|
Türkiye
Muhasebe Standartları Kurulundan:
FİNANSAL ARAÇLAR: AÇIKLAMALARA
İLİŞKİN TÜRKİYE FİNANSAL
RAPORLAMA STANDARDI (TFRS 7) HAKKINDA TEBLİĞDE
DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ
SIRA NO:
149
MADDE 1 – 30/1/2007 tarih ve 26419 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan
42 Sıra no’lu Finansal Araçlar: Açıklamalara
İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 7) Hakkında Tebliğin
ekinde yer alan "TFRS 7 Finansal Araçlar: Açıklamalar"
Standardının 27 nci Paragrafı aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“27.
Her bir finansal araç sınıfı için, kullanılan yöntemler ve bir değerleme
yönteminin kullanılmış olması durumunda, her bir finansal varlık ve
finansal borç sınıfının gerçeğe uygun değerinin belirlenmesinde kullanılan
varsayımlar açıklanır. Örneğin işletmeler; mümkünse, peşin ödeme
oranlarına, beklenen kredi zarar oranlarına ve faiz veya iskonto oranlarına ilişkin varsayımlar hakkında
açıklamada bulunurlar. Değerleme yönteminde bir değişikliğin olması
durumunda, değişiklik ve bu değişikliğin yapılma nedeni açıklanır.”
MADDE 2 – Aynı Standarda, 27 nci
Paragraftan sonra gelmek üzere aşağıda yer alan 27A ve 27B Paragrafları
eklenmiştir.
“27A.
27B Paragrafının gerektirdiği açıklamalarda, gerçeğe uygun değer ölçümleri,
söz konusu ölçümler yapılırken kullanılan verilerin önemini yansıtan bir
sıra dahilinde sınıflandırılır. Gerçeğe uygun
değere ilişkin söz konusu sınıflandırma aşağıdaki şekilde oluşturulur:
(a)
Özdeş varlıklar ya da borçlar için aktif piyasalardaki kayıtlı (düzeltilmemiş) fiyatlar (1 inci sıra);
(b)
1 inci sırada yer alan kayıtlı fiyatlar dışında kalan ve varlıklar ya da
borçlar açısından doğrudan (fiyatlar aracılığıyla) ya da dolaylı olarak
(fiyatlardan türetilmek suretiyle) gözlemlenebilir nitelikteki veriler (2 nci sıra);
(c)
Varlık ya da borçlara ilişkin olarak gözlemlenebilir piyasa verilerine
dayanmayan veriler (gözlemlenebilir nitelikte olmayan veriler – 3 üncü
sıra).
Gerçeğe
uygun değer ölçümünün sınıflandırılması, gerçeğe uygun değer ölçümü
açısından önem taşıyan en düşük sıradaki veri esas alınarak belirlenir. Bu
nedenle bir verinin önemi, gerçeğe uygun değer ölçümü göz önüne alınarak
belirlenir. Gerçeğe uygun değer ölçümünde, gözlemlenebilir nitelikte
olmayan verilere dayalı olarak önemli düzeltmeler gerektiren
gözlemlenebilir nitelikte veriler kullanılıyorsa, söz konusu ölçüm, 3 üncü
sıra içerisinde gösterilir. Belirli bir verinin gerçeğe uygun değer ölçümü
açısından taşıdığı önemin belirlenmesi, varlık ya da borçlara özgü
faktörlerin dikkate alınması suretiyle değerlendirme yapılmasını
gerektirir.
27B.
Finansal durum tablosunda muhasebeleştirilen gerçeğe uygun değer
ölçümlerine ilişkin olarak, her bir finansal araç sınıfı açısından,
aşağıdakiler açıklanır:
(a)
27A Paragrafında tanımlanan sıralar çerçevesinde ayrıştırılan gerçeğe uygun
değer ölçümünün bir sıralama dahilinde açıklandığı
sıra,
(b)
1 inci ve 2 nci sıralar arasındaki önemli
sayılabilecek geçişler ve söz konusu geçişlerin nedeni. Söz konusu sıralara
geçişler ile bu sıralardan çıkışlar, ayrı ayrı
ele alınır ve açıklanır. Bu nedenle, “önemli sayılabilme” hususu, kâr veya
zarar ile toplam varlık veya borçlar dikkate alınarak değerlendirilir.
(c)
3 üncü sırada yer alan gerçeğe uygun değer ölçümleri açısından, dönem başı
bakiye ile dönem sonu bakiye arasındaki mutabakat. Söz konusu mutabakat,
aşağıdakilere ilişkin olarak dönem boyunca oluşabilecek değişikliklerin
ayrı bir şekilde açıklanmasını da içerir:
(i)
Kâr veya zararda muhasebeleştirilmiş, döneme ilişkin toplam kazanç veya
kayıp tutarı (söz konusu tutarın kapsamlı gelir tablosunun veya eğer
sunulmuşsa, bireysel gelir tablosunun neresinde gösterildiği de ayrıca
belirtilir);
(ii) Diğer kapsamlı gelir içerisinde muhasebeleştirilen
toplam kazanç veya kayıp tutarı;
(iii) Alım, satım, ihraç ve ödemeler (her birine ilişkin
değişiklikler ayrı ayrı açıklanmak suretiyle); ve
(iv)
Nedenleriyle birlikte, 3 üncü sıraya geçişler ya da 3 üncü sıradan diğer
sıralara geçişler (örneğin, piyasa verilerinin gözlemlenebilirliğinde
meydana gelen değişikliklerden kaynaklanan geçişler). Söz konusu geçişlerin
nedenleri de ayrıca belirtilir. Önemli sayılabilecek geçişler açısından 3
üncü sıraya geçişler, 3 üncü sıradan diğer sıralara geçişlerden bağımsız
olarak ele alınarak açıklanır.
(d) (c) bendinin (i) alt bendinde belirtilen, kâr veya zararda
muhasebeleştirilmiş döneme ilişkin toplam kazanç veya kayıp tutarının;
raporlama döneminin sonu itibariyle elde tutulan varlık ve borçlara ilişkin
kazanç veya kayıplar ile ilişkilendirilebilen kısmı ile söz konusu tutarın
kapsamlı gelir tablosunun veya eğer sunulmuşsa, bireysel gelir tablosunun neresinde
gösterildiğine ilişkin bir açıklama.
(e)
3 üncü sıradaki gerçeğe uygun değer ölçümleri açısından, verilerden biri ya
da birkaçı yerine, gerçeğe uygun değeri önemli ölçüde değiştirebilecek olan
ve gerçekleşme olasılığı bulunan alternatif varsayımlar kullanıldığında, bu
değişim, değişimin etkileri ve bu etkilerin hesaplanma yöntemi açıklanır.
Bu nedenle “önemli sayılabilme” hususu; kâr veya zarar, toplam varlık veya
borçlar ya da toplam özkaynaklar (gerçeğe uygun
değerdeki değişimler diğer kapsamlı gelirde muhasebeleştirildiğinde)
dikkate alınarak değerlendirilir.
Bu
Paragrafın gerektirdiği sayısal açıklamalar, diğer bir gösterim şekli daha
uygun olmadığı sürece, tablo şeklinde sunulur.”
MADDE 3 – Aynı Standardın 39 uncu Paragrafı aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“39. Aşağıdakiler açıklanır:
(a)
Türev olmayan finansal borçların (ihraç edilen finansal teminat
sözleşmeleri de dahil olmak üzere) sözleşmeye
dayalı vadelerinin kalan kısmını gösteren bir vade analizi;
(b) Türev finansal borçlar için bir vade
analizi. Söz konusu vade analizi, nakit akışlarının zamanlamasının
anlaşılabilmesi için sözleşmeye dayalı vadelerin önem taşıdığı türev
finansal borçlar açısından, sözleşmeye dayalı vadelerin kalan kısmını
içermelidir (bakınız: Ek B - 11B Paragrafı).
(c)
(a) ve (b) bentleri uyarınca ortaya çıkacak likidite riskini yönetme
şekli.”
MADDE 4 – Aynı Standarda, 44D Paragrafından sonra gelmek
üzere aşağıda yer alan 44E, 44F ve 44G Paragrafları eklenmiştir.
“44E.
“-”
44F.
“-”
44G.
“-””
MADDE 5 – Aynı Standardın “Ek A - Terimlere ilişkin tanımlar” bölümünde yer alan “Likitide riski” tanımı aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Likidite riski: Nakit olarak ya da diğer bir finansal varlığın
teslimi suretiyle ödenen finansal borçlarla ilgili yükümlülüklerin yerine
getirilmesinde zorlanma riski.”
MADDE 6 – Aynı Standardın B10 Paragrafından sonra aşağıda yer
alan başlık ile B10A Paragrafı eklenmiş ve B11 Paragrafından önce gelen
başlık yürürlükten kaldırılmıştır.
“Kredi Riskine İlişkin Sayısal
Açıklamalar (34 üncü Paragrafın (a) bendi ile 39 uncu Paragrafın (a) ve (b)
bentleri)
B10A.
34 üncü Paragrafın (a) bendi uyarınca kredi riskine maruz kalma durumuna
ilişkin özet sayısal veriler, kilit yönetici personele sağlanan bilgiler
esas alınarak açıklanır. Söz konusu verilerin nasıl saptandığına ilişkin
olarak da bir açıklama yapılır. Bu veriler içerisinde yer alan nakit (veya
diğer finansal varlık) çıkışları;
(a)
verilerde belirtilenden çok daha erken gerçekleşebilir; ya da
(b)
verilerde belirtilenden tutar olarak önemli ölçüde farklılık gösterebilir
(Örneğin bir türev finansal araç, veriler içerisinde karşılıklı netleştirme
esasına göre yer alabilir; ancak karşı taraf, söz konusu türev araca
ilişkin yapılacak ödemeyi brüt olarak talep etme seçeneğine sahip
olabilir).
Nakit
(veya diğer finansal varlık) çıkışlarının yukarıda ifade edilenlerden biri
şeklinde olması durumunda, söz konusu durum ve finansal tablo
kullanıcılarının kredi riski düzeyini değerlendirmelerine olanak sağlayan
sayısal bilgilere (39 uncu Paragrafın (a) veya (b) bentlerinde öngörülen
sözleşmeye dayalı vade analizlerinde yer almadığı sürece), yapılacak
açıklamada yer verilir.”
MADDE 7 – Aynı Standardın B11 Paragrafı aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“B11.
39 uncu Paragrafın (a) ve (b) bentlerinde öngörülen vade analizlerinin
yapılması sırasında, uygun sayıda zaman aralığının tespitine yönelik bir
değerlendirmede bulunulur. Örneğin, aşağıda belirtilen zaman aralıklarının
uygun olduğu sonucuna varılabilir:
(a)
1 aydan az;
(b)
1 - 3 ay arası;
(c)
3 ay - 1 yıl arası; ve
(d)
1 yıl - 5 yıl arası.”
MADDE 8 – Aynı Standarda, B11 Paragrafından sonra gelmek
üzere aşağıda yer alan B11A, B11B, B11C, B11D, B11E ve B11F Paragrafları
eklenmiştir.
“B11A.
39 uncu Paragrafın (a) ve (b) bentleri ile uyumlu olması açısından, saklı
türev ürün, karma (melez) finansal araçtan ayrıştırılmaz. Bu tür bir
finansal araca ilişkin olarak 39 uncu Paragrafın (a) bendi uygulanır.
B11B. Nakit akışlarının zamanlamasının
anlaşılabilmesi için sözleşmeye dayalı vadelerin önem taşıması durumunda,
39 uncu Paragrafın (b) bendi, türev finansal borçlara ilişkin olarak
sözleşmeye dayalı vadelerin kalan kısmını gösteren sayısal bir vade
analizinin açıklanmasını gerektirir. Örneğin, aşağıda belirtilenler
açısından söz konusu durum geçerli olabilir:
(a)
Değişken faiz oranına sahip bir finansal varlığın ya da borcun, nakit akış
riskinden korunmasına yönelik olarak yapılan beş yıllık kalan vadeye sahip
bir faiz oranı swapı.
(b)
Tüm kredi taahhütleri.
B11C.
39 uncu Paragrafın (a) ve (b) bentleri, finansal borçlara ilişkin vade
analizlerinin kamuoyuna açıklanmasını gerektirir (söz konusu vade
analizleri, bazı finansal borçlar açısından, sözleşmeye dayalı vadelerin
kalan kısmını göstermektedir). Yapılacak bu açıklamada;
(a)
Karşı tarafın, kendisine yapılacak ödemenin zamanını belirleme imkânı
bulunduğunda, söz konusu borç, ödeme yapılmasının talep edilebileceği en
erken döneme ait bir borç olarak dikkate alınır. Örneğin işletmelerin,
talep üzerine geri ödeme yapmalarının gerekebileceği finansal borçlar
(vadesiz mevduat gibi), ilk sırada yer alan zaman aralığına
dahil edilir.
(b)
Ödemenin taksitler halinde yapılmasının taahhüt edilmiş olması durumunda,
her bir taksit, ödeme yapılmasının talep edilebileceği en erken döneme ait
bir borç olarak dikkate alınır. Örneğin, henüz yerine getirilmemiş bir
kredi taahhüdü, yerine getirilebileceği en erken tarihi kapsayan zaman
aralığına dahil edilir.
(c)
Düzenlenen finansal teminat sözleşmeleri açısından, azami teminat tutarı,
teminatın istenebileceği en erken döneme ait bir borç olarak dikkate
alınır.
B11D. 39 ncu
Paragrafın (a) ve (b) bentlerinde öngörülen vade analizlerinde açıklanan
sözleşmeye dayalı tutarlar, sözleşmeye dayalı indirgenmemiş (iskonto edilmemiş) nakit akışlarıdır. Söz konusu nakit
akışlarına örnek olarak aşağıdakiler gösterilebilir:
(a)
Brüt finansal kiralama yükümlülükleri (finansman giderleri düşülmeden
önceki);
(b)
Finansal varlıkların nakit olarak satın alınmalarına yönelik olarak
düzenlenen forward sözleşmelerinde belirlenmiş
fiyatlar;
(c)
Net nakit akışlarının el değiştirmesine yönelik olarak düzenlenen ve
ödemelerin değişken, tahsilatların sabit faizli
olduğu faiz oranı swaplarına ilişkin net tutarlar;
(d)
Brüt nakit akışlarının el değiştirmesine yönelik olarak düzenlenen bir
türev finansal araca (döviz swapı gibi) ilişkin el değiştirilecek
sözleşmeye dayalı tutarlar; ve
(e)
Brüt kredi taahhütleri.
Yukarıda
sözü edilen indirgenmemiş nakit akışları, finansal durum tablosuna
(bilançoya) yansıtılan tutardan farklılık gösterir; çünkü finansal durum
tablosuna (bilançoya) yansıtılmış tutarlar indirgenmiş nakit akışlarını
esas alır. Borç tutarı sabit olmadığında açıklanacak tutar, raporlama
dönemi sonunda mevcut olan koşullara göre belirlenir. Örneğin, borç tutarı
bir endekste meydana gelen değişikliklere göre farklılaştığında,
açıklanacak tutar, söz konusu endeksin dönem sonundaki seviyesi esas
alınarak belirlenebilir.
B11E. 39 uncu Paragrafın (c) bendi, 39 ncu Paragrafın (a) ve (b) bentlerinde öngörülen sayısal
açıklamalar kapsamında kamuoyuna açıklanan kalemlerin içerdiği likidite
riskinin yönetilme şeklinin tanımlanmasını gerektirir. Açıklanacak
bilgilerin finansal tablo kullanıcılarının likidite riskinin niteliği ve
düzeyini değerlendirmeleri açısından gerekli olması durumunda, likidite
riskinin yönetilmesi amacıyla elde bulundurulan finansal varlıklara
(finansal borçlar dolayısıyla oluşacak nakit çıkışlarını karşılayabilir
düzeyde nakit girişi sağlaması beklenen ya da istenildiğinde satılabilir
nitelikte olan finansal varlıklar gibi) ilişkin vade analizi kamuoyuna
açıklanır.
B11F. 39 uncu Paragrafın (c) bendinde
öngörülen açıklamalar yapılırken göz önünde bulundurulacak diğer faktörler
aşağıda belirtilenleri içerir (ancak aşağıdakilerle sınırlı değildir):
(a)
Likidite ihtiyacının karşılanması amacıyla ulaşılabilir nitelikteki taahhüt
edilmiş borçlanma olanaklarına (finansman bonosu kolaylıkları gibi) veya
diğer kredi türlerine (destek kredisi kolaylıkları gibi) sahip olunup olunmadığı;
(b)
Likidite ihtiyacının karşılanması amacıyla merkez bankalarında mevduat
bulundurulup bulundurulmadığı;
(c)
Çok çeşitli finansman kaynaklarına sahip olunup olunmadığı;
(d)
Varlıklarda ya da söz konusu varlıkların finansman kaynaklarında önemli
ölçüde likidite riski yoğunlaşmasının bulunup bulunmadığı;
(e)
Likidite riskinin yönetimine ilişkin iç kontrol sürecine ve acil durum
planına sahip olunup olunmadığı;
(f)
Hızlandırılmış geri ödeme/erken itfa koşulları (kredi notunun düşmesi gibi)
içeren finansal araçlara sahip olunup olunmadığı;
(g)
Teminat verilmesini gerektirebilecek (türev finansal araçlara ilişkin
teminat tamamlama çağrısı yapılması gibi) finansal araçlara sahip olunup
olunmadığı;
(h)
İşletmelere, finansal borçlarını nakit olarak (veya diğer bir finansal
varlık vererek) ya da kendi hisse senetlerini vermek suretiyle ödeme
alternatiflerinden birini seçme imkânı tanıyan finansal araçlara sahip
olunup olunmadığı veya
(i)
Karşılıklı işlemlerin netleştirilmesine imkân veren anlaşmalara tabi olan
finansal araçlara sahip olunup olunmadığı.”
MADDE 9 – Aynı Standardın B12 ilâ B16 Paragrafları aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“B12.
“-”
B13.
“-”
B14.
“-”
B15.
“-”
B16.
“-””
MADDE 10 – Bu Tebliğ 31/12/2008
tarihinden sonra başlayan hesap dönemleri için geçerli olmak üzere,
yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer. Bu Tebliğin uygulandığı ilk hesap
döneminde, yapılan değişikliklerin gerektirdiği kamuoyuna açıklama
hükümlerine ilişkin önceki dönemlere yönelik karşılaştırmalı bilgilerin
sunulması zorunlu değildir. İsteyen işletmeler, bu Tebliği 1/1/2009 tarihi öncesinde başlayan hesap dönemlerine
ilişkin finansal tablolarında uygulayabilirler. Bu durumda, anılan husus
dipnotlarda açıklanır.
MADDE 11 – Bu Tebliğ hükümlerini Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulu yürütür.
|