığı tarihten itibaren 15 gün içinde
durumu ilgili üniteye bildirmekle yükümlüdür. Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi gereğince sigortalı olan ve sigortalı
çalıştıran işverenlerin kendilerinin veya tüzel kişi şirket ortaklarının da
bu belge ile Kuruma bildirilmesi hususunda Kurum yetkilidir. Kurum,
elektronik imza uygulamasına geçildiğinde bu fıkranın (e) ve (f)
bentlerinde belirtilen kişiler ile işverenlerin veya vekilinin elektronik
imzalarını isteyebilir.
(2) Kurum, bu maddede
belirtilen aylık prim ve hizmet belgesini, diğer kamu idarelerine verilen
ve çalışanlara ait bilgileri ihtiva eden belgelerle birleştirmeye, kamu
idarelerinin internet veya elektronik bilgi işlem ortamından almaya ve
işverenleri bu yönde yükümlü kılmaya yetkilidir.
(3)
Kurumca çıkarılacak tebliğde belirtilecek sürelerde verilmemiş olmakla
beraber;
a)
7/5/1983 tarihli ve 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununa
göre toplu iş sözleşmesi akdedilen işyerlerinden dolayı, toplu iş
sözleşmesine istinaden geriye yönelik olarak düzenlenmesi gereken ek aylık
prim ve hizmet belgelerinin, toplu iş sözleşmesinin imzalandığı tarihten,
b)
Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve toplu iş sözleşmesi dışında kalan
sigortalı personel ile toplu iş sözleşmesine tabi olmakla beraber
sendikalara üye olmamaları sebebiyle özel sektöre ait işyerlerinde sözleşme
kapsamında bulunmayan personele yapılan geriye dönük ücret artışlarına
ilişkin alınan karar tarihlerinden,
c)
Ücretleri Maliye Bakanlığının vizesine tabi olması sebebiyle ödenmesine
sonradan karar verilen kamu idarelerinde görevli, Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı personel için vizenin
gecikmesine bağlı olarak yasal süresi dışında, ancak, vize işleminin
gerçekleştiğine ilişkin yazının tarihinden,
ç)
Bir aydan fazla istirahat alan sigortalılara Kurumca ödenen geçici iş
göremezlik ödeneğinin yanı sıra işverenlerince toplu iş sözleşmesine
dayanılarak istirahatlı bulunulan süre için ücret ödenmesi hâlinde,
istirahat süresinin sona erdiği tarihten,
d)
4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesine istinaden iş mahkemelerince veya
özel hakem tarafından verilen kararlar uyarınca, göreve iadesine karar
verilen sigortalı personel için, kesinleşen mahkeme veya özel hakem
kararının, sigortalıya tebliğinden sonra on iş günü içinde sigortalı
işverene işe başlamak üzere başvurduğu takdirde, onuncu günün iş gününün
içinde bulunduğu ayı takip eden ay başından,
e)
İdare mahkemesi kararlarına göre görevlerine iade edilen sigortalı personel
ile ilgili olarak kesinleşen mahkeme kararının idareye tebliğ edildiği
tarihini takip eden günden,
f)
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen
sigortalılar için kanunî düzenleme veya Bakanlar Kurulu Kararı ile
enflasyon farkı veya başka ad altında geriye yönelik olarak yapılan
ödemelere ilişkin ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgeleri, ödemenin
yapıldığı tarihi takip eden günden,
g)
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı
olanlardan görevden uzaklaştırılması veya görevine son verilmesine rağmen
idarî tasarrufla ya da yargı kararı ile görevlerine iade edilenler için
geriye dönük olarak ödenen aylık, ücret veya tahsisata ilişkin aylık prim
ve hizmet belgeleri ödemenin yapıldığı tarihi takip eden günden,
başlamak
üzere Kurumca çıkarılacak tebliğde belirtilecek süreler içinde verilecek ek
veya asıl aylık prim ve hizmet belgeleri yasal süresi içinde verilmiş kabul
edilir.
(4)
Operasyonlara katılmak amacıyla görev yerleri değiştirilen askerî
birliklerin bu durumunu belgelemeleri kaydıyla yasal süresi dışında verilen
belgeler süresinde verilmiş sayılır.
(5)
Yasal süresi içinde vermiş oldukları prim belgesi türünde yanlışlık yapıldığının
anlaşılması üzerine, düzeltme amacıyla yasal süresi geçirildikten sonra
verilen ek veya asıl aylık prim ve hizmet belgeleri süresinde verilmiş
sayılır.
(6)
Yabancı ülkelere sefer yapan ulaştırma araçları, aylık prim ve hizmet
belgesinin Kuruma verilme süresi içinde Türkiye’ye dönmemişse, bu araçlarda
çalıştırılan sigortalıya ait aylık prim ve hizmet belgesi, araçların
Türkiye’ye dönüşünü takip eden ayın sonuna kadar Kuruma verilir. Ancak,
aylık prim ve hizmet belgesinin Kuruma verilmesi ve sigorta primlerinin
ödenmesi, bu maddede belirtilen belgenin, Kurumca çıkarılacak tebliğde
belirtilecek verilme süresinin sona erdiği tarihten itibaren bir ayı
geçemez.
(7)
Aylık prim ve hizmet belgesi, her işyeri için ve sigortalıların tabi
oldukları sigorta kolları ve farklı prim oranları dikkate alınarak ayrı
ayrı düzenlenir. Belgelerde, sigortalılar sosyal güvenlik numaralarına göre
küçükten büyüğe doğru sıralanır.
(8) Bir işte, bir işin bölüm
veya eklentilerinde işverenden iş alan alt işverenler de, çalıştırdıkları
sigortalılar için asıl işyerine Kurumca verilmiş olan sicil numarasını ve
alt işveren kodunu yazarak bu maddenin birinci fıkrasında öngörülen biçimde
ve sürede aylık prim ve hizmet belgesini düzenleyip Kuruma vermek
zorundadırlar.
(9) İşveren, alt işverenlerin
çalıştırdıkları sigortalılar için, hangi alt işverene, sigortalıyı devir
alan da, hangi işverene ait olduğunu belirterek bu şahıslar adına aylık
prim ve hizmet belgesi düzenleyip Kuruma verebilir.
(10) Kendisine ait işyeri
müstakilen tescil edilmiş olan işverenlerin başka işverenlerden aldıkları
işlerde çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili belgeler, kendilerine ait
tescilli işyerinden Kuruma verilir.
(11) Kurum barkodu bulunan,
aylık prim ve hizmet belgesinin bir nüshası Kuruma verilmesi gereken
sürenin son gününü takip eden günden başlanarak müteakip belgenin verilmesi
gereken sürenin sonuna kadar işyerinde sigortalıların görebileceği bir yere
asılır. Sigortalısını geçici olarak bir başka işverene devreden işverenler
aylık prim ve hizmet belgesinin bir nüshasını işyerine asılmak üzere
sigortalısını devrettiği işverene verir.
(12) Aynı işverene ait olup,
tek sicil numarası verilmiş olan birden fazla işyerlerinde de, aylık prim
ve hizmet belgesinin Kurum barkodlu çıktılarının aynı süre içinde
sigortalıların görebilecekleri bir yere asılması zorunludur.
(13) Aylık prim ve hizmet
belgesi ile birlikte ay içinde otuz günden az çalışan veya eksik ücret
ödenen sigortalılara ilişkin;
a) Kurumca yetkilendirilmiş
sağlık hizmeti sunucularından veya işyeri hekimlerinden alınmış istirahatlı
olduğunu gösteren raporu,
b) Ücretsiz veya aylıksız
izinli olduğunu kanıtlayan izin belgesi,
c) Disiplin cezası uygulaması,
gözaltına alınma ile tutukluluk hâline ilişkin belgeleri,
ç) Kısmi süreli çalışmalara ait
yazılı iş sözleşmesi,
d) İşverenin imzasını da
taşıyan puantaj kayıtları,
e) Grev, lokavt, genel hayatı
etkileyen olaylar, doğal afetler nedeniyle işyerinde faaliyetin
durdurulduğunu veya işe ara verildiğini gösteren ilgili resmî makamlardan alınan
yazı örneği,
sigortalıların eksik gün
bildirimine ilişkin bilgi formu (Ek-10) ekinde Kuruma verilir veya Acele
Posta Servisi, iadeli taahhütlü ya da taahhütlü olarak gönderilir.
(14) Onüçüncü fıkrada sayılan
hâllere ilişkin belgelerin geriye yönelik olarak her zaman düzenlenebilir
nitelikte olanları, aylık prim ve hizmet belgesinin verilmesi gereken
süreden sonra verilmesi hâlinde işleme konulmaz. Bu durumların dışındaki
otuz günden az çalışılan sürelere ait geçerli belgeleri belirlemeye Kurum
Yönetim Kurulu yetkilidir.
(15) Toplu iş sözleşmesi
yapılan işyerleriyle kamu işyerlerinde çalışan sigortalılara ilişkin eksik
bildirim nedenlerinin aylık prim ve hizmet belgesinde belirtilmesi şartıyla
ayrıca belge aranmaz.
(16) İşyerinde sigortalı
çalıştırmaya ara verdiğini sigortalıyı çalıştırmaya son verdiği tarihten
itibaren 15 gün içinde yazılı olarak bildiren işverenin, her ay ayrıca
sigortalı çalıştırmadığına ve ücret ödemediğine ilişkin bir bildirimde
bulunması gerekmez.
(17) Yalnızca genel sağlık sigortasına
tabi olanlar için aylık prim ve hizmet belgesi verilmez. Genel sağlık
sigortası priminin alınmasına esas tahakkuk işlemi, Kurumca oluşturulur.
Belgenin sonradan verilmesi
MADDE 110 – (1) İşveren tarafından yasal süresi geçirildikten
sonra Kuruma verilen asıl, ek veya iptal mahiyetteki aylık prim ve hizmet
belgesi, aylık fiilî hizmet süresi zammı prim belgesi ve yıllık itibari
hizmet süresi prim belgesi muhteviyatının işyeri defter ve belgelerinden
tespit edilecek her türlü bilgi ya da kamu idareleri tarafından düzenlenen
belge veya alınan bilgi ile doğrulanması hâlinde işleme konulur. Diğer
kanunlar gereği defter tutmakla yükümlü olan işverenlerce yasal süresi
geçirildikten sonra verilen aylık prim ve hizmet belgelerinin fiilî
tespitler sonucunda işleme alınmasında geriye doğru en fazla bir yıllık
süre esas alınır.
(2)
Defter tutmakla yükümlü olmayan işveren, alt işveren veya sigortalıyı devir
alanlar tarafından yasal süresi geçirildikten sonra üç ay içinde verilen
aylık prim ve hizmet belgeleri, Kurumun denetim ve kontrolle görevli
memurları tarafından yapılacak incelemeye göre işleme konulup konulmayacağı
karara bağlanır. Söz konusu üç aylık süre dışında verilen aylık prim ve
hizmet belgeleri ise işleme alınmaz.
(3)
Defter tutmak zorunda olan işveren, alt işveren ve sigortalıyı devir
alanlar tarafından yasal süresi geçirildikten sonra ve cari yıl içinde
verilen aylık prim ve hizmet belgeleri için, aksine yapılmış bir tespit
yoksa aylık prim ve hizmet belgesinde bulunan sigortalıların, işe giriş
bildirgelerinin yasal süresi içinde verilmiş olması hâlinde ayrıca
incelemeye gidilmez.
(4)
İhbar, şikayet ve şüphe hâllerinde, bu maddenin birinci fıkrasında
belirtilen belgelerden, sonradan verilenlerin içeriği bildirimleri
işverenin yasal kayıt ve belgelerinden doğrulanması koşuluyla kabul edilir.
(5)
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde sayılan
sigortalıların, ihbar, şikayet ve şüphe hâlleri bulunmadığı sürece sonradan
verilen aylık prim hizmet belgesi kayıt incelemesine gidilmeden kabul
edilir.
(6)
İşverenin; sigortalıların sosyal güvenlik destek primine tabi olarak
çalışırken sehven tüm sigorta kollarından veya tüm sigorta kollarına tabi
çalışırken sehven sosyal güvenlik destek primine tabi bildirildiğini ileri sürerek,
yapılan bu yanlışlığı düzeltmek amacıyla verdiği iptal ve asıl/ek aylık
prim ve hizmet belgeleri incelemeye gerek kalmaksızın işleme alınır. Bu
amaçla verilen asıl/ek aylık prim ve hizmet belgelerine idarî para cezası
uygulanmaz.
Belgenin dayanağı
MADDE 111 – (1) İşverenlerin tutmak zorunda oldukları
defterlerle dayanağı belgeler, aylık prim ve hizmet belgesinin, aylık fiilî
hizmet süresi zammı prim belgesinin ve yıllık itibari hizmet süresi prim
belgesinin dayanağı belgeler niteliğinde sayılır.
(2)
Kanunun 102 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin 4 üncü alt
bendinde belirtilen şekilde tutulmuş kayıtlar geçerli sayılmaz ve her bir
geçersizlik hâli için idarî para cezası uygulanır.
(3)
İşverenler, işyeri sahipleri, alt işverenler ile sigortalıyı devralanların
kanunlar gereğince tutmak zorunda oldukları defterlerle dayanağı belgeler,
prim belgelerinin dayanağı belgeler niteliğinde sayılır. Şu kadar ki;
a)
Kullanılmaya başlanmadan önce tasdik ettirilmesi zorunlu olduğu hâlde
tasdiksiz tutulmuş olan defterlerde sigorta primine esas kazanç ödemeleri
bulunan ilgili aylara,
b)
Kanunî tasdik süresi geçtikten sonra tasdik ettirilmiş olan defterlerin
tasdik tarihinden önceki sigorta primine esas kazanç ödemeleri bulunan
ilgili aylara,
c)
İşçilikle ilgili giderlerin işlenmemiş, eksik veya fazla işlenmiş olduğu
tespit edilen defterlere ilişkin aylara,
ç)
Gerçek ve fiilî çalışmaya dayanmadığı hâlde, kayıt ve belgelerde ücret
tahakkuk veya ödemesi bulunan aylara,
d) Sigorta primleri hesabına esas
tutulan kazançların kesin olarak tespitine imkân vermeyecek şekilde
usulsüz, karışık veya noksan tutulmuş defterlere ait aylara,
e) Herhangi bir ay için sigorta
primleri hesabına esas tutulması gereken kazançların ve kazançlarla ilgili
ödemelerin o ayın dâhil bulunduğu hesap dönemine ait defterlere işlenmemiş
olması hâlinde o aylara,
f) 4/1/1961 tarihli ve 213
sayılı Vergi Usul Kanunu gereğince bilanço esasına göre defter tutulması
gerekirken işletme hesabı esasına göre tutulmuş defterlerde, sigorta primine
esas kazanç ödemelerinin ilgili olduğu aylara,
g) Kanunun 85 inci maddesinin
birinci fıkrasında getirilen hükümler doğrultusunda yapılan inceleme
sonucunda, işin yürütümü için gerekli olan sigorta primine esas kazanç
tutarının Kuruma noksan bildirilmesi dolayısıyla re’sen tahakkuk yapılan ay
veya aylara,
ğ) Durum tespiti, kamu kurum ve
kuruluşları ile 5411 sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşlardan alınan bilgi
ve belgelerden çalıştığı tespit edilen sigortalıların kaydedilmemiş ücret
tediye bordrolarının ait olduğu ay veya aylara,
h) Kamu idareleri ile 5411
sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşlardan alınan kayıtlardan tespit edilen
ücretin altında ücret tahakkuklarının bulunduğu aylara,
ı) Tasdikli sayfalarının
dolması üzerine, yeni defter tasdiki yerine, belgeli bilgilerin yazım
sayfaları kalmayan defterin tasdiksiz sayfalarına kaydedilen ay veya
aylara,
ilişkin defter kayıtları
geçerli sayılmaz. Kullanılmaya başlanmadan önce tasdik ettirilmesi zorunlu
olduğu hâlde tasdiksiz tutulmuş olan defterler hakkında defter ve
belgelerin ibraz edilmemesine ilişkin hükümler uygulanır.
Ücret
tediye bordrosu
MADDE
112 – (1) İşverenler, Kuruma
verdikleri prim belgesinde yazılı olanları doğrulayıcı nitelikte olmak
üzere aylık ücret tediye bordrosu düzenlemekle yükümlüdürler.
(2) Aylık ücret tediye
bordrosunda; Kanunun 102 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin beş
numaralı alt bendinde sayılan hususların bulunması zorunludur.
(3) İşyerinin sicil numarası,
bordronun ilişkin olduğu ay, sigortalının adı, soyadı, sigortalının sosyal
güvenlik sicil numarası, ücret ödenen gün sayısı, sigortalının ücreti
(aylık, haftalık, gündelik, saat veya parça başı ücreti), ödenen ücret
tutarı ve ücretin alındığına dair sigortalının imzasını ihtiva etmeyen
ücret tediye bordroları geçerli sayılmaz. Ücretlerin ve diğer ödemelerin
makbuz mukabilinde veya banka aracılığı ile yapılması hâlinde ücret tediye
bordrosunda imza şartı aranmaz.
Ücret
tediye bordrosunun ayrı ayrı düzenlenmesi ve belgenin işyeri kayıtları ile
mutabakatı
MADDE
113 – (1) Tehlike sınıfları farklı
olan işyerlerinde çalışan sigortalıların aylık ücret tediye bordroları
işverence ayrı ayrı düzenlenir.
(2) Aynı işverene ait iş veya
işyerleri ile ilgili defter veya kayıtların müştereken tutulmuş olması ve
bu defter veya kayıtların, her iş veya işyeri için ayrı ayrı verilmiş olan
aylık prim ve hizmet belgesinde yazılı kazançlar toplamı ile uyumlu olması
hâlinde, iş veya işyeri kayıtlarının verilen bu belgelerde yazılı olanları
doğrulayıcı nitelikte olduğu kabul edilir.
İşyeri
kayıtlarının ibrazı
MADDE
114 – (1) İşyeri kayıt belgelerini
saklama yönünden;
a) İşverenler, işyeri sahipleri
ve alt işveren işyeri ile ilgili tüm defter ve belgeleri, istenilmesi hâlinde,
Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş ilgili memurlarına göstermek
üzere, ilgili bulundukları yılı takip eden takvim yılından başlayarak 10
yıl süreyle, Kamu idareleri 30 yıl süreyle, tasfiye ve iflas idaresi
memurları ise görevleri süresince saklamak zorundadırlar.
b) Sigortalıyı devir alan
işverenler, devredilen sigortalılarla ilgili yükümlülüklerini yerine
getirmişler ise, yükümlülüklerini yerine getirdikleri sigortalılarla ilgili
kendilerine ait işyeri kayıt ve belgelerini birinci fıkrada belirtilen
sürelerle saklamak zorundadır.
(2) Yapılacak tebligat üzerine
defter ve belgeler, incelemeyi yapacak denetim ve kontrolle
görevlendirilmiş ilgili memurun tebligatta belirttiği adrese getirilir.
Ancak, işverenler, işyeri sahipleri, alt işveren ya da sigortalıyı devir
alan işveren tarafından defter ve belgelerin işyerinde ya da belge ile
kanıtlanması kaydıyla işletme merkezinde incelenmesinin yazılı olarak
istenilmesi veya bu isteğin bir tutanakla tespit edilmesi hâlinde, denetim
ve kontrolle görevlendirilmiş ilgili memurca da teftişe elverişli bulunursa
inceleme orada yapılabilir.
(3) Denetim ve kontrolle
görevlendirilmiş ilgili memurların istemeleri hâlinde işverenler,
bilgisayar ortamında sakladığı işyeri kayıt ve belgelerini manyetik ortamda
verirler. İşveren, denetim ve kontrolle görevlendirilmiş ilgili memurlara
uygun donanım ve yazılımlar, terminallere ulaşım imkânları ve uzman
personel sağlamak zorundadır.
(4) Defter ve belgeler Kanunun
99 uncu maddesi gereğince 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat
Kanununa göre yapılacak bildirim ile istenilebileceği gibi, işveren,
işveren vekili, işyeri sahibi, alt işveren veya sigortalıyı devir alan
işveren ile düzenlenecek tutanakla da istenebilir.
(5) Yapılacak tebligata rağmen,
15 gün ya da haklı bir sebep ileri sürülerek yazılı istekte bulunulması
veya bu durumun ilgililerin şahsen başvurusu ile bir tutanakla tespiti
üzerine verilen mehil süresi içinde ibraz edilmeyen defter ve belgelerin
daha sonra ibraz edilmesi hâlinde de gerekli inceleme yapılır.
(6) İşveren, işyeri sahibi,
işveren vekili, alt işveren veya sigortalıyı devir alan işveren tarafından
haklı bir sebep ileri sürülerek istenilen mehil süresi, ilgili denetim ve
kontrolle görevlendirilmiş memurca belirlenir ve ilgiliye yazılı bildirilir.
Zamanaşımının söz konusu olduğu hâllerde mehil süresine ilişkin istekler
kabul edilmez.
(7) Defter ve belgelerin ibraz
edilmeyeceği veya mevcut olmadığı işveren, işyeri sahibi, işveren vekili,
alt işveren veya sigortalıyı devir alan işveren tarafından yazılı olarak
bildirildiği ya da bu durum ilgili denetim ve kontrolle görevlendirilmiş
memurca bir tutanakla tespit edildiği takdirde, ilgililere defter ve
belgelerin ibrazı hususunda ayrıca tebligat yapılmaz.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Primlerin
Ödenmesi
Sigorta
primlerinin ödenme süresi ve erken ödeme
MADDE
115 – (1) Kanunda belirtilen
sigorta primleri, Kurumca çıkarılacak tebliğde belirtilecek süre içinde
Kuruma ödenir.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sosyal güvenlik destek primine tabi
olarak çalışanların primleri aylıklarından kesilmek suretiyle tahsil
edilir.
(3) Kanunun 60 ıncı maddesinin
birinci fıkrasının (c) ve (e) bentleri gereğince genel sağlık
sigortalılarının sigorta primleri ilgisine göre kamu idareleri ve Türkiye
İş Kurumu tarafından; aynı maddenin (d) ve (g) bentlerine göre genel sağlık
sigortalısı olanların sigorta primleri ise kendilerince, Kurumca
çıkarılacak tebliğde belirtilecek süre içinde ödenir. Türkiye İş Kurumu
tarafından Kuruma ödenmesi gereken primlerin anılan Kuruma aktarılacak olan
işsizlik sigortası priminden mahsup edilmesine ilişkin esaslar iki kurum
arasında yapılacak protokolle düzenlenir.
(4) Cari aya ilişkin prim
borçlarının katma değer vergisi alacağından mahsup suretiyle ödenmek istenilmesi
hâlinde, Kurumca çıkarılan tebliğde belirtilecek ödeme sürelerinin bitim
tarihinden itibaren on beş gün içinde yapılan mahsuplar süresi içinde
yapılmış sayılır.
(5) Kurum, işverenlerin her
türlü borçlarını, varsa kendilerine yapacağı ödemelerden mahsup etmeye
yetkilidir.
(6) Sigorta primleri, Kurumca
çıkarılacak tebliğde belirtilecek süreler dışında ödenmekle birlikte;
a) 2822 sayılı Kanuna göre
toplu iş sözleşmesi akdedilen işyerlerinden dolayı toplu iş sözleşmesine
istinaden geriye yönelik olarak ödenen ücretlere ilişkin sigorta priminin,
toplu iş sözleşmesinin imzalandığı tarihten,
b) Kamu kurum ve kuruluşlarında
çalışan ve toplu iş sözleşmesi dışında kalan sigortalı personel ile, toplu
iş sözleşmesine tabi olmakla beraber sendikalara üye olmamaları sebebiyle
özel sektöre ait işyerlerinde sözleşme kapsamında bulunmayan personele
yapılan geriye dönük ücret artışlarına ilişkin kararların alındığı
tarihlerden,
c) Ücretleri Maliye Bakanlığının
vizesine tabi olması sebebiyle ödenmesine sonradan karar verilen kamu
sektöründe görevli sigortalı personel için vizenin gecikmesine bağlı olarak
yasal süresi dışında verilmek zorunda kalınan ek prim belgelerine ilişkin
sigorta primlerinin, vize işleminin gerçekleştiğine ilişkin yazının ilgili
kuruluşa intikal tarihinden,
ç) Bir aydan fazla istirahat
alan sigortalılara Kurumca ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin yanı sıra
işverenlerince toplu iş sözleşmesine dayanılarak istirahatlı bulunulan süre
için ücret ödenmesi hâlinde istirahat süresinin sona erdiği tarihten,
d) Operasyonlara katılmak
amacıyla görev yerleri değiştirilen askerî birliklerin bu durumunu
belgelemeleri kaydıyla yasal süresi dışında vermiş oldukları prim
belgelerine ilişkin sigorta primlerinin belgenin verildiği tarihten,
e) 4857 sayılı İş Kanununun 21
inci maddesine istinaden iş mahkemelerince veya özel hakem tarafından
verilen kararlar uyarınca, göreve iadesine karar verilen sigortalı için,
kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının, sigortalıya tebliğinden sonra
on iş günü içinde sigortalı işverene işe başlamak üzere başvurduğu
takdirde, onuncu iş günün içinde bulunduğu ayı takip eden ay başından,
f) İdare mahkemesi kararlarına
göre görevlerine iade edilen sigortalı ile ilgili olarak mahkeme kararının
idareye tebliğ edildiği tarihi takip eden günden,
g) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendine göre sigortalı olanlar için yasal düzenleme
veya Bakanlar Kurulu Kararı ile geriye dönük olarak ödenmesine karar
verilen aylık, ücret veya tahsisata ait olmak kaydıyla tahakkuk ettirilecek
primler ödeme gününü takip eden günden,
ğ) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendine göre sigortalı olanlardan görevden
uzaklaştırılması veya görevine son verilmesine rağmen idarî tasarrufla ya
da yargı kararı ile görevlerine iade edilenler için geriye dönük olarak
ödenen aylık, ücret veya tahsisata ait tahakkuk ettirilecek primler
ödemenin yapıldığı tarihi takip eden günden,
başlamak üzere Kurumca
çıkarılacak tebliğde belirtilecek süreler içinde ödenirse yasal süresi
içinde ödenmiş kabul edilir.
(7) Kurumun süresi içinde
ödenmeyen prim alacakları hakkında Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci
fıkrası hükmü uyarınca işlem yapılır.
(8) Yasal süresi içinde
ödenmeyen prim alacakları için, muacceliyet tarihinden itibaren en geç bir
yıl içinde icra yoluna başvurmayan Kurumun yetkili personeli hakkında genel
hükümlere göre kovuşturma yapılır.
(9) Kurum, Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 4 numaralı alt bendi kapsamında
sigortalı olarak tescil edilmiş olanların prim borçlarını, diğer tahsilat
yolları dışında, sattıkları tarımsal ürün bedellerinden borç tutarını
geçmemek şartıyla %5 oranında kesinti yaptırmak suretiyle tahsil eder.
Kurum bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tebliğ ile
belirler.
(10) Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olmakla birlikte, 4857
sayılı Kanunun 13 ve 14 üncü maddelerine göre kısmi süreli veya çağrı
üzerine çalışanlar ile Kanuna göre ev hizmetlerinde ay içinde 30 günden az
çalışan sigortalılar için eksik günlerine ait genel sağlık sigortası
primlerinin 30 güne tamamlanması zorunludur. Bu durumda olan sigortalıların
eksik günlerine ilişkin genel sağlık sigortası primleri, Kanunun 60 ıncı
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendi veya (g)
bendi kapsamında ödenir.
(11) Kanunun 87 nci maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen yükümlüler, peşin olarak en
fazla 360 güne kadar olan primlerini erken ödeyebilirler.
(12) Erken ödeme indirimine
ilişkin süre, ödemenin yapıldığı günü takip eden günden kanunî ödeme
süresinin son gününe kadar (son gün hariç) geçen gün sayısı dikkate
alınarak hesaplanır. Taksitler hâlinde yapılan ödemelerde, birden fazla
taksitin erken ödenmesi hâlinde süre, erken ödenen her bir taksit içinde
aynı şekilde belirlenir. Kanunun 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendinde belirtilen yükümlülerin ödeyeceği prim alacağının yasal ödeme
süresinin hesabında 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 18 inci maddesiyle
uzayan süreler dikkate alınır.
(13) Erken ödeme indirimi,
ödemenin yapıldığı ayda ödeme vadesi başlamış ayın prim tutarı hariç olmak
üzere takip eden ayların primlerine ödemenin yapıldığı tarihi takip eden
günden başlamak üzere Bakanlar Kurulunca belirlenen indirim oranları
dikkate alınarak günlük hesaplanır.
(14) İndirim miktarı, ödemesi
gereken prim borcunun erken ödenen gün sayısı ve tespit edilen aylık oranın
bir günlüğü ile çarpımı suretiyle bulunur. Bu miktar, ödemesi gereken prim
borcundan çıkarılarak ödenecek tutar hesaplanır.
(15) Erken ödeme indirimi bu
maddenin onbirinci fıkrasında belirtilen yükümlülerin üniteye yaptığı
ödemelerde uygulanır.
(16) Erken ödeme kapsamında
prim alacaklarını dönemleri itibarıyla sınırlamaya, münhasıran tahakkuk
eden prim alacakları için uygulatmaya, indirimin yapılma şekli ve zamanı
ile diğer usul ve esasları belirlemeye Kurum yetkilidir.
Afet
durumunda belgelerin verilme süresi ve primlerin ertelenmesi
MADDE
116 – (1) Kanunun 91 inci
maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerle prim borçları ertelenen
işverenler ile sigortalıların borçlarını ödeme vadesi, erteleme süresinin
son günüdür. Kurum afet nedeniyle prim ödeme aczine düşme hâllerini
belirler.
(2) Kanunun 91 inci maddesinin
birinci fıkrasında belirtilen durumlarda, afetin meydana geldiği ayda
verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgesi, aylık fiilî hizmet süresi
zammı prim belgesi ve yıllık itibari hizmet süresi prim belgesi afetin
meydana geldiği ayı takip eden üç ay içinde Kuruma verildiği takdirde,
süresinde verilmiş sayılır.
(3) Kurum Yönetim Kurulu; genel
hayatı etkilediğine karar verilen afetler dolayısıyla Kanunun 91 inci
maddesinin üçüncü fıkrasının uygulaması bakımından prim ödeme sürelerini,
vadelerinin bitim tarihinden itibaren uzatmaya yetkilidir. Bu yetki, bölge,
il, ilçe, mahal ve afetten zarar görenler ile afetten zarar görme derecesi
veya prim türleri itibarıyla farklı süreler tespit etmek suretiyle de
kullanılabilir.
(4) Prim borcunun ertelendiği
sürede zamanaşımı işlemez ve ertelenen kısmına gecikme cezası ve gecikme
zammı uygulanmaz.
DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM
Kuruma Yeterli İşçiliğin Bildirilmiş
Olup Olmadığına İlişkin
|