|
Türkiye Atom Enerjisi Kurumundan:
NÜKLEER GÜÇ SANTRALİ SAHALARINA
İLİŞKİN YÖNETMELİK
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç
MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, bir sahada nükleer güç
santrali kurulabilmesi için nükleer güvenliğe ilişkin olarak uyulması
gereken esasların belirlenmesidir.
Kapsam
MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik hükümleri nükleer güç santrali
kurulması öngörülen sahalara ve bu sahalardaki ayrıntılı yer etütlerine
uygulanır.
Dayanak
MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik 9/7/1982
tarihli ve 2690 sayılı Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Kanununun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine dayanarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;
a)
DEBK: Düşünülebilen en büyük kazayı,
b)
Düşünülebilen en büyük kaza: Bir nükleer güç santrali için tasarıma esas
kazaların ötesinde olup gerçekleşebileceğine ihtimal verilen ve radyolojik
sonuçları en büyük olan kaza senaryosunu,
c)
Kurum: Türkiye Atom Enerjisi Kurumunu,
ç)
Meteorolojik yıl: Farklı meteorolojik parametreler için ayrı ayrı tanımlanan ve başlangıç zamanının parametre
değerinin maksimum veya minimum olmadığı bir zaman olarak belirlendiği
yıllık dönemi,
d)
S1: Santralin ömrü boyunca sahada olması beklenen ve santralin normal
işletmeyi sürdürebileceği en yüksek deprem yer hareketi düzeyini,
e)
S2: Doğrudan güvenlik sınırları ile ilgili olan ve sahayı etkileyebilecek
en yüksek deprem potansiyeline karşılık gelen deprem yer hareketi düzeyini,
f)
Saha: Santrali fiziksel engellerle çevreleyen, sadece kontrollu
giriş-çıkış yapılabilen ve üzerinde santral sahibinin yetkisi olan alanı,
g)
Santral: Nükleer güç santralini,
ğ)
Tasarıma esas dış olay: Santral tasarımında dikkate alınacak doğal ve insan
kaynaklı dış olayları,
h)
TEDO: Tasarıma esas dış olayı,
ı)
Yer: Nükleer güç santrali kurulması planlanan saha ile bu sahanın önemli
bir olaya veya belirli bir olayın etkilerine ilişkin tüm özellikleri
içerebilecek genişlikteki çevresini
ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Uygunluk Değerlendirmesi
Ana hususlar
MADDE 5 – (1) Bir yerin nükleer güç santral sahası olarak
uygunluğunun değerlendirilmesinde aşağıdaki hususlar dikkate alınır:
a)
Önerilen yerde meydana gelebilecek doğal ve insan kaynaklı dış olayların
etkileri.
b)
Santralden salınabilecek radyoaktif maddelerin bireylere veya çevreye taşınımını etkileyebilecek saha ve yer
karakteristikleri.
c)
Acil durum önlemlerinin uygulanabilirliğini etkileyebilecek nüfus yoğunluğu
ve dağılımına ilişkin bilgiler ile diğer yer karakteristikleri.
(2)
Eğer bu üç hususa ilişkin olarak yer değerlendirmesi sırasında belirlenen zaafiyetlerin tasarım özellikleri, korunma önlemleri
veya idari prosedürler ile giderilebileceği
gösterilemiyorsa, sahanın uygun olmadığına karar verilir.
Genel ilkeler
MADDE 6 – (1) Nükleer güç santralinin güvenliğini
etkileyebilecek tüm yer karakteristikleri ile santrale ait işletme
durumları ve kaza koşullarının olası radyolojik etkilerine maruz
kalabilecek bölgenin doğal çevre karakteristikleri araştırılır ve
değerlendirilir. Bu karakteristiklerin hepsi santralin tüm ömrü boyunca
izlenir.
(2)
Yer araştırmaları ve değerlendirmelerinin Kurumun ilgili gerek ve kriterlerini sağlayacak şekilde yürütülmesinin temini
ile etkinliğinin ve yeterliliğinin kontrolu için
bir kalite yönetim programı oluşturulur ve uygulanır.
Dış olaylar
MADDE 7 – (1) Önerilen nükleer santral yeri, doğal ve insan
kaynaklı dış olaylar kapsamında güvenlik açısından önemli olabilecek bütün
yer karakteristiklerini ortaya koyacak ayrıntıda araştırılır.
(2)
Saha ve çevresindeki olası tüm doğal olaylar ile insan kaynaklı olay ve
faaliyetler belirlenir ve santralin güvenli işletimi açısından
değerlendirilir. Bu değerlendirme sonucunda, doğal veya insan kaynaklı dış
olaylar arasından önemli olanlar belirlenir. Değerlendirme sırasında,
mümkünse, santralin tüm ömrünü kapsayan bir zaman süresi için tahmin
edilebilir değişimler de gözönüne alınır.
(3)
Önemli doğal olaylar ile insan kaynaklı olay ve faaliyetlerin meydana
gelmesi, sıklığı ve şiddetine ilişkin, tarih öncesi, tarihsel veya ölçüm
aletleriyle kaydedilmiş tüm bilgi ve kayıtlar derlenir ve bu bilgiler
güvenilirlik, kesinlik ve bütünlük açısından analiz edilir.
(4)
Santralin tasarımında dikkate alınacak önemli dış olaylarla bağlantılı tehlikeler
belirlenir, bu tehlikelerin türetilmesinde, tehlikelerin diğer çevre
koşullarıyla kombinasyonunun etkileri de dikkate
alınır.
(5)
Önemli dış olaylar ile ilgili tehlikeler belirlenirken, uygulanabilir
olasılık metodolojilerine özel önem verilerek
uygun metodlar seçilir. Bu metodların
güncellikleri ve incelenen yerin karakteristikleri ile uyumlu olduğu
doğrulanır. Seçilen metodun uygulanacağı bölgenin genişliği incelenen
olayın karakteristiklerinin belirlenebilmesi açısından anlam ifade
edebilecek tüm alanları ve özellikleri içerecek yeterli büyüklükte
olmalıdır.
(6)
Tehlikelerin belirlenmesinde yere özgü veriler kullanılır. Sadece verilerin
elde edilemez olduğu durumlarda, önerilen yer ile yeterince ilişkili diğer
bölge verileri veya uygun ve kabul edilebilir simülasyon
teknikleri kullanılır. Benzer bölgelerden veya simülasyon
tekniklerinden elde edilen veriler yere özgü verilerin çoğaltılmasında da
kullanılır.
(7)
Önemli bir dış olay veya neden olacağı olaylar kombinasyonu
için nükleer güç santrali ile ilişkili tehlikeler, santralin tasarımında
kullanılabilecek, tehlikeyi tanımlayan uygun parametreler cinsinden ifade
edilir.
Santralin bölgedeki potansiyel etkileri
MADDE 8 – (1) Yer değerlendirilmesinde, santralin normal
işletme koşulları dikkate alınarak santralden potansiyel radyoaktif salımlara ilişkin uygun tahminler yapılır ve santralin
bölge üzerindeki potansiyel etkileri incelenir. Bu tahminler ve sonuçları
tesisin tasarımı incelenirken teyit edilir.
(2)
Nükleer güç santralinden salınabilecek radyoaktif maddelerin halka ve
çevreye ulaşabileceği doğrudan veya dolaylı yollar tanımlanır ve
değerlendirilir. Değerlendirmede biyosferin radyonüklidleri
biriktirme ve taşıma işlevi gibi özgün çevresel ve yer karakteristikleri
dikkate alınır.
(3)
Saha ve tasarımın uygunluğu için, normal işletme sırasındaki radyoaktif
salımlar vasıtasıyla halktan en yüksek doza maruz kalma potansiyeli olan
kişilerin maruz kalacağı dozların radyasyondan korunmaya ilişkin mevzuatta
belirlenen doz sınırlarını aşmadığı ve bu mevzuat gereklerinin
karşılanabileceği gösterilir. Aksi takdirde, önerilen santral için sahanın
uygun olmadığına karar verilir.
Acil durum planlama bölgesi
MADDE 9 – (1) Acil durum planlama bölgesi, sınırında bulunan
bir kişinin DEBK durumunda iki gün içerisinde etkin doz olarak 10 mSv’ten, tiroit
dozu olarak da 100 mGy’den fazla doz almayacağı
bölge olarak belirlenir. Sahada birden çok ünite kurulması öngörüldüğü
durumda her bir ünite için belirlenmiş acil durum planlama bölgelerini kapsayacak
şekilde, santral için tek bir acil durum planlama bölgesi belirlenir.
Acil durum önlemlerinin
uygulanabilirliği
MADDE 10 – (1) Önerilen nükleer güç
santrali yerinde acil durum planlama bölgesi içinde DEBK sırasında acil
durum önlemlerinin uygulanabilirliğini engelleyen veya radyoaktif
maddelerin belli bir bölgede yoğunlaşmasına neden olan saha özellikleri
bulunmamalı ve tipi, sis ve enverziyon gibi doğal
olaylara sıklıkla rastlanmamalıdır. Acil durum planlama bölgesi içinde,
mümkünse, santralin ömrü boyunca nüfustaki değişikliklere ilişkin öngörüler
çerçevesinde acil durum önlemlerinin uygulanabilirliği gösterilir. Aksi
takdirde, önerilen santral için sahanın uygun olmadığına karar verilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Tasarıma Esas Dış Olaylar
Tasarıma esas dış olay
MADDE 11 – (1) TEDO olarak tanımlanmış tüm olayların
ayrıntılı inceleme ve analizleri yapılarak santral tasarımında esas
alınacak parametreler kesin olarak belirlenir.
(2)
Santral güvenliği açısından TEDO’nun
yaratabileceği risklerin, olayın şiddet ve olasılığının azaltılması,
tasarımda mühendislik güvenlik özelliklerinin kullanılması ve santral
yapılarının güçlendirilmesi gibi mümkün ve makul önlemlerle kabul
edilebilir düzeyde olması sağlanamıyorsa sahanın uygun olmadığına karar
verilir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
İnsan Kaynaklı Dış Olaylar
İnsan kaynaklı olaylar
MADDE 12 – (1) Önerilen santralin çevresinde bulunan tehlike
oluşturma potansiyeline sahip tesisler ile faaliyetlerden kaynaklanabilecek
olaylar belirlenerek değerlendirilir. Bunların arasından gerçekleşme
olasılığı 10-7/yıl veya daha büyük olan olaylar incelemeye alınır. Etki
mesafesi santrale ulaşarak tesiste radyolojik sonuçlara yol açabilecek
olaylara karşı alınması gereken önlemler ile bunlara ilişkin tasarım
parametreleri belirlenir.
Dikkate alınması gereken tesis ve
faaliyetler
MADDE 13 – (1) Öncelikle, önerilen santral sahasının içerisi
de dahil olmak üzere önerilen santralden 10 km’lik mesafe içerisinde yer alan ve tehlike oluşturma
potansiyeline sahip tüm tesis ve faaliyetler belirlenir. Bundan daha uzak
mesafedeki tesis ve faaliyetlerden, önerilen santralin güvenliği açısından
önem taşıyabilecek olanlar da bu listeye dâhil edilir.
(2) Tehlike oluşturma potansiyeline sahip tesis ve faaliyetler
belirlenirken kimyasal tesisler, rafineriler, maden ve taşocağı
işletmeleri, askeri tesisler, askeri tatbikatlar, hava, kara ve su
taşımacılığı, liman, rıhtım, havaalanları gibi taşıma tesisleri, petrol ve
gaz boru hatları, sondaj tesisleri, petrol kuyuları, gaz depolama tesisleri,
elektromanyetik girişim ve Eddy akımları
oluşturan tesisler, aynı sahadaki diğer üniteler ile üretilen, depolanan
veya taşınan ürünleri veya malzemeleri santralin güvenliği açısından
tehlike oluşturabilecek benzeri diğer tesis veya faaliyetler dikkate
alınır.
(3)
Mevcut tesislerin ve faaliyetlerin genişletilmesi veya yeni tesislerin
kurulması ve yeni faaliyetlerin ortaya çıkması gibi ileriye dönük tahmin
edilebilir önemli gelişmeler de ayrıca gözönüne
alınır.
(4)
Belirlenen tesis veya faaliyetin konumu, mesafesi ve özellikleri gibi
bilgiler ile içerdiği tehlikenin kaynağını oluşturan ürün, malzeme, ekipman veya sistemlere ilişkin gerekli tüm bilgiler
toplanır.
İnsan kaynaklı olay kategorileri
MADDE 14 – (1) Belirlenen tesis veya faaliyetler ile içerdiği
tehlikenin kaynağına ilişkin gerekli tüm bilgiler derlenerek, tesis veya
faaliyete ilişkin olarak meydana gelebilecek tehlikeli olaylar, bunların
yaratabileceği olası tehlikeler ve santrale etkileri belirlenir. Belirleme
esnasında aşağıdaki olay kategorileri gözönüne alınır:
a)
Patlamalar: Güçlü patlayıcılar, cephaneler, kimyasallar veya sıvı ve gaz
yakıtlar gibi patlayıcı malzemelerin üretildiği, depolandığı, kullanıldığı
veya taşındığı tesis ve faaliyetler için patlama kazaları dikkate alınır.
Patlamanın hava basınç dalgası etkisinin yanı sıra, yer sarsıntısı yaratma,
zemin kayması veya çökmesine yol açma ile tehlikeli duman, gaz ve toz
bulutları oluşturma etkileri de dikkate alınır.
b)
Yanıcı gaz bulutlarının oluşması sonrası gecikmiş ateşlenme: İçerdiği
maddeler nedeniyle sıvı veya gaz yanıcıların herhangi bir nedenle salımı
olasılığı olan tesis ve faaliyetler için yanıcı gaz bulutlarının oluşması
dikkate alınır. Değerlendirme sırasında, ani bir patlamanın oluşmadığı
varsayılarak en kötü meteorolojik koşullar altında santrale ulaşabilecek
gaz bulutunun büyüklüğü ve gaz konsantrasyonları
belirlenir. Bulutun santrale doğru hareket edeceği ve santrale ulaşarak
santral içi veya dışında yanacağı veya patlayacağı varsayılır.
c) Zehirli ve boğucu kimyasallar ile radyoaktif maddelerin
yayılması: Nükleer güç santrali sahası içinde yer alan depolama tesisleri
ile yakındaki sabit veya hareketli kaynaklardan klor gibi zehirli veya
boğucu özelliğe sahip kimyasalların doğrudan yayılmasını içeren olaylar ve
radyoaktif maddelerin salımına neden olabilecek
aynı sahada kurulu diğer ünitelerdeki kazalar dikkate alınır. Kontrol
odasında kalınabilirliğin değerlendirilebilmesi için, çeşitli meteorolojik
koşulları dikkate alan bir konsantrasyon dağılımı
belirlenir.
ç)
Yangınlar: Yakındaki endüstriyel, kimyasal ve depolama tesislerinde, petrol
ve gaz boru hatlarında çıkan yangınlar, çalı ve orman yangınları ile
taşımacılık kazaları nedeniyle oluşan yangınların yüksek ısı akılarına ve
yanıcı olmayan gaz veya kimyasalları taşıyan bulutların oluşmasına yol
açabileceği varsayılır. Bu yangınların diğer yangınları da başlatabileceği
göz önüne alınır. Kontrol odasında kalınabilirliğin ve çevresel koşullardan
etkilenebilecek güvenlikle ilgili ekipmanların işletilebilirliğinin
değerlendirilebilmesi için, çeşitli meteorolojik koşulları dikkate alan bir
yanıcı olmayan madde konsantrasyon dağılımı
belirlenir.
d)
Nükleer güç santralinin su alma yapılarına çarpmalar: Yakınında su yoluyla taşımacılığın yapıldığı santral sahaları
için, farklı büyüklük ve tipte taşıma araçlarının herhangi bir nedenle
santralin su alma yapılarına çarpması durumu gözönüne
alınır. Çarpma sırasında veya sonrasında oluşabilecek yangın veya
patlamalar da dikkate alınır. Olay sonrası, ek bir soğutma suyu kaynağına
ihtiyaç olup olmadığı belirlenir.
e)
Nükleer santrale çarpmalar: Uçak veya füze çarpması gibi doğrudan
çarpmaların yanı sıra yüksek enerjide dönen ekipmanlara sahip tesislerden
fırlayan ekipman parçaları ile yakındaki diğer
tesis veya faaliyetler sırasında meydana gelen patlama gibi bir olay
sonucunda sahaya erişebilecek misillerin santralin güvenlik açısından
önemli yapı, sistem ve bileşenlerine zarar verebileceği gözönüne
alınır. Çarpmanın doğrudan etkisinin yanısıra,
çarpma sırasında veya sonrasında oluşabilecek yangın veya patlamalar da
dikkate alınır. Saha içine uçak çarpma olasılığı belirlenirken bölgedeki
askeri ve sivil hava trafiği ve havaalanlarına iniş-kalkış sırasında
oluşabilecek çarpmalar dikkate alınır.
f)
Sıvı veya katı maddelerin yayılması: Aşındırıcı, dondurucu, tıkayıcı veya
pıhtılaştırıcı sıvı veya katıların tesadüfen yayılması sonrası santralin su
alma yapıları ile diğer önemli sistemlerinin içine girme veya karışma
ihtimali dikkate alınır. Olay nedeniyle santralin soğutma sistemlerinin
tıkanıp tıkanmayacağı veya zarar görüp görmeyeceği belirlenir.
g)
Eddy akımlarının veya elektromanyetik
girişimlerin oluşması: Bazı tesislerin Eddy
akımları yaratarak santralde topraklama problemine ve yeraltındaki metal
bileşenlerin korozyonuna yol açması veya radyo, televizyon ve telefon yayın
ağları gibi tesislerin normal veya anormal bir durumda elektromanyetik
girişim oluşturarak santralin güvenliği açısından önemli elektrik ekipmanlarını bozması durumu dikkate alınır.
Tasarıma esas insan kaynaklı dış
olayların belirlenmesi
MADDE 15 – (1) 14 üncü maddede yer alan kategoriler dikkate
alınarak saptanan insan kaynaklı dış olaylar arasından tehlikenin etki
mesafesi santrali içerenler insan kaynaklı potansiyel dış olay olarak
belirlenir. İnsan kaynaklı potansiyel dış olayların analizi yapılarak
önerilen santral üzerindeki olası etkileri niteliksel veya niceliksel
olarak tanımlanır ve istatistiksel verilere dayanarak olayın gerçekleşme
olasılığı belirlenir.
(2)
İnsan kaynaklı potansiyel dış olaylardan etkileri radyolojik sonuçlara
neden olabilecek ve gerçekleşme olasılığı 10-7/yıl veya daha büyük olanlar
TEDO kapsamına alınır.
(3)
Olasılıkların doğru bir şekilde hesaplanabilmesi için yeterli verinin
bulunamadığı durumlarda, gerçekleşme olasılığı 10-7/yıl değerine yakın
hesaplanan, ancak mantıklı nitel tezlerle gerçek olasılığın daha düşük
olacağı gösterilebilen olaylar TEDO kapsamından çıkartılabilir.
(4)
Farklı tesis veya faaliyetlerden kaynaklanabilecek belirli bir tip tehlike
için tek tek gerçekleşme olasılıkları 10-7/yıl
değerinden daha düşük olmakla birlikte, toplam olasılık yeterince büyükse,
bu tip tehlike de TEDO kapsamına alınır.
(5)
Her bir TEDO’nun ayrıntılı inceleme ve analizleri
yapılarak santral tasarımında esas alınacak parametreler ve değerleri kesin
olarak belirlenir.
(6)
Olayların veya sonuçlarının önlenmesi veya hafifletilmesi için, olayın
şiddet ve olasılığının azaltılması, önerilen santrale mühendislik güvenlik
önlemlerinin ilave edilmesi ve santral yapılarının güçlendirilmesi gibi
alınabilecek önlemler belirlenir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Meteorolojik Doğal Dış Olaylar
Meteorolojik parametrelerin uç
değerleri
MADDE 16 – (1) Önerilen nükleer güç santrali tasarımında esas
alınmak üzere TEDO kapsamında, bölgedeki rüzgar
hızı, yağış miktarı, kar paketi, hava sıcaklığı ve deniz suyu seviyesi
parametrelerinin uç değerleri analizlerle incelenir.
(2)
Uç değer analizlerine ilişkin toplanan veriler geçmişe yönelik olarak en az
30 yılı kapsar.
(3)
10 metrede ölçülen rüzgâr hızı, yağış miktarı, kar paketi ve hava sıcaklığı
parametrelerinin uç değerleri, her bir parametre için ayrı ayrı tanımlanan meteorolojik yıl bazında belirlenir.
(4)
Belirsizliklerin de dikkate alındığı uygun istatistiksel analizlerle, her
bir parametre için beklenen en uç değer ile bu değerin tüm tesis ömrü
dikkate alınarak tekrarlanma periyodu ve güven aralığı belirlenir. Tekrarlanma
periyodu veri toplama periyodundan büyük olan verilere istatistiksel analiz
yapılırken uygun bir ekstrapolasyon metodu
uygulanır.
(5)
Uç değerlerin türetilmesi deterministik
analizlerle yapılıyorsa, verilerin tutucu değerleri kullanılır ve analizlerde
belirsizlikler dikkate alınır.
(6)
Saha-içi meteoroloji programı ile elde edilen en az 1 yıllık ilgili veriler
ile saha dışı istasyonlardan alınan uzun dönemli veriler arasında uygun korelasyon yapılır ve sonuçlar sahaya uyarlanır.
Meteorolojik olaylar
MADDE 17 – (1) Meteorolojik olaylar kapsamında tornado,
hortum, yıldırım, kuraklık, buzlanma, kum fırtınası, dolu, tipi ve çığ gibi
bölgede görülebilecek ve santralin güvenliğini etkileyebilecek olaylar
dikkate alınır.
(2)
Bölgede görülme potansiyeli olan olaylar belirlenir ve belirlenen olaylar
için bölgesel ve yerel veriler kullanılarak şiddet, sıklık ve benzeri
özelliklerine ilişkin geçmişe yönelik veriler derlenir. Tornado ve hortum
için veriler tesis merkezli 150 km yarıçaplı bir bölge için toplanır.
(3)
Meteorolojik olayların şiddet, sıklık ve benzeri özellikleri
değerlendirilerek tesisin güvenliğini etkileyebilecek potansiyele sahip
olan olaylar TEDO kapsamına alınır.
(4)
TEDO kapsamına alınan olaylara ilişkin olarak, tasarıma esas teşkil edecek
fiziksel parametreler tanımlanır ve belirlenir. Olası durumlar için
olayların santral üzerinde yaratabileceği misil etkileri gibi diğer
etkileri de dikkate alınır.
ALTINCI BÖLÜM
Hidrolojik Doğal Dış Olaylar
Taşkın
MADDE 18 – (1) Bölgede taşkına sebep olabilecek olaylar ve
taşkının muhtemel etkileri nehir kıyıları ile deniz, göl, yarı kapalı su
havzaları ve körfez kıyılarını kapsayan kıyılar için ayrı ayrı ele alınır.
(2)
Tasarıma esas dış olay kapsamına giren taşkının belirlenmesi için
analizlerde probabilistik veya deterministik, mümkün olmadığı durumlarda stokastik yöntemler kullanılır. Analizlerde
belirsizlikler hesaba katılır.
(3)
Kıyı bölgelerindeki taşkın analizi için oşinografik,
hidrolojik, meteorolojik, topoğrafik ve sismik
verileri içeren bütün bilgiler toplanır. Toplanan veriler uygun ölçekli
haritalar, grafikler veya tablolar yardımı ile karşılaştırılır, hava ve
uydu fotoğrafları kullanılarak taşkına uğraması muhtemel alanlar saptanır.
(4)
Nehir kıyıları için hidrolojik ve meteorolojik veriler en az 50 yıllık
geçmiş veriyi kapsayacak şekilde derlenir.
(5)
Meteorolojik veya hidrolojik olaylara ek olarak çevrede bulunan baraj gibi
su kontrol yapılarının yıkılması gibi bölgede tek başına taşkına sebep
olabilecek olayların analizlerinin yanısıra
birden fazla olayın bir arada gerçekleşmesi sonucu oluşabilecek taşkının
analizi de gerçekleştirilir.
(6)
Santral sahasını etkileyebilecek tsunami veya sayçe parametreleri deterministik
olarak belirlenir ve sonuçlar, varsa saha etrafındaki kıyı bölgelerini
etkileyen tarihsel tsunami ve sayçe
verileri incelenerek doğrulanır. Uyumsuzluk halinde tutucu yaklaşım
kullanılır.
(7)
Dalgaların özellikleri ve kırılma mekanizmaları ile beklenen su
yüksekliğinin genişliği tanımlanır ve güvenlik için önemli olan yapılar
üzerindeki hidrostatik ve hidrodinamik yükler analizlerle belirlenir.
YEDİNCİ BÖLÜM
Jeolojik ve Jeoteknik
Doğal Dış Olaylar
Jeolojik olaylar ve jeoteknik
tehlikeler
MADDE 19 – (1) Bölgedeki sismolojik ve jeolojik koşullar ile
önerilen yerin mühendislik jeolojisi özellikleri değerlendirilir, tarihsel
ve aletsel kayıtlı depremlere ilişkin bilgiler toplanır ve belgelendirilir.
(2)
Bölgesel çalışmalar, incelenecek alanın büyüklüğünün jeolojik ve tektonik
yapıya bağlı olarak değişebileceği de dikkate alınarak, en az 150 km
yarıçaplı olmak üzere bölgesel ve en az 25 km yarıçaplı olmak üzere yakın
bölgesel çalışma olarak iki ayrı düzeyde yapılır. Saha çevresi araştırmaları
en az 5 km yarıçaplı alan dahilinde yapılır. Saha
araştırmaları tesis merkezli 1 km2’lik alanda yapılır. Toplanan bilgilerin
doğrulanması ve sismojenik yapıların
belirlenmesinde yetersiz kalınması durumunda sondaj, yarma, paleosismoloji ve sismik kırılma veya yansıma gibi
jeofizik saha çalışmaları yapılır. Jeolojik açıdan karmaşık bir yapıya
sahip olan ve depremsellik verilerinin yetersiz olduğu bölgelerde, tarihsel
ve aletsel verilerin yanısıra mikrodepremleri
kaydedebilecek bir sismograf ağı saha civarına yerleştirilir. Bazı fayların
mikrodeprem faaliyeti bakımından uzun süre sakin
olabileceği dikkate alınarak mikrodepremler en az
iki yıl süre ile kaydedilir.
(3)
Santral sahası için S1 ve S2 yer hareketi düzeylerini belirlemede etkisi
bulunan kendi içinde homojen bir tektonizma ve
deprem potansiyeline sahip sismotektonik bölgeler
tanımlanır. Depremlere ilişkin potansiyel tehlikelerin belirlenebilmesi
için, sismotektonik bölgeleme mümkün olan en
kapsamlı bilgilere dayanarak yapılır. Sismotektonik
bölgeler arasındaki sınırlar, tektonik yapı, depremsellik, gerilme dağılımı
veya Tersiyer ve Holosen zamanlarındaki tektonik tarihçe bakımından büyük
ayrıcalıklar gösteren yerler arasından geçirilir. Saha deprem değerlendirmesinde
önemi olabilecek tüm aktif yapılar ve bu yapıların neden olabileceği azami
deprem değerleri belirlenir.
(4)
Bölgenin sismotektonik koşulları, depremselliği,
saha jeolojisi ve zemin özellikleri dikkate alınarak S1 ve S2 düzeyleri
belirlenir. Santral sahasının içinde bulunduğu sismotektonik
bölgede tanımlanan en büyük deprem potansiyelinin doğrudan sahada oluştuğu
kabul edilir. Komşu sismotektonik bölgelerdeki
maksimum deprem potansiyelinin ise bölge sınırının sahaya en yakın yerinde
olduğu kabul edilir. Bu depremlerden sahadaki yer hareketi şiddetini bulmak
için uygun azalım ilişkileri kullanılır.
(5)
S1 ile ilgili ivme değeri S2’nin en az yarısı olarak alınır. S2 için en az 0.15 g ivme değeri kabul
edilir.
Yüzey faylanması
MADDE 20 – (1) Saha için potansiyel yüzey faylanması
yeterli ve ayrıntılı metot ve araştırmalarla değerlendirilir. Birkaç yüz metre uzunluğundaki fayları
belirleyecek ve tanımlayacak düzeyde ayrıntılı etütler yapılır. Kuvaterner formasyonlarının
tanımlanmaları için neotektonik çalışmalara
ağırlık verilir. Karmaşık fayların bulunduğu ve neotektonik
hareketin bilindiği bölgeler ile baraj gölü yüklemesi ve sıvı enjeksiyonundan dolayı fayların yeniden aktifleşmesinin sözkonusu olduğu yerlerde yetkin fayların konumlarının
tespiti amacıyla mikrodeprem etütleri yapılır.
(2)
Jeolojik, jeofiziksel veya sismolojik bilgiye dayalı olarak aşağıdaki
özelliklerden bir veya daha fazlasını taşıyan faylar yetkin fay olarak
değerlendirilir.
a)
Yüzeyde veya yüzeye yakın bir yerde son 35000 yılda en az bir kez ve son
500 000 yıl içerisinde birden fazla hareket göstermiş faylar,
b)
Makro ölçekte kaydedilen depremlerle ilişkili olduğu gösterilen faylar,
c)
Yukarıdaki a ve b bendlerinde tanımlanan yetkin
faylarla yapısal olarak ilişkili olan ve bunlardaki bir hareket nedeniyle
harekete geçebilecek faylar.
(3)
Boyu 300 m’den uzun ve reaktör merkezli 10 km
yarıçaplı alan içerisinde kalan tüm fayların yetkin olup olmadıkları
saptanır. Yetkin olduğu belirlenen faylar için santrale
en yakın noktasından itibaren fayın her iki ucuna doğru 15 km olmak üzere
toplam 30 km uzunluğundaki hattın ayrıntılı araştırması yapılarak, fayın
uzunluğu, tektonik yapılarla ilişkisi, fay boyunca Kuvaterner
dönemden bugüne oluşmuş herhangi bir depremle ilişkisi olan hareketlerin
özelliği, atım miktarı ve tarihi ile fayın bütün kolları ve fay zonunun genişliği belirlenir.
(4)
Güvenilir kanıtlar santral güvenliğini etkileyebilecek yetkin bir faya
işaret ediyor ise bu sahada santral inşasının fizilibilitesi
ve güvenli işletimi yeniden değerlendirilerek gerekirse alternatif saha
araştırılır.
Şev duraysızlığı
MADDE 21 – (1) Saha ve çevresi santralin güvenliğini
etkileyebilecek, heyelan, kaya düşmeleri/kaymaları, çığ gibi şev duraysızlıklarının potansiyeli açısından
değerlendirilir. Santralin güvenliğini etkileyebilecek böyle bir potansiyel
varsa, muhtemel tehlikeler sahaya
özel yer hareketine ilişkin parametreler kullanılarak değerlendirilir.
Sahada göçükler, tasman veya zemin
yükselmesi
MADDE 22 – (1) Bölgenin jeolojik haritaları ve diğer veriler
mağara, karstik formasyonlar gibi doğal özellikler
ile yeraltı maden ocakları, su ve petrol kuyuları gibi insan kaynaklı
hususlar açısından incelenir. Saha yüzeyinde göçmeler, tasman veya zemin
yükselmesi potansiyeli değerlendirilir.
(2)
Santralin güvenliğini etkileyebilecek göçük, tasman veya yükselme
potansiyeli olan durumlarda uygulanabilir mühendislik çözümleri
bulunamıyorsa sahanın uygun olmadığına karar verilir. Uygulanabilir
mühendislik çözümleri bulunuyorsa, tehlikelerin saptanması amacıyla yeraltı
koşullarının ayrıntılı bir tanımlaması yapılır.
Zemin sıvılaşması
MADDE 23 – (1) Sahaya özel yer hareketi parametreleri
kullanılarak önerilen saha zemininde sıvılaşma potansiyeli analitik
metotlar ve kabul edilmiş zemin araştırması metotları kullanılarak belirlenir.
Sıvılaşmaya yatkın zeminler için yeraltısuyu
tablasının konumu ve rejimi ile zemin tane boyu dağılımı incelenir.
Standart penetrasyon deneyleri veya konik penetrasyon deneyleri gibi yerinde deneyler ile zeminin
sıkılığı ve sismik yöntemler ile kayma dalgası hızı ölçülür. İnceleme ve
ölçümler sonucunda kabul edilemez sıvılaşma potansiyeli sözkonusu
ise, uygulanabilir mühendislik çözümlerinin olduğu gösterilmedikçe sahanın
uygun olmadığına karar verilir.
Temel malzemesinin davranışı
MADDE 24 – (1) Belirsizlikleri de içerecek şekilde zemin
malzemesinin jeoteknik karakteristikleri
araştırılır ve tasarım amaçlarına uygun bir formda saha için bir zemin profili belirlenir.
(2)
Saha zemininin ayrıntılı olarak tanımlanması amacı ile karotlu
sondajlar yapılır. Sondaj yerleri ve derinlikleri saha koşullarına uygun
olarak, yapıları etkileyecek saha, zemin ve kaya koşullarını ortaya koyan
derinliklerde olmalıdır. Yeraltı koşullarının kesin incelemesini sağlamak
üzere gerektiğinde muayene çukurları veya deneme galerileri açılır. Yeraltı
koşullarına bağlı olarak, temel malzemesinin mekanik özelliklerini belirlemek
için değişik tiplerde yerinde deneyler gerçekleştirilir ve bu deneyler yeraltısuyu tablası ölçümleri ve yerinde değişik
yükleme denemelerini de kapsar. Litolojik birimlerin düşey ve yanal
devamlılığı hakkında bilgi sağlamak amacıyla sismik kırılma/yansıma
çalışmaları yapılır. Kaya ve zemin üzerinde indeks ve sınıflama deneyleri
yapılır. Eğer sondajlar sırasında kohezyonlu zemin örnekleri elde edilmiş ise
tek eksenli basınç dayanımı, konsolidasyon ve
kayma mukavemeti deneyleri yapılır. Statik ve dinamik yükleme altında temel
malzemesinin stabilitesi belirlenir.
(3)
Arazi incelemeleri sırasında yeraltı boşluk zonları,
kabarma/şişme davranışı gösteren zeminler, gaz boşlukları, kristalize
kayaçlarda zayıf zonlar veya süreksizlikler ile duraylı olmayan yeraltı tabakalarından belirlenebilen
potansiyel kayma düzlemleri gibi istenmeyen yeraltı karakteristiklerine
dikkat edilir. Yeraltısuyunun rejimi ve kimyasal özelliklerinin
beton ve temel malzemesi üzerindeki etkileri dikkate alınır.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Çeşitli ve Son Hükümler
Yürürlükten kaldırılan yönetmelik
MADDE 25 – (1) 25/2/2000 tarihli ve
23975 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Nükleer Güç Tesislerinde Yer Seçimi
ile İlgili Genel Güvenlik Kuralları Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.
Yürürlük
MADDE 26 – (1) Bu Yönetmelik Resmî
Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 27 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Türkiye Atom
Enerjisi Kurumu Başkanı yürütür.
|