|
Türkiye
Muhasebe Standartları Kurulundan:
YURT DIŞINDAKİ İŞLETMEDE BULUNAN NET YATIRIMIN
FİNANSAL
RİSKTEN KORUNMASINA İLİŞKİN TÜRKİYE FİNANSAL
RAPORLAMA STANDARDI YORUMU (TFRS YORUM 16)
HAKKINDA TEBLİĞ
SIRA NO: 125
Amaç
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı; bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan “TFRS Yorum 16 Yurt Dışındaki İşletmede
Bulunan Net Yatırımın Finansal Riskten Korunması” (TFRS Yorum 16) Türkiye
Finansal Raporlama Standardı Yorumunun yürürlüğe konulmasıdır.
Kapsam
MADDE 2 – (1) Bu Tebliğin kapsamı Ek/1’de yer alan TFRS Yorum
16 metninde belirlenmiştir.
Hukuki dayanak
MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 28/7/1981
tarih ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun Ek-1 inci maddesi ile
24/2/2004 tarihli ve 2004/6924 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe
giren Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun Çalışmalarına İlişkin Usul ve
Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin (f) bendine dayanılarak
hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 4 – (1) Bu Tebliğde geçen;
(a)
TMSK ve Kurul: Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunu,
(b)
TMS: Türkiye Muhasebe Standartlarını,
(c)
TFRS: Türkiye Finansal Raporlama Standartlarını,
(d)
Yorum: Türkiye Finansal Raporlama Standartları ile ilgili olarak uygulamaya
yön vermek veya standartlara açıklık kazandırmak üzere Kurul onayı ile
kamuoyuna duyurulan metni,
ifade eder.
Geçiş süreci
GEÇİCİ MADDE 1 – (1) İsteyen işletmeler, bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS Yorum 16’yı 1/10/2008 öncesinde başlayan hesap dönemlerine ilişkin
finansal tablolarında uygulayabilirler. Bu durumda, anılan husus dipnotlarda
açıklanır.
Yürürlük
MADDE 5 – (1) Bu Tebliğ ve bu Tebliğin 1 no’lu
ekinde yer alan TFRS Yorum 16, 30/9/2008
tarihinden sonra başlayan hesap dönemlerinde uygulanmak üzere yayımlandığı
tarihte yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 6 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Türkiye Muhasebe
Standartları Kurulu yürütür.
EK 1
TFRS Yorum 16
Yurt Dışındaki İşletmede
Bulunan Net Yatırımın Finansal Riskten Korunması
İlgili düzenlemeler
• TMS 8 Muhasebe Politikaları, Muhasebe
Tahminlerinde Değişiklikler ve Hatalar
•
TMS 21 Kur Değişiminin Etkileri
•
TMS 39 Finansal Araçlar: Muhasebeleştirme ve Ölçme
Ön bilgi
1
Raporlama yapan işletmelerin birçoğunun yurt dışındaki işletmelerde (TMS
21’in 8 inci Paragrafında tanımlandığı şekliyle) yatırımları bulunmaktadır.
Yurt dışındaki bu tür işletmeler; iştirak, bağlı ortaklık, iş ortaklığı
veya şube niteliğinde olabilir. TMS 21 bir işletmenin, yurt dışındaki
işletmelerinin faaliyet gösterdiği temel ekonomik çevrelerde kullanılan
para birimlerini, söz konusu işletmelerin geçerli para birimi olarak
belirlemesini gerektirir. İşletme, yurt dışındaki işletmesinin faaliyet
sonuçlarını ve finansal durumunu finansal tabloların sunuluşunda kullanılan
para birimine çevirirken, döviz kuru farklarını, yurt dışındaki işletmeyi
elden çıkarana kadar diğer kapsamlı gelir içerisinde muhasebeleştirir.
2
Yurt dışındaki bir işletmede bulunan net yatırımdan kaynaklanan döviz kuru
riskinden korunma muhasebesi, yalnızca, söz konusu yurt dışındaki
işletmenin net varlıklarının finansal tablolara dahil
edilmiş olması durumunda uygulanır.* Yurt dışındaki bir işletmede bulunan
net yatırımdan kaynaklanan döviz kuru riskinden korunma konusu kalemin
tutarı, yurt dışındaki işletmenin net varlıklarının defter değerine eşit
veya bahsedilen değerden düşük bir tutar olabilir.
3
TMS 39, finansal risk ilişkisi kapsamında, finansal riskten korunma
konusuna uygun bir kalemin ve uygun finansal riskten korunma araçlarının
belirlenmesini gerektirmektedir. Net yatırımın finansal
riskten korunmasına ilişkin olarak, belirlenmiş bir finansal risk ilişkisi
varsa, net yatırımı finansal riskten etkin bir şekilde koruduğu tespit
edilen bir finansal riskten korunma aracına ilişkin kazanç ya da kayıp,
diğer kapsamlı gelir içerisinde muhasebeleştirilir ve yurt dışındaki
işletmenin faaliyet sonuçlarının ve finansal durumunun çevrilmesinden
kaynaklanan döviz kuru farkları ile birlikte gösterilir.
4
Çok sayıda yurt dışı işletmesi bulunan bir işletme, birden fazla döviz kuru
riskine maruz kalabilir. Bu Yorum, yurt dışındaki işletmede bulunan net
yatırımın finansal riskten korunmasına ilişkin olarak, korunulan
finansal risk niteliğindeki döviz kuru risklerinin belirlenmesinde
rehberlik sağlar.
5
TMS 39, bir işletmenin, türev olan veya türev olmayan (ya da türev olan ve
türev olmayan finansal araçların bir bileşimi niteliğindeki) bir finansal
aracı, döviz kuru riskinden korunma aracı olarak tanımlamasına izin verir.
Bu Yorum, yurt dışındaki işletmede bulunan net yatırıma ilişkin olarak, bir
grup içerisindeki finansal riskten korunma araçlarının hangi durumda
finansal riskten korunma muhasebesine uygun olduklarının belirlenmesinde
rehberlik sağlar.
6 TMS 21 ve TMS 39, ana işletme yurt dışındaki işletmeyi elden
çıkardığında, hem yurt dışındaki işletmenin faaliyet sonuçlarının ve
finansal durumunun çevrilmesinden kaynaklanan döviz kuru farklarına hem de
net yatırımı finansal riskten etkin bir şekilde koruduğu tespit edilen bir
finansal riskten korunma aracına ilişkin kazanç ya da kayıp ile ilgili
olarak diğer kapsamlı gelir içerisinde muhasebeleştirilen birikmiş
tutarların, yeniden sınıflandırma düzeltmesi olarak özkaynaktan
çıkarılarak kâr veya zarar içerisinde yeniden sınıflandırılmasını
gerektirir. Bu Yorum, işletmelerin, hem finansal riskten korunma
aracı hem de finansal riskten korunma konusu kalem için özkaynaktan
çıkarılarak kâr veya zarar içerisinde yeniden sınıflandırılacak tutarları
nasıl belirlemeleri gerektiğine ilişkin rehberlik sağlar.
Kapsam
7
Bu Yorum, yurt dışındaki bir işletmede bulunan net yatırımlarından
kaynaklanan döviz kuru riskine karşı kendini koruyan işletmeye uygulanır ve
TMS 39 çerçevesinde finansal riskten korunma muhasebesinin uygulanmasını
amaçlar. Kolaylık olması açısından bu Yorum, bu tür bir işletme ile ana
işletmeyi, yurt dışındaki işletmelerin net varlıklarının dahil olduğu
finansal tablolar ile konsolide finansal tabloları
kastetmektedir. Ana işletmeye yapılan her atıf, yurt dışındaki bir
işletmede iş ortaklığı, bağlı ortaklık veya şube ilişkisi şeklinde net
yatırımı bulunan işletmelere de uygulanır.
8
Bu Yorum yalnızca yurt dışındaki işletmelerde bulunan net yatırımların
finansal riskten korunmasına ilişkindir; kıyaslama yolu ile finansal
riskten korunma muhasebesinin diğer türlerine uygulanmamalıdır.
Konu
9
Yurt dışındaki işletmelerde bulunan yatırımlar, doğrudan ana işletme
tarafından elde bulundurulabileceği gibi, dolaylı olarak ana işletmenin
iştiraki veya iştirakleri tarafından da elde bulundurulabilir. Bu Yorumda
ele alınan konular aşağıdaki gibidir:
(a)
korunulan finansal riskin niteliği ve kendisi
için finansal risk ilişkisi kurulabilen finansal riskten korunma konusu
kalemin tutarı:
(i)
ana işletmenin, yalnızca, kendisi ile yurt dışındaki işletmesi arasındaki
geçerli para birimi farkından ortaya çıkan kur farklarını mı; yoksa ayrıca,
konsolide finansal tablolarının sunumunda
kullandığı para birimi ile yurt dışındaki işletmesinin geçerli para birimi
arasındaki farktan kaynaklanan kur farklarını da mı korunulan
risk olarak belirleyip belirleyemeyeceği; (ii) ana işletmenin yurt dışındaki işletmeyi dolaylı
olarak elde bulundurması durumunda, korunulan
finansal riskin, yalnızca yurt dışındaki işletmenin geçerli para birimi ile
söz konusu işletmenin doğrudan bağlı olduğu ana işletmenin geçerli para
birimi arasındaki farktan kaynaklanan döviz kuru farklarını mı; yoksa
ayrıca, anılan yurt dışındaki işletmenin ve bağlı olduğu ara veya nihai ana
işletmelerin geçerli para birimleri arasındaki döviz kuru farklarını da mı
içerip içermediği (örneğin; yurt dışındaki işletmede bulunan net yatırımın
ara ana işletme tarafından elde bulundurulması durumunun, nihai ana
işletmenin ekonomik riskini etkileyip etkilemediği).
(b)
finansal riskten korunma aracının bir grup içerisinde nerede elde
bulundurulabileceği:
(i)
yalnızca net yatırımını finansal riskten koruyan işletmenin finansal
riskten korunma aracına taraf olması durumunda, uygun bir finansal riskten
korunma muhasebesi ilişkisinin kurulup kurulamayacağı veya grup
içerisindeki herhangi bir işletmenin, geçerli para birimi gözetilmeksizin
finansal riskten korunma aracını elde bulundurup bulunduramayacağı;
(ii) finansal riskten korunma aracının niteliğinin
(türev olan veya türev olmayan) veya konsolidasyon
yönteminin, finansal riskten korunmanın etkinliğinin değerlendirilmesini
etkileyip etkilemediği.
(c)
yurt dışındaki işletmenin elden çıkarılması durumunda yeniden sınıflandırma
düzeltmesi olarak hangi tutarların özkaynaktan
çıkarılarak kâr veya zarar içerisinde yeniden sınıflandırılması gerektiği:
(i)
finansal riskten korunma konusu yurt dışındaki bir işletme elden
çıkarıldığında, finansal riskten korunma aracı ve söz konusu yurt dışındaki
işletme açısından, ana işletmenin yabancı para çevrim farkını oluşturan
tutardan ne kadarlık bir bölümünün ana işletmenin
konsolide finansal tablolarında özkaynaktan çıkarılarak kâr veya zarar içerisinde
yeniden sınıflandırılması gerektiği;
(ii) konsolidasyon yönteminin, özkaynaktan çıkarılarak kâr veya zarar içerisinde
yeniden sınıflandırılacak tutarların belirlenmesini etkileyip etkilemediği.
Görüş birliği
Korunulan
finansal riskin niteliği ve kendisi için finansal risk ilişkisi kurulabilen
finansal riskten korunma konusu kalemin tutarı
10
Finansal riskten korunma muhasebesi, yalnızca yurt dışındaki işletmenin
geçerli para birimi ile ana işletmenin geçerli para biriminden kaynaklanan
döviz kuru farklarına uygulanır.
11
Yurt dışındaki bir işletmede bulunan net yatırımdan kaynaklanan yabancı
para risklerinden korunma açısından, finansal riskten korunma konusu
kalemin tutarı, ana işletmenin konsolide finansal
tablolarında yer alan yurt dışındaki işletmenin net varlıklarının defter
değerine eşit veya bahsedilen değerden daha düşük bir tutar olabilir. Ana
işletmenin konsolide finansal tablolarında
finansal riskten korunma konusu kalem olarak sınıflandırılabilen yurt dışındaki
işletmenin net varlıklarının defter değeri, yurt dışındaki işletmenin daha
alt seviyedeki bir ana işletmesinin, söz konusu yurtdışındaki işletmenin
net varlıklarına ilişkin olarak finansal riskten korunma muhasebesi uygulamış
olup olmamasına ve bahsedilen finansal riskten korunma muhasebesinin ana
işletmenin konsolide finansal tablolarında da uygulanmış olup olmamasına
bağlıdır.
12
Korunulan finansal risk, yurt dışındaki işletme
ile bu işletmenin herhangi bir ana işletmesinin (doğrudan bağlı olduğu, ara
veya nihai) geçerli para birimlerine ilişkin ortaya çıkan döviz kuru riski
şeklinde gösterilebilir. Net yatırımın, bir ara ana işletme aracılığıyla
elde bulunduruluyor olması, nihai ana işletmenin maruz kaldığı döviz kuru
riskinden kaynaklanan ekonomik riskin niteliğini etkilemez.
13
Yurt dışındaki bir işletmede bulunan net yatırım dolayısıyla maruz kalınan
döviz kuru riski, konsolide finansal tablolarda
finansal riskten korunma muhasebesinin uygulanabilmesi açısından yalnızca
bir kereliğine uygun nitelik taşıyabilir. Buna bağlı olarak, yurt dışındaki
işletmenin net varlıklarının, grup içerisinde birden fazla ana işletme
tarafından (örneğin, doğrudan ve dolaylı olarak bağlı olunan ana işletme)
aynı finansal riske karşı korunma altına alınması durumunda; yalnızca bir
finansal risk ilişkisi, nihai ana işletmenin konsolide
finansal tablolarında finansal riskten korunma muhasebesi açısından uygun
olacaktır. Bir ana işletme tarafından, ana işletmenin konsolide
finansal tablolarında gösterilen bir finansal risk ilişkisinin, daha üst
seviyedeki diğer bir ana işletme tarafından da gösterilmesi zorunlu değildir.
Ancak alt seviyedeki bir ana işletme tarafından uygulanan finansal riskten
korunma muhasebesine ilişkin işlemler, üst seviyedeki ana işletme
tarafından uygulanmıyorsa, bu işlemler, üst seviyedeki ana işletmenin
finansal riskten korunma muhasebesine ilişkin işlemleri
muhasebeleştirilmeye başlanmadan önce iptal edilmelidir.
Finansal riskten korunma
aracının nerede elde bulundurulabileceği
14
Bir türev veya türev olmayan araç (veya türev olan ve türev olmayan
araçların bir bileşimi), yurt dışındaki bir işletmede bulunan net yatırımın
finansal riskten korunması aracı olarak belirlenebilir. Finansal riskten
korunma aracı (araçları), TMS 39’un 88 inci Paragrafında yer alan net
yatırımın finansal riskten korunmasına ilişkin belirtme, belgeleme ve
etkinlik gereklilikleri yerine getirildiği sürece, grup içerisindeki
herhangi bir işletme veya birden çok işletme tarafından (finansal riskten
korunan yurt dışındaki işletmenin kendisi hariç) elde bulundurulabilir.
Özellikle grubun finansal riskten korunma stratejisi, grubun çeşitli
seviyelerinde farklı nitelendirmeler olma olasılığı dolayısıyla, açıkça
belgelendirilmelidir.
15
Etkinliğin değerlendirilmesi amacıyla, finansal riskten korunma aracının
değerinde döviz kuru riskine göre meydana gelebilecek değişim, korunulan riskin ölçüldüğü geçerli para birimine sahip
ana işletmenin geçerli para birimine dayanarak finansal riskten korunma
muhasebesi belgelerine uygun bir şekilde hesaplanır. Finansal riskten
korunma aracının nerede elde tutulduğuna bağlı olarak; finansal riskten
korunma muhasebesinin yokluğu durumunda, değerde meydana gelebilecek tüm
değişiklikler kâr veya zararda, diğer kapsamlı gelir içerisinde veya her
ikisinde birden muhasebeleştirilebilir. Bununla birlikte, etkinliğin
değerlendirilmesi, finansal riskten korunma aracının değerindeki
değişikliğin kâr veya zararda veya diğer kapsamlı gelir içerisinde
muhasebeleştirilmiş olmasından etkilenmez. Finansal riskten korunma
muhasebesinin uygulanmasının bir parçası olarak, değişikliğin toplam etkin
kısmı diğer kapsamlı gelir içerisine dahil edilir.
Etkinliğin değerlendirilmesi finansal riskten korunma aracının türev olan
ya da türev olmayan bir araç olup olmamasından veya konsolidasyon
yönteminden etkilenmez.
Finansal riskten korunma konusu
yurt dışındaki bir işletmenin elden çıkarılması
16
Finansal riskten korunma konusu yurt dışındaki bir işletme elden
çıkarıldığında, ana işletmenin konsolide finansal
tablolarında finansal riskten korunma aracına ilişkin olarak yabancı para
çevrim farkından çıkarılarak kâr veya zarar içerisinde yeniden
sınıflandırma düzeltmesi olarak yeniden sınıflandırılan tutar, TMS 39’un
102 nci Paragrafının tanımlanmasını gerektirdiği
tutardır. Söz konusu tutar, etkin bir finansal riskten korunma olduğu
tespit edilen finansal riskten korunma aracı üzerindeki birikmiş kazanç
veya kayıp tutarıdır.
17
Yurt dışındaki bir işletmede bulunan net yatırımlara ilişkin olarak ana
işletmenin konsolide finansal tablolarında yabancı
para çevrim farkından çıkarılarak kâr veya zarar içerisinde yeniden
sınıflandırılan tutar, TMS 21’in 48 inci Paragrafı uyarınca, ana işletmenin
söz konusu yurt dışındaki işletmesine ilişkin yabancı para çevrim farkında
yer alan tutardır. Nihai ana işletmenin konsolide
finansal tablolarında diğer tüm yurt dışındaki işletmelere ilişkin olarak
yabancı para çevrim farkı içerisinde muhasebeleştirilmiş olan toplam net
tutar, konsolidasyon yönteminden etkilenmez. Ancak, nihai ana işletmenin
doğrudan veya aşamalı konsolidasyon yöntemini*
kullanıp kullanmaması, belirli bir yurt dışındaki işletmeye ilişkin olarak
yabancı para çevrim farkı içerisinde yer alan tutarı etkileyebilir. Aşamalı
konsolidasyon yönteminin kullanılması, finansal
riskten korunma etkinliğinin belirlenmesinde kullanılan tutardan farklı bir
tutarın, kâr veya zarar içerisinde yeniden sınıflandırılmasına neden
olabilir. Anılan fark, doğrudan konsolidasyon
yönteminin kullanılmış olması durumunda söz konusu yurt dışındaki işletmeye
ilişkin olarak ortaya çıkacak tutarın belirlenmesi ile ortadan
kaldırılabilir. Söz konusu düzeltmenin yapılması TMS 21 uyarınca
gerekmemektedir. Ancak bu durum, tüm net yatırımlar açısından tutarlı bir
şekilde izlenmesi gereken bir muhasebe politikası seçimidir.
Yürürlük tarihi
18
“ – ”
Geçiş hükümleri
19
TMS 8, bir işletmenin bir Yorumu ilk kez uygulamasından kaynaklanan
muhasebe politikasındaki bir değişikliği nasıl uyguladığını belirler.
İşletme, bir Yorumu ilk kez uygularken söz konusu gereklilikleri yerine
getirmek zorunda değildir. Bir işletme, net yatırımını finansal riskten
korumak amacıyla bir finansal riskten korunma aracı belirlemişse, fakat söz
konusu finansal riskten korunma bu Yorumda yer alan finansal riskten
korunma muhasebesine ilişkin koşulları karşılamıyorsa, işletme, finansal
riskten korunma muhasebesini ileriye dönük olarak sona erdirmek için TMS
39’u uygular.
Ek
Uygulama rehberi
Bu Ek, Yorumun ayrılmaz bir parçasıdır.
UR1
Bu Ek, aşağıda şekillendirilmiş olan kurumsal yapıyı kullanarak söz konusu
Yorum’un uygulamasını örneklendirir. Bu Ekte ele alınmamış olmasına rağmen,
tanımlanan finansal riskten korunma ilişkileri her durumda TMS 39’a göre
etkinlik açısından test edilecektir. Ana işletme, nihai ana işletme olup konsolide finansal tablolarını kendi geçerli para birimi
olan Avro (EUR) ile sunmaktadır. Bağlı ortaklıkların her biri tamamına
sahip olunan bağlı ortaklıktır. Ana işletmenin bağlı ortaklık B’de bulunan (geçerli para birimi İngiliz Sterlini
(GBP)) 500 milyon GBP net yatırımı, bağlı ortaklık B’nin
bağlı ortaklık C’de (geçerli para birimi ABD
Doları (USD)) bulunan 159 milyon GBP net yatırımının eşdeğeri olan 300
milyon USD net yatırımını içermektedir. Diğer bir deyişle, bağlı ortaklık B’nin bağlı ortaklık C’de
bulunan yatırımı dışındaki net varlıkları 341 milyon GBP’dir.
Finansal risk ilişkisi
kurulabilen korunulan finansal riskin niteliği
(10 – 13 üncü Paragraflar)
UR2
Ana işletme, bağlı ortaklık A, B ve C’nin her
birinde bulunan net yatırımlarını bağlı ortaklıkların kendi geçerli para
birimleri (sırasıyla, Japon Yeni (JPY), GBP ve USD) ile Avro arasındaki
döviz kuru riskine karşı koruyabilir. Ek olarak, ana işletme, bağlı
ortaklık B ile bağlı ortaklık C’nin geçerli para
birimleri arasındaki USD/GBP döviz kuru riskinden korunabilir. Bağlı
ortaklık B, konsolide finansal tablolarında, bağlı
ortaklık C’de bulunan net yatırımını geçerli para
birimleri olan ABD Doları ve İngiliz Sterlini arasındaki döviz kuru riskine
karşı koruyabilir. Aşağıdaki örneklerde, söz konusu finansal riskten
korunma araçlarının türev ürün olmamaları nedeniyle, belirlenen risk, spot
döviz kuru riskidir. Anılan finansal riskten korunma araçlarının forward sözleşmeleri olması durumu söz konusu olsaydı,
ana işletme forward döviz kur riskini
belirleyebilirdi.

Finansal risk ilişkisi
kurulabilen finansal riskten korunma konusu kalemin tutarı (10 – 13 üncü
Paragraflar)
UR3
Ana işletme, bağlı ortaklık C’de bulunan net
yatırımından kaynaklanan döviz kuru riskinden korunmak istemektedir. Bağlı
ortaklık A’nın 300 milyon USD dış borçlanmasının
olduğu varsayılmaktadır. Bağlı ortaklık A’nın
raporlama dönemi başlangıcında net varlıkları 400,000 milyon JPY olup, buna
300 milyon ABD Doları dış borçlanma tutarı da dahildir.
UR4
Finansal riskten korunma konusu kalemin tutarı, net varlıkların ana
işletmenin konsolide finansal tablosunda bağlı
ortaklık C’de bulunan net yatırımının (300 milyon
USD) kayıtlı değerine eşit veya ondan daha az bir tutar olabilir. Ana
işletme konsolide finansal tablolarında, bağlı
ortaklık A’nın 300 milyon USD dış borçlanmasını,
bağlı ortaklık C’nin net varlıklarında bulunan
net yatırımına ilişkin EUR/USD spot döviz kuru riskinden korunma olarak
tanımlayabilir. Bu durumda, hem bağlı ortaklık A’da
bulunan 300 milyon USD dış borçlanmanın EUR/USD döviz kuru farkı hem de
bağlı ortaklık C’de bulunan 300 milyon USD net
yatırımdan kaynaklanan EUR/USD döviz kuru farkı, finansal riskten korunma
muhasebesinin uygulanmasından sonra, ana işletmenin konsolide
finansal tablolarında yabancı para çevrim farkına dahil olacaktır.
UR5
Finansal riskten korunma muhasebesinin uygulanmaması durumunda, bağlı
ortaklık A’da bulunan 300 milyon USD dış
borçlanmadan kaynaklanan toplam USD/EUR döviz kuru farkı, ana işletmenin konsolide finansal tablolarına aşağıdaki şekilde
yansıtılacaktır:
•
USD/JPY spot döviz kuru değişimi, Avroya çevrilerek, kâr veya zarara ve
•
JPY/EUR spot döviz kuru değişimi diğer kapsamlı gelire.
Ana
İşletme UR4 Paragrafında yapılan belirlemenin yerine, bağlı ortaklık A’da bulunan 300 milyon USD dış borçlanmayı, konsolide finansal tablolarında bağlı ortaklık C ve
bağlı ortaklık B arasındaki GBP/USD spot döviz kuru riskinden korunma
olarak tanımlayabilir. Bu durumda, bağlı ortaklık A’da
bulunan 300 milyon USD dış borçlanmadan kaynaklanan toplam USD/EUR döviz
kuru farkı, ana işletmenin konsolide finansal
tablolarına aşağıdaki şekilde yansıtılacaktır:
•
GBP/USD spot döviz kuru farkı, bağlı ortaklık C’ye
ilişkin yabancı para çevrim farkına,
•
GBP/JPY spot döviz kuru değişimi, Avroya çevrilerek, kâr veya zarara ve
•
JPY/EUR spot döviz kuru değişimi diğer kapsamlı gelire.
UR6
Ana işletme, konsolide finansal tablolarında bağlı
ortaklık A’da bulunan 300 milyon USD dış borçlanmayı
hem EUR/USD spot döviz kuru riskinin hem de GBP/USD spot döviz kuru
riskinin korunması olarak tanımlayamaz. Tek bir finansal riskten korunma
aracı belirlenmiş aynı riski yalnızca bir kez koruyabilir. Finansal riskten
korunma aracı bağlı ortaklık B ve bağlı ortaklık C’den
oluşan grubun dışında elde tutulacağından, bağlı ortaklık B, konsolide finansal tablolarında finansal riskten korunma
muhasebesi uygulayamaz.
Finansal riskten korunma aracı
bir grup içerisinde nerede elde tutulabilir (14 ve 15 inci Paragraflar)?
UR7
UR5 Paragrafında belirtildiği üzere, bağlı ortaklık A’da
bulunan 300 milyon USD dış borçlanmanın değerinde döviz kuru riskinden
kaynaklanan toplam değişim tutarı, finansal riskten korunma muhasebesinin
uygulanmaması durumunda ana işletmenin konsolide
finansal tablolarında hem kâr veya zarara (USD/JPY spot riski) hem de diğer
kapsamlı gelire (EUR/JPY spot riski) kaydedilebilir. UR4
Paragrafında belirlenen finansal riskten korunmanın etkinliğinin
değerlendirilmesi amacıyla her iki tutar da dikkate alınmıştır; çünkü hem
finansal riskten korunma aracının değerindeki hem de finansal riskten
korunma konusu varlığın değerindeki değişim, finansal riskten korunma ile
ilgili belgeler uyarınca, bağlı ortaklık C’nin
geçerli para birimi USD’ye karşı ana işletmenin
geçerli para birimi Avro dikkate alınarak hesaplanır. Konsolidasyon
yöntemi (doğrudan yöntem veya aşamalı yöntem) finansal riskten korunmanın
etkinliğinin değerlendirilmesini etkilememektedir.
Yurtdışındaki işletmenin elden
çıkarılması üzerine kâr veya zararda yeniden sınıflandırılan tutarlar (16
ve 17 nci Paragraflar)
UR8
Bağlı ortaklık C’nin elden çıkarılması durumunda,
ana işletmenin konsolide finansal tablolarında
yabancı para çevrim farkından (YPÇF) kâr veya zarara yansıtılmak suretiyle
yeniden sınıflandırılan tutarlar:
(a)
Bağlı ortaklık A’nın 300 milyon USD dış
borçlanmasına ilişkin olarak, TMS 39 uyarınca belirlenmesi gereken tutar,
yani finansal riskten korunmanın etkin kısmı olarak diğer kapsamlı gelirde
muhasebeleştirilmiş olan döviz kuru riski değerindeki toplam değişikliktir
ve
(b)
Bağlı ortaklık C’de bulunan 300 milyon USD net
yatırıma ilişkin olarak, işletmenin konsolidasyon
yöntemi tarafından belirlenen tutar. Ana işletmenin doğrudan yöntemi
kullanması durumunda, bağlı ortaklık C’ye ilişkin
YPÇF doğrudan EUR/USD döviz kuru ile belirlenecektir. Eğer ana işletme
aşamalı yöntemi kullanıyor ise, bağlı ortaklık C’ye
ilişkin YPÇF, bağlı ortaklık B tarafından GBP/USD döviz kurunu yansıtan
muhasebeleştirilmiş YPÇF’nın ana işletmenin
geçerli para birimine EUR/GBP döviz kuru kullanılarak çevrilmesi ile
belirlenecektir. Ana işletmenin önceki dönemlerde aşamalı konsolidasyon yöntemini kullanmış olması, muhasebe
politikasına bağlı olarak, bağlı ortaklık C’yi
elden çıkardığında yeniden sınıflandırılacak YBÇF’na
ilişkin olarak, doğrudan yöntemi her zaman kullanmış olsaydı muhasebeleştirmiş
olacağı tutarı belirlemesini gerektirmez veya bunu engellemez.
Yurt dışındaki birden fazla
işletmenin finansal riskten korunması (11, 13 ve 15 inci Paragraflar)
UR9
Aşağıdaki örnekler, korunulabilecek riskin, ana
işletmenin konsolide finansal tablolarında, her
zaman ana işletmenin geçerli para birimi (euro)
ile bağlı ortaklık B ve C’nin geçerli para
birimleri arasında risk olduğunu gösterir. Finansal riskten korunmaların
nasıl tanımlanmış olduğuna bakılmaksızın, yurtdışında bulunan her iki
işletmenin de finansal riskten korunması durumunda, ana işletmenin konsolide finansal tablolarında etkin finansal riskten
korunma olarak yabancı para çevrim farkı içinde yer alacak azami tutarlar,
EUR/USD riski için 300 milyon USD ve EUR/GBP riski için 341 milyon GBP’dir. Döviz kurlarındaki değişikliklere bağlı olarak
değerde meydana gelen diğer değişiklikler, ana işletmenin konsolide kâr veya zararına dahil edilir. Doğal olarak,
ana işletmenin 300 milyon ABD Dolarını sadece USD/GBP spot döviz kurundaki
değişiklikler için veya 500 milyon İngiliz Sterlinini sadece GBP/EUR spot
döviz kurundaki değişiklikler için tanımlaması mümkün olacaktır.
Ana işletmenin hem USD hem GBP
finansal riskten korunma araçlarını elde tutması
UR10
Ana işletme hem bağlı ortaklık B’de bulunan hem
de bağlı ortaklık C’de bulunan net yatırımına
ilişkin olarak döviz kuru riskinden korunmak isteyebilir. Ana işletmenin
ABD Doları ve İngiliz Sterlini cinsinden bağlı ortaklık B ve bağlı ortaklık
C’de bulunan net yatırımlarının finansal riskten
korunması şeklinde tanımlayabileceği uygun finansal riskten korunma
araçlarının olduğu varsayılmaktadır. Ana işletmenin konsolide
finansal tablolarında yapabileceği tanımlamalar bunlarla sınırlı olmamakla
birlikte aşağıdaki gibidir:
(a) Riski, ana işletme ile bağlı ortaklık C arasındaki spot
döviz kuru riski (EUR/USD) olmak üzere, 300 milyon USD tutarındaki finansal
riskten korunma aracının, bağlı ortaklık C’de
bulunan 300 milyon USD tutarındaki net yatırımın finansal riskten korunması
olarak tanımlanması ve de riski, ana işletme ile bağlı ortaklık B
arasındaki spot döviz kuru riski (EUR/GBP) olmak üzere, finansal riskten
korunma aracının 341 milyon İngiliz Sterlinine kadar olan bölümünün, bağlı
ortaklık B’de bulunan 341 milyon İngiliz Sterlini
tutarındaki net yatırımın finansal riskten korunması olarak tanımlanması.
(b) Riski, bağlı ortaklık B ile bağlı ortaklık C arasındaki
spot döviz kuru riski (GBP/USD) olmak üzere, 300 milyon USD tutarındaki
finansal riskten korunma aracının, bağlı ortaklık C’de
bulunan 300 milyon USD tutarındaki net yatırımın finansal riskten korunması
olarak tanımlanması ve de riski, ana işletme ile bağlı ortaklık B
arasındaki spot döviz kuru riski (EUR/GBP) olmak üzere, finansal riskten
korunma aracının 500 milyon İngiliz Sterlinine kadar olan bölümünün, bağlı
ortaklık B’de bulunan 500 milyon İngiliz Sterlini
tutarındaki net yatırımın finansal riskten korunması olarak tanımlanması.
UR11
Ana işletmenin bağlı ortaklık C’de bulunan net
yatırımından kaynaklanan EUR/USD riski, ana işletmenin bağlı ortaklık B’de bulunan net yatırımdan kaynaklanan EUR/GBP
riskinden farklı bir risktir. Ancak, Paragraf AG10(a)’da tanımlandığı
üzere, elinde bulundurduğu USD cinsinden finansal riskten korunma aracını
tanımlamasıyla, ana işletme, hali hazırda bağlı ortaklık C’de bulunan net yatırımından kaynaklanan EUR/USD
riskinden tamamı ile korunmaktadır. Ana işletmenin aynı zamanda bağlı
ortaklık B’de bulunan 500 milyon GBP net
yatırımının finansal riskten korunmasına ilişkin olarak İngiliz Sterlini
cinsinden bir aracı da tanımlaması durumunda, bu net yatırımın bağlı
ortaklık C’de bulunan USD cinsinden net
yatırımının GBP karşılığı olan 159 milyon İngiliz Sterlinlik kısmı, ana işletmenin
konsolide finansal tablolarında GBP/EUR riski için
iki kez finansal riskten korunmuş olabilir.
UR12
Paragraf UR10(b)’de tanımlandığı üzere, ana işletme kendisinden korunulan riski bağlı ortaklık B ile bağlı ortaklık C
arasındaki spot döviz kuru riski (GBP/USD) olarak belirlerse, 300 milyon USD’lik finansal riskten korunma aracının değerindeki
değişimin yalnızca GBP/USD kısmı, ana işletmenin bağlı ortaklık C’ye ilişkin yabancı para çevrim farkına dahil edilir. UR5 Paragrafında belirtildiği üzere, değişimin
kalanı (bu tutar GBP/EUR değişiminin 159 milyon İngiliz Sterlini üzerindeki
etkisine eşittir) ana işletmenin konsolide kâr
veya zararına dahil edilecektir. Bağlı ortaklık B ve C arasında bulunan
USD/GBP riskinin tanımlanması GBP/EUR riskini içermediğinden, ana işletme,
kendisi ile bağlı ortaklık B arasında maruz kalınan spot döviz kuru
riskiyle birlikte (GBP/EUR) bağlı ortaklık B’de
bulunan net yatırımını 500 milyon İngiliz Sterlinlik tutara kadar
tanımlayabilir.
Bağlı ortaklık B’nin ABD Doları cinsinden finansal riskten korunma
aracı elinde bulundurması
UR13
Bağlı ortaklık B’nin, ödemeleri ana işletmeye GBP
cinsinden işletme içi bir borç ile transfer edilen 300 milyon USD dış
borçlanmasının bulunduğu varsayılmaktadır. Hem varlıkları hem de borçları
159 milyon GBP artacağından, bağlı ortaklık B’nin
net varlıkları değişmemektedir. Bağlı ortaklık B, dış borçlanmayı, konsolide finansal tablolarında bağlı ortaklık C’de bulunan yatırımının GBP/USD riskinden korunması
olarak tanımlayabilir. Ana işletme, bağlı ortaklık B’nin bu finansal riskten korunma aracına ilişkin
sınıflamasını, bağlı ortaklık C’de bulunan 300
milyon USD net yatırımının GBP/USD riskinin korunması olarak devam
ettirebilir (bkz: 13 üncü Paragraf) ve elinde tuttuğu GBP cinsinden
finansal riskten korunma aracını, bağlı ortaklık B’de
bulunan 500 milyon İngiliz Sterlini net yatırımının tamamının korunması
olarak belirleyebilir. Bağlı ortaklık B tarafından tanımlanmış olan
finansal riskten korunmanın ilki, bağlı ortaklık B’nin
geçerli para birimine (GBP) göre değerlendirilebilir; ana işletme
tarafından tahsis edilmiş olan ikinci finansal riskten korunma ise ana
işletmenin geçerli para birimine (EUR) göre değerlendirilir. Bu durumda,
ana işletmenin konsolide finansal tablolarında,
USD cinsinden finansal riskten korunma aracı ile tüm EUR/USD riskinden
değil, yalnızca ana işletmenin bağlı ortaklık C’de
bulunan net yatırımından kaynaklanan GBP/USD riskinden korunulmaktadır.
Dolayısıyla, ana işletmenin bağlı ortaklık B’de
bulunan 500 milyon İngiliz Sterlini net yatırımından kaynaklanan tüm
EUR/GBP riski, ana işletmenin konsolide finansal
tablolarında finansal riskten korunabilir.
UR14
Ancak, ana işletmenin bağlı ortaklık B’ye olan
159 milyon İngiliz Sterlini ödenecek kredisinin muhasebeleştirilmesi de
dikkate alınmalıdır. Ana işletmenin kredi borcu, TMS 21’in 15 nci Paragrafında belirtilen koşulu karşılamaması
nedeniyle bağlı ortaklık B’deki yatırımının bir
parçası olarak göz önünde bulundurulmaz ise, bunun çevrilmesinden
kaynaklanan GBP/EUR döviz kuru farkı ana işletmenin kâr veya zararına dahil edilecektir. Bağlı ortaklık B’ye olan 159 milyon İngiliz Sterlini borcun ana
işletmenin net yatırımının bir parçası olarak göz önünde bulundurulması
durumunda, söz konusu net yatırım yalnızca 341 milyon İngiliz Sterlini
olacak ve buna bağlı olarak ana işletmenin GBP/EUR riski için finansal
riskten korunma konusu kalem olarak belirleyebileceği tutar, 500 milyon
İngiliz Sterlininden 341 milyon İngiliz Sterlinine düşecektir.
UR15 Ana işletmenin bağlı ortaklık B tarafından belirlenen
finansal riskten korunma muhasebesini tersine çevirmesi durumunda, ana
işletme, bağlı ortaklık B tarafından elde tutulan 300 milyon USD dış
borçlanmayı, bağlı ortaklık C’de bulunan 300
milyon USD net yatırımının EUR/USD riskinden korunması olarak ve kendi
elinde bulundurduğu GBP cinsinden finansal riskten korunma aracını bağlı
ortaklık B’de bulunan net yatırımının 341 milyon
İngiliz Sterlinine kadar olan kısmının finansal riskten korunması olarak
belirleyebilir. Bu durumda, her iki finansal riskten korunmanın
etkinliği de ana işletmenin geçerli para birimine (EUR) göre
hesaplanacaktır. Sonuç olarak, hem bağlı ortaklık B tarafından elde tutulan
dış borçlanmanın USD/GBP değer değişikliği hem de ana işletmenin bağlı
ortaklık B’ye kredi borcunun GBP/EUR değer
değişikliği (toplamda USD/EUR eşdeğeri), ana işletmenin konsolide
finansal tablolarındaki yabancı para çevrim farkına dahil edilecektir. Ana
işletme bağlı ortaklık C’de bulunan net
yatırımından kaynaklanan EUR/USD riskinden halihazırda
tamamen korunmakta olduğundan, bağlı ortaklık B’de
bulunan net yatırımının ancak 341 milyon İngiliz Sterlinine kadarını
finansal riskten koruyabilir.
————————————
* Bu durum; konsolide finansal tablolar, yatırımların özkaynak yönetimine göre muhsebeleştirildiği
finansal tablolar, iş ortaklıklarındaki ortak girişimcilerin paylarının
oransal olarak konsolidasyona dahil edildiği finansal tablolar
(Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu tarafından Eylül 2007’de
yayımlanan ED 9 Ortak Düzenlemeler’de önerildiği
şekliyle değişikliğe tabi olan) ve bir şubeyi de kapsayan finansal tablolar
için geçerli olacaktır.
* Doğrudan
yöntem, yurt dışındaki işletmenin finansal tabllarının,
doğrudan nihai ana işletmenin geçerli para birimine çevrildiği konsolidasyon yöntemidir. Aşamalı yöntem ise, yurt
dışındaki işletmenin finansal tablolarının ilk olarak ara ana işletmenin
(işletmelerin) geçerli para birimine çevrildiği ve daha sonra nihai ana
işletmenin geçerli para birimine (veya farklı olması durumunda finansal
tabloların sunulduğu para birimine) çevrildiği konsolidasyon
yöntemidir.
|