|
Anayasa
Mahkemesi Başkanlığından:
Esas Sayısı : 2002/30
(Siyasî Parti Malî Denetimi)
Karar Sayısı : 2009/20
Karar Günü : 10.2.2009
I- MALİ DENETİMİN KONUSU
Eşitlik Partisi’nin 2001 yılı kesinhesabının
incelenmesidir.
II- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 16. maddesi
uyarınca, Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Sacit
ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet
AKYALÇIN, Enis TUNGA ve Mehmet ERTEN’in
katılımıyla 17.9.2002 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında;
Eşitlik Partisi’nin 2001 yılı kesinhesabının incelenmesi sonucunda;
“Dosyada eksiklik
bulunmadığından işin esasının incelenmesine, oybirliğiyle” karar
verilmiştir.
III- ESASIN İNCELENMESİ
Parti’nin Anayasa Mahkemesine verdiği 2001 yılı kesinhesap çizelgeleri ile esas inceleme raporu,
Anayasa ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri
Hakkında Kanun ile 2820 sayılı Siyasî Partiler Kanunu’nun ilgili kuralları,
bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra
gereği görüşülüp düşünüldü:
Kesinhesap çizelgelerinde 25.5.2001 günü
kurulan ve Genel Merkez dışında örgütü bulunmayan Eşitlik Partisi’nin Genel
Merkezinin 2001 yılı gelirlerinin 285.000.000.- lira, giderlerinin
254.240.000.- lira, 2002 yılına devreden nakit mevcudunun 30.760.000.- lira
olduğu, gelir toplamı ile gider ve nakit devir rakamlarının toplamının
birbirine denk olduğu görülmüştür.
A- Açıklama
Eşitlik Partisi’nin 2001 yılı kesinhesabına
ilişkin 17.9.2002 tarihli ilk inceleme kararı Eşitlik Partisi Genel
Başkanlığı’nda Dursun Altun’a 24.9.2002 tarihinde
tebliğ edilmiş olmasına rağmen, Parti’nin Genel Merkez kesinhesabının
dayanağını oluşturan gelir-gider belgelerini ve defter kayıtlarını yasal
saklama süresi içerisinde Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’na sunmadığı
görülmüştür.
Parti’ye tekrar 25.12.2008 tarih ve 214-1472 sayılı
yazı gönderilmiş ve Genel Merkez kesinhesabının
dayanağını oluşturan gelir-gider belgeleri ve defter kayıtlarını göndermesi
için on gün süre verilmiştir. Buna rağmen Parti tarafından herhangi bir
belge ibraz edilmemiş ve yazıya da cevap verilmemiştir.
2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununun “Gelirlerin
sağlanmasında usul” başlıklı 69 uncu maddesinde;
“Bir siyasi partinin bütün gelirleri, o siyasi
partinin tüzelkişiliği adına elde edilir.
Siyasi partilerin genel merkezlerinin ve teşkilat
kademelerinin gelirleri, parti merkez karar ve yönetim kurulunca bastırılan
makbuzlar karşılığında alınır. Bastırılan ve parti teşkilat kademelerine
gönderilen gelir makbuzlarının seri ve sıra numaralarına ait kayıtlar parti
genel merkezinde tutulur. Parti teşkilat kademeleri aldıkları ve kullandıkları
makbuzlar dolayısıyla parti merkez karar ve yönetim kuruluna karşı mali
sorumluluk taşırlar.
Sağlanan gelirin türü ve miktarıyla, gelirin
sağlandığı kimsenin adı, soyadı ve adresi, makbuzu düzenleyenin sıfatı,
adı, soyadı ve imzası, makbuzda ve dip koçanlarında yer alır.
Makbuzların asıl kısımlarıyla dip koçanlarında aynı
sıra numarası bulunur. Makbuz dip koçanlarının saklama süresi, Anayasa
Mahkemesinin ilk inceleme kararının ilgili partiye bildirilme tarihinden
itibaren beş yıldır.”, hükmüne yer
verilmiştir.
2820 sayılı Kanunun “Giderlerin yapılmasında usul”
başlıklı 70. maddesinde, beşmilyon (2001 yılı
için 11.863.800) liraya kadar harcamaların makbuz veya fatura gibi bir
belge ile tevsik edilmesinin zorunlu olmadığı, giderlere ait belgeleri
saklama süresinin, özel kanunlarda gösterilen daha uzun süreye ilişkin
hükümler saklı kalmak üzere, kesinhesabın Anayasa
Mahkemesinin ilk inceleme kararının ilgili partiye bildirilme tarihinden
itibaren beş yıl olduğu belirtilmiştir.
Kanunun “Denetim” başlıklı 75 inci maddesinde;
“Anayasa Mahkemesi, kesinhesaplara
ait bilgilerin belgelendirilmesini siyasi partilerden her zaman isteyebilir.
Anayasa Mahkemesi denetimini evrak üzerinde yapar.
Bu denetimi, Sayıştaydan yardım sağlanarak
hazırlatacağı raporlar üzerinden yapabileceği gibi, siyasi partilerin genel
merkezlerinde ve mahalli teşkilatlarında doğrudan doğruya veya kendi
üyeleri arasından görevlendireceği bir naip üye veya mahallin en kıdemli
adli veya idari yargı hakimi niyabetinde
yaptıracağı inceleme ve araştırmalar üzerinden de yapabilir. Bu maksatla,
yeminli bilirkişi görevlendirebilir.
Anayasa Mahkemesi, ilgili siyasi partinin
başkanından veya temsilcisinden yazılı mütalaa isteyebilir; gerekli görürse
sorumlu uzman muhasipler de dahil ilgililerin
sözlü açıklamalarını dinleyebilir.
Anayasa Mahkemesi denetimi sonunda, o siyasi
partinin gelir ve giderlerinin doğruluğuna ve kanuna uygunluğuna veya
kanuna uygun olmayan gelirler ile giderler dolayısıyla da bunların Hazineye
gelir kaydedilmesine karar verir.
Siyasi partilerin büyük kongrelerinin kesinhesaplar hakkındaki kararları, Anayasa
Mahkemesinin denetimini etkilemez. Anayasa Mahkemesinin bu denetim
sonucunda vereceği kararlar kesindir.” denilmiştir.
Kanunun “Hazinece elkoyma”
başlıklı 76 ncı maddesinde, Kanunun 69
uncu maddesinde belirtilen esaslara aykırı olarak bir siyasi partinin
tevsik edilmeyen kaynaklardan gelir sağladığı anlaşılırsa, Anayasa
Mahkemesi kararıyla bu gelirin Hazineye irat kaydedileceği ve
belgelendirilmesi gerektiği halde belgelendirilmeyen parti giderleri miktarınca
parti malvarlığının, Anayasa Mahkemesi kararıyla Hazineye irat
kaydedileceği kurala bağlanmıştır.
Buna göre, siyasi partilerin kesinhesaplarının
dayanağını oluşturan gelir-gider belgeleri ve defter kayıtlarını yasal
saklama süresi içerisinde Anayasa Mahkemesine sunması gerektiğinden,
gelir-gider belgeleri ve defter kayıtlarını göndermeyen Partinin, kesinhesabında gösterdiği gelir ve gider rakamları
toplamı kadar parti malvarlığının Hazineye irat kaydedilmesi gerektiği
sonucuna varılmıştır.
Partinin 2001 yılı içinde elde ettiği ve
belgelendiremediği 285.000.000.- lira geliri ile belgelendirmesi gerektiği
halde belgelendiremediği 254.240.000.- lira gideri olmak üzere toplam 539.240.000.- lira tutarındaki Parti malvarlığının
Hazineye gelir yazılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
B- Parti Malları
Eşitlik Partisi’nin 2001 yılı kesinhesap
belgeleri üzerinde yapılan incelemede, Parti’nin 2001 yılında herhangi bir
taşınmaz mal ve değeri yüz milyon lirayı aşan taşınır mal ve menkul kıymet
ediniminin olmadığı anlaşılmıştır.
IV- SONUÇ
Eşitlik Partisi’nin 2001 yılı kesinhesabının
incelenmesi sonucunda; Genel Merkez kesinhesabının
dayanağını oluşturan gelir-gider belgeleri ve defter kayıtlarını Anayasa
Mahkemesine sunmayan Parti’nin kesinhesabında
gösterilen 285.000.000.- lira gelir ve 254.240.000.- lira giderinin
belgelendirilmesi gerektiği halde belgelendirilmediğinden, toplam 539.240.000.- lira tutarındaki Parti
malvarlığının, 2820 sayılı Siyasî Partiler
Kanunu’nun 75. ve 76. maddeleri gereğince Hazine’ye gelir kaydedilmesine,
Osman Alifeyyaz PAKSÜT’ün
karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA, 10.2.2009 gününde karar
verildi.
|
Başkan
Haşim KILIÇ
|
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
|
Üye
Sacit
ADALI
|
|
|
|
|
|
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
|
Üye
Ahmet AKYALÇIN
|
Üye
Mehmet ERTEN
|
|
|
|
|
|
Üye
Mustafa YILDIRIM
|
Üye
A. Necmi ÖZLER
|
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
|
|
|
|
|
|
Üye
Şevket APALAK
|
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
|
|
|
|
|
KARŞIOY YAZISI
Eşitlik Partisi’nin 2001 yılı kesinhesabında
belgelendirilmeyen 285.000.000.- lira gelir ve 254.240.000.- lira giderin
hazineye gelir kaydedilmesine aşağıdaki nedenlerle katılmıyorum:
Siyasi Partiler Kanunu’nun 69. maddesinin dördüncü
fıkrasında, gelirlere ait makbuz dip koçanlarının saklama süresinin,
Anayasa Mahkemesinin ilk inceleme kararının ilgili partiye bildirilme
tarihinden itibaren beş yıl;
aynı Kanunun 70. maddesinin dördüncü fıkrasında giderlere ait belgeleri
saklama süresinin de kesinhesabın Anayasa Mahkemesinin
ilk inceleme kararının ilgili partiye bildirilme tarihinden itibaren keza beş yıl olduğu belirtilmiştir. Yasada, bu
sürelerin herhangi bir nedenle kesilmesi, durdurulması veya uzatılması
öngörülmemiştir.
Eşitlik Partisi’nin 2001 yılı kesinhesabına
ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin ilk inceleme kararı, adı geçen partiye 24.9.2002 tarihinde tebliğ
edilmiştir. Buna göre, Parti’nin belge saklama yükümlülüğü, 24.9.2007 tarihinde ortadan
kalkmıştır.
Belge ile kanıtlanması gereken gelir ve
harcamaların hukuka uygunluğunun saptanabilmesi için bu belgelerin yasada
belirlenen bir süre ile saklanması öngörülmüşse, ispat külfeti bu süre
içerisine belgeleri saklamakla yükümlü olan tarafa, sürenin dolmasından
sonra ise gelir ve harcamaların hukuka uygun olmadığını iddia eden tarafa
aittir. Aksine bir düşünce, belge saklama yükümlülüğünün belli sürelerle
sınırlandırılmasını öngören düzenlemeleri anlamsız kılar ve hukuk
devletinin başlıca özelliklerinden olan hukuki güvenlik ilkesine ters
düşer.
Olayda ispat yükü beş yıl süreyle, gelir ve
giderlerini bildiren ancak, bunların belgelerini ibraz edemeyen Parti’nin
üzerindedir. Mali denetime ilişkin esas incelemenin bu süre içinde
yapılması ve Parti’nin, belge sunamadığı miktarlarla sorumlu tutulması
gerekirken bu yapılmamıştır. Kesinhesabın
bildiriminden 7 yıl, belge saklama yükümlülüğünün dolmasından 1,5 yıl
geçtikten sonra Parti’nin gelir ve giderlerinin Yasa’ya aykırı olduğunun
kabulü ile sözkonusu gelir ve harcamaların
karşılığı olan miktarların Hazine’ye gelir kaydedilmesinin hukuki dayanağı
yoktur. Kaldı ki Parti, hiçbir gelir ve gider bildiriminde bulunmasaydı,
Hazine’ye herhangi bir miktarın gelir kaydedilmesine de karar
verilemeyecekti.
İspat hukukunun temel ilkeleri ve hukuki güvenlik
gözetilmeksizin yaptırım uygulamasının Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen
hukuk devleti ile bağdaşmadığı kanısındayım.
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
|