|
Anayasa
Mahkemesi Başkanlığından:
Esas Sayısı : 2006/55
Karar Sayısı : 2008/145
Karar Günü : 18.9.2008
İTİRAZ
YOLUNA BAŞVURAN : Danıştay Onuncu Dairesi
İTİRAZIN
KONUSU :
9.12.1994 günlü, 4059 sayılı Hazine
Müsteşarlığı ile Dış Ticaret Müsteşarlığı
Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 6. maddesinin (c) fıkrasının,
Anayasa’nın 7., 123. ve 135. maddelerine
aykırılığı savıyla iptali ve
yürürlüğünün durdurulması istemidir.
I-
OLAY
Birlik üyeliğinden
çıkarılma işleminin iptali için açılan davada verilen ret kararının temyiz
aşamasında, itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan
Mahkeme iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle başvurmuştur.
II-
İTİRAZIN GEREKÇESİ
Başvuru
kararının gerekçe bölümü şöyledir:
“Burç Gıda Mad. İth. İhracaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Av. Mustafa TOPALOĞLU
tarafından, Akdeniz İhracatçılar Birliğine bağlı Hububat, Bakliyat, Yağlı
Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliğine üye olan müvekkili şirketin,
İhracatçı Birliklerinin Kuruluşu, İşleyişi, İştirak Sahipleri, Organları,
Üyelerinin Hak ve Yükümlülüklerine Dair Bakanlar Kurulu Kararının 5/a
maddesinde belirlenen, mesleki ahlâk ve dayanışmayı korumak ilkesini ihlal
ettiğinden bahisle süresiz olarak Birlik üyeliğinden çıkarılmasına ilişkin
işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, davanın reddine karar veren
Adana 2. İdare Mahkemesinin 6.6.2002 tarih ve E:2001/803, K:2002/1090
sayılı kararını temyizen inceleyen Dairemizce
ihracatçı ve ithalatçı birlikleri ve bunların oluşturduğu Dış Ticaret
Birlikleri Üst Kuruluşunun yapılanmasını düzenleyen 4059 sayılı Hazine
Müsteşarlığı ile Dış Ticaret Müsteşarlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında
Kanunun 6. maddesinin (c) bendinin Anayasa’ya aykırı olup olmadığı yönünden
incelenmesi gerekli görüldüğünden anılan Yasa maddesi Anayasa’ya aykırılık
yönünden değerlendirilerek gereği
görüşüldü:
Akdeniz İhracatçılar Birliğine bağlı
Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’ne üye
olan davacı şirket, 4059 sayılı Hazine Müsteşarlığı ile Dış Ticaret
Müsteşarlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 6/c maddesine
dayanılarak yürürlüğe konulan İhracatçı Birliklerinin Kuruluşu, İşleyişi,
İştigal Sahaları, Organları, Üyelerin Hak ve Yükümlülüklerine Dair 93/4614
sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 5/a maddesine aykırı davrandığından
bahisle birlik üyeliğinden süresiz olarak çıkarılmıştır. Birlik üyeliğinden
çıkarma işleminin iptali istemine yönelik olan bu davada, dava konusu işlemin düzenleyici işlem
niteliğindeki Bakanlar Kurulu Kararına dayanması, bu Kararın hukuka
uygunluğunun da 2577 sayılı Yasanın 7. maddesi çerçevesinde
değerlendirilmesinin zorunlu olması nedeniyle anılan düzenleyici işleme
dayanak oluşturan 4059 sayılı Yasanın 6/c hükmü bu davada uygulanabilecek
yasa kuralı niteliğini taşımaktadır.
4059 sayılı Yasanın 6. maddesinin (c)
bendinde yer alan hükme dayanılarak ihracatçıları teşkilatlandırmak suretiyle
ihracatı artırmak, ihracatçıların mesleki faaliyetlerini ve ilişkilerini
tanzim etmek, Müsteşarlığın vereceği görevleri ifa etmek üzere özel
bütçelere sahip, ihracatçı birliklerinin görevlerine dair esasları
düzenlemek amacıyla 2000/1301 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değişik
93/4614 sayılı İhracatçı Birliklerinin Kuruluşu, İşleyişi, İştigal
Sahaları, Organları Üyelerin Hak ve Yükümlülüklerine Dair Bakanlar Kurulu
Kararı yürürlüğe konulmuş; anılan Bakanlar Kurulu Kararının 3. maddesinde,
ihracatçı birliklerinin, aynı konuda faaliyet gösteren en az 50
ihracatçının başvurusu, Müsteşarlığın teklifi üzerine Bakanlık onayı ile
kurulacağı, Birliğin, kuruluşuna dair tebliğin Resmi Gazete’de
yayımlanmasını müteakip tüzel kişilik kazanacağı hükmüne yer verilmiştir. Anılan kararın 6. maddesinde, Birliğe
üye olma zorunluluğu, 40. maddesinde üyelerine aidat ödemek yükümlülüğü
getirilmiş; ayrıca aynı kararın 11. maddesinde de, birlik genel kurulunun
müsteşarlık gözetiminde yapılacağı öngörülmüştür.
İhracatçı birliklerinin
teşkilatlanmaları, işleyişleri, gelirleri, gelirlerinin kullanım esasları
iştigal sahaları, denetimleri, organları, üyeliğe ilişkin hak ve
yükümlülüklerinin Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenmesi ve kuruluşlarının
ise belli sayıda ihracatçının başvurusu üzerine Dış Ticaret Müsteşarlığının
teklifiyle ve bakan onayı ile gerçekleşmesi, kuruluşa ilişkin tebliğin
Resmi Gazetede yayımlanması ile Birliğin tüzel kişilik kazanması ve 4059
sayılı Yasanın 6 (c) bendinde Birliğin Dış Ticaret Müsteşarlığının bağlı
kuruluşu olarak belirtilmiş olması nedeniyle bu birliklerin kamu kuruluşu
olarak nitelendirilmesi gerekmektedir.
22.12.1995 tarih ve 95/7623 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İhracat Rejimi Kararına dayanılarak
hazırlanıp yayınlanan İhracat Yönetmeliğinin 4. maddesinde ihracatçı; ihraç
edeceği mala göre ihracatçı birliğine üye olan, gerçek usulde vergiye tabi
(tek vergi numarası sahibi) gerçek ve tüzel kişi tacirler, Esnaf ve Sanatkârlar
Odalarına kayıtlı olup üretim faaliyetleri ile iştigal eden esnaf ve
sanatkâr ile joint- venture
ve konsorsiyumlar olarak tanımlanmıştır.
Görüldüğü gibi 95/7623 sayılı ihracat
Rejimi Kararına dayanılarak çıkarılan ihracat Yönetmeliğindeki ihracatçı
tanımlamasıyla ihracatçılık meslek olarak kabul edildiği gibi;
ihracatçıları teşkilatlandırmak suretiyle ihracatı artırmak, ihracatçıların
mesleki faaliyetlerini ve ilişkilerini düzenlemek, Müsteşarlığın vereceği
görevleri yapmak üzere kurulun ihracatçılar birliği de, mesleki kuruluş
niteliğini taşımaktadır.
İhracatçı birliklerinin belirtilen
statüsü nedeniyle Birliklerin kuruluş usul ve esaslarının Anayasanın
koyduğu kurallara uygunluğu açısından irdelenmesi zorunluluğu ortaya çıkmaktadır.
Anayasanın 7. maddesinde, “Yasama
yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki
devredilemez” kuralına yer verilirken, Anayasanın 8. maddesinde, yürütme
yetkisi ve görevinin Anayasa ve yasalara uygun olarak kullanılıp, yerine
getirileceğine; Anayasanın 123. maddesinde de “idare, kuruluş ve
görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir” hükmüne yer verilmiştir.
Anayasanın 135. maddesinde ise, “Kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları
ve üst kuruluşları, belli bir mesleğe mensup olanların müşterek
ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin
genel menfaatlerine uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının
birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlâkını korumak
maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunla
gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu
tüzel kişileridir” hükmü yer almıştır.
Yasama yetkisi asli bir yetki
olduğundan ve Türk hukukunda yasayla düzenleme alanı konu itibariyle
sınırlandırılmadığından (yasama yetkisinin genelliği) yasama organı
dilediği alanı kuşkusuz Anayasa ilkelerine uygun olmak koşuluyla düzenleme
yetkisini haizdir.
Yasayla düzenleme ilkesi, düzenlenen
konudan yalnız kavram, ad ve kurum olarak söz edilmesi değil, bunların yasa
metninde kurallaştırılmasıdır. Kurallaştırma ise, düzenlenen alanda temel
ilkelerin konulmasını ve çerçevenin çizilmiş olmasını ifade eder. Ancak bu
koşulla uzmanlık ve teknik konulara ilişkin ayrıntıların belirlenmesi
yürütme organının takdirine bırakılabilir.
Anayasa’da yasayla düzenlenmesi
öngörülen konularda, yürütme organına genel ve sınırları belirsiz bir düzenleme
yetkisinin verilmesi olanaklı değildir. Yürütmenin düzenleme yetkisi,
sınırlı, tamamlayıcı ve bağımlı bir yetkidir. Bu nedenle Anayasa’da
öngörülen ayrık durumlar dışında, yasalarla düzenlenmemiş bir alanda, yasa
ile yürütmeye genel nitelikte kural koyma yetkisi verilemez.
Yürütme organına düzenleme yetkisi
veren bir yasa kuralının Anayasa’nın 7. maddesine uygun olabilmesi için
temel ilkeleri koyması, çerçeveyi çizmesi, sınırsız, belirsiz, geniş bir
alanı yürütmenin düzenlemesine bırakmaması gerekir.
Anayasanın 123. maddesinde yer alan
hükümle idarenin kuruluşunun, örgütlenme ve faaliyet alanının yönetim esas
ve usullerinin yasayla düzenlenmesi gerektiği kurala bağlanmıştır.
Anayasada yer alan bu kural gereğince, bir kamu tüzel kişiliğinin kurulması
halinde, ona varlık verecek olan yasada ne gibi kurallara ve ilkelere yer
verileceğinin Anayasada belirlenmemesi durumunda bu hususun yasa koyucunun
takdirine bırakılmış olduğunun kabulü gerekir. Kamu tüzel kişiliğinin
kuruluşunu sağlayacak olan Yasada idareye herhangi bir düzenleme yetkisi
tanınması halinde bu yetki; idarenin yasallığı ilkesi çerçevesinde
sınırlayıcı ve tamamlayıcı bir yetki olmak durumundadır.
Anayasa’nın 135. maddesinde; meslek
kuruluşlarının belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını
karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel
menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının
birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere tüzelkişiliği bulunan kamu kurumları
şeklinde düzenlemeleri amaçlanmış; böylece kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşları ve üst kuruluşlarının amaçları gösterilerek temel esaslar
belirlenmiş, kuruluş, işleyiş ve denetimlerine ilişkin konuların yasayla
düzenlenmesi öngörülmüştür.
4059 sayılı Yasanın 6. maddesinin (c)
bendinde, “Dış Ticaret Müsteşarlığının bağlı kuruluşları; ihracatçı ve ithalatçı
birlikleri ve bunların oluşturduğu Dış Ticaret Birlikleri üst kuruluşu ile
İhracatı Geliştirme ve Etüd Merkezidir. İhracatçı
Birlikleri, İthalatçı Birlikleri ve bunların üst kuruluşlarının
teşkilatlanma, işleyişleri, gelirleri, gelirlerinin kullanım esasları,
iştigal sahaları, denetimleri, organları ve üyeliğe ilişkin esasları ile
üyelerinin hak ve yükümlülüklerini gösteren statüleri Bakanlar Kurulu
Kararı ile belirlenir.” kuralına yer verilmiştir.
Söz konusu bu düzenleme ile temel
kuralları koyulmadan, ölçüsü belirlenmeden ve sınırları çizilmeden Bakanlar
Kuruluna, bağlı kuruluş olarak kabul edilecek kamu kuruluşunu oluşturma
yetkisi tanınmakta; bu kuruluş; mesleki kuruluş niteliği taşıdığı halde
kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ilişkin Anayasa’da yer alan
ilke ve kurallar da gözardı edilmektedir. Bu
şekildeki bir düzenleme Anayasa’nın yasama yetkisinin devredilemeyeceğini
düzenleyen 7. maddesi, idarelerin yasayla düzenleneceğini belirleyen 123.
maddesi ve meslek kuruluşlarının yasayla kurulacağını öngören 135.
maddesine aykırı görülmektedir.
Açıklanan nedenlerle; 4059 sayılı Hazine
Müsteşarlığı ile Dış Ticaret Müsteşarlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında
Kanunun 6. maddesinin (c) bendinin Anayasa’nın 7, 123 ve 135. maddelerine
aykırı olduğu kanısına varıldığından anılan hükmün iptali ve öncelikle
yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurulmasına,
dosyanın Anayasa Mahkemesi’nin bu konuda vereceği karara kadar
bekletilmesine, dosyada bulunan belgelerin onaylı birer örneğinin Anayasa
Mahkemesi Başkanlığı’na gönderilmesine 19.1.2006 tarihinde oybirliğiyle
karar verildi.”
III- YASA
METİNLERİ
A-
İtiraz Konusu Yasa Kuralı
9.12.1994 günlü, 4059 sayılı Hazine
Müsteşarlığı ile Dış Ticaret Müsteşarlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında
Kanun’un itiraz konusu kuralı da
içeren 6. maddesi şöyledir;
“Madde 6- a) Müsteşarlıklar, bakanlıkların
kuruluş ve görev esaslarını düzenleyen 27.9.1984 tarih ve 3046 sayılı Kanun
ile 10.6.1949 tarih ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu hükümlerine uygun
olarak taşra teşkilatı kurmaya yetkilidir. Serbest Bölge Müdürlükleri
doğrudan Dış Ticaret Müsteşarlığına bağlıdır. Taşra teşkilatının çalışma
usul ve esasları yönetmelikle belirlenir. Müsteşarlıklar, amaç ve
görevlerini yerine getirmek üzere, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Yurt Dışı
Teşkilatı hakkında 13.12.1983 tarih ve 189 sayılı Kanun Hükmünde Kararname
esaslarına uygun olarak yurt dışı teşkilatı kurar.
b) Hazine Müsteşarlığının bağlı kuruluşu, Darphane ve Damga Matbaası
Genel Müdürlüğüdür. Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğünün bütçesi
Müsteşarlık bütçesi içinde yer alır.
c) Dış Ticaret Müsteşarlığının bağlı kuruluşları; ihracatçı ve ithalatçı
birlikleri ve bunların oluşturduğu Dış Ticaret Birlikleri üst kuruluşu ile
İhracatı Geliştirme ve Etüd Merkezidir. İhracatçı Birlikleri, İthalatçı
Birlikleri ve bunların üst kuruluşlarının teşkilatlanma, işleyişleri,
gelirleri, gelirlerinin kullanım esasları, iştigal sahaları, denetimleri,
organları ve üyeliğe ilişkin esasları ile üyelerinin hak ve yükümlülüklerini
gösteren statüleri Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenir.
d) Müsteşarlıklar bünyesinde 5.000.000.000 TL. kuruluş
sermayesi ile Döner Sermaye İşletmesi kurulur. Bu sermayenin, 500.000.000 TL.si genel bütçeden, kalan kısmı elde edilen kârlardan
karşılanır. Döner Sermayenin gelirleri, müsteşarlıkların bütçelerine bu
amaçla konulan ödenekler, basım, yayım, bilgisayar işletmesinden ve diğer
faaliyetlerden elde edilen gelirlerden meydana gelir. Döner Sermaye
İşletmesi faaliyetinin gerektirdiği giderler, döner sermaye işletmesinin
gelirinden karşılanır. Dönem sonu gelir fazlası bütçeye irad
kaydedilir. Döner sermaye işletmesine 9.6.1927 tarih ve 1050 sayılı Muhasebe-i
Umumiye Kanunu ile 27.2.1967 tarih ve 832 sayılı Sayıştay Kanununun vizeye
ilişkin hükümleri uygulanmaz. Malî yılın bitiminden başlayarak iki ay
içinde hazırlanacak bilanço ve ekleri ile bütün gelir ve gider belgeleri Sayıştaya, bilanço ve eklerinin birer örneği de aynı
süre içinde Maliye Bakanlığına gönderilir. Döner sermaye işletmesinin
faaliyet alanları, gelir kaynakları, malî işlemleri, harcama usul ve
esasları ile yönetimine ilişkin diğer hususlar yönetmelikle düzenlenir.”
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa’nın 7.,
123. ve 135. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
A - Dosyada 6.4.2006 gününde yapılan ilk inceleme
toplantısında öncelikle uygulanacak kural sorunu üzerinde durulmuştur.
Anayasa’nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa
Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 28. maddesine
göre, mahkemeler, bakmakta oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da
kanun hükmünde kararname kurallarını Anayasa’ya aykırı görürler veya
taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık savının ciddi olduğu kanısına
varırlarsa, o hükmün iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurmaya
yetkilidirler. Ancak, bu
kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesi’ne başvurabilmesi için
elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın
bulunması ve iptali istenen kuralların da o davada uygulanacak olması
gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın değişik evrelerinde
ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da
olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.
İtiraz başvurusunda bulunan Mahkeme’nin bakmakta
olduğu davada, 4059 sayılı Yasa’nın 6. maddesinin (c) fıkrasının ikinci
tümcesine dayanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu Kararı’na göre yapılan
birlik üyeliğinden çıkarılma işleminin iptali istenmiştir. (c) fıkrasının
birinci tümcesi, ihracatçı ve ithalatçı birlikleri ve bunların oluşturduğu
Dış Ticaret Birlikleri üst kuruluşu ile İhracatı Geliştirme ve Etüd Merkezini Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın bağlı
kuruluşları arasında saymakta olup, Mahkeme’nin bakmakta olduğu davada
uygulanma olanağı bulunmadığından, bu tümceye ilişkin başvurunun
Mahkeme’nin yetkisizliği nedeniyle reddine oybirliğiyle karar verilmiştir.
B- Anayasa
Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi gereğince, 4059 sayılı Yasa’nın 6. maddesinin (c) fıkrasının ikinci tümcesinin, dosyada
eksiklik bulunmadığından esasının incelenmesine oybirliğiyle karar
verilmiştir.
V- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI KARARI
9.12.1994 günlü, 4059 sayılı “Hazine
Müsteşarlığı ile Dış Ticaret Müsteşarlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında
Kanun”un 6. maddesinin (c) fıkrasının ikinci tümcesinin yürürlüğünün
durdurulması isteminin, koşulları oluşmadığından REDDİNE, 6.4.2006 gününde
OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
VI- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin
rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların
gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği
görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, birliklerin teşkilatlanmaları,
işleyişleri, gelirleri, gelirlerinin kullanım esasları, iştigal sahaları,
denetimleri, organları, üyeliğe ilişkin hak ve yükümlülüklerinin Bakanlar
Kurulu kararıyla belirlenmesi ve kuruluşlarının Müsteşarlığın teklifi ve
bakanlık onayı ile gerçekleşmesi, kuruluşa ilişkin tebliğin yayımlanmasıyla
birliğin tüzel kişilik kazanması, Yasa’da bağlı kuruluş olarak gösterilmiş
olması nedeniyle kamu kuruluşu olarak nitelendirilmesi gerektiği, bu birlik
ve üst kuruluşlarının meslek kuruluşu niteliği taşıdığı halde kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşu olarak da oluşturulmadığı, temel ilke ve
esasları konulmadan Bakanlar Kurulu’na bağlı kuruluş olarak kamu kuruluşu
oluşturma yetkisi verildiği, bu nedenlerle kuralın Anayasa’nın 7., 123. ve 135. maddelerine aykırı olduğu ileri
sürülmüştür.
4059 sayılı Yasa’nın 6. maddesinin (c) fıkrasının
birinci tümcesinde, ihracatçı ve ithalatçı birlikleri ve bunların
oluşturduğu Dış Ticaret Birlikleri üst kuruluşları Dış Ticaret
Müsteşarlığı’na bağlı kuruluşlar olarak gösterilmiş, itiraz konusu ikinci
tümcesinde ise, birlikler ve bunların üst kuruluşlarının teşkilatlanma,
işleyişleri, gelirleri, gelirlerinin kullanım esasları, iştigal sahaları,
denetimleri, organları ve üyeliğe ilişkin esasları ile üyelerinin hak ve
yükümlülüklerini gösteren statülerinin Bakanlar Kurulu kararıyla
belirleneceği öngörülmüştür.
Birliklerin bağlı olduğu Dış Ticaret Müsteşarlığı,
dış ticaret politikalarının tespitine yardımcı olmak, tespit olunan bu
politikalar çerçevesinde ihracat, ihracatı teşvik, ithalat, yurtdışı müteahhitlik hizmetleri ile ikili ve çok taraflı ticari
ve ekonomik ilişkileri düzenlemek, uygulamak, uygulamaları izlemek ve
geliştirmek görevlerini üstlenen, Anayasa’nın 123. maddesi kapsamında
Başbakanlığa bağlı olarak yasayla kurulan, 5018 sayılı Yasa’nın (I) sayılı
cetveline ekli genel bütçe kapsamında yer alan kamu idaresidir.
Bağlı kuruluş olarak, belirli koşulları taşıyan
ihracatçı ve ithalatçıların başvurusu üzerine Müsteşarlığın teklifi ve
ilgili Bakanlık onayı ile kurulan, kuruluşuna dair tebliğin
yayımlanmasından sonra tüzel kişilik kazanan, genel sekreterin
Müsteşarlıkça atanması üzerine faaliyete başlayan birlikler, Bakanlar
Kurulu kararında belirtilen ve Müsteşarlıkça verilen görevleri
yürütmektedir. Ayrıca Müsteşarlık tarafından çıkarılan yönetmelik ve
tebliğlerle de birliklerin görev, yetki ve çalışma esasları konularında
düzenlemeler yapılmıştır. İtiraz konusu kurala dayanılarak çıkarılan
Bakanlar Kurulu kararlarında ve Müsteşarlık tarafından düzenlenen
yönetmelik ve tebliğlerde belirtilen görev ve yetkiler bu birliklerin kamu
gücü kullanarak kamu hizmeti yaptıklarını göstermektedir.
Kuruluş ve görevleriyle bir bütün olan idarenin
esasları Anayasa’nın 123. maddesinde gösterilmiştir. Anayasa’da nitelikleri
belirtilen kurum ve kuruluşlar dışındaki kamu kurum ve kuruluşlarının bu
maddedeki esaslara uygun olarak kurulması gerekmektedir. 123. madde
dışındaki kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının esasları ise
Anayasa’nın 135. maddesinde yer almıştır.
Anayasa’nın 123. maddesinde, idarenin kuruluş ve
görevleriyle bir bütün olduğu ve yasayla düzenleneceği; kamu tüzel
kişiliğinin, ancak yasayla veya yasanın açıkça verdiği yetkiye dayanılarak
kurulacağı öngörülmüştür. Kamu hukuku tüzelkişilerinin sadece kuruluş ve
kaldırılışları değil, görevleri, yetkileri, örgütlenmeleri ve
işleyişleriyle ilgili usul ve esasların da yasal düzenlemelerle
belirleneceği açıktır.
Anayasa’nın 135. maddesinde de kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşları tanımlanmıştır. Buna göre, kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşları, “belli
bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki
faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak
gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan
ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak
üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve
organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı
gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleri”dir.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşları, yasayla kurulmaları, belirli bir meslek grubunu kapsamaları,
kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli
görevlerde çalışanlar dışında kalan meslek mensuplarının üye olma
zorunluluğu, organlarının kendi mensuplarınca ve kendi üyeleri arasından
seçilmesi, seçimlerin yargı gözetiminde yapılması, yetkilendirildikleri ve
görevlendirildikleri alanlara koşut olarak kamu gücü kullanmaları, kamu
tüzelkişiliğine ve Anayasa’nın 124. maddesinde öngörülen yönetmelik çıkarma
yetkisine sahip olmaları nedeniyle bir tür kamu hizmeti yaptıkları gözönünde tutularak Anayasa’nın “yürütme” bölümü içinde
düzenlenmişlerdir. Anayasal güvence altında yasayla kurulma
zorunlulukları nedeniyle, her meslek kuruluşuyla ilgili olarak özel yasa
çıkarılmıştır.
Yasama yetkisinin Türk Milleti adına Türkiye Büyük
Millet Meclisinin olduğu ve bu yetkinin devredilemeyeceği Anayasa’nın 7.
maddesinde açık olarak gösterilmiştir.
İhracatın ve ithalatın geliştirilmesi,
düzenlenmesi, desteklenmesi, koordinasyonu ve ekonomiye katkı sağlanması
amacını taşıyan ve kamu gücü kullanan birliklerin, Yasa’da bağlı kuruluş
olduğu belirtilmiş, ancak itiraz konusu kuralda bunların hukuksal
statüleri, kuruluşları, görevleri, yetkileri, gelirleri, giderleri ve
denetimleriyle ilgili tüm hususlar Bakanlar Kurulu yetkisine
bırakılmıştır.
Birlikler, bu yapılarıyla, Anayasa’nın
123. maddesi kapsamında yasayla veya yasanın açıkça verdiği yetkiye
dayanılarak kurulan kamu tüzelkişileri olmadıkları gibi, amaçları, işlevleri ve nitelikleri itibariyle kamu
kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına benzemekle birlikte, kuruluş ve tüzelkişiliklerinin
yasayla oluşturulmaması, organların seçiminin yargı gözetiminde yapılmaması ve bağlı kuruluş olarak
gösterilmeleri nedeniyle Anayasa’nın 135. maddesinde yer alan kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşları kapsamına da girmemektedir. Bu birlikler, Anayasa’nın ne 123. ne de 135.
maddesine göre tüzelkişilik kazanan kuruluş niteliğindedir.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural
Anayasa’nın 7., 123. ve 135. maddelerine
aykırıdır. İptali gerekir.
VII- İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ
GÜN SORUNU
Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü
fıkrasında, “Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet
Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî
Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa
Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca
kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden
başlayarak bir yılı geçemez” denilmekte, Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 53. maddesinin dördüncü fıkrasında da
bu kural tekrarlanmaktadır. Maddenin beşinci fıkrasında ise, Anayasa
Mahkemesi’nin, iptal halinde meydana gelecek hukuksal boşluğu kamu düzenini
tehdit veya kamu yararını ihlâl edici mahiyette görmesi halinde yukarıdaki
fıkra hükmünü uygulayacağı belirtilmiştir.
9.12.1994 günlü, 4059 sayılı Hazine Müsteşarlığı ile
Dış Ticaret Müsteşarlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 6.
maddesinin (c) fıkrasının ikinci tümcesinin iptaline
karar verilmesinin doğuracağı hukuksal boşluk, kamu yararını ihlal edici
nitelikte olduğundan gerekli düzenlemelerin yapılması amacıyla iptal
kararının, Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
VIII- SONUÇ
A- 9.12.1994 günlü, 4059 sayılı Hazine Müsteşarlığı İle Dış
Ticaret Müsteşarlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 6. maddesinin
(c) fıkrasının ikinci tümcesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
B- İptal edilen tümcenin doğuracağı hukuksal boşluk kamu yararını
ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü
fıkrasıyla 2949 sayılı Yasa’nın 53. maddesinin dördüncü ve beşinci
fıkraları gereğince iptal hükmünün, KARARIN
RESMİ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ALTI AY SONRA YÜRÜRLÜĞE
GİRMESİNE,
18.9.2008
gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
|
Başkan
Haşim KILIÇ
|
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz
PAKSÜT
|
Üye
Sacit ADALI
|
|
|
|
|
|
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
|
Üye
Cafer ŞAT
|
Üye
A. Necmi
ÖZLER
|
|
|
|
|
|
Üye
Ali GÜZEL
|
Üye
Fettah OTO
|
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
|
|
|
|
|
|
Üye
Serruh KALELİ
|
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
|
|
|
|
|
|
|