|
TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ DENİZ
UNSURLARININ, KORSANLIK/DENİZ
HAYDUTLUĞU VE SİLAHLI SOYGUN EYLEMLERİYLE
MÜCADELE
AMACIYLA YÜRÜTÜLEN ULUSLARARASI ÇABALARA
DESTEK
VERMEK ÜZERE ADEN KÖRFEZİ, SOMALİ
KARASULARI VE
AÇIKLARI, ARAP DENİZİ VE MÜCAVİR
BÖLGELERDE
GÖREVLENDİRİLMESİ HUSUSUNDA ANAYASANIN
92 NCİ MADDESİ UYARINCA HÜKÜMETE BİR YIL
SÜREYLE İZİN
VERİLMESİNE DAİR KARAR
Karar No. 934 Karar
Tarihi: 10/2/2009
Aden Körfezi, Somali karasuları
ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde seyreden ticari gemilere yönelik
korsanlık/deniz haydutluğu ve silahlı soygun eylemleri uluslararası
gündemin ön sıralarında yer alan ciddi bir uluslararası güvenlik
meselesidir. Can ve mal emniyetini tehdit eden, uluslararası ticareti ve
deniz taşımacılığını olumsuz etkileyen, Somali ile Afrika ülkelerine
yapılan insani yardımların denizyoluyla intikalini güçleştiren bu yasa dışı
eylemler, ülkemizi de yakından ilgilendirmektedir. Bölgede bugüne kadar beşyüze yakın korsanlık/deniz haydutluğu ve silahlı soygun
vakası yaşanmıştır. 2008 yılı sonu itibarıyla üçü Türkiye bağlantılı onbeş gemi ve otuzyedisi Türk
olmak üzere üçyüzü aşkın denizci rehin
alınmıştır. Türkiye bağlantılı üç gemi de bilahare serbest bırakılmıştır.
Ayrıca, bölgede seyreden bazı ticaret gemilerimiz korsan/deniz haydutlarının
saldırısından son anda kurtulmuş olup, benzer vakalarla karşılaşılması
riski çok yüksektir. Esasen, söz konusu eylemlerin gerçekleştiği deniz
alanları, Türk ticaret gemileri tarafından da yoğun bir şekilde
kullanılmaktadır. Ticari gemilerimize ve bunlarda görev yapan vatandaşlarımıza
yönelik tehdit, Ülkemizin ticari ve ekonomik menfaatlerini de olumsuz
etkileyen bir boyut kazanmıştır.
Somali'de kamu düzeninin
sağlanamamış olması, korsan/deniz haydutlarının ve silahlı soygun icra eden
kişilerin çok geniş bir deniz alanında faaliyet göstermeleri ve
yargılanmaları konusunda karşılaşılan belirsizlikler, uluslararası toplumun
korsanlık/deniz haydutluğu ve silahlı soygun ile etkin bir mücadele
yapmasını engelleyici temel faktörler olmuştur. Sorunun vahameti ve
karmaşıklığı, uluslararası toplumun kapsayıcı bir yaklaşımla müşterek
hareket etmesini ve tekrardan kaçınan uluslararası tedbirlerin alınmasını
ve etkin şekilde uygulanmasını gerektirmektedir. Zira,
hiçbir ülke tek başına bu sorunla baş edebilecek imkân ve yeteneğe sahip
değildir.
Bu anlayış tahtında, Birleşmiş
Milletler Güvenlik Konseyi, 2008 yılında, özellikle konuyu doğrudan ele
alan beş karar kabul etmiştir (1816, 1838, 1844, 1846 ve 1851). Avrupa
Birliği 8/12/2008 tarihinde bölgede Atalanta adı altında bir deniz operasyonu başlatmıştır.
Bu operasyona İngiltere, Fransa, Yunanistan, Hollanda, Almanya, İtalya,
Belçika, İsveç ve İspanya iştirak etmektedir. Bölgede ayrıca, ABD, Rusya
Federasyonu, Çin Halk Cumhuriyeti, Hindistan, Japonya, Güney Kore ve
Avustralya'ya ait askeri gemiler de bulunmakta ve münferiden operasyonlar
icra etmektedir. Türkiye'nin TCG Gökova Fırkateyni
ile aktif şekilde iştirak ettiği, sınırlı görevler üstlenen bölgedeki NATO
operasyonu (SNMG-2) ise 12/12/2008 tarihinde sona
ermiştir.
Bununla birlikte, Birleşmiş
Milletler Güvenlik Konseyi'nin 16/12/2008
tarihinde aldığı 1851 sayılı Kararla, uluslararası meşruiyeti daha da
kuvvetlendirilen korsanlık/deniz haydutluğu ve silahlı soygun ile daha
etkili uluslararası mücadele yapılabilmesi kapsamında, ABD öncülüğünde,
8/1/2009 tarihinde CTF-151 olarak adlandırılan bir Müşterek Görev Gücü'nün
kurulması kararlaştırılmıştır.
Hükümetimiz korsanlık/deniz
haydutluğu ve silahlı soygun ile mücadelede uluslararası işbirliğinin
geliştirilmesine özel bir önem atfetmiş, bu alandaki çabaları desteklemiş,
Birleşmiş Milletler, NATO, Avrupa Birliği ve Uluslararası Denizcilik
Teşkilatı bünyesinde yürütülen çalışmalara aktif olarak katılmıştır.
Bu yaklaşım doğrultusunda,
Ülkemiz, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 16/12/2008
tarihinde aldığı 1851 sayılı Karar çerçevesinde, ABD'nin öncülüğünde kurulan
"Temas Grubu"na kurucu üye olarak katılmıştır. Korsanlık/deniz
haydutluğu ve silahlı soygun ile mücadele kapsamında istihbarat paylaşımı
ve bölgedeki askeri/sivil faaliyetlerin koordinasyonu konularında çalışma
yürütecek Temas Grubu'nun ilk toplantısı 13-14 Ocak 2009 tarihlerinde New
York'ta yapılmıştır. Grupta yirmidört ülke yer
almakta, NATO, Avrupa Birliği, Afrika Birliği, Birleşmiş Milletler Sekreteryası ve Uluslararası Denizcilik Teşkilatı da
Grup çalışmalarına gözlemci olarak iştirak etmektedir.
Korsanlık/deniz haydutluğu ve
silahlı soygun ile mücadele çabalarının uluslararası hukuk bakımından
çerçevesini, bu konuda teamül niteliğini almış uluslararası hukuk kuralları
ile 1988 tarihli Denizde Seyir Güvenliğine Karşı Yasadışı Eylemlerin Önlenmesine
Dair Sözleşme (SUA) başta olmak üzere ilgili uluslararası sözleşmeler ve Birleşmiş
Milletler Güvenlik Konseyi'nin ilgili kararları oluşturmaktadır.
Birleşmiş
Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1851 sayılı Kararının 2 nci
maddesinde, imkânları bulunan ülkelere ve uluslararası kuruluşlara,
Güvenlik Konseyi kararlarına ve uluslararası hukuka uygun olarak, bölgede
askeri gemi ve uçaklar konuşlandırmak ve korsanlık/deniz haydutluğu ve
silahlı soygun eylemlerinde kullanılan tekne, gemi, silah ve diğer ilgili
malzemelere el konulması ve etkisiz hale getirilmesi suretiyle korsanlık/deniz
haydutluğu ve silahlı soygun ile mücadeleye aktif olarak katılmak
çağrısında bulunulmaktadır.
Kararın 3
üncü maddesinde ise, korsanlık/deniz haydutluğu ve silahlı soygun ile
mücadele eden tüm devletler, operasyonlar neticesinde yakalanan
korsan/deniz haydutları ve silahlı soygun icra eden kişilerin soruşturma ve
kovuşturmalarını kolaylaştırmak üzere, korsan/deniz haydutları ve silahlı
soygun icra eden kişileri gözaltına almaya istekli ülkeler ile özellikle
bölge ülkelerinden adli görevlilerin savaş gemilerine alınmasına da imkân
verecek şekilde, özel anlaşmalar veya düzenlemeler imzalamaya davet
edilmektedir. Bu çerçevede yapılacak işlemler için, Somali Geçici
Federal Hükümetinin önceden izninin alınması şartı da getirilmektedir. Bu
izin Somali vatandaşlarının üçüncü ülkede yargılanmalarına olanak sağlamaya
matuftur.
Öte yandan, bölgedeki askeri
deniz unsurları, belirli koşullar altında, Somali karasularına da
girebilmektedirler. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2/12/2008 tarihinde kabul ettiği 1846 sayılı Kararın 10
uncu maddesi, Somali Geçici Federal Hükümeti ile işbirliği içindeki
Birleşmiş Milletler üyesi ülkelere, korsanlık/deniz haydutluğu ve silahlı
soygun ile mücadele kapsamında 2/12/2009 tarihine kadar Somali karasularına
girme imkânını da tanımaktadır. Hükümetimiz, Somali Geçici Hükümetinin
rızasını almak için gerekli başvuruyu 9/1/2009
tarihinde New York'ta yapmış ve gerekli izin, Birleşmiş Milletler Genel
Sekreteri de bilgilendirilmek suretiyle 13/1/2009 tarihinde alınmıştır.
1/1/2009
tarihinden itibaren, iki yıl süreyle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin
geçici üyesi olan Ülkemizin, bu üyeliğin kendisine yüklediği görev ve
sorumluluğun bilincinde, uluslararası barış ve istikrarı tehlikeye düşüren
ve milli menfaatlerimizi de olumsuz etkileyen, korsanlık/deniz haydutluğu
ve silahlı soygun ile mücadele yönündeki uluslararası çabalara etkin destek
vermesi, uluslararası ve milli sorumluluklarımızın bir gereği olarak
görülmektedir.
Bu
düşüncelerle hareket eden Hükümetimiz, uluslararası meşruiyetin gereklerini
karşılayan, genel kabul görmüş nitelikteki uluslararası hukuk kuralları,
Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar ve uluslararası toplumun
ortak iradesini temsil eden Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1816,
1838, 1844, 1846 ve 1851 sayılı kararları çerçevesinde, korsanlık/deniz
haydutluğu ve silahlı soygun eylemleriyle mücadele amacıyla yürütülen
uluslararası çabalara destek vermek üzere, Türk Silahlı Kuvvetleri deniz
unsurlarının, Somali karasularını da kapsayacak şekilde, dost ve müttefik
ülke deniz kuvvetleri ile birlikte, aşağıdaki görevleri icra etmek üzere,
Aden Körfezi, Somali karasuları ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir
bölgelerde görevlendirilmesi amacıyla, Anayasa'nın 92 nci
maddesi uyarınca Türkiye Büyük Millet Meclisinden izin istenmesinin uygun
olacağını değerlendirmektedir.
Bu kapsamda,
bölgeye gönderilecek, Türk Silahlı Kuvvetlerinin deniz unsurları, yukarıda
zikredilen uluslararası hukuk kuralları, Türkiye'nin taraf olduğu
uluslararası anlaşmalar ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları
çerçevesinde, Aden Körfezi, Somali karasuları ve açıkları, Arap Denizi ve
mücavir bölgelerde aşağıdaki görevleri icra edecek; söz konusu görevlerin
icrasından, verilecek talimat çerçevesinde, gemi komutanı sorumlu
olacaktır:
- Keşif ve
Karakol görevleri.
- Korsanlık/deniz haydutluğu ve
silahlı soygun yaptığından şüphe duyulan ticaret gemilerini te lsizle sorgulamak, bayrak devletinin rızası halinde bu
gemilere çıkmak, geminin bayraksız olması durumunda uluslararası hukuk
kuralları çerçevesinde müdahalede bulunmak.
- Ticaret gemilerine refakat ve
koruma sağlamak.
- Korsan/deniz haydutları ve
silahlı soygun icra eden kişilerin saldırısına uğrayan ticaret gemilerine
yardım etmek.
-
Korsan/deniz haydutları ve silahlı soygun icra eden kişilerin kullandıkları
deniz araçlarına müdahale etmek, durdurmak, etkisiz hale getirmek ve el
koymak, bu amaçlarla şartların gerektirdiği ölçüde güç kullanmak.
- Bu deniz araçlarında bulunun
korsan/deniz haydutları ve silahlı soygun icra eden kişileri gerektiğinde
yakalamak, gözaltına almak.
- 1851 sayılı Birleşmiş
Milletler Güvenlik Konseyi Kararı hükümlerine uygun olarak, korsan/deniz
haydutları ve silahlı soygun icra eden kişiler hakkında adli işlem yapacak
ülkelerle gerekli düzenleme ve anlaşmalar yapılması halinde, adli takibatı
yürütmek üzere, söz konusu ülke yetkililerini gemiye kabul etmek.
- Yukarıda belirtilen
anlaşma/düzenlemeler çerçevesinde, korsanlık/deniz haydutluğu ve silahlı
soygun faillerini, ilgili ülkeye teslim edilene kadar gemide gözaltında
tutmak.
- Korsanlık/deniz haydutluğu ve
silahlı soygun faillerini, Türk vatandaşı olmaları durumu hariç, haklarında
cezai işlem yapacak devlet makamlarına teslim etmek.
- Gereken hallerde, sorgulama,
delil toplama da dahil her türlü adli kolluk
işlemlerini yapmak.
Bölgede konuşlandırılacak Türk
Silahlı Kuvvetleri deniz unsurları, Somali toprakları üzerinde,
korsan/deniz haydutları ve silahlı soygun icra eden kişilere yönelik herhangi
bir kara operasyonunda görevlendirilmeyecektir.
1851 sayılı Birleşmiş Milletler
Güvenlik Konseyi Kararı, adli işlemler ve yargılama konusunu ayrıntılı
olarak düzenlemekte ve esasen korsan/deniz haydutları ve silahlı soygun
icra eden kişilerin bölge ülkelerinde yargılanmalarını teşvik eden bir
yaklaşım benimsemektedir. Bu yaklaşım Ülkemiz tarafından da
desteklenmektedir. Zira bazı durumlarda, Ülkemizin korsan/deniz haydutları
ve silahlı soygun icra eden kişileri yargılama yetkisi 5237 sayılı Türk
Ceza Kanunu hükümleri gereği ortaya çıksa bile, mesafe uzaklığından
kaynaklanan fiziki imkânsızlıklar, mücbir sebepler ve özel koşullar nedeniyle,
1851 sayılı Kararda öngörülen teslim sisteminin işletilmesinin uygun
olacağı değerlendirilmektedir. Tabiatıyla bu usullerin işletilmesi
sırasında, Ülkemiz, iç mevzuatından ve taraf olduğu uluslararası sözleşmelerden
kaynaklanan yargı yetkisini mahfuz tutacaktır.
Bu düşüncelerle, yukarıda
belirtilen çerçevede faaliyette bulunmak üzere gereği, kapsamı, zamanı ve
süresi Hükümetçe belirlenecek şekilde, Türk Silahlı Kuvvetleri deniz
unsurlarının, Aden Körfezi, Somali karasuları ve açıkları, Arap Denizi ve
mücavir bölgelerde görevlendirilmesi ve bununla ilgili gerekli
düzenlemelerin Hükümet tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması için
Anayasanın 92 nci maddesi uyarınca bir yıl
süreyle izin verilmesi, Genel Kurulun 10/2/2009
tarihli 55 inci Birleşiminde kabul edilmiştir.
|