|
Adalet ve İçişleri
Bakanlıklarından:
CUMHURİYET BAŞSAVCILIKLARI VE
MAHKEMELERCE ALINACAK
TANIK KORUMA TEDBİRLERİNE İLİŞKİN ESAS VE
USULLER
HAKKINDA YÖNETMELİK
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç
MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, ceza muhakemesinde
yaptığı tanıklık veya koruma görevi sebebiyle hayatı, beden bütünlüğü veya
mal varlığı ağır ve ciddî bir tehlike içinde bulunduğu anlaşılan kişiler
ile yakınlarının, 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu hükümleri çerçevesinde
korunması amacıyla alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
Kapsam
MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, ceza muhakemesinde yaptığı
tanıklık veya koruma görevi sebebiyle hayatı, beden bütünlüğü veya mal
varlığı ağır ve ciddî bir tehlike içinde bulunduğu anlaşılan kişiler ile
yakınlarının korunması amacıyla, soruşturma veya kovuşturma evresinde
Cumhuriyet savcısı ya da mahkemelerce alınabilecek tanık koruma
tedbirlerinin türü, içeriği, değiştirilmesi, kaldırılması ve tedbir
kararlarının saklanması ile söz konusu tedbirlerin uygulanmasında görev
alan kamu görevlileri ve diğer kişilerin uymaları gereken gizlilik
kurallarına ilişkin usul ve esasları kapsar.
(2)
Bu Yönetmelik hükümleri, Kanunun 23 üncü maddesi kapsamında, 25/10/1963 tarihli ve 353 sayılı Askeri Mahkemeler
Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre gerçekleştirilecek ceza
muhakemesi işlemlerinde de uygulanır.
(3)
Bu Yönetmelik hükümleri, 12/4/1991 tarihli ve 3713
sayılı Terörle Mücadele Kanununun 20 nci maddesi
hükmüne göre alınan koruma tedbirleri ile 29/7/2003 tarihli ve 4959 sayılı
Topluma Kazandırma Kanunu hükümlerine göre haklarında koruma tedbiri
uygulananları kapsamaz.
Dayanak
MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 27/12/2007
tarihli ve 5726 sayılı Tanık Koruma Kanununun 5, 8, 10, 18 ve 25 inci
maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 4 – (1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında;
a) Değerlendirme raporu: Kolluk makamları ile diğer birimler
tarafından hazırlanan ve hakkında tedbir kararı verilmesi muhtemel olan
kişi veya yakınları ile ilgili olarak soruşturma veya kovuşturma konusu suçun
önemi, tanığın yapacağı açıklamaların içeriği, bu kişilerin hayatı, beden
bütünlüğü veya mal varlığı bakımından karşı karşıya kaldıkları tehlikenin
ağırlığı ile söz konusu şahısların kişisel bilgileri, psikolojik durumu ve
benzer mahiyetteki diğer özelliklerini birlikte değerlendiren raporu,
b)
Kanun: 27/12/2007 tarihli ve 5726 sayılı Tanık
Koruma Kanununu,
c)
Koruma birimi: Tanıklar hakkında ilgili merciler tarafından verilen koruma
tedbirlerini uygulamak üzere Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel
Komutanlığı bünyesinde oluşturulmuş kolluk birimlerini,
ç)
Koruma tedbiri: Yönetmeliğin 7 nci maddesinde
sayılan tanık koruma tedbirlerini,
d)
Kurul: Tanık Koruma Kurulunu,
e)
Tanık: Ceza muhakemesinde tanık olarak dinlenen kişiyi, tanık sıfatıyla dinlenen
suç mağdurlarını ve 4/12/2004 tarihli ve 5271
sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 50 nci
maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi ile (c) bendi gereğince
yemin verilmeksizin dinlenen tanıklardan; soruşturma veya kovuşturma konusu
suçlara iştirakten veya bu suçlar nedeniyle suçluyu kayırmaktan ya da suç
delillerini yok etme, gizleme veya değiştirmekten şüpheli, sanık veya
hükümlü olanlar ile Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin
birinci fıkrasının (d) bendinde sayılan yakınlarını,
f)
Uygulama ve takip raporu: Kararı uygulayan koruma birimi tarafından, kararı
veren makam veya mercie gönderilmek üzere karar tarihinden itibaren her yıl
veya gerektiğinde bu süreyi beklemeden hazırlanan raporu,
ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Tanık Koruma Tedbirlerinin Kapsamı
Koruma tedbirine konu
olabilecek suçlar
MADDE 5 – (1) Tanık koruma tedbirleri aşağıda sayılan
suçlarla ilgili olarak uygulanır:
a)
26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza
Kanununda ve ceza hükmü içeren özel kanunlarda yer alan ağırlaştırılmış
müebbet hapis, müebbet hapis ve alt sınırı on yıl veya daha fazla hapis
cezasını gerektiren suçlar,
b)
İlgili mevzuatta suç sayılan fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenen ve alt sınırı iki yıl veya daha fazla hapis
cezasını gerektiren suçlar,
c)
Terör örgütlerinin faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlar.
Hakkında koruma tedbiri
uygulanabilecek kişiler
MADDE 6 – (1) Tanık koruma tedbirleri;
a)
Ceza muhakemesinde tanık olarak dinlenenler,
b)
Ceza Muhakemesi Kanununun 236 ncı maddesine göre
tanık olarak dinlenen suç mağdurları,
c)
Ceza Muhakemesi Kanununun 50 nci maddesinin
birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi ile (c) bendi gereğince yemin
verilmeksizin dinlenen tanıklardan; soruşturma veya kovuşturma konusu
suçlara iştirakten veya bu suçlar nedeniyle suçluyu kayırmaktan ya da suç
delillerini yok etme, gizleme veya değiştirmekten şüpheli, sanık veya
hükümlü olanlar,
ç)
Tanık koruma biriminde görev yapan personel, bu Yönetmelik kapsamına giren
suçlara ait istihbaratta, soruşturmada veya kovuşturmada görev alan gizli
soruşturmacı, muhbir ve kolluk personeli ile diğer kamu görevlileri,
d)
Yukarıdaki bentlerde sayılan kişilerin; nişanlısı, evlilik bağı kalmasa
bile eşi, kan hısımlığından veya kayın hısımlığından üstsoy ya da altsoyu,
ikinci derece dahil kan veya ikinci derece dahil
kayın hısımları ve evlatlık bağı bulunanlar ile yakın ilişki içerisinde
oldukları kişiler,
hakkında uygulanabilir.
Tanık koruma tedbirleri
MADDE 7 – (1) Cumhuriyet savcısı ve mahkemeler tarafından alınabilecek
tanık koruma tedbirleri şunlardır:
a)
Kimlik ve adres bilgilerinin kayda alınarak gizli tutulması ve yapılacak
tebligatlara ilişkin ayrı bir adres tespit edilmesi,
b)
Tanıkların, duruşmada hazır bulunma hakkına sahip bulunanlar olmadan dinlenmesi
ya da ses veya görüntüsünün değiştirilerek özel ortamda dinlenmesi,
c)
Tutuklu veya hükümlü tanıkların durumlarına uygun bir ceza infaz kurumu ya
da tutukevine yerleştirilmesi,
ç)
Fizikî koruma sağlanması.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Tanık Koruma Kararları
Koruma talebi
MADDE 8 – (1) Yönetmeliğin 7 nci
maddesinde sayılan tedbirler bakımından tanık koruma talebi; soruşturma
evresinde ilgili Cumhuriyet başsavcılığı veya kolluğa, kovuşturma evresinde
ise mahkemeye yazılı ya da sözlü olarak yapılır.
(2)
Diğer resmî mercilere yapılan başvurular da değerlendirilmek üzere
gecikmeksizin ilgili Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkemeye gönderilir.
(3)
Kişiler, kovuşturma evresinin sona ermesinden sonra kendileri ya da
yakınları için fizikî koruma sağlanmasına yönelik taleplerini bizzat Kurula
da yapabilir. Bu aşamada Cumhuriyet başsavcılıkları veya mahkemelere
yapılan talepler gecikmeksizin Kurula gönderilir.
(4)
Cumhuriyet başsavcılıkları ve mahkemeler, Kanunun 5 inci maddesinin birinci
fıkrasının (d) ilâ (h) bentlerinde yazılı koruma tedbirlerine yönelik
talepleri gecikmeksizin Kurula gönderir.
Koruma kararı
MADDE 9 – (1) Hayatı, beden bütünlüğü veya mal varlığı ağır
ve ciddî bir tehlike içinde bulunması nedeniyle korunmaları zorunlu olan
tanıklar hakkında hangi tedbir ya da tedbirlerin uygulanacağının
belirlenmesi bakımından Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkemeye yapılacak
başvurularda mutlaka gerekçe gösterilir. Ayrıca talep içeriğinde koruma
kararına dayanak olabilecek hukukî ve fiilî nedenlere de yer verilir.
(2)
Koruma kararı; soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından,
kovuşturma evresinde ise Cumhuriyet savcısı veya tanığın talebi üzerine ya
da re'sen mahkemece verilir. Karar verilmeden
önce kolluk makamları ile diğer birimlerin hazırlayacağı değerlendirme
raporları dikkate alınır.
(3)
Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından koruma kararı alınırken; korunan
kişi veya yakınlarının karşı karşıya kaldığı tehlikenin ağırlığı,
soruşturma ve kovuşturma konusu suç ile tanığın yapacağı açıklamaların önemi,
alınacak tedbirin yaklaşık maliyeti, tanığın psikolojik durumu ve benzer
mahiyetteki diğer özellikleri de göz önünde bulundurulur.
(4)
Kararda, Yönetmeliğin 7 nci maddesinde sayılan
tanık koruma tedbirlerinden biri veya birkaçının aynı anda uygulanması
hüküm altına alınabilir.
(5)
Aynı sonuç daha hafif bir koruma tedbiri ile elde edilebiliyorsa veya
tedbirlerden birinin uygulanması aynı anda bir başka tedbirin uygulanmasını
da zorunlu kılıyorsa, karar sürecinde bu hususlar da nazara alınır.
Koruma kararında bulunması
gereken hususlar
MADDE 10 – (1) Cumhuriyet savcısı ve mahkemelerce kişiler
hakkında verilen tanık koruma tedbiri kararlarında aşağıdaki hususların
bulunması zorunludur:
a)
Korunmasına karar verilen tanığın açık kimlik ve adres bilgileri,
b)
Tanıklık konusu olay,
c)
Tanıklığa ilişkin bilgiler,
ç)
Tedbir veya tedbirlerin şekli ve süresi,
d)
Kararın istem üzerine veya re'sen verilip
verilmediği,
e)
Karara dayanak teşkil eden hukukî ve fiilî sebepler,
f)
Tanık anlatımlarının, soruşturma veya kovuşturma evresinde olayın nitelik
ve kapsamına göre sağladığı veya sağlayacağı fayda,
g)
Soruşturma veya kovuşturma konusu olayla sınırlı ve orantılı olmak üzere,
karara dayanak teşkil edecek somut olayın özellikleri.
(2)
Gerektiğinde verilen tedbirleri bizzat uygulayacak kolluk veya koruma
birimi de ilgili kararda açıkça gösterilir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Cumhuriyet Savcısı ve Mahkemelerce
Alınabilecek Tanık Koruma Tedbirleri
Kimlik ve adres bilgilerinin
gizlenmesi tedbiri
MADDE 11 – (1) Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından
korunmasında zorunluluk bulunduğu re’sen veya
istem üzerine belirlenen tanıkların kimlik ve adres bilgileri gizli
tutulur.
(2)
Tanığın kimlik ve adres bilgilerinin gizli tutulmasında zorunluluk
bulunduğunun kolluk birimleri tarafından belirlenmesi hâlinde, durum vakit
geçirilmeksizin ilgili Cumhuriyet savcısına bildirilir ve bu konuda bir
karar verilinceye kadar tanığın kimlik ve adres bilgilerinin açığa
çıkmasını engelleyecek her türlü tedbir alınır.
(3)
Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkemeye yapılacak olan kimlik ve adres
bilgilerinin gizli tutulmasına ilişkin talepler, tanık koruma defterine
kaydedilir ve uygun görülmesi hâlinde tanık için yeni bir kod isim ve adres
belirlenmesine karar verilir. Bu karar ile ekli yeni kimlik ve adres
bilgilerine ilişkin tutanak, ilgili Cumhuriyet savcısı veya hâkim ile
görevli zabıt kâtibince imzalanarak tanık koruma kartonunda gizlilik
esasları çerçevesinde muhafaza edilir.
(4)
Tanığın soruşturma veya kovuşturma evrelerindeki beyanlarının tamamı koruma
kararında belirtilen kod isimle tutanaklara kaydedilir ve sonraki tüm
işlemlerin de bu isimle yürütülmesi sağlanır.
(5)
Tanığın çağrılması, Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından tanığın
gösterdiği veya re’sen belirlenecek bir adrese
ilgili koruma veya kolluk birimi marifetiyle yapılır.
(6)
Talebinin bulunması ve uygun görülmesi hâlinde tanığa telefon, telgraf,
faks veya elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de çağrı
yapılabilir.
(7)
Çağrı için belirlenen adres, telefon veya diğer iletişim bilgilerinin
herhangi bir nedenle değişmesi hâlinde, bu durum kararı veren merci ile
kolluk veya koruma birimine derhal bildirilir.
(8)
Cumhuriyet savcısı veya mahkemeye gönderilen evraktaki tanığın gerçek
kimlik ve adres bilgileri, koruma kararındaki bilgilerle değiştirilir ve
ihtiyaç hâlinde kolluktaki beyanlarının bir sureti hiçbir adres bilgisi
içermeyecek şekilde sadece kod isimle soruşturma veya kovuşturma dosyasına
konulur.
(9)
Cumhuriyet savcısı veya mahkemece düzenlenen tutanaklar ile verilen
kararların içeriğinde kimlik ve adres bilgisi gizlenen tanığın beyanlarına
yer verilmesi gereken durumlarda, ilgili tutanak veya kararda tanığın kod
ismi dışında hiçbir kimlik ya da adres bilgisine yer verilmez.
(10) Kimlik ve adres bilgilerinin gizli tutulmasına karar
verilen tanığın, bu karar öncesinde aynı olay sebebiyle kollukta alınmış
ifadeleri olduğunun anlaşılması hâlinde, evrak aslı ve varsa suretleri,
mevcut kayıtlara şerh verildikten sonra kollukta hiçbir evrak kalmayacak
şekilde ilgili Cumhuriyet savcısı ya da mahkemeye gizlilik esasları çerçevesinde
teslim edilir ve evrak ilgili kartonunda saklanır.
Gizli veya özel ortamda dinleme
tedbiri
MADDE 12 – (1) Bu tedbire ilişkin talepler, öncelikle tanık
koruma defterine kaydedilir ve bu yönde verilen koruma kararları tanık
koruma kartonunda gizlilik esasları çerçevesinde muhafaza edilir.
(2)
Tanıklar, karar alınması hâlinde duruşmada hazır bulunma hakkına sahip
bulunanlar olmadan da dinlenebilir. Bu hâlde sesli ve görüntülü aktarma
yapılır. Soru sorma hakkı saklıdır.
(3)
Tanık, duruşma salonunda makyaj, maske, özel kabin veya benzeri
yöntemlerden yararlanılarak ses ve dış görünüş bakımından tanınmasını ya da
görülmesini engelleyecek şekilde de dinlenebilir. Bu hâlde taraflar,
hakkında koruma tedbiri uygulanan tanığa Ceza Muhakemesi Kanununun 201 inci
maddesi gereğince doğrudan soru yöneltebilirler. Ancak hâkim, uygulanan
tedbirlerle orantılı olmayan veya amaca aykırı soruların sorulmasına izin
vermeyebilir. Tanığın dolaylı da olsa kimliğini ortaya çıkarabilecek
soruların sorulmasına ise kesinlikle izin verilmez.
(4)
Tanığın duruşma salonu dışında telekonferans, video konferans veya diğer
sesli ya da görüntülü iletişim araçları ile özel bir ortamda dinlenmesi
sırasında sesi veya görüntüsü değiştirilebilir. Bu hâlde kimliğinin
doğrulanabilmesi bakımından tanığın gerçek ses ve görüntüsü de kaydedilir.
Tüm kayıtlar ilgili kartonda gizlilik esasları çerçevesinde muhafaza
edilir.
(5)
Tanıkların özel ortamda dinlenebilmesi amacıyla adliyelerde ve gerektiğinde
ceza infaz kurumlarında yeterli teknik donanıma sahip özel mekânlar
oluşturulur. Bu imkânı bulunmayan Cumhuriyet başsavcılığı ve mahkemeler,
kolluk veya koruma birimlerinin teknik imkânlarından da faydalanabilir.
(6)
Görevli ve yetkili mahkemece, üçüncü ve dördüncü fıkra hükümlerinin naip
olunan hâkim veya istinabe suretiyle uygulanmasına da karar verilebilir.
(7)
Tanığın dinleneceği yerdeki gerekli fizikî koruma tedbirleri, adlî
mercilerin emirleri doğrultusunda ilgili kolluk veya koruma birimleri
tarafından alınır.
Ceza infaz kurumu veya
tutukevine yerleştirme tedbiri
MADDE 13 – (1) Hükümlü veya tutuklu olan tanıkların,
durumlarına uygun bir ceza infaz kurumu ya da tutukevine yerleştirilmesine
veya yerlerinin değiştirilmesine soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı,
kovuşturma evresinde ise mahkeme tarafından karar verilir.
(2)
Bu tedbire ilişkin talepler, tanık koruma defterine kaydedilir ve bu yönde
verilen koruma kararları tanık koruma kartonunda gizlilik esasları
çerçevesinde muhafaza edilir.
(3)
Kararı veren merci, bu tedbir kararını gereği için Adalet Bakanlığı Ceza ve
Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne gecikmeksizin
bildirir. Askerî savcılık ve mahkemeler bakımından ise bildirim Milli
Savunma Bakanlığına yapılır. Bu konuda işlem yapılıncaya kadar ilgili
Cumhuriyet savcısının emirleri doğrultusunda tanığın bulunduğu ceza infaz
kurumu ya da tutukevi idaresince gerekli tedbirler alınır.
(4)
Hükümlü veya tutuklu tanıkların, ceza infaz kurumu ya da tutukevlerine
yerleştirilmesi, yerlerinin değiştirilmesi veya herhangi bir nedenle kurum
dışına çıkartılması sırasındaki sevk ve nakilleri ile kurum içinde
katıldıkları bütün faaliyetlerde gizlilik esaslarına uyulur. Tanığın kurum
içerisindeki iş ve işlemlerinin tamamı önceden belirlenen ceza infaz kurumu
ya da tutukevi personeli tarafından yerine getirilir.
(5)
Tanığın ceza infaz kurumu veya tutukevinin değiştirilmesine karar verilmesi
ya da herhangi bir nedenle kurum dışına çıkartılması gereken hâllerde bu
durum, nakil sırasında gerekli tedbirlerin alınabilmesi için tedbiri uygulayan
kolluk veya koruma birimine derhal bildirilir.
(6)
Bu tedbir kararının gerekleri, aksi yönde bir karar olmadıkça ilgili
Cumhuriyet savcısının emirleri doğrultusunda tanığın tutukluluğu veya
hükümlülüğü sona erinceye kadar uygulanır. Tanık hakkında gerekli güvenlik
önlemleri alınırken talebi de dikkate alınabilir.
(7)
Cumhuriyet savcısının bilgisi dahilinde hükümlü
veya tutuklu tanıkların ceza infaz kurumu ya da tutukevinde kaldığı bölüm
veya odası her zaman değiştirilebilir.
(8)
Hükümlü veya tutuklu tanık hakkında, bu maddede yazılı tedbir dışında
Yönetmeliğin 11 inci maddesindeki kimlik ve adres bilgilerinin gizlenmesi
tedbirine de karar verilmesi hâlinde ceza infaz kurumu ya da tutukevindeki
tanığa ait infaz dosyası ve diğer belgelerin aslı ve varsa suretleri,
gizlilik esasları çerçevesinde Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. İnfaz
işlemleri, yeni kod isim ve adres bilgilerine göre yürütülür.
(9)
Cumhuriyet savcısı, hükümlü veya tutuklu tanığın ceza infaz kurumu ya da
tutukevinde bulunduğu sürece güvenliğinin sağlanmasına yönelik gerekli
tedbirleri alarak ilgili birimler arasında koordinasyonu sağlar.
(10)
Hükümlü veya tutuklu tanıklar, yer değişikliğine ilişkin taleplerini ilgili
Cumhuriyet başsavcılığına doğrudan veya diğer resmî merciler aracılığıyla
yazılı ya da sözlü olarak iletebilirler.
Fizikî koruma tedbiri
MADDE 14 – (1) Fizikî koruma tedbiri, hakkında bu tedbirin
uygulanmasına karar verilen tanığın, gerektiğinde her türlü teknik cihaz ve
donanımlarla, yirmidört saat esasına göre
kesintisiz olarak her türlü tehlikeden korunması amacıyla ilgili kolluk
veya koruma birimi tarafından yerine getirilen tedbirdir.
(2)
Bu tedbire ilişkin talepler, tanık koruma defterine kaydedilir ve bu yönde
verilen koruma kararları tanık koruma kartonunda gizlilik esasları
çerçevesinde muhafaza edilir.
(3)
Bu koruma tedbiri, aşağıda belirtilen usullerden biri veya birkaçı aynı
anda uygulanmak suretiyle yerine getirilir:
a)
Yakın koruma,
b)
Konutta koruma,
c)
İşyerinde koruma,
ç)
Motorize veya yaya devriye ile koruma,
d)
Çağrı üzerine koruma.
(4)
Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından tanık hakkında verilen fizikî
koruma tedbirine ilişkin karar, gereği için Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla
ilgili kolluk veya koruma birimine gönderilir. Tanığın başka bir yargı
çevresinde ikâmet etmesi hâlinde ise, söz konusu
karar gizlilik esasları çerçevesinde derhal o yer Cumhuriyet başsavcılığına
gönderilir.
(5)
Her iki hâlde de koruma tedbiri, ilgili kolluk veya koruma birimi
tarafından birinci fıkrada belirtilen esaslar çerçevesinde ve üçüncü
fıkrada sayılan koruma usullerinden biri ya da birkaçı aynı anda uygulanmak
suretiyle gecikmeksizin yerine getirilir.
(6)
Kovuşturma evresinin sona ermesi ve tanığın yazılı veya sözlü olarak talep
etmesi hâlinde, bu maddede yazılı tedbirlerin alınmasına Kurul tarafından
karar verilebilir.
(7)
Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, tanığın talebi ve kolluk amirinin
yazılı emriyle, bu maddede sayılan tedbirler geçici olarak alınabilir. Bu
hâlde ilgili Cumhuriyet savcısına derhal bilgi verilir ve kararı
doğrultusunda işlem yapılır.
Koruma tedbirinin veya
süresinin değiştirilmesi
MADDE 15 – (1) Yönetmeliğin 7 nci
maddesinde sayılan koruma tedbirlerinin süresine, değiştirilmesine veya
aynen devam etmesine, kararı veren Cumhuriyet savcısı ya da mahkemece re’sen veya hakkında tedbir uygulanan tanığın talebi
üzerine karar verilebilir.
(2)
Kararı uygulayan koruma birimi, süreklilik gösteren tedbirlerde karar
tarihinden itibaren her yıl veya gerektiğinde bu süreyi beklemeden uygulama
ve takip raporu düzenleyerek tedbir kararını veren Cumhuriyet savcısı ya da
mahkemeye sunar.
(3)
Uygulama ve takip raporunda, uygulanan tedbirin veya süresinin
değiştirilmesine ilişkin önerilere de yer verilebilir.
(4)
Koruma tedbirinin veya süresinin değiştirilmesine ilişkin kararlar, ilgili
defter üzerinden verilir ve önceki kararla ilişkilendirilerek mahsus
kartonunda gizlilik esasları çerçevesinde saklanır.
(5)
Mevcut koruma tedbirinin veya süresinin değiştirilmesine ilişkin kararlar,
gereği için derhal ilgili kolluk ya da koruma birimine gönderilir.
Koruma tedbirinin kaldırılması
MADDE 16 – (1) Tanığın;
a)
Koruma kararı verilmesine neden olan olay hakkında yanlış bilgi vermesi
veya bildiği hususları açıklamaması,
b)
Koruma kararı verilmesine neden olan olay hakkında yalan tanıklık veya
iftiradan mahkûm olması,
c)
Önceki kimlik bilgileri ile ilgili kendisinden talep edilen bilgiler
hakkında yanlış beyanda bulunması,
ç)
Koruma kararında belirtilen tedbirlere aykırı bir davranış içine girmesi,
d)
Koruma sebeplerinin ortadan kalkması,
hâllerinde mevcut koruma tedbirinin kaldırılmasına karar
verilebilir.
(2)
Yönetmeliğin 7 nci maddesinde sayılan koruma
tedbirlerinin kaldırılmasına, kararı veren Cumhuriyet savcısı veya
mahkemece re’sen ya da hakkında tedbir uygulanan
tanığın talebi üzerine karar verilebilir.
(3)
Koruma tedbirinin kaldırılması hâlinde bu durum, hem tanığa hem de tedbiri
uygulayan ilgili kolluk veya koruma birimine gecikmeksizin bildirilir.
(4)
Hakkında koruma tedbiri uygulanan tanığın koruma kapsamından çıkarılması
hâlinde, korunmakta olan yakınlarının da koruma kapsamından çıkarılıp
çıkarılmayacağı her somut olaya göre ayrıca değerlendirilir.
(5)
Koruma tedbirinin kaldırılmasına ilişkin kararlar, ilgili defter üzerinden
verilir ve önceki kararla ilişkilendirilerek mahsus kartonunda gizlilik
esasları çerçevesinde saklanır.
Şahsî hâllerin eski hâle
getirilmesi
MADDE 17 – (1) Hakkında verilen koruma tedbirinin
kaldırılması ve bu yönde talebinin de bulunması üzerine, bu tedbirlere
ilişkin şahsî hâllerin eski hâle getirilmesine tedbir kararını veren merci
tarafından karar verilebilir.
(2)
Eski hâle getirme kararı verilirken; tanığın mevcut durumu, kaldırılan
koruma tedbirinin niteliği, bu kararın tanığa sağlayacağı fayda ve
işlemlerin gizlilik içerisinde yürütülmesinin mümkün olup olmadığı
hususları dikkate alınır.
(3)
Şahsî hâller, uygulanabilirlik ölçüsünde ve makul bir süre içerisinde
kaldırılan tedbirin uygulanmasındaki usul ve esaslara göre eski hale
getirilir.
(4)
Eski hâle getirme işlemleri sırasında kamu kurum ve kuruluşları ile diğer
gerçek ve tüzel kişiler, her türlü işbirliği ve yardımda bulunurken
gizlilik esaslarına uymakla yükümlüdür.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Koruma Kararlarının Alınması ve
Uygulanmasında Uyulacak Gizlilik Kuralları
Gizlilik kuralı
MADDE 18 – (1) Bu Yönetmelik kapsamında tanıkların
korunmasına ilişkin olarak alınan kararlar ve yürütülen işlemler gizlidir.
Gizlilik, tedbir sona erdikten sonra da devam eder.
(2)
Cumhuriyet başsavcılıkları ve mahkemeler ile diğer kamu kurum ve
kuruluşları, tedbir kararlarının uygulanması sırasında ve sonrasında
yürütülen tüm işlemlerde gizlilik kurallarına uygun olarak hareket eder ve
kendi birimlerinde gizliliğin ihlâl edilmesini önleyecek tedbirleri
gecikmeksizin alır.
(3)
Koruma kararlarının alınmasında ve uygulanmasında yer alan kamu görevlileri
ile bu işlemlerde her ne şekilde olursa olsun görev alan diğer kişiler, her
türlü resmî yazışma ile bilgi iletişim ve yayın araçlarını kullanırken
gizliliğe uymak ve gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.
(4)
Kişiler, görevleri nedeniyle veya herhangi bir şekilde öğrendikleri tanık
koruma tedbirine yönelik gizlilik içeren bilgi ve belgeleri hiçbir zaman açıklayamazlar.
(5)
Bu madde hükmü, hakkında tedbir uygulanan tanıklar için de geçerlidir.
Koruma kararları ve diğer
belgelerin saklanması
MADDE 19 – (1) Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya hâkim
tarafından bu Yönetmelikte belirtilen işlemlerle ilgili olarak yazı işleri
müdürlüklerinde çalışan personelden biri görevlendirilir.
(2)
Tanığın korunmasına yönelik talepler, ilgisine göre öncelikle Cumhuriyet
başsavcılığı veya mahkemelerce tutulan tanık koruma defterine kaydedilir.
Koruma kararı verilmesi hâlinde tedbir, söz konusu defterdeki karar numarası
ile yerine getirilir.
(3)
Tanık koruma defteri ile tanık koruma kararları ve diğer belgelerin yer
aldığı tanık koruma kartonu, söz konusu tedbirleri uygulamakla
görevlendirilen Cumhuriyet savcısı veya ilgili hâkim nezaretinde özel bir
kasada saklanır.
(4)
Mahkemece verilen koruma kararının bir sureti, tedbiri uygulayacak kolluk
veya koruma birimine iletilmek üzere ilgili Cumhuriyet başsavcılığına
gönderilir. Tedbir kararının diğer suretinin ise ilgili kartonda
saklanmasına devam edilir.
(5)
Cumhuriyet savcısı veya mahkemece verilen tanık koruma kararları ile diğer
tutanak ve belgeler, tanık hakkında yürütülen bir başka soruşturma veya
kovuşturma konusu suçla ilgili olması hâlinde, diğer adlî mercilere gönderilebilir.
(6)
Koruma kararları ve diğer belgeler, talep hâlinde hiçbir sınırlamaya bağlı
olmaksızın Kurula gönderilir.
(7)
Tanık koruma defteri ve tanık koruma kartonunun düzenlenmesine ve
saklanmasına ilişkin olarak bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hâllerde, 1/6/2005 tarihli ve 25832 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanarak yürürlüğe giren Cumhuriyet Başsavcılıkları İle Adli Yargı İlk
Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin
ilgili hükümleri uygulanır.
Gizlilik ve diğer yükümlülüklerin
ihlâli
MADDE 20 – (1) Bu Yönetmelikte yer alan hükümlerin
uygulanması sırasında
öğrendikleri bilgi ve belgeleri açıklayan, yayınlayan veya
her ne şekilde olursa olsun başkalarının bu bilgi ve belgeleri edinmesini
ya da erişimini kolaylaştıranlar hakkında Kanunun 20 nci
maddesi hükümlerine göre işlem yapılır.
ALTINCI BÖLÜM
Çeşitli
ve Son Hükümler
Diğer kurum ve kuruluşlarla
işbirliği
MADDE 21 – (1) Kamu kurum ve kuruluşları ile diğer gerçek ve
tüzel kişiler, bu Yönetmeliğin uygulanması ile ilgili olarak kendi görev
alanına giren konularda, işbirliği ve yardımda bulunmakla yükümlüdür.
(2)
Bu Yönetmelik kapsamında alınan tedbir kararları, kamu kurum ve kuruluşları
tarafından gecikmeksizin yerine getirilir.
Tanığa rücu
edilmesi
MADDE 22 – (1) Bu Yönetmeliğin 16 ncı
maddesinin birinci fıkrasının (b) veya (ç) bendinde belirtilen sebeple
tanık hakkındaki koruma tedbiri kararının kaldırılması hâlinde, karar
tarihinden bu tedbir kararının kaldırıldığı tarihe kadar, kararı uygulayan
makamlarca yapılan giderler ve kanunî faizleri tanıktan tahsil edilir,
ödenmemesi hâlinde ise tanık hakkında 21/7/1953
tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
hükümleri uygulanır.
Yürürlük
MADDE 23 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe
girer.
Yürütme
MADDE 24 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Adalet ve İçişleri
Bakanları birlikte yürütür.
|