|
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinden:
Esas No : 2008/14233
Karar
No : 2008/19392
İncelenen Kararın
Mahkemesi : ANKARA 9. SULH HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi : 30/1/2008
Numarası :
2007/111-2008/142
Davacı :
BAŞKENT SİTESİ YÖNETİCİLİĞİ-AV.H.KUBİLAY ÜSTÜNER
Davalı :
MUSTAFA BOZOĞLU-AV.M.CÜNEYT TANER
Dava
dilekçesinde 185.50 YTL alacak ve fer'ileri için takibe itirazın iptali, inkar
tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir.
Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm kanun yararına bozulması
için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz
isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı,
davalı aleyhine açtığı davadan 8.Sulh Hukuk Mahkemesince 2005/458-994
sayılı dosyasında davalı vekili için hükmedilen vekalet ücreti alacağı için
yaptığı ilamlı icra takibinde davacının 185.50 YTL
ödemek zorunda kaldığını, hükmün Yargıtay'ca bozulduğunu, haksız yere
ödenen bu miktarın tahsili için girişilen icra takibine davalının
itirazının iptalini ve inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece,
davacı tarafından açılan davanın Ankara 8.Sulh Hukuk Mahkemesince reddi
üzerine hükmedilen vekalet ücretinin davalı lehine kazanılmış hak teşkil
ettiği, bozma üzerine yeniden yapılan yargılamada davanın kabulüne karar
verilmesinin önceki kararda kazanılmış vekalet ücretini ortadan kaldırmayacağı
gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kesin
olan hükümde; "Yargıtay'ca bozulan ilk kararda davalı lehine
hükmedilen ve icra yoluyla davacıdan tahsil edilen vekalet
ücretine ilişkin meblağın sebepsiz zenginleşmeye neden olduğu
düşünülmeksizin davanın kabulü yerine reddine karar verilmesinin" usul
ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kanun yararına bozulması Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmiştir.
HUMK'nun 417.maddesinin 1.fıkrasında kanunda belirtilen haller haricinde
yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükleneceği kuralı
getirilmiştir. Avukatlık ücreti, HUMK'nun 423/6.maddesine göre yargılama giderlerinden
sayılmaktadır.
Ankara
8.Sulh Hukuk Mahkemesinin dava dosyasında, davacı tarafından davalı
aleyhine açılan davanın reddine karar verilerek davalı vekili için 175 YTL vekalet ücretine hükmedilmiş ise de bu hükmün
Yargıtay'ca bozulması üzerine, mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulüne
karar verilmiş hüküm kesinleşmiştir.
Kesinleşen
bu hüküm ile davacının davada haklı çıktığı belirlendiği halde, Yargıtay'ca
bozulan ilk kararda davalı lehine hükmedilen ve icra yoluyla davacıdan
tahsil edilen vekalet ücretine ilişkin meblağın
sebepsiz zenginleşme nedeniyle davalıdan tahsiline karar verilmesi
gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Bu
itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri
Kanununun 427/6.maddesine dayalı kanun yararına bozma isteminin açıklanan
sebeplerle kabulüyle hükmün Bozulmasına ve gereği yapılmak üzere dosyanın
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine 13/11/2008
tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas No : 2008/11421
Karar
No : 2009/947
Davacı
Dilan Keklik'e velayeten
annesi Ayser Keklik ve babası İsa Keklik ile
davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesince
verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 27/9/2006 günlü ve 2006/676-2006/804 sayılı kararın
yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının 20/10/2008 gün ve Hukuk-2008/187061 sayılı yazısıyla kanun
yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm
kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Doğum
tarihinin düzeltilmesine karar verilen Dilan ile
aynı anneden doğduğu anlaşılan kardeşi 21/9/2000
doğumlu Diyar arasında düzeltilen doğum tarihine göre sadece 5 ay 25 günlük
bir zaman farkı bulunmaktadır.
Bir
kadının bu süre içerisinde iki kez doğum yapmasının tıbben mümkün olmadığı
açık olup, hakim, nüfus kayıtlarında düzeltme
yaparken bu kayıtların birbiri ile çelişik olmamasına özen göstermeli,
böyle bir sonucu doğuracak kararlar vermemelidir.
Bu
itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının
temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun
427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına
BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığına gönderilmesine, 10/2/2009 gününde oybirliğiyle karar
verildi.
—— • ——
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas No : 2008/11424
Karar
No : 2009/1109
Davacı
Deniz Uralkaya ile davalı Nüfus Müdürlüğü
arasındaki davada Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve
Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 27/12/2007
günlü ve 2007/328-567 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu
savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/10/2008 gün ve
Hukuk-2008/199245 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması
istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Dosyada
bulunan nüfus kayıt örneğinden, doğum tarihinin düzeltilmesine karar
verilen Deniz'in, Dünya adında ikiz kardeşi olduğu anlaşılmaktadır. Bu
durumda mahkemece ikizlerin birlikte tam teşekküllü bir sağlık kuruluşuna
sevki sağlanarak ikizlik ve yaşları konusunda heyet raporu alınıp oluşacak
sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile
ikizlik kaydının iptalini de doğuracak şekilde davanın kabulü usul ve
yasaya aykırıdır.
Bu
itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının
temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun
427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına
BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 16/2/2009
gününde oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas No : 2008/11426
Karar
No : 2009/1110
Davacı
Mesut Polat'a velayeten Mevlüt
Polat ve Selvi Polat ile davalı Nüfus Müdürlüğü
arasındaki davada Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve
Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 28/12/2007
günlü ve 2006/548-2007/521 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu
savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/10/2008 gün ve
Hukuk-2008/174372 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması
istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Doğum
tarihinin düzeltilmesine karar verilen Mesut ile aynı anneden doğduğu
anlaşılan kardeşi 14/1/1989 doğumlu Evren arasında
düzeltilen doğum tarihine göre sadece 5 ay 9 günlük bir zaman farkı
bulunmaktadır.
Bir
kadının bu süre içerisinde iki kez doğum yapmasının tıbben mümkün olmadığı
açık olup, hakim, nüfus kayıtlarında düzeltme yaparken bu kayıtların diğerleri ile
çelişik olmamasına özen göstermeli, böyle bir sonucu doğuracak kararlar
vermemelidir. Bu hususa uyulmadan
davanın kabulü usul ve yasaya aykırıdır.
Bu
itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak
kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın
bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
16/2/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas
No : 2008/11427
Karar
No : 2009/1111
Davacı
Menşure Akyazı ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki
davada Bafra 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca
incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 6/3/2007 günlü
ve 2007/63-75 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/10/2008 gün ve Hukuk- 2008/207071
sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş
olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Dava,
evliliğin devamı sırasında eşlerden birisi tarafından, nüfus kaydının
düzeltilmesi istenilen küçüğe velayeten açılmış,
mahkemece, diğer eşin katılması veya icazeti aranmadan davaya bakılıp
kabulüne karar verilmiştir.
4721
sayılı Türk Medeni Kanununun 336 ncı maddesinde,
(eşlerden herhangi birisine öncelik veya üstünlük tanınmadan) evlilik devam
ettiği sürece ana ve babanın, velayeti birlikte kullanacağı öngörülmüş ve
342 nci maddesinde de anne ve babanın çocuğu
velayetleri çerçevesinde temsil edecekleri ilkesi yine ayırım yapılmadan
getirilmiştir.
Emredici
nitelikteki bu yasa kuralı evlilik birliği içinde velayetin kullanılması
kapsamında ana ve baba tarafından çocuk adına açılacak tüm davalar yönünden
de geçerlidir. Buna göre, asıl olan eşlerin birlikte dava açmaları ise de,
bunlardan birisi tarafından açılacak davaya diğer eşin sonradan icazetini
bildirip olumlu iradesini ortaya koyması da, velayetin birlikte
kullanılması gerçekleşmiş olacağından yeterlidir. Diğer eşin katılımının
veya rızasının sağlanamadığı davanın ise reddi gerekir.
Bu
bakımdan mahkemece davacıya, eşinin davaya katılmak ya da duruşmada hazır
bulunmak suretiyle icazetini bildirmesi veya icazetini gösteren imzası
noterden onaylı belge ibraz etmesi için mehil verilip, bunun sonucuna göre
karar verilmesi gerekirken, eşlerden birisinin istemi yeterli bulunarak
davanın esası hakkında hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Bu
itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz
itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427.
maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA
ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 16/2/2009 gününde oybirliğiyle
karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas No : 2008/11428
Karar
No : 2009/1112
Davacı
Süleyman Ertaş'a velayeten
Ömer Ertaş ve Vatfa Ertaş ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada
Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 6/12/2007 günlü ve 2007/494-758
sayılı kararın temyiz edilmemekle kesinleşmesi ve yürürlükteki hukuka
aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/10/2008 gün ve
Hukuk-2008/187064 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması
istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Doğum
tarihinin düzeltilmesine karar verilen Süleyman ile aynı anneden doğduğu
anlaşılan kardeşi 5/5/1993 doğumlu Mehmet arasında
düzeltilen doğum tarihine göre sadece 3 ay 4 günlük bir zaman farkı
bulunmaktadır.
Bir
kadının bu süre içerisinde iki kez doğum yapmasının tıbben mümkün olmadığı
açık olup, hakim, nüfus kayıtlarında düzeltme
yaparken bu kayıtların diğerleri ile çelişik olmamasına özen göstermeli,
böyle bir sonucu doğuracak kararlar vermemelidir. Bu hususa uyulmadan davanın kabulü usul ve yasaya aykırıdır.
Bu
itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının
temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun
427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına
BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın
Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığına gönderilmesine, 16/2/2009 gününde oybirliğiyle karar
verildi.
—— • ——
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas No : 2008/11429
Karar
No : 2009/1113
Davacı
Serkan Sarıabacı ile davalı Nüfus Müdürlüğü
arasındaki davada Adıyaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 13/11/2007 günlü ve 2006/480-2007/509 sayılı kararın
temyiz edilmemekle kesinleşmesi ve yürürlükteki hukuka aykırı olduğu
savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/10/2008 gün ve
Hukuk-2008/148309 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması
istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Dosyada
bulunan nüfus kayıt örneğinden, doğum tarihinin düzeltilmesine karar
verilen Serkan Sarıabacı'nın annesi Emiş'in 8/1/1977 tarihinde
öldüğü anlaşılmakta olup, bu durumda düzeltilen doğum tarihine göre davacı
annesinin ölümünden 3 yıl 8 ay 11 gün sonra doğmuş olmaktadır. Bir kadının
öldükten 3 yıl 8 ay 11 gün sonra doğum yapması hayatın olağan akışına
aykırıdır.
Hakim, nüfus kayıtlarında düzeltme yapılmasına karar
verirken, kayıtlar arasında çelişki meydana getirmemeye ve hayatın olağan
akışına ters düşecek durumlara yol açmamaya özen göstermek zorunda olup bu
hususa uyulmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu
itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının
temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun
427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına
BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 16/2/2009
gününde oybirliğiyle karar verildi.
|