19 Mart 2009 PERŞEMBE

Resmî Gazete

Sayı : 27174

YARGITAY KARARLARI

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinden:

             Esas No           : 2008/14233

             Karar No         : 2008/19392

             İncelenen Kararın

             Mahkemesi    : ANKARA 9. SULH HUKUK MAHKEMESİ

             Tarihi              : 30/1/2008

             Numarası        : 2007/111-2008/142

             Davacı             : BAŞKENT SİTESİ YÖNETİCİLİĞİ-AV.H.KUBİLAY ÜSTÜNER

             Davalı              : MUSTAFA BOZOĞLU-AV.M.CÜNEYT TANER

             Dava dilekçesinde 185.50 YTL alacak ve fer'ileri için takibe itirazın iptali, inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm kanun yararına bozulması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından temyiz edilmiştir.

YARGITAY KARARI

             Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

             Davacı, davalı aleyhine açtığı davadan 8.Sulh Hukuk Mahkemesince 2005/458-994 sayılı dosyasında davalı vekili için hükmedilen vekalet ücreti alacağı için yaptığı ilamlı icra takibinde davacının 185.50 YTL ödemek zorunda kaldığını, hükmün Yargıtay'ca bozulduğunu, haksız yere ödenen bu miktarın tahsili için girişilen icra takibine davalının itirazının iptalini ve inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

             Mahkemece, davacı tarafından açılan davanın Ankara 8.Sulh Hukuk Mahkemesince reddi üzerine hükmedilen vekalet ücretinin davalı lehine kazanılmış hak teşkil ettiği, bozma üzerine yeniden yapılan yargılamada davanın kabulüne karar verilmesinin önceki kararda kazanılmış vekalet  ücretini ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

             Kesin olan hükümde; "Yargıtay'ca bozulan ilk kararda davalı lehine hükmedilen ve icra yoluyla davacıdan tahsil edilen vekalet ücretine ilişkin meblağın sebepsiz zenginleşmeye neden olduğu düşünülmeksizin davanın kabulü yerine reddine karar verilmesinin" usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmiştir.

             HUMK'nun 417.maddesinin 1.fıkrasında kanunda  belirtilen haller haricinde yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükleneceği kuralı getirilmiştir. Avukatlık ücreti,    HUMK'nun 423/6.maddesine göre yargılama giderlerinden sayılmaktadır.

             Ankara 8.Sulh Hukuk Mahkemesinin dava dosyasında, davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilerek davalı vekili için 175 YTL vekalet ücretine hükmedilmiş ise de bu hükmün Yargıtay'ca bozulması üzerine, mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmiş hüküm kesinleşmiştir.

             Kesinleşen bu hüküm ile davacının davada haklı çıktığı belirlendiği halde, Yargıtay'ca bozulan ilk kararda davalı lehine hükmedilen ve icra yoluyla davacıdan tahsil edilen vekalet ücretine ilişkin meblağın sebepsiz zenginleşme nedeniyle davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.

             Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6.maddesine dayalı kanun yararına bozma isteminin açıklanan sebeplerle kabulüyle hükmün Bozulmasına ve gereği yapılmak üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine 13/11/2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

—— • ——

Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:

             Esas No        : 2008/11421

             Karar No     : 2009/947

             Davacı Dilan Keklik'e velayeten annesi Ayser Keklik ve babası İsa Keklik ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 27/9/2006 günlü ve 2006/676-2006/804 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/10/2008 gün ve Hukuk-2008/187061 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

             Doğum tarihinin düzeltilmesine karar verilen Dilan ile aynı anneden doğduğu anlaşılan kardeşi 21/9/2000 doğumlu Diyar arasında düzeltilen doğum tarihine göre sadece 5 ay 25 günlük bir zaman farkı bulunmaktadır.

             Bir kadının bu süre içerisinde iki kez doğum yapmasının tıbben mümkün olmadığı açık olup, hakim, nüfus kayıtlarında düzeltme yaparken bu kayıtların birbiri ile çelişik olmamasına özen göstermeli, böyle bir sonucu doğuracak kararlar vermemelidir.

             Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği  ile   dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 10/2/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

—— • ——

Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:

             Esas No        : 2008/11424

             Karar No      : 2009/1109

             Davacı Deniz Uralkaya ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 27/12/2007 günlü ve 2007/328-567 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/10/2008 gün ve Hukuk-2008/199245 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

             Dosyada bulunan nüfus kayıt örneğinden, doğum tarihinin düzeltilmesine karar verilen Deniz'in, Dünya adında ikiz kardeşi olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece ikizlerin birlikte tam teşekküllü bir sağlık kuruluşuna sevki sağlanarak ikizlik ve yaşları konusunda heyet raporu alınıp oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile ikizlik kaydının iptalini de doğuracak şekilde davanın kabulü usul ve yasaya aykırıdır.

             Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 16/2/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

—— • ——

Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:

             Esas No          : 2008/11426

             Karar No       : 2009/1110

             Davacı Mesut Polat'a velayeten Mevlüt Polat ve Selvi Polat ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 28/12/2007 günlü ve 2006/548-2007/521 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/10/2008 gün ve Hukuk-2008/174372 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

             Doğum tarihinin düzeltilmesine karar verilen Mesut ile aynı anneden doğduğu anlaşılan kardeşi 14/1/1989 doğumlu Evren arasında düzeltilen doğum tarihine göre sadece 5 ay 9 günlük bir zaman farkı bulunmaktadır.

             Bir kadının bu süre içerisinde iki kez doğum yapmasının tıbben mümkün olmadığı açık olup, hakim, nüfus kayıtlarında düzeltme yaparken bu kayıtların diğerleri  ile çelişik  olmamasına  özen göstermeli,  böyle bir sonucu doğuracak kararlar vermemelidir.  Bu  hususa  uyulmadan  davanın  kabulü  usul ve yasaya aykırıdır.

             Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle  Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili  olmamak  kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 16/2/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

—— • ——

Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:

             Esas No         : 2008/11427

             Karar No      : 2009/1111

             Davacı Menşure Akyazı ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Bafra 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 6/3/2007 günlü ve 2007/63-75 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/10/2008 gün ve Hukuk- 2008/207071 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

             Dava, evliliğin devamı sırasında eşlerden birisi tarafından, nüfus kaydının düzeltilmesi istenilen küçüğe velayeten açılmış, mahkemece, diğer eşin katılması veya icazeti aranmadan davaya bakılıp kabulüne karar verilmiştir.

             4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 336 ncı maddesinde, (eşlerden herhangi birisine öncelik veya üstünlük tanınmadan) evlilik devam ettiği sürece ana ve babanın, velayeti birlikte kullanacağı öngörülmüş ve 342 nci maddesinde de anne ve babanın çocuğu velayetleri çerçevesinde temsil edecekleri ilkesi yine ayırım yapılmadan getirilmiştir.

             Emredici nitelikteki bu yasa kuralı evlilik birliği içinde velayetin kullanılması kapsamında ana ve baba tarafından çocuk adına açılacak tüm davalar yönünden de geçerlidir. Buna göre, asıl olan eşlerin birlikte dava açmaları ise de, bunlardan birisi tarafından açılacak davaya diğer eşin sonradan icazetini bildirip olumlu iradesini ortaya koyması da, velayetin birlikte kullanılması gerçekleşmiş olacağından yeterlidir. Diğer eşin katılımının veya rızasının sağlanamadığı davanın ise reddi gerekir.

             Bu bakımdan mahkemece davacıya, eşinin davaya katılmak ya da duruşmada hazır bulunmak suretiyle icazetini bildirmesi veya icazetini gösteren imzası noterden onaylı belge ibraz etmesi için mehil verilip, bunun sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eşlerden birisinin istemi yeterli bulunarak davanın esası hakkında hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.

             Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay  Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 16/2/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

—— • ——

Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:

             Esas No       : 2008/11428

             Karar No     : 2009/1112

             Davacı Süleyman Ertaş'a velayeten Ömer Ertaş ve Vatfa Ertaş ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 6/12/2007 günlü ve 2007/494-758 sayılı kararın temyiz edilmemekle kesinleşmesi ve yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/10/2008 gün ve Hukuk-2008/187064 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm   kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

             Doğum tarihinin düzeltilmesine karar verilen Süleyman ile aynı anneden doğduğu anlaşılan kardeşi 5/5/1993 doğumlu Mehmet arasında düzeltilen doğum tarihine göre sadece 3 ay 4 günlük bir zaman farkı bulunmaktadır.

             Bir kadının bu süre içerisinde iki kez doğum yapmasının tıbben mümkün olmadığı açık olup, hakim, nüfus kayıtlarında düzeltme yaparken bu kayıtların diğerleri ile çelişik olmamasına özen göstermeli, böyle bir sonucu doğuracak kararlar vermemelidir. Bu hususa uyulmadan davanın  kabulü  usul ve yasaya aykırıdır.

             Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak  üzere kararın bir örneği ile   dosyanın  Yargıtay  Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 16/2/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

—— • ——

Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:

             Esas No       : 2008/11429

             Karar No    : 2009/1113

             Davacı Serkan Sarıabacı ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Adıyaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 13/11/2007 günlü ve 2006/480-2007/509 sayılı kararın temyiz edilmemekle kesinleşmesi ve yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/10/2008 gün ve Hukuk-2008/148309 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

             Dosyada bulunan nüfus kayıt örneğinden, doğum tarihinin düzeltilmesine karar verilen Serkan Sarıabacı'nın annesi Emiş'in 8/1/1977 tarihinde öldüğü anlaşılmakta olup, bu durumda düzeltilen doğum tarihine göre davacı annesinin ölümünden 3 yıl 8 ay 11 gün sonra doğmuş olmaktadır. Bir kadının öldükten 3 yıl 8 ay 11 gün sonra doğum yapması hayatın olağan akışına aykırıdır.

             Hakim, nüfus kayıtlarında düzeltme yapılmasına karar verirken, kayıtlar arasında çelişki meydana getirmemeye ve hayatın olağan akışına ters düşecek durumlara yol açmamaya özen göstermek zorunda olup bu hususa uyulmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

             Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 16/2/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.