|
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinden:
Esas No : 2008/14581
Karar
No : 2009/663
Mahkemesi : Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi : 24/4/2008
Numarası : 2006/424-2008/171
Davacı : Feride ARSLAN
Davalı : 1- Fehmi ARSLAN 2- Münise
ARSLAN Vekili Avukat İsmail YALDIZ
Davacı Feride Arslan
tarafından, davalı Fehmi Arslan ve Münise Arslan aleyhine
8/9/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi
üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair
verilen 24/4/2008 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı tarafından süresi içinde kanun yararına temyiz istenilmekle
temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya
içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava,
müessir fiil sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine
ilişkindir. Mahkemece, davanın miktar itibariyle kesin olmak üzere kısmen
kabulüne karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 4/12/2008 gün ve 2008/245099 sayılı yazılarıyla kararın HUMK'nun 427/6. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması
talep edilmiştir.
Davacı,
davalıların saldırıları sonucu yaralandığını, halen tedavisinin devam
ettiğini iddia ederek maddi ve manevî tazminatın tahsilini istemiştir.
Bursa
2. Sulh Ceza Mahkemesinin 13/7/2006 gün ve 2006/65
esas, 2006/805 karar sayılı kararı ile davalılar etkili eylem suçundan
dolayı cezalandırılmışlardır. Ceza yargılaması sonucu davacı yararına 250.00 YTL manevi tazminatın sanıklardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Adı geçen
sanıklar iş bu davada davalıdırlar. Aynı olay nedeniyle manevi tazminata
karar verilmiş ve söz konusu ceza kararı kesinleşmiştir. Davacı aynı olaya
dayanarak dava açmıştır. 12/7/2002 tarihli
raporda, davacının 5 gün mutat iştigaline engel olacak şekilde yaralandığı
açıklanmış, 21/3/2006 tarihli Adli Tıp Raporunda ise yaralanmanın basit bir
tıbbi müdahale ile giderilecek nitelikte olduğu ifade edilmiştir. Davacının
sağlığında olumsuz bir gelişme söz konusu değildir.
Mahkemece,
ceza mahkemesince kabul edilen manevi tazminat miktarı ve tazminata faiz
işletilmemiş olması nedeniyle manevi tazminatın bölünmezliği ilkesinden
bahisle manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin adalet duygusu
ve hakkaniyetle bağdaşmayacağı gerekçeleriyle 300.00
YTL manevi tazminatın olay tarihinden faizi ile davalılardan tahsiline
karar verilmiştir.
Cismani
zararda, manevi tazminat Borçlar Kanunu'nun 47. maddesinde düzenlenmiştir.
Hukuka aykırı bir eylem nedeniyle çekilen ruhsal elem ve üzüntüler o
tarihte duyulan ve duyulması gereken bir haldir. Manevi tazminat istemi
yapısı gereği bölünmez kalan kısmı saklı tutulamaz. Somut olayda, davacı
manevi zararını ceza yargılaması sırasında talep etmiş ve kısmen kabulle
sonuçlanan karar kesinleşmiştir.
Şu
halde, mahkemece davacının manevi tazminat isteminin tümden reddine karar
verilmesi gerekirken manevi tazminatın niteliğine ve dosya kapsamına uygun
düşmeyen gerekçe ile istemin bir kısmının hüküm altına alınması usul ve
yasaya aykırı olduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz istemi
bu nedenle yerinde görülmüştür.
SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının HUMK'nun
427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan
nedenlerden dolayı kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere
BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine 19/1/2009
gününde oybirliğiyle karar verildi.
|