|
Sosyal
Güvenlik Kurumu Başkanlığından:
KAMU GÖREVLİLERİNİN TAHSİS
YARDIMLARINA İLİŞKİN TEBLİĞ
Amaç
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 31/5/2006 tarihli ve 5510
sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre kamu
görevlilerine, uzun vadeli sigorta kollarından bağlanan aylıklar ile
öngörülen yardımlara ilişkin usul ve esasları belirlemek ve düzenlemektir.
Kapsam
MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve
Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre kamu görevlileri ile bunların hak
sahiplerine, uzun vadeli sigorta kollarından sağlanan hak ve yükümlülükler
ile yararlanma şartları ve tahsis mevzuatına ilişkin usul ve esasları
kapsar.
Dayanak
MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve
Genel Sağlık Sigortası Kanununun 25, 26, 27, 28, 30, 31, 32, 33, 34, 35,
36, 37, 39, 44, 47, 96, 97, geçici 4, geçici 6 ve geçici 14 üncü
maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 4 – (1) Bu Tebliğin uygulanmasında;
a)
Kanun: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununu,
b)
Kurum: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığını,
c)
Hak sahibi: Sigortalının veya malûllük, vazife malullüğü veya yaşlılık
aylığı almakta olanların ölümü halinde, aylık bağlanmasına veya toptan
ödeme yapılmasına hak kazanan eş, çocuk, ana ve babasını,
ç)
Kurum sağlık kurulu: Devlet memurları ile devlet memurları gibi emeklilik
işlemine tabi olanlar hakkında, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti
sunucularının sağlık kurullarınca düzenlenecek raporlardaki teşhis ve bu
teşhise dayanak teşkil eden belgeleri incelemek suretiyle, çalışma gücü
kaybı ve meslekte kazanma gücü kaybı oranlarını, erken yaşlanma hali ve
vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücü kaybını, malullük
derecelerini belirlemeye ve maluliyete ilişkin görüş oluşturmaya yetkili
Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan Sağlık
Kurulunu,
d)
Vazife malullüğü: Kanunun 47 nci maddesinde belirtilen vazife veya harp
malullüğü hallerini,
e)
Vazife Malullüğü Tespit Kurulu: Kamu görevlilerinin vazife malullüğü
durumunu tespit eden Kurulu,
f)
Uzun vadeli sigorta kolları: Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortası
kollarını,
g)
Emekliye sevk onayı: Kanunun 48 inci maddesinde belirtilen yetkili
makamlarca alınan onayı,
ğ)
Aylık: Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile vazife malullüğü halinde
yapılan sürekli ödemeyi,
h)
Ödeme dönemi: Kanuna göre bağlanan aylıkların, ödeme tarihinden, takip eden
ödeme tarihine kadar geçen süreyi,
ı)
Kamu görevlileri: Devlet memurları ile devlet memurları gibi emeklilik
işlemine tabi olan ve Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c)
bendi kapsamındaki sigortalıları,
i)
Ay: Ücretleri; devlet memurları ile devlet memurları gibi emeklilik
işlemine tabi olanlardan;
1)
Her ayın 15'inde ödenenler için, ayın 15'inden ertesi ayın 14'üne kadar,
2)
Her ayın 1'inde ödenenler için, ayın 1'i ilâ sonu arasında,
geçen
ve otuz gün olarak değerlendirilen süreyi,
j)
Yıl: Ücretleri; devlet memurları ile devlet memurları gibi emeklilik
işlemine tabi olanlardan;
1)
Her ayın 15'inde ödenenler için, 15 Ocak tarihinden ertesi yılın 14 Ocak
tarihine kadar,
2)
Her ayın 1'inde ödenenler için, 1 Ocak ilâ 31 Aralık tarihleri arasında,
geçen ve 360 gün olarak değerlendirilen
süreyi,
k)
Kamu idareleri: 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve
Kontrol Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde
belirtilen kamu idareleri ve kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı
idare, ortaklık, müessese ve işletmeleri ve yukarıda belirtilenlerin
ödenmiş sermayesinin % 50’sinden fazlasına sahip oldukları ortaklık ve
işletmelerden Türk Ticaret Kanununa tabi olmayanlarla özel kanunlarına göre
personel çalıştıran diğer kamu kurumlarını,
ifade
eder.
Malul sayılma
ve malullük sigortasından sağlanan yardımlar
MADDE 5 – (1) Kanunla malullük sigortasından sağlanan yardım
malullük aylığı bağlanmasıdır.
(2)
Kamu görevlilerinin veya kamu idaresinin talebi üzerine Kurumca
yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usulüne
uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi
sonucu;
a)
Görevlerine devam etmekte olanların, çalışma gücünün en az % 60’ını veya
vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği,
b)
Görevlerinden ayrıldıktan sonra, herhangi bir sigortalılık haline tabi
olmayanların çalışma gücünün en az % 60’ını kaybettiği,
c)
Personel kanunlarına tabi olanların hastalıklarının kanunlarında tayin edilen
sürelerden fazla devam ettiği, olmayanların ise hastalık sebebiyle malûl
sayılmalarına esas alınacak hastalık süreleri hakkında kendi özel kanunları
yürürlüğe girinceye kadar 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun hastalık
iznine ilişkin hükümleri uygulanmak suretiyle bu süreleri doldurdukları,
Kurum
Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalılar malul sayılır.
(3)
Kamu görevlilerinin, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten
önce çalışma gücünün % 60'ını veya vazifesini yapamayacak derecede meslekte
kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca önceden veya sonradan
tespit edilenler, bu hastalık veya özrü sebebiyle malullük aylığından
yararlanamaz.
(4)
Kurum Sağlık Kurulunca malul olduğuna karar verilenler, yazılı talepleri
halinde, haklarında malullük hükümleri uygulanmaksızın görevlerinden istifa
etmiş sayılmak suretiyle kurumlarınca malullüklerinin mani olmadığı başka
vazife veya sınıflara naklen atanabilirler. Bu şekilde başka vazife veya
sınıflara naklen atanarak çalışanlar, istekleri halinde de malullük
haklarını kullanırlar. Ancak özel kanunlarına göre yükümlülük süresine tabi
olanlar, bu yükümlülüklerini tamamlamadıkça veya maluliyetlerinin yeni
vazifelerini yapmaya mani olduğuna dair usulüne uygun yeniden rapor
almadıkça malullük haklarını kullanamazlar.
(5)
Vazifelerini yapamayacak derecede hastalığa uğrayanlar, hastalıkları
kanunlarında belirtilen sürelerden fazla sürmesi durumunda, hastalıklarının
mahiyetine ve doğuş sebeplerine göre malul sayılır. Kanunlarındaki yazılı
sürelerden önce geçen hastalığının en çok bir yıl içinde nüksetmesi halinde
eski ve yeni hastalık süreleri birleştirilmek suretiyle işlem yapılır.
(6)
Malullük durumunu gösteren sağlık raporu alınmadan doğrudan malullük aylığı
bağlanması talebinde bulunan sigortalılar, öncelikle Kurumca
yetkilendirilen sağlık kuruluşuna sevk edilerek, malullük durumunun
tespitine esas sağlık kurulu raporunun temini yoluna gidilir.
Malullük
sigortasından yararlanma şartları ile usul ve esaslar
MADDE 6 – (1) Kamu görevlilerine malullük aylığı
bağlanabilmesi için;
a)
Kanuna göre malul sayılması,
b)
En az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka
birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul olanlar için ise
sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları primi bildirilmiş olması,
şartları
aranır.
(2)
Kamu görevlileri için;
a)
Çalıştıkları kamu idarelerine müracaatları ile kamu idarelerince alınacak
emekliye sevk onayı,
b)
Görevinden ayrıldıktan sonra başka bir sigortalılık haline tabi olarak
çalışmamış olanların ise, talep dilekçesi ile Kuruma başvurması ve Kamu
idarelerince alınacak emekliye sevk onayı,
c)
Bu fıkranın (a) ve (b) bentlerinde sayılanlardan bir adet belgelik
fotoğraf,
ile
ilgili döneme ait aylık prim ve hizmet belgesi henüz Kuruma verilmemiş
olanlar için sigortalı işten ayrılış bildirgesinin Kuruma gönderilmesi
gerekir.
(3)
Birden fazla sigortalılık haline tabi olarak çalışan veya prim ödeyen
sigortalıların malullük aylığı bağlanmasına ilişkin taleplerinde, son defa
kamu görevlisi olarak görev yapmış olma şartı dikkate alınarak
sonuçlandırılır.
Yaşlılık
sigortasından sağlanan yardımlar
MADDE 7 – (1) Kamu görevlilerine, yaşlılık sigortasından,
yaşlılık aylığı ve yaşlılık toptan ödemesi yapılır.
Yaşlılık
aylığına hak kazanma koşulları
MADDE 8 – (1) 30/4/2008 (hariç) tarihinden sonra sigortalı
olup;
a)
Kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olanlardan en az 9000 gün,
b)
Bu fıkranın (a) bendinde belirtilen yaş hadlerine 65 yaşı geçmemek üzere,
üç yıl eklenmesi ve adlarına en az 5400 gün,
c)
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 40 ıncı maddesi
gereğince yaş haddinden emekliye ayrılanlara 5400 gün,
ç)
Özel kanunları gereğince kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilenlere yaş
şartı aranmaksızın 9000 gün,
malûllük,
yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması,
d)
Yaş hadlerinin uygulanmasında Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasının
(a) bendinde belirtilen prim gün sayısı şartının doldurulduğu ve aynı fıkranın
(b) bendinde belirtilen tarihlerde geçerli olan yaş hadlerinin esas
alınması,
şartıyla
yaşlılık aylığı bağlanır.
(2)
Kanunun 28 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları dışındaki diğer
fıkralarda yer alan Kamu görevlilerinden Kanunun yürürlük tarihinden sonra,
ilk defa sigortalı olanların, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet
sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve
dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, Kurum Sağlık Kurulunca
çalışma gücündeki kayıp oranının;
a)
% 50 ilâ % 59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 16 yıldan beri
sigortalı olmaları ve 4320 gün,
b)
% 40 ilâ % 49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 18 yıldan beri
sigortalı olmaları ve 4680 gün,
malûllük,
yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla bu maddenin
birinci fıkrasının (a) bendindeki yaş şartları aranmaksızın yaşlılık
aylığına hak kazanırlar.
(3)
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa kamu görevlisi
olanlardan;
a)
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca tespit edilen maden işyerlerinin
yeraltı işlerinde sürekli veya münavebeli olarak en az 20 yıldan beri
çalışanlar için yaş şartı 55 olarak uygulanır.
b)
55 yaşını dolduran ve erken yaşlanmış olduğu tespit edilenler, yaş
dışındaki diğer şartları taşımaları halinde yaşlılık aylığından yararlanır.
(4)
Kurum Sağlık Kurulunca başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul
çocuğu olduğuna karar verilen kadın sigortalıların, Kanunun yürürlük
tarihinden sonra geçen prim gün sayılarının 1/4 oranı, sigortalının prim
gün sayısına ilave edilir ve bu süre emeklilik yaş hadlerinden indirilir.
Yaşlılık aylığı
başvurusu, istenilecek belgeler ve sonuçlandırılması
MADDE 9 – (1) Kamu görevlilerinden;
a)
Yaşlılık aylığı talebiyle çalıştıkları kamu idarelerine,
b)
Görevlerinden ayrıldıktan sonra herhangi bir sigortalılık haline tabi
olmayanlardan yaşlılık aylığı talebiyle Kuruma veya son defa çalıştıkları
kamu idarelerine,
müracaat
eden sigortalıların durumları ilgili kamu idarelerince incelendikten sonra
düzenlenen emekliye sevk onayının da bulunduğu emeklilik belgesi ile bir
adet belgelik fotoğrafı ve ilgili döneme ait aylık prim ve hizmet belgesi
henüz verilmemiş olanlar için sigortalı işten ayrılış bildirgesi yazı
ekinde Kuruma gönderilir. Kurumca ilgili mevzuata uygunluğu tespit
edildikten sonra aylık bağlanır.
(2)
Birden fazla sigortalılık haline tabi olarak çalışan veya prim ödeyen
sigortalıların yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin talepleri, sigortalılık
süresi içinde en fazla sigortalılığının geçtiği sigortalılık hali esas
alınarak sonuçlandırılır. Sigortalılık hallerindeki hizmetlerin eşitliği
halinde ise, son defa tabi olduğu sigortalılık haline göre işlem yapılır.
(3)
Yaşlılık aylığı;
a)
Kamu idarelerinde çalışanların, görevleriyle ilişiğinin kesildiği tarihi
takip eden,
b)
Her ne şekilde olursa olsun görevinden ayrılmış ve daha sonra başka bir
sigortalılık haline tabi olarak çalışmamış olanlar ile kontrol muayenesi
sonucu aylığı kesilenlerin ise tahsis talep tarihini takip eden,
ay
başından başlar.
(4)
Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek kararname ile atananların görevleriyle
ilişiklerinin kesilmesi ilgili bakanın onayı ile tekemmül eder. Ancak,
özelleştirilmeleri sonucu sermayesindeki kamu payı % 50'nin altına düşen
kuruluşlar ile satış veya devri yapılmış olan kuruluşlarda çalışmakta iken
emekliye ayrılanlar için emekliye sevk onayı aranmaz.
Sosyal güvenlik
destek primi
MADDE 10 – (1) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra, ilk
defa kamu görevlisi olarak göreve girenlerden;
a)
Yaşlılık aylığı alanlardan, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(b) bendi kapsamında çalışmaya başlayanların, yaşlılık aylıklarının
kesilmemesi için yazılı istekte bulunanların yaşlılık aylıklarının
ödenmesine devam edilir.
b)
Görevlerinden veya işinden ayrıldıktan sonra Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışırken, sigortalılık
faaliyetine son vermeyeceğini beyan ettikten sonra yazılı istekte
bulunanlara, Kanuna göre yaşlılık aylığı bağlanır.
(2)
Birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamında olanlardan, tarımsal
faaliyetlerde kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar hariç, almakta
oldukları veya bağlanacak yaşlılık aylıklarının % 15’i oranında sosyal
güvenlik destek primi kesilir. Yaşlılık aylığından kesilecek olan bu tutar,
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine tabi sigortalılara
ilgili yılın Ocak ayında ödenen en yüksek yaşlılık aylığından alınabilecek
sosyal güvenlik destek priminden fazla olamaz.
(3) Aylıklarından sosyal güvenlik destek
primi kesilen sigortalılardan ayrıca kısa vadeli sigorta kolları primi
alınmaz. Sosyal güvenlik destek primine tâbi olanların primleri,
aylıklarından kesilmek suretiyle tahsil edilir. Sosyal güvenlik destek
primi ödenmiş veya bildirilmiş süreler, Kanuna göre malûllük, yaşlılık ve
ölüm sigortaları prim gün sayısına ilave edilmez, Kanuna göre yaşlılık ve
ölüm toptan ödemesi yapılmaz.
(4)
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine tâbi faaliyete
başladığı için Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendine
göre yaşlılık aylığı kesilenler, tercihlerini sosyal güvenlik destek
primine tabi olma yönünde, sosyal güvenlik destek primine tabi olanlar ise
tüm sigorta kollarına tabi olma yönünde değiştirebilirler.
(5) Kanunun 30 uncu maddesinin beşinci
fıkrası gereğince tercih değişikliği talebinde bulunanların bu değişikliğe
ilişkin talepleri, örneği Kurumca hazırlanan sigorta kolu tercih bildirimi
ile alınır. Bunlardan tüm sigorta kollarına tabi olmak isteyenlerin
aylıkları, bildirimin Kurum kayıtlarına geçtiği tarihi izleyen ödeme dönemi
başında kesilir. Sosyal güvenlik destek primine tabi olmak isteyenlerin
aylıkları ise, bildirimin Kurum kayıtlarına geçtiği tarihi takip eden ödeme
döneminden itibaren Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi
gereğince yeniden hesaplanmak suretiyle başlatılır.
(6)
3201 sayılı Kanuna göre borçlanılan yurtdışı hizmetlerine istinaden
yaşlılık aylığı bağlananlar hakkında sosyal güvenlik destek primine ilişkin
hükümler uygulanmaz.
(7)
Gerek Kanunun yürürlük tarihinden önce gerekse yürürlük tarihinden sonra
sosyal güvenlik destek primi ödenmiş veya bildirilmiş süreler Kanuna göre
malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim gün sayısına ilave edilmez,
toptan ödeme yapılmaz.
Yaşlılık toptan
ödemesinden yararlanma şartları ve başvuru
MADDE 11 – (1) Yaşlılık toptan ödemesi, kamu görevlilerinden
Kanunun yürürlük tarihinden sonra ilk defa sigortalı olanlardan, yaşlılık
aylığı bağlanması için gerekli yaş şartını doldurduğu halde malullük ve
yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamayan sigortalıya yapılır.
(2)
Yaşlılık toptan ödemesi yapılması için Kuruma yazılı olarak başvuruda
bulunan sigortalılardan gerekli durumlarda ilgili döneme ait hizmet belgesi
henüz Kuruma verilmemiş olanlar için işten ayrılış bildirgesi istenir.
Vazife malulü
sayılma ve yararlanma şartları
MADDE 12 – (1) Kamu görevlilerinden Kanunun yürürlük
tarihinden sonra ilk defa sigortalı olanların malullükleri;
a)
Vazifelerini yaptıkları sırada,
b)
Vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu
idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden,
c)
Kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken,
ç)
İdarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında,
d)
İşyerinde herhangi bir nedenden dolayı meydana gelen kazadan,
doğmuş
olması halinde veya vazifelerini yapamayacak derecede hastalığa
uğrayanların, hastalıkları kanunlarında tayin edilen sürelerden fazla devam
edenlerin, hastalıklarının mahiyetlerine ve doğuş sebeplerine göre vazife
malullüğü durumu, Kurumca oluşturulan Vazife Malullüğü Tespit Kurulu
tarafından karara bağlanır ve vazife malullüğü kabul edilenler hakkında
Kanunun 47 nci maddesi hükmü uygulanır.
(2)
Vazife malûllükleri; keyif verici içki ve her çeşit maddeler kullanmaktan,
kanun, tüzük ve emir dışında hareket etmiş olmaktan, yasak fiilleri
yapmaktan, intihara teşebbüsten, her ne suretle olursa olsun kendisine veya
başkalarına menfaat sağlama veya zarar verme amacından meydana gelmesi
halinde, haklarında vazife malûllüğü hükümleri uygulanmaz. Bunlar hakkında
malullük hükümlerine göre işlem yapılır.
(3)
Vazife malullüklerinin bildirimleri;
a)
Vazife malûllüğüne sebep olan olayı, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine veya
kendi mevzuatlarına göre yetkili mercilere derhal,
b)
Kuruma en geç 15 iş günü içinde,
Kamu
idarelerince yapılır. Kuruma aynı süre içerisinde sigortalılar veya hak
sahiplerince de bildirim yapılabilir. Vazife malûllüğüne sebep olan olaydan
kamu idarelerinin yetkili mercilerinin haberdar edilmemiş olması hali
dışında ilgililerin bildirimi, kamu idarelerinin bildirim sorumluluğunu
ortadan kaldırmaz.
(4)
Kuruma bildirim süresi; vazife malûllüğüne sebep olan olayın meydana
geldiği tarihten, hastalıklarının sebep ve mahiyetleri dolayısıyla
haklarında vazife malûllüğü hükümleri uygulanacaklar için hastalıklarının
tedavisinin imkânsız olduğuna dair kesin işlemli raporun onay tarihinden,
esirlik ve gaiplik hallerinde ise bu hallerin sona erdiği tarihten itibaren
başlar.
(5)
Süresi içerisinde bildirimde bulunulan vazife malûllüğü aylıkları,
sigortalının ölüm ya da malûliyeti sebebiyle göreviyle ilişiğinin kesildiği
tarihi takip eden aybaşından başlar.
(6)
Vazife malûllüğü, süresi içerisinde bildirilmeyen sigortalılara; kamu
idareleri ya da sigortalılar veya hak sahiplerince sonradan yapılacak
bildirim üzerine, vazife malûllüklerinin belgelenmesi ve müstahak olmaları
şartıyla, bu Kanunun zamanaşımı hükümleri dikkate alınmak suretiyle vazife
malûllüğü aylığı bağlanır veya bağlanmış olan aylıklar düzeltilir. Bu
durumda, sigortalı veya hak sahiplerine bağlanacak aylık ya da aylık
farklarının, vazife malûllüğünün bildirildiği tarihe kadar olan toplam
tutarı, Kurumca ilgili kamu idaresine ödettirilir. Kuruma bildirilen
hususların gerçeğe uymadığı ve olayın vazife malullüğü kapsamında
olmadığının anlaşılması halinde, Kurumca bu olay için yersiz olarak
yapılmış ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe aykırı
bildirimde bulunanlardan Kanunun 96 ncı maddesine göre tahsil edilir.
(7)
Kamu idaresinin kontrolü dışındaki yerlerde vazife malullüğüne ilişkin olay
olması halinde, kamu idaresinin olayla ilgili bilgi alınmasına engel olacak
durumlarda, olayın öğrenildiği tarihten itibaren en geç onbeş iş günü
içinde o yer yetkili kolluk kuvvetlerince veya sigortalılar veya hak
sahiplerince Kuruma bildirilir.
(8)
Vazife malûllüğüne sebep olan olayla ilgili bilgi ve belgeler kamu idaresi
tarafından doğrudan ya da posta yoluyla Kuruma gönderilir. Adi posta veya
kargo ile yapılan bildirimlerde Kurum kayıtlarına intikal tarihi,
taahhütlü, iadeli taahhütlü veya acele posta ile yapılan bildirimlerde
postaya veriliş tarihi esas alınır.
Harp malulü
sayılma ve yararlanma şartları
MADDE 13 – (1) Subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş
ile Türk Silâhlı Kuvvetlerince görevlendirilen kamu görevlilerinden;
a)
Harpte fiilen ateş altında,
b)
Harpte, harp bölgelerindeki harp harekât ve hizmetleri sırasında, bu
harekât ve hizmetlerin sebep ve etkileriyle,
c)
Harpte veya harbe hazırlık devresinde her çeşit düşman silâhlarının
etkisiyle,
ç)
Askerî harekâtı gerektiren iç tedip ve sınır hareketleri sırasında, bu
hareketlerin sebep ve etkisiyle,
d)
Barışta veya olağanüstü hallerde, emir veya görev ile uçuş yapan uçucularla
hangi meslek ve sınıftan olursa olsun emirle görevli olarak uçakta
bulunanlardan uçuşun havadaki ve yerdeki sebepleriyle ve yine emir ve görev
ile dalış yapan dalgıçlarla, hangi meslek ve sınıftan olursa olsun emirle
görevli olarak denizaltı gemisinde veya dalgıç kıtasında bulunanlardan
denizaltıcılık veya dalgıçlığın çeşitli sebep ve etkileriyle,
e)
Anayasanın 92 nci maddesi veya Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası
sözleşmeler uyarınca Türk Silâhlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere
gönderilmesini gerektiren durumlarda, birliklerin bulundukları yerlerden hareketlerinden
itibaren yurt içinde, yurt dışında, yabancı ülkelerde veya yurda dönüş
sırasında,
vazife
malulü olanlara harp malûlü denir. Ayrıca, kamu görevlisi olarak görev
yapanlardan, uluslararası barışı koruma ve destekleme operasyonlarında
Türkiye Cumhuriyetince görevlendirilenlerden vazife malullüğü hükümleri
uygulananlar Kanunun 47 nci maddesi hükmüne göre harp malullüğü zammından
yararlandırılır.
(2)
Harp malûllerinin, 1053 sayılı Nizamnameye göre tespit edilen malûllük
derecesine göre Kanunun 47 nci maddesinde belirtilen göstergeler esas
alınarak bulunacak harp malullüğü zammı tutarı, vazife malullüğü
aylıklarına ayrıca eklenir.
Vazife ve harp
malullüğü aylığı alanlardan çalışanlar
MADDE 14 – (1) Vazife malullüğü aylığı alanlardan tekrar kamu
görevlisi olarak çalışmaları halinde; bu görevleri sırasında eski malûllük
derecelerinin değişmesi veya görevleri esnasında vazife malulü olmaları
halinde, aylığı yeni malûllük derecesi dikkate alınarak son prime esas
kazancı üzerinden ilk vazife malûllüğü aylığından az olmamak kaydıyla
yeniden hesaplanır.
(2)
Vazife malûllüğü aylığı bağlanmış malûllerden, Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamında sigortalı olarak
çalışmaya başlayanların aylıkları kesilir. Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi hariç olmak üzere
diğer alt bentlerine tabi çalışmaya başlayan vazife malullerinden
aylıklarının kesilmemesi için yazılı istekte bulunanların yaşlılık
aylıklarının ödenmesine devam edilir. Bunlardan, almakta oldukları
aylıklarının % 15’i oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir.
(3)
Harp malûlleri ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele
Kanunu, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması
Hakkında Kanuna göre vazife malûllüğü aylığı bağlanmış malûllerden, Kanunun
4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında
sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar ile 3713 sayılı Kanuna göre aylık
bağlanmış malûller ile aynı Kanun kapsamına giren olaylar sebebiyle vazife
malûllüğü aylığı alan er ve erbaşların, kamu görevlisi olarak çalışmaları
halinde de aylıkları kesilmez. Harp malullerinin aylıklarının kesilmesi
halinde dahi harp malullüğü zamları kesilmez.
(4)
Aylıkları kesilmeksizin kamu görevlisi olarak çalışanlar hakkında uzun
vadeli sigorta kolları, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve
(b) bentleri kapsamında çalışanlar hakkında ise, iş kazası ve meslek
hastalığı sigortası hükümleri uygulanır. İş kazası ve meslek hastalığı
sigortası hükümleri uygulananların uzun vadeli sigorta kollarına tabi
olmayı istemeleri halinde, bu isteklerini Kuruma bildirdikleri tarihi takip
eden ay başından itibaren, haklarında uzun vadeli sigorta kolları da
uygulanır ve bu fıkra kapsamına girenlerden ayrıca genel sağlık sigortası
primi alınmaz.
(5)
Vazife malullüğü aylığı almakta iken, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamında tekrar sigortalı olarak
çalışmaya başlayanlar bu görevlerinden ayrıldıklarında, vazife malullüğü
aylığı bağlandıktan sonra geçen çalışmalarına karşılık ayrıca yaşlılık
aylığına hak kazanıyor ise her iki aylığı birden ödenir, yaşlılık aylığına
hak kazanamayanlara ise talepleri halinde bu hizmetlerine karşılık toptan
ödeme yapılır.
Kurumlarınca
gönderilecek olan vazife malullüğünün tespitinde esas alınacak belgeler
MADDE 15 – (1) Kamu idareleri olayın oluş sebebine göre,
aşağıda belirtilen belgeleri, kesin işlemli raporun fotoğraflı onaylı aslı
ile diğerlerinin aslı veya aslına uygunluğu onaylanmış şekilde düzenleyerek
Kuruma gönderirler;
(a)
Malullüğün, vazifelerini yaptıkları sırada meydana gelmesi halinde;
1
– a) Görev belgesi, görev veya emir sözlü olarak verilmiş ise; bu görev
veya emri veren yetkiliye ait görev veya emir verdiğine dair yazılı, imzalı
beyanı,
b)
Olay yeri tespit tutanağı,
c)
Kıta mazbatası ve durum belgesi,
ç)
Görgü tanıkları ifade tutanakları,
d)
İlk müdahale raporu,
e)
Görülen tedaviler ve kullanılan istirahat raporları sonunda, Kurumca
yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usulüne
uygun düzenlenecek kesin işlemli sağlık kurulu raporu,
f)
Ölüm halinde; ölü muayene ve otopsi raporu,
g)
Adli ve idari tahkikat raporu,
ğ)
İlgili kurum tarafından tanzim edilen harcırah ödenip ödenmediğine dair
belge,
h)
Güzergah krokisi,
2
– Trafik kazalarında, bu maddenin (a) bendinin 1 inci alt bendinde belirten
belgelere ek olarak;
a)
Trafik kazası tespit tutanağı,
b)
Görevlendirilen sürücü ise; sürücüye ait alkol tespit tutanağı ile sürücü
belgesi,
c)
Araçtan veya görevli olan kamu görevlisinin üzerinden çıkan ve savcılık
tarafından tanzim edilen eşya tespit tutanağı,
3
– Silah kazalarında, bu maddenin (a) bendinin 1 inci alt bendinde belirten
belgelere ek olarak;
a)
Savcılık iddianamesi,
b)
Mahkeme kararı,
4
– Malullüğün, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve 2330 sayılı Nakdi
Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında meydana gelen
olaylar neticesinde oluşması halinde, bu maddenin (a) bendinin 1 inci alt
bendi ile 2 nci alt bendinde belirten belgelere ek olarak;
a)
Olayın oluş şekline göre yetkili mahkemelerce alınan mahkeme kararı,
b)
Savcılıkça düzenlenen; iddianame, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar,
daimi arama kararı, fezleke, olayda kullanılan silahlara ait ekspertiz
raporu, savcılık tarafından alınan sanık ifade tutanakları, nakdi tazminat
komisyon kararı, olay görevden ayrıldıktan sonra veya görev haricinde
meydana gelmiş ise son defa kamu görevlisi olarak görev yaptıkları kamu
idaresince düzenlenecek olan, olayın ilgililerin görevi ile ilişkisini
gösteren belgeler,
(b)
Malullüğün, vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi
bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden meydana gelmesi
halinde bu maddenin (a) bendinde belirtilen belgelere ek olarak;
a)
İşin gördürülmesini talep eden kurumun oluru,
b)
Görev yaptığı kamu idaresinin görevlendirmeye yetkili amiri tarafından
başka bir kamu idaresine ait görevi yapmak üzere görevlendirildiğini
gösteren görev belgesi,
(c)
Kamu idarelerinin menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken doğmuş
olması halinde, bu maddenin (a) bendinin 1 inci alt bendinin b,ç,d,e,f,g,
şıklarında belirtilen belgelere ek olarak, ilgililerin görev yaptığı kamu
idaresinin yetkili amirince düzenlenen ve olayın, kamu idaresinin
menfaatini koruma maksadından meydana geldiğini gösteren yazı,
(ç)
Malullüğün, kamu idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten
dönüşü sırasında meydana gelmesi halinde, bu maddenin (a) bendinin 1 inci
alt bendinin b,c,ç,d,e,f ve g şıkları ile 2 nci bendinin a ve b şıklarında
belirtilen belgelere ek olarak;
a)
Olay tarihinde izinli veya istirahatli (raporlu) olmadığını,
b)
Kamu Kurum ve Kuruluşları Personel Servis Hizmet Yönetmeliğine göre aracın
idarece sağlandığını,
gösteren
belgeler.
(d)
Malullüğe neden olan kazanın işyerinde meydana gelmesi halinde, bu maddenin
(a) bendinin 1 inci alt bendinin b,ç,d,e,f ve g şıkları ile (a) bendinin 4
üncü alt bendinin (ç) şıkkında yer alan olay tarihinde izinli veya
istirahatli (raporlu) olmadığını belirten belgeler,
(2)
Malullüğün veya ölümün yapılan görevin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir
sebeple ve çalışma koşullarından dolayı meydana gelmesi halinde kamu
idareleri, aşağıda belirtilen belgeleri, kesin işlemli raporun fotoğraflı
onaylı aslı ile diğerlerinin aslı veya aslına uygunluğu onaylanmış şekilde
düzenleyerek Kuruma gönderirler;
a)
Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca
usulüne uygun düzenlenecek kesin işlemli sağlık kurulu raporu ve bu raporun
dayanağı tüm tıbbi belgeleri.
b)
Hastalık veya ölümün oluşmasına neden olabilecek çalışma yeri ve şartlarını
gösteren belgeler.
(3)
Kurum, bu belgelere ek olarak olayların yer, zaman, oluş şekli vb.
nedenlerden dolayı ek bilgi ve belgelerin de düzenlenerek gönderilmesini
kamu idarelerinden ister.
Ölüm
sigortasından sağlanan yardımlar
MADDE 16 – (1) Ölüm sigortasından sağlanan yardımlar; ölüm
aylığı bağlanması, ölüm toptan ödemesi, evlenme ve cenaze ödeneği
yapılmasıdır.
Ölüm aylığına
hak kazanma koşulları ve başvuru belgeleri
MADDE 17 – (1) Kanunun yürürlük tarihinden sonra ilk defa kamu
görevlisi olanların hak sahiplerine en az 1800 gün malullük, yaşlılık ve
ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması şartıyla ölüm aylığı bağlanır.
(2)
Ölüm aylığı;
a)
Ölüm tarihinde sigortalı ile yasal evlilik bağlantısı bulunan eşine,
b)
Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentlerine
tabi olarak iş kazası ve meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortasına
göre çalışmaları hariç, Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı
kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık
bağlanmamış çocuklardan;
1)
Evli olup olmadığına bakılmaksızın, 18 yaşını, ortaöğrenim görmesi halinde
20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurmayan erkek
çocuklarına,
2)
Evli olup olmadığına bakılmaksızın, Kurum Sağlık Kurulu kararı ile çalışma
gücünü en az % 60 oranında yitirdiği tespit edilen çocuklarına,
3)
Yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan
veya dul kalan kız çocuklarına,
c)
Aylıkta hak sahibi eş ve çocuklardan artan;
1)
Hissenin bulunması halinde, her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu
gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer
çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir
ve/veya aylık bağlanmamış olması şartıyla ana ve babasına,
2)
Hisseye bakılmaksızın, bu bendin (1) numaralı alt bendindeki şartları
taşıyan ve 65 yaşın üstünde olan ana ve babasına,
Kanunun
34 üncü maddesindeki esaslar dahilinde bağlanır.
(3)
Birden fazla sigortalılık haline tabi olarak çalışan veya prim ödeyen
sigortalıların hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanmasına ilişkin
taleplerinde, son defa kamu görevlisi olarak görev yapmış olma şartı
dikkate alınarak sonuçlandırılır. Son sigortalılık haline göre ölüm aylığı
bağlanamaması durumunda, diğer sigortalılık hallerindeki hizmetlerine göre
ayrı ayrı değerlendirme yapılarak, aylığa hak kazanacağı sigortalılık hali
esas alınarak aylık bağlanır.
(4)
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının; (b) bendi kapsamında geçen
hizmetlerle birlikte (c) bendi kapsamında ölüm aylığı bağlanacağı
durumlarda, (b) bendi kapsamında geçen hizmetler prim ve prime ilişkin her
türlü borçların ödendiği tarih itibariyle geçerli sayılır ve aylık, bu
tarihi takip eden aybaşından itibaren başlar.
(5)
Ölüm aylığı bağlanabilmesi için hak sahiplerinin örneği Kurumca hazırlanan
tahsis talep dilekçesi ile Kuruma başvurması şarttır. Tahsis talep
dilekçesine;
a)
18 yaşını doldurmayanlar hariç, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20
yaşını, yüksek öğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurmayan erkek
çocukların ilgili öğretim kurumundan alacakları öğrenci belgesi,
b)
15 yaşından küçük çocuklar hariç olmak üzere bir adet belgelik fotoğraf,
c)
Malul çocuklar için sağlık kurulu raporu,
d)
Ana ve babaların hak sahipliği konusunda Sigortalının Ölümünde Hak Sahibi
Olan Ana ve Babaya Aylık Bağlanmasının Tespitine İlişkin Tebliğde
belirtilen belgeler,
eklenir.
Ölüm toptan
ödemesine hak kazanma koşulları ve başvuru
MADDE 18 – (1) Ölüm toptan ödemesi, kamu görevlilerinin ölümü
ile ölüm aylığı bağlanmasına ilişkin şartların oluşmaması durumunda,
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin güncellenerek hak
sahiplerine ödenmesidir.
(2)
Kanunun 36 ncı maddesi gereğince, ölen sigortalıların hak sahiplerine ölüm
aylığı bağlanamaması durumunda, ölüm tarihi esas alınmak kaydıyla 31 inci
maddenin birinci fıkrasına göre hesaplanan tutar, sigortalının eşine,
çocuklarına, ana ve babasına Kanunda belirtilen hisseler oranında
paylaştırılır.
(3)
Ölüm toptan ödemesinden yararlanabilmek için hak sahiplerinin Kurumca
hazırlanan tahsis talep dilekçesi ile Kuruma müracaat etmesi şarttır.
Dilekçeye, 18 yaşını doldurmayanlar hariç, ortaöğrenim görmesi halinde 20
yaşını, yüksek öğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurmayan erkek
çocukların ilgili öğretim kurumundan alacakları öğrenci belgesi eklenir.
(4)
Genel sağlık sigortası primleri toptan ödeme yoluyla ödenmez. Sigortalının,
varsa hizmet borçlanmaları ile isteğe bağlı sigorta primleri tutarı da, bu
toplama dahil edilir.
(5)
Toptan ödeme yapıldıktan sonra artan tutar olursa, sigortalının ölümünden
sonra doğan veya soy bağı düzeltilen veya babalığı hükme bağlanan
çocuklarına da toptan ödeme yapılır. Hak sahibi eş ve çocuklara yapılacak
toptan ödemelerin toplamı, toptan ödenecek miktarı geçemeyeceğinden, bu
sınırın aşılmaması için gerekirse, hak sahibi kimselerin hisselerinden
orantılı olarak indirim yapılır.
Evlenme ödeneği
MADDE 19 – (1) Ölüm aylığı almakta iken evlenen ve bu nedenle
aylığı kesilen kız çocuklarına bir defaya mahsus olmak üzere, evlenme
tarihindeki aylığının iki yıllık tutarı evlenme ödeneği olarak ödenir.
(2)
Evlenme ödeneğinin ödenmesi için hak sahibi kız çocuğunun bir dilekçe ile
Kuruma başvurması gerekir. Evlenme tarihi nüfus kütüğüne işlenmemişse,
dilekçeyle birlikte, evlenme cüzdanının bir örneğinin de Kuruma verilmesi
zorunludur.
(3)
Evlenme ödeneği verilen kız çocuklarının aylıkları, evlenme tarihini
izleyen ödeme dönemi başından itibaren durdurulur ve aylıkların
durdurulduğu tarihten iki sene sonra kesilir. Aylıkta bulunan diğer hak
sahiplerinin aylıkları, aylığın kesildiği tarihten itibaren yükseltilir.
Cenaze ödeneği
MADDE 20 – (1) Cenaze ödeneği;
a)
Vazife malullüğü sonucu,
b)
Vazife malullüğü, malullük veya yaşlılık aylığı almakta iken,
c)
Son defa kamu görevlisi olarak görev yapmış olma şartı dikkate alınarak en
az 360 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi bildirilmiş durumda
iken,
ölen
sigortalının hak sahiplerine verilir. Bu fıkranın (c) bendine istinaden
verilecek cenaze ödeneğinde ölüm tarihinde sigortalı olma şartı aranmaz.
(2)
Cenaze ödeneği sırasıyla sigortalının eşine, yoksa çocuklarına, o da yoksa
ana veya babasına, o da yoksa kardeşlerine verilir.
(3)
Cenaze ödeneği verilebilmesi için, hak sahiplerince ölüm tarihini belirten
bir dilekçe ile Kuruma başvurulması gerekir. Sigortalının ölüm tarihi nüfus
kütüğüne kaydedilmemişse dilekçeyle birlikte sigortalının ölüm tarihini
belirten ilgili makamlarca usulüne göre düzenlenen bir belgenin Kuruma
verilmesi gerekir.
(4)
Cenaze ödeneği, Kurum Yönetim Kurulunca belirlenip Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanı tarafından onaylanan tarife üzerinden ödenir.
(5)
Cenaze ödeneğinin bu maddenin ikinci fıkrada sayılanlara ödenmemesi ve
cenazenin gerçek veya tüzel kişiler tarafından kaldırıldığının belgelenmesi
durumunda, bu maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen tutarı geçmemek üzere
belgelere dayanan masraflar, masrafı yapan gerçek veya tüzel kişilere
ödenir.
(6)
Kamu görevlisi olarak görev yapmakta iken ölenlerin hak sahiplerine,
çalıştıkları kamu idarelerince ilgili mevzuat gereği ölüm yardımı hariç
cenaze gideri, cenaze nakil gideri ödeneği veya bu mahiyette bir ödemenin
yapılması halinde, Kurum tarafından cenaze ödeneği ödenmez.
Malullük, vazife malullüğü ve ölüm
sigortası bakımından üçüncü kişinin sorumluluğu
MADDE 21 – (1) Kamu görevlilerinin, üçüncü bir kişinin kastı
nedeniyle malûl, vazife veya harp malulü olması halinde kendilerine, ölümü
halinde hak sahiplerine, Kanun uyarınca bağlanacak aylığın başladığı
tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, Kurumca zarara sebep olan
üçüncü kişilere rücu edilir. Üçüncü kişiler peşin sermaye değerinin
yarısından kusurları oranında sorumludurlar.
(2)
Bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen malullük, vazife veya harp
malullüğü veya ölüm hali, kamu görevlileri veya er ve erbaşlar ile kamu
idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği
olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise bu fiillerden dolayı
haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere,
sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan aylıklar için
Kurumca, kamu idarelerine veya ilgililere rücu edilmez.
Kanuni
temsilciler, vekiller ve yabancı uyrukluların tahsis başvuruları
MADDE 22 – (1) Kanunun öngördüğü yardım veya tahsisin
yapılabilmesi için; sigortalı ve hak sahiplerinden reşit ve ergin
olmayanların kanuni temsilcilerinin yazılı istekte bulunmaları şarttır.
(2)
Sigortalı veya hak sahiplerinin vekilleri tarafından yapılacak yazılı
taleplerde, Kurumca verilecek ödenekler ile bağlanacak aylıklar için
başvurma yetkisi bulunduğunu açıkça belirten ve noterlikçe onaylanmış
vekaletnamenin ibraz edilmesi gerekir.
(3)
Yabancı uyruklu sigortalılarla, bunların hak sahipleri için, bunların
hüviyetlerini gösteren 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri
Kanununa göre yetkili makamlar tarafından düzenlenerek verilen yabancılara
ait ikamet tezkeresi, Kuruma ibraz edilir. Hak sahibi yabancılar, hak
sahibi olduklarını Kurumca istenecek belgelerle ispatlar.
Zamanaşımının
uygulanması
MADDE 23 – (1) Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, kamu
görevlilerinin kendilerine, bunların ölümü halinde hak sahiplerine
bağlanması gereken aylıkların, hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl
içerisinde istenilmemesi halinde, talep tarihinden geriye doğru gidilerek
beş yıllık kısmı sigortalı ve hak sahiplerine ödenir. Geriye kalan kısım
ise zamanaşımına uğrar.
(2)
Kuruma müracaat etmemenin haklı bir sebebe dayandığını genel hükümlere göre
ispat edenler hakkında, zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz ve hak
edilen aylıklar ödenir.
(3)
Bağlanan aylıklardan herhangi bir döneme ilişkin aylığını belirli bir süre
almayanların, alınmayan aylıkları, talepleri halinde herhangi bir
zamanaşımı süresi uygulanmadan ödenir.
(4)
Cenaze ve evlenme ödenekleri ile ölüm toptan ödemesi, hakkın doğduğu
tarihten itibaren beş yıl içinde istenmezse düşer.
(5)
Yargı kararıyla gaipliğine karar verilen sigortalının hak sahiplerine
bağlanacak aylıklarla yapılacak toptan ödemeler ve genel sağlık sigortasına
ait alacakların zaman aşımı süresi, gaipliğe ilişkin kararın kesinleştiği
tarihte başlar.
Kanunun geçici
4 üncü, geçici 6 ncı ve geçici 14 üncü maddelerine ilişkin hükümler
MADDE 24 – (1) Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle
5434 sayılı Kanuna göre tahsis edilmiş; aylık, tazminat, harp malûllüğü
zammı, evlenme ikramiyesi, ölüm, eğitim ve öğretim yardımı gibi diğer
ödemeler ile yardımlara ve 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci
maddesine göre verilmekte olan ek ödemeye Kanunla yürürlükten kaldırılan
hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre devam olunur.
Bunlardan fiili hizmet süresi beş ilâ on yıl arasında olan iştirakçilerden
dolayı dul ve yetim aylığı almakta olanların, aylıklarının hesabında
Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun, aylığa
hak kazanma, evlenme ve cenaze ödenekleri ile aylıkların ödemeye devam
şartlarında Kanunun 32, 34 ve 37 nci maddeleri esas alınır.
(2)
Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde;
a)
Bir süre iştirakçi olduktan sonra görevinden ayrılanların,
b)
İştirakçi iken, Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle kamu görevlisi
sigortalılık kapsamına alınanların,
c)
Kamu görevlisi olarak yeniden çalışmaya başlayanların,
ç)
Bu fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilenlerin dul ve
yetimlerinin,
aylık,
tazminat, harp malûllüğü zammı, evlenme ikramiyesi gibi diğer ödemeler ile
ölüm, eğitim ve öğretim yardımları hakkında, Kanunla yürürlükten kaldırılan
hükümleri de dahil 5434 ve mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem
yapılır.
(3)
İkinci fıkra kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması,
azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı,
ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik
ikramiyeleri hakkında, Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil
5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin
uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate
alınır.
(4)
5434 sayılı Kanuna göre ödenen aylıklar ile Kanunun geçici 4 üncü maddesine
göre bağlanacak aylıklar, memur maaş katsayılarındaki artışlara göre
yükseltilir. Ayrıca, 5434 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra
barem, teşkilat, kadro ve sair kanunlar ile aynı rütbe, kadro ve sair
kanunlarda yapılacak değişiklikler sonucunda aylık tutarlarında meydana
gelecek yükselmeler, aynı rütbe, kadro unvanı ve dereceden bağlanmış
bulunan emeklilik, malûllük ve vazife malûllüğü aylıkları ile dul ve yetim
aylıkları hakkında da uygulanır.
(5)
5434 sayılı Kanuna göre iştirakçi olup Kanunun yürürlük tarihinden sonra
kamu görevlisi olanların malullükleri;
a)
Vazifelerini yaptıkları sırada,
b)
Vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu
idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden,
c)
Kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken,
ç)
İdarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında,
d)
İşyerinde herhangi bir nedenden dolayı meydana gelen kazadan,
doğmuş
olduğu, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık
kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî
belgelerin incelenmesi sonucunda, çalışma gücünün en az % 60’ını veya
vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettikleri
anlaşılanlar hakkında, Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil
5434 sayılı Kanundaki vazife ve harp malullüğüne ilişkin hükümler
uygulanır.
(6)
Kanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak
çalışmaya başlamış olup, çalışmaya başlamadan önce ilgili mevzuatına göre
alınmış ve en az % 40 oranında özürlü olduklarını gösterir sağlık kurulu
raporu bulunanlar ile en az % 40 oranında doğuştan özürlü olduklarını
belgeleyenlerden aylık talep tarihinde kamu görevlisi olanlara; en az 5400
gün uzun vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş ya da emekli keseneği
ödenmiş olması kaydıyla, istekleri halinde bu madde hükümleri esas alınarak
yaşlılık aylığı bağlanır. Ancak çalışmaya başladıktan sonra, Kurumca
yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne
uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi
sonucu, Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının;
a)
% 50 ilâ % 59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 5760,
b)
% 40 ilâ % 49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 6480,
gün
uzun vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması kaydıyla, haklarında,
Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun
hükümlerine göre işlem yapılır.
(7)
a) Kamu görevlisi olarak görev yapanlar ile kamu idarelerindeki
görevlerinden ayrıldıkları tarihte 5434 sayılı Kanunun ilgili hükümlerine
göre malullük veya emekli aylığı bağlanabilmesi için yeterli hizmet süresi
bulunmayan ve görevden ayrıldıktan sonra herhangi bir sigortalılık haline
tabi olarak çalışmamış olanların, borçlanacağı ya da ihya edeceği
hizmetleri ile birlikte prim ödeme gün sayısı bakımından Kanun hükümlerine
göre malullük veya yaşlılık aylığına hak kazanmaları halinde, müracaatları
üzerine borçlanma ya da ihya işlemleri 5434 sayılı Kanuna göre hesap
edilerek, kendilerine ödemenin yapıldığı tarihi takip eden ay başından
itibaren 5434 sayılı Kanun hükümleri uyarınca aylık bağlanır. Emeklilik
ikramiyesi ödenmiş süreler bu kez ikramiye ödemesinde dikkate alınmaz,
b)
Kanunun yürürlük tarihinden önce ölen, ancak 5434 sayılı Kanun hükümlerine
göre, yeterli hizmet süresi bulunmadığı için dul ve yetimlerine aylık
bağlanamamış olanların, prim ödeme gün sayısı bakımından Kanun hükümlerine
göre ölüm aylığına hak kazanan hak sahiplerine,
c)
Bu fıkranın (b) bendi kapsamındaki hak sahiplerinin, ölen adına
borçlanacakları ya da ihya edecekleri hizmetleri ile birlikte prim ödeme
gün sayısı bakımından Kanun hükümlerine göre aylığa hak kazanmaları ve
müracaatları halinde, 5434 sayılı Kanuna göre hesap edilecek borçlanma ya
da ihya tutarlarını ödedikleri tarihi takip eden ay başından itibaren,
ç)
Bu fıkranın (b) ve (c) bentleri kapsamında olanlara, Kanunla yürürlükten
kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanuna göre aylıkları bağlanır.
Emeklilik ikramiyesi ödenmiş süreler bu kez ikramiye ödemesinde dikkate
alınmaz. Bunlardan fiili hizmet süresi beş ilâ on yıl arasında olan
iştirakçilerden dolayı dul ve yetim aylığı bağlanacak olanların aylığa hak
kazanma, evlenme ve cenaze ödenekleri ile ödemeye devam şartları Kanunun
32, 34 ve 37 nci maddelerine göre işlem yapılır.
(8)
Kesenek veya toptan ödemeleri zamanaşımına uğramış olması nedeniyle
hizmetleri tasfiye edilmiş olanların, tasfiye edilmiş süreleri başkaca bir
işleme gerek kalmaksızın birleştirilecek hizmet olarak kabul edilir.
(9)
Kanunun yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı
kanunlar ile 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesindeki sandıklara tâbi
sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı,
itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve
sigortalılık süreleri tabi oldukları kanun hükümlerine göre
değerlendirilir.
(10) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
önce iştirakçi veya sigortalı olanlar ile vazife malullüğü, malullük ve
yaşlılık veya emekli aylığı bağlananlar ve Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihte sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmaya devam edenler
hakkında sosyal güvenlik destek primine tabi olma bakımından Kanunla
yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerinin uygulanmasına devam
edilir. Ancak;
a)
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
çalışanlar için sosyal güvenlik destek primi oranı Kanunun 80 inci
maddesine göre tespit edilen prime esas kazançlar üzerinden Kanunun 81 inci
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen prim oranına % 30
oranının eklenmesi suretiyle bulunan toplamdır. % 30 oranının dörtte biri
sigortalı, dörtte üçü işveren hissesidir. Bu kapsamda sayılan kişilerden
sosyal güvenlik destek primine tâbi olanların prim ödeme yükümlüsü bunların
işverenleridir. Sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışan
sigortalının iş kazası geçirmesi veya meslek hastalığına tutulması halinde
bu sigorta kollarından gerekli yardımlar yapılır.
b)
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı
sayılanlardan, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından alınacak belgelerle
doğrulamak kaydıyla faaliyette bulunulmadığına ilişkin süreler hariç olmak
üzere çalışılan süreleri için, sosyal güvenlik destek primi oranı olarak
Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde belirtilen
hükümler uygulanır. Söz konusu maddede belirtilen oran, Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten 31/12/2008 tarihine kadar % 12 olarak, takip eden her
yılın Ocak ayında bir puan artırılarak uygulanır. Ancak bu oran % 15’i
geçemez. Kesilecek olan bu tutar, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendine tabi sigortalılara ilgili yılın Ocak ayında ödenen
en yüksek yaşlılık aylığından alınabilecek sosyal güvenlik destek priminden
fazla olamaz. 506 sayılı Kanuna göre yaşlılık aylığı almakta iken, serbest
avukat veya noter olarak çalışmalarını sürdürenler hakkında da bu bent
hükümleri uygulanır.
c)
Harp malûlleri ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele
Kanunu, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması
Hakkında Kanuna göre aylıkları hesaplanarak ödenen veya asayiş ve
güvenliğin sağlanması ile ilgili kanunlara göre vazife malûllüğü aylığı
almakta iken; Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla çalışmaya devam
edenler ile sonradan Kanuna tabi çalışmaya başlayacaklar için sosyal
güvenlik destek primi uygulanmaksızın Kanunun 5 inci maddesinin (c) bendi
hükümleri uygulanır.
ç)
5434 sayılı Kanuna göre vazife malullüğü aylığı almakta iken bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamında çalışmaya devam edenler hakkında,
Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde yazılı talepleri
doğrultusunda Kanunun iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri ve
uzun vadeli sigorta kolları veya sosyal güvenlik destek primine ait
hükümleri uygulanır. Bunlardan uzun vadeli sigorta primi ödeyenlerin
belirtilen süre içinde yazılı talepte bulunmamaları halinde ayrıca iş
kazası meslek hastalığı hükümleri uygulanır, sosyal güvenlik destek primi
kesilmez. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi olup, Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten sonra 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre vazife
malullüğü aylığı bağlananlardan Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamında çalışmaya başlayanlar hakkında da
yazılı talepleri doğrultusunda işlem yapılır. Bu bent kapsamında olanlardan
ayrıca genel sağlık sigortası primi alınmaz.
Yürürlük
MADDE 25 – (1) Bu Tebliğ 2008 yılı Ekim ayı başından itibaren
geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 26 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Sosyal Güvenlik Kurumu
Başkanı yürütür.
|